Uyuşturucu madde ticareti soruşturmalarında en önemli tartışmalardan biri, evde veya araçta ele geçirilen uyuşturucu maddenin kime ait olduğunun belirlenmesidir. Özellikle evde bulunan uyuşturucu kime ait sayılır sorusu, aynı evde birden fazla kişinin yaşadığı, aracın birden fazla kişi tarafından kullanıldığı veya arama sırasında evde misafirlerin bulunduğu dosyalarda sıkça gündeme gelir. Uyuşturucu maddenin bulunduğu yer tek başına failin belirlenmesi için yeterli olmayabilir.
Evde bulunan uyuşturucu kime ait sayılır? sorusunun cevabı bu nedenle yalnızca tapu kaydına, kira sözleşmesine veya aracın ruhsat sahibine bakılarak verilemez. Ceza yargılamasında asıl mesele, uyuşturucu madde üzerinde kimin fiilî hâkimiyetinin bulunduğu ve uyuşturucunun ticaret amacıyla bulundurulduğunun hangi somut delillerle ispatlandığıdır.
Bu ayrım özellikle TCK 188 kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan yapılan yargılamalarda hayati önem taşır.
Evde Uyuşturucu Bulunması Ev Sahibinin Suçlu Olduğu Anlamına Gelir mi?
Bir konutta uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması, konutun sahibi veya kiracısının otomatik olarak uyuşturucu madde ticareti suçunun faili olduğu anlamına gelmez.
Örneğin uyuşturucu;
- ortak kullanılan salonda,
- yalnızca bir kişinin kullandığı yatak odasında,
- kilitli bir dolapta,
- başka bir kişiye ait çantada,
- evin bahçesinde veya eklentisinde,
- herkesin ulaşabileceği ortak bir alanda
bulunmuş olabilir.
Bu ihtimallerin tamamının aynı şekilde değerlendirilmesi mümkün değildir.
Uyuşturucu maddenin bulunduğu bölümün kim tarafından kullanıldığı, diğer kişilerin bu bölüme erişiminin bulunup bulunmadığı, ele geçirilen eşyanın kime ait olduğu ve sanığın uyuşturucudan haberdar olduğunu gösteren başka delillerin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Dolayısıyla yalnızca “uyuşturucu sanığın ikametinde bulundu” gerekçesiyle sonuca gidilmesi yerine dosyanın bütün delilleri birlikte değerlendirilmelidir.
Ortak Evde Bulunan Uyuşturucu Kime Ait Sayılır?
Sorun özellikle eşlerin, arkadaşların veya aile bireylerinin birlikte yaşadığı konutlarda ortaya çıkar.
Örneğin üç kişinin yaşadığı bir evde yapılan aramada uyuşturucu bulunmuşsa, uyuşturucunun evde bulunması tek başına üç kişinin de suçtan sorumlu tutulmasını gerektirmez.
Burada şu sorular önem kazanır:
Uyuşturucu tam olarak nerede bulundu?
Bulunduğu oda kimin kullanımındaydı?
Uyuşturucu kişisel bir eşyanın içerisinde miydi?
Diğer kişilerin uyuşturucunun bulunduğu bölüme erişimi var mıydı?
Uyuşturucu üzerinde parmak izi, DNA veya başka kriminal bulgu mevcut mu?
Şüpheliler arasında uyuşturucu ticaretine ilişkin mesaj veya telefon görüşmeleri var mı?
Aramada hassas terazi, paketleme malzemesi veya suçtan elde edildiği değerlendirilen para bulundu mu?
Sanıklardan birinin uyuşturucu üzerinde fiilî hâkimiyetini gösteren başka bir delil mevcut mu?
Ceza sorumluluğu şahsidir. Aynı evde yaşamak, tek başına başkasının gerçekleştirdiği suçtan sorumluluk doğurmaz.
Eşlerden Birinin Evinde Uyuşturucu Bulunursa Diğer Eş de Sorumlu Olur mu?
Eşlerin aynı konutta yaşaması da tek başına müşterek ceza sorumluluğu yaratmaz.
Örneğin uyuşturucu yalnızca eşlerden birinin kullandığı kişisel dolapta veya çantada bulunmuşsa diğer eş yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.
Diğer eşin uyuşturucunun varlığından haberdar olduğunu, madde üzerinde hâkimiyet kurduğunu veya ticaret fiiline iştirak ettiğini gösteren deliller bulunup bulunmadığı önemlidir.
Bu nedenle uyuşturucu soruşturmalarında “aynı evde bulunma” ile “suça iştirak etme” kavramlarının birbirine karıştırılmaması gerekir.
Araçta Bulunan Uyuşturucu Kime Ait Sayılır?
Benzer sorun araç aramalarında da ortaya çıkar.
Bir otomobilde uyuşturucu bulunması hâlinde yalnızca aracın ruhsat sahibine bakılarak uyuşturucunun ona ait olduğu sonucuna varılması doğru değildir.
Araçta;
- sürücü,
- ön koltuk yolcusu,
- arka koltuktaki kişiler,
- aracın sahibi olmayan kullanıcı,
- aracı geçici olarak kullanan başka kişiler
bulunabilir.
Uyuşturucunun aracın neresinde bulunduğu burada son derece önemlidir.
Sürücünün üzerinde bulunan uyuşturucu ile bagajdaki başka bir kişiye ait valizde bulunan uyuşturucu aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Aynı şekilde yolcu koltuğunun altında veya herkesin ulaşabileceği bir bölümde bulunan maddenin aidiyeti bakımından da dosyadaki diğer delillerin araştırılması gerekir.
Aracın Ruhsat Sahibinin Sorumluluğu Var mıdır?
Aracın bir kişinin adına kayıtlı olması, araç içerisinde bulunan her suç unsurunun otomatik olarak o kişiye ait olduğu anlamına gelmez.
Özellikle aracın başkaları tarafından da kullanıldığı dosyalarda;
aracı olay tarihinde kimin kullandığı,
uyuşturucunun hangi bölümde bulunduğu,
ruhsat sahibinin araçta bulunup bulunmadığı,
uyuşturucunun gizlenme biçimi,
diğer şüphelilerin uyuşturucuyla bağlantısı
araştırılmalıdır.
Bu nedenle araç mülkiyeti ile uyuşturucu madde üzerindeki fiilî hâkimiyet birbirinden ayrılmalıdır.
Araçtaki Herkes Uyuşturucu Ticaretinden Ceza Alır mı?
Hayır.
Bir araçta birden fazla kişinin bulunması ve araçta uyuşturucu ele geçirilmesi, araçtaki herkesin TCK 188 kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılması sonucunu kendiliğinden doğurmaz.
Her sanığın suçla bağlantısı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.
Uyuşturucunun varlığından haberdar olmadığı anlaşılan veya uyuşturucu üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunduğu ispatlanamayan kişinin yalnızca araçta bulunması mahkûmiyet için tek başına yeterli kabul edilmemelidir.
Bununla birlikte olayın koşullarına göre birlikte hareket edildiğini gösteren telefon kayıtları, mesajlar, fiziki takip tutanakları, para hareketleri, tanık beyanları veya başka deliller bulunması değerlendirmeyi değiştirebilir.
Uyuşturucunun Kime Ait Olduğu Nasıl İspatlanır?
Uyuşturucu madde ticareti dosyalarında tek bir delilden hareket etmek çoğu zaman yanıltıcıdır.
Aidiyet değerlendirmesinde özellikle;
arama ve el koyma tutanakları, kriminal incelemeler, HTS kayıtları, mesaj içerikleri, kamera görüntüleri, tanık beyanları, parmak izi ve DNA incelemeleri, para hareketleri, fiziki takip tutanakları ve sanık savunmaları
birlikte değerlendirilebilir.
Örneğin uyuşturucunun sanığın ikametinin yakınındaki fiilen kullandığı alanda bulunması tek başına değerlendirilmek yerine diğer delillerle desteklenebilir. Yargıtay kararlarında da uyuşturucunun bulunduğu alanla sanık arasındaki fiilî bağlantı, kriminal bulgular, iletişim kayıtları ve diğer olay delillerinin birlikte değerlendirildiği görülmektedir.
Uyuşturucunun Bulunduğu Yer Neden Önemlidir?
Yargıtay uygulamasında uyuşturucunun bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimi, kullanma amacı ile ticaret amacı arasındaki ayrım bakımından değerlendirilen kriterlerden biridir.
Uyuşturucunun kişinin kolaylıkla erişebileceği yerde bulunması ile uzak veya özel olarak gizlenmiş bir yerde tutulması aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Aynı şekilde uyuşturucunun çok sayıda küçük ve benzer paketlere ayrılmış olması, hassas terazi veya paketleme malzemelerinin bulunması gibi hususlar kullanım dışındaki bir amaca işaret edebilecek emareler arasında değerlendirilebilir.
Ancak bunların hiçbiri somut dosyadan bağımsız, mekanik bir formül değildir.
Evde Hassas Terazi Bulunması TCK 188 İçin Yeterli midir?
Hassas terazi uyuşturucu madde ticareti iddiası bakımından önemli bir delil olabilir. Fakat ceza yargılamasında yine bütün dosya birlikte değerlendirilmelidir.
Terazinin nerede bulunduğu, üzerinde uyuşturucu kalıntısı olup olmadığı, uyuşturucunun paketlenme biçimi, sanığın telefon kayıtları, satış yaptığı iddia edilen kişiler ve diğer maddi deliller önem taşır.
Bu nedenle savunmada yalnızca ele geçirilen uyuşturucunun miktarına odaklanılması çoğu dosyada yeterli değildir.
Uyuşturucunun Miktarı Tek Başına Ticaret Suçunu Gösterir mi?
Uyuşturucu miktarı önemli bir değerlendirme unsurudur; ancak tek başına her dosyada kesin sonuç doğuran bir ölçüt değildir.
Uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğunun tespitinde miktarın yanında bulunduruluş biçimi, çeşit, paketleme, ele geçirildiği yer ve sanığın davranışları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilir.
Nitekim Yargıtay uygulamasında kişisel kullanım sınırında değerlendirilen uyuşturucunun araçta ele geçirildiği bazı olaylarda, satış veya başkasına verme amacı konusunda mahkûmiyete yeterli kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle TCK 188 kapsamında kurulan mahkûmiyet hukuka aykırı bulunabilmektedir.
Dolayısıyla “miktar fazlaysa mutlaka ticaret”, “miktar azsa mutlaka kullanım” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarmak doğru değildir.
TCK 188 ile TCK 191 Arasındaki Ayrım Neden Önemlidir?
Uyuşturucu maddenin kişisel kullanım amacıyla mı yoksa satma, başkasına verme veya ticari amaçla mı bulundurulduğu suç vasfını doğrudan etkiler.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti TCK 188 kapsamında; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ise TCK 191 kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle özellikle satışın doğrudan görülmediği ve uyuşturucunun yalnızca evde veya araçta ele geçirildiği dosyalarda bulundurma amacının ispatı davanın temel tartışmalarından birini oluşturabilir.
Telefon ve WhatsApp Mesajları Aidiyetin İspatında Kullanılabilir mi?
Dosyada hukuka uygun şekilde elde edilmiş telefon incelemeleri ve iletişim içerikleri bulunması hâlinde bunlar uyuşturucunun aidiyeti ve bulundurma amacı bakımından diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Ancak mesajların içeriğinin açık olup olmadığı, konuşmanın tarafları, tarihleri, uyuşturucu maddeyle bağlantısının nasıl kurulduğu ve kullanılan ifadelerin başka anlamlara gelip gelemeyeceği ayrıca incelenmelidir.
Tek başına soyut veya farklı anlamlara gelebilecek ifadelerden hareketle uyuşturucu ticareti sonucuna ulaşılması özellikle savunma bakımından tartışılması gereken bir konudur.
Başkasına Ait Uyuşturucu Nedeniyle Gözaltına Alındım, Ne Yapılmalı?
Bu tür dosyalarda ilk ifadeden itibaren uyuşturucunun bulunduğu yerin ayrıntılı biçimde ortaya konulması önemlidir.
Arama tutanağı dikkatle incelenmelidir. Maddenin hangi oda, dolap, çanta veya araç bölümünde bulunduğu belirlenmelidir.
Evde veya araçta bulunan diğer kişilerin uyuşturucuyla ilişkisi araştırılmalıdır.
Gerekli hâllerde kriminal inceleme, kamera kayıtları, HTS verileri veya başka objektif deliller değerlendirilmelidir.
En önemlisi, savunmanın yalnızca “uyuşturucu benim değil” cümlesinden ibaret bırakılmamasıdır.
Savunmanın dosyadaki maddi delillerle desteklenmesi gerekir.
Aydın ve Denizli’de Uyuşturucu Ticareti Dosyalarında Savunma
Aydın, Nazilli, Söke, Kuşadası, Didim, Çine ve Denizli’de yürütülen uyuşturucu madde ticareti soruşturma ve kovuşturmalarında dosyanın yalnızca ele geçirilen uyuşturucu miktarı üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir.
Özellikle ortak konutta veya birden fazla kişinin bulunduğu araçta yapılan aramalarda uyuşturucunun kime ait olduğu, sanığın madde üzerinde fiilî hâkimiyetinin bulunup bulunmadığı ve ticaret kastının hangi delillere dayandırıldığı ayrı ayrı incelenmelidir.
TCK 188 kapsamında ağır bir suç isnadı söz konusu olduğundan arama ve el koyma işlemlerinden kriminal raporlara, telefon incelemelerinden tanık beyanlarına kadar bütün delil zinciri birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç
Evde veya araçta uyuşturucu bulunması, tek başına o evin sahibinin, kiracısının, aracın ruhsat sahibinin veya araçta bulunan herkesin uyuşturucu ticareti suçunu işlediğini göstermez.
Uyuşturucu maddenin tam olarak nerede bulunduğu, o alan üzerinde kimin fiilî hâkimiyetinin bulunduğu, maddenin bulunduruluş ve paketlenme biçimi, sanığın uyuşturucuyla bağlantısını gösteren maddi deliller ve özellikle satış veya başkasına verme amacının ispatlanıp ispatlanamadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu ticareti dosyalarında asıl soru yalnızca “uyuşturucu nerede bulundu?” değildir.
Asıl sorular şunlardır:
Uyuşturucu kimin hâkimiyetindeydi ve ticaret amacı hangi kesin delille ispatlanıyor?
Bu iki sorunun cevabı, TCK 188 kapsamında verilecek hükmün sonucunu doğrudan değiştirebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Evde uyuşturucu bulunursa ev sahibi ceza alır mı?
Uyuşturucunun evde bulunması tek başına ev sahibinin suçlu olduğunu göstermez. Maddenin bulunduğu bölüm, kim tarafından kullanıldığı ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Arabamda uyuşturucu bulundu ancak bana ait değil, ne olur?
Aracın ruhsat sahibi olmak tek başına uyuşturucunun sahibi olduğunuzu göstermez. Maddenin araçtaki yeri, aracı kullanan kişiler ve uyuşturucuyla bağlantınızı gösteren diğer deliller araştırılmalıdır.
Araçta dört kişi varsa uyuşturucudan dördü de ceza alır mı?
Sadece aynı araçta bulunmak nedeniyle herkesin otomatik olarak TCK 188 kapsamında cezalandırılması söz konusu değildir. Her kişinin suçla bağlantısının ayrıca ispatlanması gerekir.
Ortak evde bulunan uyuşturucudan herkes sorumlu mudur?
Hayır. Uyuşturucunun bulunduğu bölümün kimin kullanımında olduğu ve kişilerin uyuşturucudan haberdar olup olmadığı dahil bütün somut koşullar değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu miktarı fazla olursa ticaret suçu kesinleşir mi?
Miktar önemli bir kriterdir ancak tek başına her durumda ticaret suçunu ispatlamaz. Bulundurma amacı bütün delillerle birlikte belirlenir.
Hassas terazi bulunması uyuşturucu ticareti için yeterli midir?
Hassas terazi önemli bir emare olabilir; ancak bulunduğu yer, uyuşturucuyla bağlantısı, paketleme biçimi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Uyuşturucunun bana ait olmadığını nasıl ispatlayabilirim?
Arama tutanağındaki yer bilgisi, diğer kişilerin erişimi, kişisel eşyalar, kamera görüntüleri, kriminal incelemeler, iletişim kayıtları ve olayın özelliğine göre diğer deliller önem taşıyabilir.
Uyuşturucu kullanıcısı olmak TCK 188’den ceza almaya engel midir?
Tek başına uyuşturucu kullanıcısı olmak ticaret suçlamasını ortadan kaldırmaz. Ancak ele geçirilen maddenin kullanım amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun belirlenmesinde dosyanın tamamı değerlendirilmelidir.