3 Ceza Dairesi 2024/17867 E. , 2026/855 K. “İçtihat Metni” Bu kararda ETKİN PİŞMANLIK FAZLA CEZA TAYİNİ NEDENİ İLE BOZMA konusu ele alınmıştır.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi SAYISI : 2023/783 E., 2023/905 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/111 E., 2023/130 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk üyelik suçu için TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen; İkinci üyelik suçu için TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 6415 sayılı Kanun’un 4/2, TCK’nın 221/4-2. cümle, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkinistinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1.
maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın etkin pişmanlık anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiasıyla yakalanıp ifadesinin alınması ve hakkında kamu davası açılıp yargılanması devam ederken, örgütün yeni yapılanması içerisinde yer alıp bir kısım faaliyetlerde bulunmuş olması nazara alındığında, eylemler arasında hukuki ve fiili kesintinin bulunduğu, bu nedenle ayrı ayrı iki kez silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetlerine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK’nın 221/6 ncı maddesinde etkin pişmanlık hükümlerinin birden fazla kez uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, değişiklikle Kanun metnine eklenen fıkranın madde gerekçesinde Kanun koyucu tarafından “5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesine bir fikra eklenmek suretiyle örgütlü suçlulukta, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaya sınırlama getirilmiştir.” şeklinde değerlendirme yapıldığı, Anayasa’nın 38. maddesine göre suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa hükmü ve madde gerekçesinden hareketle TCK’nın 221/6. maddesinde yer verilen bu düzenlemenin, hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı veya benzer suçu işleyen ve yeniden etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen sanıklar yönünden bir kez daha etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, aksi yöndeki kabulün önceki hüküm kesinleşmeden sanığın suçluluğunun sabit olduğunun kabulü anlamına gelebileceği ve Anayasa’nın 38. Maddesine aykırılık oluşturacağı, somut olayda sanığın hem birinci örgüt üyeliği dosyasındaki faaliyetlerine ilişkin hem de ikinci örgüt üyeliğini oluşturan yeni yapılanmadaki faaliyetlerine ilişkin anlatımlarda bulunduğu ve etkin pişmanlıkta bulunduktan sonra örgütsel eylemlerine devam etmediği, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık hakkında 17.01.2022 tarihli ikinci örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ve hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış olması nedeniyle, TCK’nın 221/6 maddesine yanlış anlam yüklenerek etkin pişmanlık hükümlerinin sadece bir kez uygulanabileceğinden bahisle yasal koşulların oluşmadığı kabul edilerek 05.06.2017 tarihli birinci örgüt üyeliği suçu bakımından etkin pişmanlıkhükümlerinin uygulanmamış olması; 2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, her iki suç yönünden de, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İNCELEMEYE DEVAM EDİN. BANK ASYA BERAAT 2026
