ETKİN PİŞMANLIK CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞI

SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇU – ÖRGÜTTE KALDIĞI SÜRE VE KONUMUNA UYGUN BİLGİLER VERMEK SURETİYLE SUÇUN AYDINLATILMASINA KATKIDA BULUNAN SAMİMİ ŞEKİLDE PİŞMANLIK DUYAN SANIK HAKKINDA etkin pişmanlık ceza verilmesine yer olmadığı hükmünün uygulanması gerektiği CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ 

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 21.10.2025 T. 2024/897 E. 2025/1028 K.

Okumaya devam et “ETKİN PİŞMANLIK CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞI”

“rutin bankacılık işlemi olan hareketlerin suç olarak kabul edilemeyeceği nedeni ile bozma” Bursa Bölge Adliye Mahkemesi

BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Bursa 2. Ceza Dairesi
Esas Yıl/No: 2019/1055
Karar Yıl/No: 2020/606
Karar tarihi: 16.06.2020

YARGILAMAYA KONU İDDİA:

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 24/10/2018 tarih ve 2018/84292 soruşturma, 2018/26247 esas sayılı iddianamesi ile, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK 314/2, 53, 58/9 ve 3713 sayılı kanun 5/1. maddeleri gereği cezalandırılması talebiyle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

Okumaya devam et ““rutin bankacılık işlemi olan hareketlerin suç olarak kabul edilemeyeceği nedeni ile bozma” Bursa Bölge Adliye Mahkemesi”

17 Aralık Öncesi Eylemlerin Suç Teşkil Etmeyeceği Gerekçesi İle Bozma

  1. Ceza Dairesi 2021/1040 E. , 2021/2186 K.
    “İçtihat Metni”
    Mahkemesi :Ceza Dairesi
    İlk Derece Mahkemesi :İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2020 tarih ve 2018/192 – 2020/58
    sayılı kararı
    Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
    Hüküm: TCK’nın 221/3 ve CMK’nın 223/4-a maddeleri uyarınca verilen ceza verilmesine yer olmadığına
    dair karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenin sıfatı,başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği
    düşünüldü;
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre
    yapılan incelemede;
    Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan
    mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde
    kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna
    sızan, mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan
    operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey
    hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör
    örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı
    değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti
    itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça
    örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği, bu tarihten sonra gerçekleşen ve örgütsel faaliyet
    olarak kabul edilen hareketlerin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık
    ve yoğunluk içermesi gerektiği değerlendirilerek;
    Oluş, sanık savunması ve mahkeme kabulüne göre; sanığın örgüt üyeliğine esas alınan faaliyetlerinin
    tamamının, “örgütün kamuoyunca bilinmeye başladığı tarihten önce gerçekleşen; 2011 yılı ve öncesine
    ilişkin eylemler” olması, bu tarihten sonra da dosya içerisinde sanığın, örgüt hiyerarşisine dahil
    olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içeren örgütsel faaliyet oluşturacak
    eylemlerine rastlanmaması, suç tarihi itibariyle de örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı
    veya örgütsel iletişim ağı kullandığının belirlenememesi karşısında; sanık hakkında üzerine atılı ve
    oluşmayan müsnet suç yönünden 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat kararı
    verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde örgüt üyesi olduğu kabulüyle
    hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanarak TCK’nın 221/3 ve CMK’nın 223/4-a maddeleri uyarınca
    ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
    Kanuna aykırı, Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla
    yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde
    yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. Maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun
    11/09/2021 22:47 Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi Müdürlüğü Tarafından Oluşturulmuştur.
  2. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul
    Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
    TEVDİİNE, 18.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

BANK ASYA+TANIK BEYANI BERAAT

T.C.
AYDIN
3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ

BERAAT

DOSYA NO : 2018/XXXXEsas
KARAR NO : 2019/XXXX
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2018/XXXX

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
C. SAVCISI :
KATİP :

DAVACI : K.H.
SANIK :
VEKİLİ : Av. Orçun AKBULUT, Merkez/ AYDIN
SUÇ : Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme
SUÇ TARİHİ : 20/02/2015
SUÇ YERİ : AYDIN/MERKEZ
KARAR TARİHİ : 11/11/2019

Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda numarası belirtilen iddianamesi ile mahkememize dava açılması üzerine mahkememizce yapılan açık yargılama sonunda aşağıdaki karar verildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Sanık hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 22/11/2018 tarih ve 2018/27124 Soruşturma sayılı iddianamesi ile Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan eylemine uyan TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 Sayılı TMK.nun 5/1, TCK’nın 53 Md. gereğince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.
İDDİA MAKAMI MÜTALÂASINDA: Yapılan yargılama neticesinde toplanan delillerden sanık hakkında her ne kadar fetö silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan kamu davası açılmış ise de yapılan yargılama sonucunda sanığın bank asyadaki işlemlerinin eşi tarafından gerçekleştirildiği, bu suretle cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı mahiyette delil elde edilememiş olması esas alınarak sanığın 5271 sayılı CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur dedi. mütalâa olunmuştur.
SANIK SAVUNMASINDA: “Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben Fetö/PDY terör örgütü üyesi olmadığım gibi terör örgütüne yardım da etmedim. Örgüt liderinin talimatı nedir onu da bilmem, Fethullah Gülen’i de bilmem, cemaatini de bilmem. Benim bütün para işlerimle eşim ilgilenirdi. Maaş kartım eşimde dururdu. Eşim bankadan maaşımı çeker, borçlarımızı öder, para biriktirecekse biriktirirdi. Ben bankasya’ya yıllar önce hesap açtırırken faizsiz bankacılık olduğu için kendi dini inançlarım nedeniyle açtırmıştım. İmamhatip ve ilahiyat mezunuyum. Evlendikten sonra bütün maaş kartlarım, bankamatik kartlarım hepsi eşimde duruyordu. Kredi kartı da kullanmadım. XXXXXX da il tarım müdürlüğünde ziraat mühendisiydi. O da fetö/PDY iltisaklığından kurumdan ihraç edilmiştir. Benden telefon bilgisayar gibi herhangi bir dijital materyal alınmamıştır” şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK BEYANINDA: “Kurumdan çağırıp bazı şahısları bana sormuşlardı. Bana XXXXX ile nasıl tanıştınız diye sorunca bende X hanım ve Xı ile nasıl tanıştığımızı sorduklarında onları tanımadığımı, X hanımın onları tanıdığını, sohbetlerine katıldığını, bazen beni de çağırdığını beyan etmiştim. Ben 2011-2013 yılları arasında tarihini tam hatırlamadığım bir dönemde sanık X ile birlikte çalıştım, o dönemde beni de sohbetlere bir kaç kez çağırmıştı, bunun dışında kendisi ile ilgili bir bilgim yoktur. Beni davet etmişti sohbete ancak ben gitmedim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK X BEYANINDA: “Sanığın fetö terör örgütüne yardım edip etmediği hususunda bir bilgim yoktur. 2012 veya 2013 yılında 8 hafta ovaeymir Kuran kursunda kendisi ile beraber çalıştık. Ben orada fahri Kuran Kursu öğreticisiydim, sanık kadroluydu. Müftü Yardımcısı X ile X arasındaki tartışma sebebi ile beni çağırdı, ben kendisine sözlü ifade vermiştim. Ancak herhangi bir yazılı evrak imzalamadım. X, X şikayet etmişti diye hatırlıyorum. Tanıklık ücret talebim yoktur ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK X BEYANINDA: “Ben 2011 yılında Efeler İlçe Müftülüğüne atandım, 2015 yılına kadar beraber çalıştık, sanık da 2011 yılında naklen gelmişti. Yanlış hatırlamıyorsam 2012 yılı içerisinde X ile sanık arasındaki geçimsizlikten dolayı anlaşmazlık yaşandı. İdari olarak soruşturma yaptık, birarada çalışmalarının uygun olmayacağını değerlendirip birini Fatih Kuran Kursuna birisini de yunus Emre Kuran Kursuna atamasını yaptık, herhangi bir disiplin cezası verip vermediğimizi hatırlamıyorum. Sanığın fetö ile ilgili teması olup olmamasıyla ilgili herhangi bir bilgim yoktur Tanıklık ücret talebim yoktur ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Sanık savunması,
2-Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı,
3-Bank Asya raporu,
4-KOM’ dan gelen yazı cevapları
5-Tanık beyanları
GEREKÇE:
FETÖ/PDY Terör Örgütünün 15/07/2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin Anayasal Düzenini Karşı silahlı darbe teşebbüsünde bulunduğu, Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2017 tarih ve 30110 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 20/06/2017 tarih 2016/22169 Başvuru numaralı Kararında ayrıntıları açıklandığı üzere ” Yurtta Sulh Konseyi” ni oluşturan kişilerin FETÖ/PDY ( Fethullahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması ) üyesi oldukları, Uluslararası Güç Odaklarının da desteği ile esas itibari ile Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış örgüt mensuplarınca bu darbe teşebbüsünün gerçekleştirildiği; Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2017/1383 Esas, 2017/4553 Karar sayılı ilamı, 16. Ceza Dairesi’nin 2017/1443 Esas, 2017/4758 Karar sayılı ilamı ve Milli Güvenlik Kurulu’nun 26/02/2014 tarih ve en son 26/05/2016 tarihli kararı, bu karar içeriklerine göre adı geçen örgütün silahlı bir terör örgütü olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin huzurunu, Ulusal Güvenliğini tehdit eden yapılanma ve faaliyet içinde bulunduğu eğitim ve din alanındaki faaliyetleri ile toplumda meşrutiyet kazanmaya çalıştığı, kadrolarını oluşturduğu, Devletin bütün kurum ve kuruluşlarına sızdığı, örgütün üstte kainat imamı olan fethullah gülen’in elebaşlığında, kıta, ülke, eyalet, il, ilçe, semt, mahalle ve ev imamlarından oluşan dikey bir hiyerarşik yapısının bulunduğu, örgütlenmesinin imamlara bağlı zincirler şeklinde oluştuğu, yöneticisi ve üst kadrosu dışındaki diğer örgüt üyeliğinin bağımsız hücreler şeklinde örgütlendiği, hücrede yer alan bir örgüt mensubunun en fazla bir üst sorumlusunu veya altında bulunan örgüt mensubunu tanıdığı, Bylock adı verilen özel bir haberleşme programının kullanıldığı, örgütün para toplama ve mali kaynak oluşturmak amacıyla yasal görünümlü Bankasya isimli bankayı kurduğu, adı geçen bankanın 17/25 Aralık 2013 sonrası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından denetim ve takibe alındığı, bankanın mali yönden bu denetimden kurtulması için örgüt lideri tarafından 25/12/2013 tarihinden sonra örgüt üyelerine bankanın desteklenmesi talimatı verildiği, örgüt üyelerinin yasal görünümlü bu bankanın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda desteklenmesi cihetine gidildiği; örgüt mensuplarının örgüt liderinin talimatları doğrultusunda örgüt ile iltisaklı eğitim kurumlarına ve dershanelerine çocuklarını gönderdikleri, örgütün hakimiyetinde olan sendikaları üye oldukları, örgütün kontrolünde olan gazete ve dergilere abone oldukları bu faaliyetlerin tamamen örgüt liderinin talimatı doğrultusunda olduğu, örgütün bu şekilde faaliyette bulunduğu Yargı kararları ile Milli Güvenlik Kurulu’nun Kararı ile tespit edilmiştir.
SANIĞIN EYLEMLERİ, DEĞERLENDİRME VE SONUÇ;
İddianamede sanık hakkında, Bank Asya kayıtları, delil gösterilerek Fetö Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan dava açılmış, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasında sanığın beraati istenmiştir.
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçunun oluşabilmesi için eylemlerin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz etmesi ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olunması, örgüte yardım suçunun oluşması için ise hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanığın, örgütün finans kurumu Bank Asya ile çalışmasına 17-25 Aralık 2013 sürecinden yani örgüt elebaşısının “bank asyayı destekleyin” talimatından çok önce başladığı, talimattan önce de sanığın bank asyada katılım hesapları açtığı, her ne kadar sanığın bank asya hesabında 11.09.2014 tarihinde 1.200 TL, 15.09.2014 tarihinde 1.500 TL, 18.09.2014 tarihinde 2.000 TL , 20.02.2015 tarihinde 20.000 TL katılım hesapları açıldığı görülmüş ise de sanık savunmasında para işleri ile eşinin ilgilendiğini, bank asyadaki işlemleri kendisinin değil eşi X yaptığını beyan ettiği, tanık sıfatıyla dinlenen eşi X, söz konusu katılım hesaplarını kendisinin açtığını beyan ettiği, bankaya kayyum atandıktan sonra açılan 20.02.2015 tarihli 20.000 TL miktarlı katılım hesabının bankanın yönetiminin TMSF’ye geçtiği 29 Mayıs 2015 tarihinden sonra 21.08.2015 tarihinde kapatıldığı, mevcut delillerin sanığın örgütün talimatı ile bank asyayı desteklemek amacıyla para yatırdığını ispatlamaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Öğretmen olan örgüt mensuplarının genellikle örgütün amacı doğrultusunda kurulmuş Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu bilinen bir gerçek olup sanığın söz konusu sendikaya üyelik kaydı bulunmadığı da anlaşılmıştır.
Sanığın bylock kaydı bulunmadığı dosya içerisindeki 16.02.2017 tarihli Bylock Sorgu Tutanağından anlaşılmıştır.
Tanık beyanının 17-25 Aralık 2013 sürecinden öncesine ilişkin olduğu, cezalandırmaya yeterli olmadığı, tanık X ile sanık arasında geçmişte sorun yaşandığı savunma tanıklarının beyanları ile anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar, sanıkta örgütün gizli iletişim sistemi bylock programının tespit edilememesi, örgütün finans kurumu Bank Asyadaki işlemlerinin eşi tarafından yapıldığının savunulması, tanık beyanının bu savunmayı doğrulaması, ötedenberi sanığın katılım hesabı şeklinde işlemler yapması, örgütün çağrısı ile bank asyada işlem yaptığına dair delil bulunmaması, sanığın örgüte eleman teminine veya yasadışı faaliyetlerine katıldığına, örgütün gayrimeşru amacını bildiği ve örgütle organik bir bağ kurarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğuna dair cezalandırmaya yeter delil bulunmaması, sanığın savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçunu işlediğine ve hiyerarşik yapıya dahil olduğuna yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
2-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
3-Sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT’ye göre 5.450 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
Dair, Sanık ve müdafiinin yüzüne karşı, C.Savcısının huzurunda, yüze karşı verilen kararın tefhiminden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesince incelenmek üzere İstinaf yolu açık olmak üzere ve mütalâaya uygun oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2019

Başkan 42167
e-imzalı
Üye 195802
e-imzalı
Üye 189850
e-imzalı
Katip 136874
e-imzalı

SAY KODLAMASI BERAAT

T.C.
AYDIN
3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ                                                                                                                                     BERAAT

DOSYA NO : 2020/XXX
KARAR NO : 2020/XXX
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2020/XXX

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
C. SAVCISI :
KATİP :

DAVACI : K.H.
SANIK :
MÜDAFİİ : Avukat Orçun Akbulut, Aydın Barosu
GÖZALTI TARİHİ : 16-22.04.2019 ( 6 gün)
TUTUKLAMA : iş bu suçtan tutuklu kalmamıştır
SUÇ : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
SUÇ TARİHİ ve YERİ : 28.04.2019; Aydın
KARAR TARİHİ : 02.10.2020

Sanık hakkında Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 17/06/2017 gün ve 2020/2635 esas sayılı iddianamesi ile, şüphelinin dosya içinde mevcut veri inceleme raporundan ve aleyhe beyandan anlaşılacağı üzere örgüte kendine adadığı ayrıca örgüte 200_TL tutarında himmet verdiği, örgütün sohbetlerine katıldığı, aynı okulda okuduğu başka öğrencileri örgüte katılımını sağlamak amacıyla örgütün bu etkinliklerine davet ettiği böylelikle şüphelinin üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddia olunarak sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış,
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ silahlı terör örgütü ile ilgili olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında gizli tanık garsondan ele geçirilen micro-sd’de yer alan bilgilerde sanığın SAY kodu verilerek örgüt üyesi olduğu ve himmet adı altında maddi yardımda bulunduğunun belirtildiği, örgüt tarafından organize edilen sohbet toplantılarına katıldığı, bu toplantılara aynı okulda okuduğu başka öğrencilerin katılımını sağlamak üzere davet ettiği, alınan beyanlar, dosyada mevcut diğer belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sübuta ermekle sanığın 3713 sayılı TMK’nun 7/1 maddesi delaleti ile 5237 sayılı TCK’nun 314/2, 3713 sayılı TMK’nun 5/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına, verilecek cezanın TCK’nun 58/9 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, işlemiş olduğu kasıtlı suçtan dolayı belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, göz altında ve tutuklulukta geçirilen sürelerin infaz aşamasında verilecek cezadan mahsubuna karar verilmesi, talep olunmuştur.

SAVUNMA:
Sanık, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, SAY diye bir kodun olduğunu gözaltına alındığımda öğrendim, terör örgütü ile alakam yoktur, hayatım boyunca aynı çizgide ve hiçbir gizli bir gündemim olmadan yaşam tarzımı sürdürdüm, muhafazakar bir yaşam tarzım bulunmaktadır, ibadetlerimi elimden geldiğince yaparım, alkol kullanmam, sigara içmem, hayatımda hiçbir dönem olağanüstü bir durum gündeme gelmedi, böyle bir yaşam tarzımdan dolayı kodlanmış olabileceğimi düşünüyorum, Semih isimli arkadaşım hakkımda ifade vermiş, ben polis okulundayken sınıf başkanıydım, aynı zamanda okul idaresinin sinema, tiyatro gibi etkinliklerinde de yardımcı olur aktif görev alırdım, bu nedenle bilinen bir kişiydim, hiçbir zaman bu yapının etkinliklerine davet etmedim, okul müdürünün söylemesi ile etmiş olsam olsam okulun etkinliklerine davet etmişimdir diye düşünüyorum, hakkımdaki aleyhime olan böyle bir beyanı kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini talep ediyorum, şeklinde savunmada bulunmuştur.
BEYANLAR:
Tanık XXXX talimatla alınan beyanında: “Ben bu konu hakkında hazırlık aşamasında beyanda bulunmuştum. O beyanlarım doğrudur, aynen tekrar ederim. Sanık XXXXXX benim polis okulundaki sınıf arkadaşım, aynı zamanda sınıfımızın başkanıdır. Biz zaten rutin olarak arkadaş grubumuzla aktivitelere katılıyorduk. XXXXXX özel olarak örgüt programı kapsamında bizi organize ettiği doğru değildir. Bildiğim kadarıyla XXXXXXX bu yapı ile herhangi bir irtibatı yoktur. İki yıl boyunca aynı sınıftaydık. Örgüt üyeliğine ilişkin herhangi bir bilgim de görgüm de yoktur. önceki ifademde ifadem alınırken bu organizasyonları örgüt kapsamında XXXXXX düzenlediği belirtmişim gibi yazılmıştır. Ancak ifademde de belirttiğim gibi bizim yaptığımız toplantılar genel arkadaş grubu ile her zamanki olan sohbetlerimizdir. ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER
1-Sanık savunması,
2-Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı,
3-Bank Asya Hesap hareketlerine dair müzekkere cevabı
4-Tanık beyanı
5-Aydın İl Emniyet Müdürlüğü’nün sanık hakkındaki araştırma tutanağı,
7-Sanıktan ele geçirilen dijital meteryaller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK’nın 314/1-2. maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
SANIĞIN FETÖ/PDY TERÖR ÖRGÜTÜ İLE OLAN İLİŞKİSİ VE BU BAĞLAMDA YAPILAN DURUŞMA SONUCUNDA HUKUKİ DURUMUNUN TESPİTİ:
Sanık hakkında ,FETÖ/PDY silahı terör örgütünün Emniyet Genel müdürlüğü personelini fişlediği bu kapsamda şüpheli ile ilgili yapılan tespitte şüpheliye “2015 Mart Alan kısmında SAY kodunun verildiği yani bunun karşılığının şüphelinin fetö mensubu olup, her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasfı bulunmayan polis memurunu ifade ettiği ,şüphelinin her ay örgüte 200,00-TL himmet verdiği, örgütün sohbetlerine katıldığı, aynı okulda okuduğu başka öğrencileri örgüte katılımı sağlamak amacıyla örgütün bu etkinliklerine davet ettiği böylelikle şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçeleriyle iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, araştırma tutanakları, iddia, tanık beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçunun oluşabilmesi için eylemlerin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz etmesi ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olunması gerektiği, örgüte yardım suçunun oluşması için ise hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmesi gerekir.
-Sanığın örgütün gizli haberleşme aracı Bylock programını kullanmadığı tespit edildiği,
-sanık hakkında aleyhe tanık beyanının bulunmadığı,
-sanıktan ele geçirilen dijital meteryaller üzerinde yapılan incelemede herhangi özellik arzetmediği anlaşıldığı,
-sanığın Bank Asya hesap hareketleri incelendiğinde ,sanığın şüpheli bir işlemine rastlanmadığı, ilgili banka hesabını sadece kredi kartı olarak kullandığı, bu kredi kartının da en son 2013 yılının Aralık ayında kullandığı anlaşılmıştır.
Sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında SAY kodu ile fişleme yapılmış olması, yine bu fişlemede FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aylık 200,00-TL yardım yaptığı yönündeki verinin tek başına süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden eylemler niteliğinde eylemleri kanıtlayacak nitelikte bulunmadığı, sanığın örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde gizli tanık “garson” tarafından ibraz edilen micro SD karttaki fişleme bilgileri dışında delil bulunmaması, gizli tanığın beyanı tek başına mahkumiyete esas delil teşkil edemeyeceğine ilişkin tanık koruma kanunundaki amir hükme göre gizli tanığın ibraz ettiği veya edeceği belgelere de tek başına mahkumiyete esas teşkil edemeyeceği, soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık XXXXXX kovuşturma aşamasında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bir bağlantısının olmadığı, sanık XXXXXXX özel olarak kendilerini örgütsel bir program ile organize etmediği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla sanık hakkındaki delillerin, sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olmayı zorunlu kılan terör örgütü üyeliği suçunun ve hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmesini zorunlu kılan terör örgütüne yardım etme suçunun oluşması için de yeterli olmayacağının açıkça ortada olması dikkate alındığında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık XXXXXXX üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Beraat eden sanığın gözaltında kaldığı süreler ile ilgili CMK.nun 141/2 maddesi uyarınca TAZMİNAT HAKKININ BULUNDUĞUNUN HATIRLATILMASINA (hatırlatıldı),
CMK’nin 324/4. maddesi gereğince, yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
CMK’nin 324/1 ve 327/2. maddeleri ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 4, 14/4 ve 21 maddeleri gereğince, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanığa hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 6.810 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
5320 sayılı Kanunun 16.maddesi gereğince, hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin soruşturmada görev alan kolluk birimine ve 657 sayılı Kanunun 131/3 maddesi gereğince sanığın bağlı olduğu bakanlık veya kurum veya kuruluşa gönderilmesine,
Sanık hakkında verilen CMK.nın 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkışının yasaklanması yükümlülüğüne ilişkin uygulanan adli kontrol tedbirinin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına, karar kesinleşinceye kadar devamına,
Aydın Adli Emanet Memurluğunun 2020/596 esas sırasına kayıtlı adli imaj ve exportların bulunduğu 3 adet DVD’nin dosyada delil olarak saklanılmasına,
Aydın Adli Emanet Memurluğunun 2020/596 esas sırasına kayıtlı 1 Adet Samsung Marka Cep Telefonu ve 1 Adet Avea Sim Kartın karar kesinleştiğinde sahibine iadesine,
Dair, sanık ve sanık vekilinin yüzlerine karşı, Cumhuriyet Savcısı XXXXXXX katılımıyla, mütalaaya aykırı olarak verilen karara karşı tefhim tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren Mahkememize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02.10.2020

Başkan 41868
¸
Üye 189850
¸
Üye 193637
¸
Katip 182703
¸

marsbahis marsbahis - marsbahis giriş casibom marsbahis - marsbahis giriş Marsbahis casibom casibom galabet betcio jojobet
Whatsapp ile ulaşın bize
Whatsapp'a gönder

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!