Boşanma Davasında Maddi Tazminat İstenmediyse Sonradan Dava Açılabilir mi? (2026)

Boşanma davası sırasında maddi tazminat talep etmeyen bir kişinin, boşanma kararı kesinleştikten sonra eski eşinden tazminat isteyip isteyemeyeceği uygulamada önemli uyuşmazlıklardan biridir. Özellikle boşanma sürecini bir an önce tamamlamak isteyen, dava sırasında hukuki destek almayan veya tazminat hakkının bulunduğunu sonradan öğrenen kişiler açısından bu soru önem taşımaktadır.

Boşanma davasında maddi tazminat istenmemiş olması, her durumda sonradan tazminat davası açılamayacağı anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu’nun 174 ve 178. maddeleri uyarınca, belirli koşulların bulunması ve zamanaşımı süresine uyulması hâlinde boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir maddi tazminat davası açılması mümkündür.

Ancak burada üç hususun birbirinden ayrılması gerekir: Boşanma davasında tazminatın hiç talep edilmemesi, tazminat hakkından açıkça feragat edilmesi ve tazminat talebinin mahkeme tarafından esastan karara bağlanması aynı hukuki sonuçları doğurmaz.

1. Boşanma Davasında Maddi Tazminat İstenmediyse Sonradan İstenebilir mi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesine göre, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.

Bu hüküm, boşanmanın ekonomik sonuçlarından zarar gören eşe belirli koşullarda tazminat talep etme hakkı tanımaktadır.

Maddi tazminat, boşanma davası devam ederken talep edilebileceği gibi boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra bağımsız bir dava yoluyla da istenebilir.

Örneğin bir kişi, eşinin ağır kusurlu davranışları nedeniyle boşanmış ancak dava dilekçesinde maddi tazminat talep etmemiş olabilir. Bu durumda boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde, gerekli koşullar mevcutsa eski eşine karşı ayrı bir tazminat davası açabilir.

Bununla birlikte önceki boşanma dosyasında tazminat konusunda verilmiş bir karar veya açık bir feragat beyanı bulunup bulunmadığı mutlaka incelenmelidir.

2. Boşanmadan Sonra Maddi Tazminat Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

Boşanmadan sonra maddi tazminat davası açılmasında en önemli düzenleme Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesidir.

TMK 178:

“Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”

Kanun hükmü gereğince boşanma nedeniyle maddi tazminat talep etmek isteyen kişinin kural olarak boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içerisinde dava açması gerekir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, sürenin boşanma davasının açıldığı veya boşanma kararının verildiği tarihten değil, kararın kesinleşmesinden itibaren başlamasıdır.

Örnek:

Boşanma kararı 15 Mart 2026 tarihinde verilmiş, ancak karar 20 Mayıs 2026 tarihinde kesinleşmiş olsun.

Bu durumda boşanmadan kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkin bir yıllık zamanaşımı süresi, kural olarak 20 Mayıs 2026 tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.

Dava açma süresi değerlendirilirken kesinleşme şerhi, kanun yolu süreçleri ve zamanaşımını etkileyebilecek diğer hukuki nedenler dikkate alınmalıdır.

Önemli: TMK 178’deki süre hak düşürücü süre değil, zamanaşımı süresidir. Dolayısıyla sürenin geçmiş olması ile hakkın kendiliğinden ortadan kalkması aynı şey değildir. Zamanaşımı savunmasının ileri sürülmesi ve bunun hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilir.

3. Boşanma Davasında Tazminat Talep Etmemek Feragat Sayılır mı?

Uygulamada en çok karıştırılan konulardan biri, tazminat talebinde bulunmamak ile tazminat hakkından feragat etmek arasındaki farktır.

Bir kişinin boşanma dava dilekçesinde maddi tazminat istememiş olması, tek başına tazminat hakkından kesin olarak vazgeçtiği anlamına gelmez.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen feragat, açık, kesin ve koşulsuz bir irade açıklamasını gerektirir.

Dolayısıyla boşanma davasında yalnızca tazminat istenmemiş olması ile kişinin açıkça maddi tazminat hakkından vazgeçtiğini beyan etmesi arasında hukuki fark bulunmaktadır.

Örneğin:

“Boşanmamı istiyorum, şu aşamada maddi tazminat talebim bulunmamaktadır.”

şeklindeki beyan ile

“Maddi tazminat talebimden feragat ediyorum.”

şeklindeki beyan aynı kapsamda değerlendirilmemelidir.

Bununla birlikte beyanın gerçek hukuki anlamı yalnızca kullanılan kelimelere göre değil, dava dilekçesi, duruşma tutanağı, taraf iradeleri ve mahkeme kararı birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Özellikle anlaşmalı boşanma dosyalarında protokol hükümlerinin ayrıca incelenmesi gerekir.

4. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Her Talepte Bulunmama Beyanı Feragat Değildir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/7790 Esas, 2021/9045 Karar sayılı ve 02.12.2021 tarihli kararı, tazminat talebinde bulunmamak ile feragat arasındaki ayrım bakımından önemlidir.

Karara konu uyuşmazlıkta davacı kadın, dava dilekçesinde karşı taraftan herhangi bir talebinin bulunmadığını belirtmiş, yargılamanın sonraki aşamalarında ise maddi ve manevi tazminat ile nafaka talep etmiştir.

Yargıtay, dava dilekçesindeki genel nitelikli talepte bulunmama beyanının açık ve kesin bir feragat olarak değerlendirilemeyeceğini kabul etmiştir.

Bu nedenle tazminat ve nafaka taleplerinin feragat gerekçesiyle reddedilmesini hukuka aykırı bulmuştur.

Kararın hukuki önemi şudur: Tazminat hakkından vazgeçildiği sonucuna ulaşılabilmesi için feragat iradesinin açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekir.

Ancak bu karar, her boşanma dosyasında sonradan tazminat istenebileceği anlamına gelmez. Özellikle kesinleşmiş hükümler, anlaşmalı boşanma protokolleri ve önceki yargılamadaki açık feragat beyanları farklı sonuçlar doğurabilir.

5. Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Maddi Tazminat Davası Açılabilir mi?

Anlaşmalı boşanma sonrasında maddi tazminat istenip istenemeyeceği, çekişmeli boşanmaya göre daha dikkatli incelenmesi gereken bir konudur.

Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanmada hâkimin, tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki anlaşmalarını uygun bulması gerekir.

Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünde maddi ve manevi tazminatın nasıl düzenlendiği önem taşır.

Örneğin protokolde;

“Tarafların birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talepleri bulunmamaktadır.”

şeklinde bir hüküm yer alması durumunda, bu beyanın kapsamı ve bağlayıcılığı değerlendirilmeden sonradan tazminat davası açılabileceği söylenemez.

Özellikle tarafların karşılıklı tazminat talep etmeyecekleri konusunda açıkça anlaştıkları, bu iradelerini duruşmada doğruladıkları ve anlaşmanın mahkeme hükmüne yansıdığı durumlarda sonradan tazminat talebinde bulunulması ciddi hukuki engellerle karşılaşabilir.

Buna karşılık protokolde açık bir düzenleme bulunmaması veya kullanılan ifadelerin gerçek anlamı konusunda tereddüt yaşanması hâlinde, somut olayın özelliklerine göre farklı değerlendirmeler yapılabilir.

Bu nedenle anlaşmalı boşanmadan sonra maddi tazminat davası açılmadan önce protokolün tamamı, duruşma tutanağı ve kesinleşmiş boşanma kararı birlikte incelenmelidir.

6. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Tazminat Yoksa Ne Olur?

Anlaşmalı boşanma protokolünde maddi tazminata ilişkin herhangi bir hüküm bulunmaması, tek başına bütün ihtimalleri çözen bir durum değildir.

Burada özellikle şu hususlar araştırılmalıdır:

  • Taraflar maddi ve manevi tazminat haklarından açıkça vazgeçmiş midir?
  • Protokolde bütün mali taleplerin sona erdiğine ilişkin genel bir hüküm bulunmakta mıdır?
  • Duruşma sırasında ayrıca tazminat talep edilmeyeceği açıklanmış mıdır?
  • Mahkeme kararında tazminat konusunda nasıl bir hüküm kurulmuştur?
  • Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi dolmuş mudur?

Bu soruların cevapları, sonradan açılacak tazminat davasının hukuki durumunu doğrudan etkileyebilir.

Anlaşmalı boşanma protokolündeki her ifadenin aynı sonucu doğuracağı düşünülmemelidir. Özellikle tazminat, nafaka, ziynet alacağı ve mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki haklardır.

7. Boşanmadan Sonra Maddi Tazminat Alabilmek İçin Hangi Şartlar Gereklidir?

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra tazminat davası açılması, davanın mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez.

TMK 174/1 kapsamında maddi tazminata hükmedilebilmesi için belirli koşulların bulunması gerekir.

Birinci şart: Boşanmanın gerçekleşmiş olması

Boşanmadan sonra açılacak bağımsız tazminat davasında, boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekir.

İkinci şart: Talepte bulunan tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması

Maddi tazminat talep eden eşin, boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.

Eşlerin eşit kusurlu olduğu durumlarda TMK 174/1 kapsamında maddi tazminat koşulları kural olarak oluşmaz.

Üçüncü şart: Diğer tarafın kusurlu olması

Tazminat talep edilen eşin boşanmaya sebep olan olaylarda kusurunun bulunması gerekir.

Dördüncü şart: Mevcut veya beklenen menfaatlerin zedelenmesi

Boşanma nedeniyle eşin evlilikten kaynaklanan mevcut veya geleceğe yönelik ekonomik menfaatlerinin zarar görmüş olması gerekir.

Beşinci şart: Boşanma ile menfaat kaybı arasında uygun nedensellik bağı bulunması

Her ekonomik kayıp, boşanma nedeniyle maddi tazminat kapsamında değerlendirilemez. Talep edilen tazminatın TMK 174/1’in koruduğu menfaatlerle bağlantılı olması gerekir.

Bu koşulların yanı sıra önceki boşanma kararının bağlayıcılığı, feragat ve zamanaşımı gibi hukuki engeller de incelenmelidir.

8. Boşanmadan Sonra Maddi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Boşanma sonrasında açılan maddi tazminat davasında herkes için geçerli sabit bir tazminat miktarı bulunmamaktadır.

Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre uygun bir tazminat miktarı belirler.

Bu değerlendirmede özellikle tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, evlilik süresi, boşanma nedeniyle zedelenen menfaatler ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınır.

Örneğin uzun yıllar süren evlilikte aile yaşamının sürdürülmesine katkıda bulunan ve boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen ekonomik menfaatleri zarar gören bir eşin durumu ile kısa süreli evlilikteki menfaat kaybı aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Ancak evlilik süresinin uzun olması tek başına yüksek miktarda maddi tazminata hükmedilmesini gerektirmez.

Tazminat miktarı belirlenirken somut olayın bütün koşulları dikkate alınmalıdır.

9. Boşanma Kararından Sonra Aldatma Öğrenilirse Tazminat İstenebilir mi?

Boşanma sonrasında eski eşin evlilik sırasında sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığının öğrenilmesi, uygulamada önemli uyuşmazlıklara neden olmaktadır.

Özellikle anlaşmalı boşanma sonrasında aldatma olgusunun öğrenilmesi hâlinde maddi veya manevi tazminat davası açılıp açılamayacağı sıkça sorulmaktadır.

Ancak aldatmanın boşanma sonrasında öğrenilmesi, daha önce kesinleşmiş boşanma kararının hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bu tür durumlarda;

  • Boşanmanın anlaşmalı mı çekişmeli mi gerçekleştiği,
  • Önceki boşanma kararında kusur belirlemesi bulunup bulunmadığı,
  • Tazminat hakkından feragat edilip edilmediği,
  • Aldatma olgusunun hangi tarihte öğrenildiği,
  • İleri sürülen talebin boşanmadan kaynaklanan tazminat mı yoksa başka bir hukuki sebebe dayanan talep mi olduğu

ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Özellikle TMK 178 kapsamındaki bir yıllık zamanaşımı süresinin, aldatmanın öğrenildiği tarihten değil boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başladığı unutulmamalıdır.

Bununla birlikte bağımsız bir haksız fiil veya başka bir hukuki sebebe dayanan taleplerin koşulları ve zamanaşımı rejimi ayrıca değerlendirilir.

10. Boşanmadan Sonra Maddi Tazminat ile Mal Paylaşımı Aynı Şey midir?

Boşanma sonrasında en sık yapılan hukuki hatalardan biri, maddi tazminat davası ile mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacakların birbirine karıştırılmasıdır.

Maddi tazminat, Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesine dayanır. Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eşin talep edebileceği bir haktır.

Mal rejiminin tasfiyesi ise evlilik süresince edinilen mallara ilişkin katılma alacağı, değer artış payı ve ilgili diğer malvarlığı taleplerini kapsayabilir.

Örneğin evlilik sırasında satın alınmış bir taşınmaz nedeniyle katılma alacağı talep edilmesi, TMK 174 kapsamında maddi tazminat istenmesiyle aynı şey değildir.

Bu ayrım özellikle zamanaşımı, dava konusu, ispat ve anlaşmalı boşanma protokolünün yorumlanması bakımından önemlidir.

Bir kişinin maddi tazminat talep etmemiş olması, mal rejiminden kaynaklanan bütün alacak haklarından da vazgeçtiği anlamına otomatik olarak gelmez.

Ancak protokolde malvarlığı haklarına ilişkin açık düzenlemeler bulunması durumunda bu düzenlemelerin bağlayıcılığı ayrıca değerlendirilmelidir.

11. Yargıtay Kararlarında Boşanma Sonrası Tazminat Hakkı

Yargıtay içtihatlarında boşanmadan sonra maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesi ile bu taleplerden feragat edilmesi farklı hukuki meseleler olarak ele alınmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2021/7790 E., 2021/9045 K.

Kararda, dava dilekçesinde herhangi bir talepte bulunulmadığının belirtilmesi açık feragat olarak kabul edilmemiştir. Feragat iradesinin açık, kesin ve koşulsuz olması gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/2604 E., 2025/9095 K., 22.10.2025

Bu kararda da dava dilekçesindeki “kendi adıma hiçbir talebim yoktur” şeklindeki beyanın açık ve kesin bir feragat niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Yargıtay, maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin feragat gerekçesiyle reddedilmesini hukuka uygun bulmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatları

Hukuk Genel Kurulunun değerlendirmelerinde, boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminat taleplerinin boşanma davasıyla birlikte veya boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava yoluyla ileri sürülebileceği kabul edilmektedir.

Ancak ayrı dava açılması hâlinde TMK 178’deki zamanaşımı süresi ve bağımsız davaya ilişkin usul hükümleri dikkate alınmalıdır.

Bu içtihatların ortak noktası, önceki davada ileri sürülen beyanların gerçek hukuki anlamının belirlenmesi gerektiğidir.

12. Boşanmadan Sonra Maddi Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra TMK 174/1 kapsamında açılacak maddi tazminat davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde, aile mahkemesi sıfatıyla görevlendirilmiş asliye hukuk mahkemesi davaya bakar.

Yetkili mahkeme konusunda ise bağımsız tazminat davasının niteliğine göre genel yetki hükümleri uygulanır. Kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Boşanma davasının daha önce belirli bir şehirde görülmüş olması, sonradan açılacak her tazminat davasının mutlaka aynı mahkemede açılması gerektiği anlamına gelmez.

Davanın açılacağı mahkeme belirlenirken görev ve yetki kuralları ayrı ayrı incelenmelidir.

13. Boşanma Sonrası Maddi Tazminat Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Boşanma sonrasında açılan maddi tazminat davasında önceki boşanma dosyası temel öneme sahiptir.

Özellikle boşanma kararının gerekçesi, tarafların kusur durumları, duruşma tutanakları, tanık beyanları ve önceki yargılamada toplanan deliller incelenmelidir.

Dava kapsamında kullanılabilecek deliller arasında şunlar bulunabilir:

  • Kesinleşmiş boşanma kararı ve kesinleşme şerhi,
  • Boşanma davasına ait dilekçeler ve duruşma tutanakları,
  • Anlaşmalı boşanma protokolü,
  • Hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar ve elektronik kayıtlar,
  • Ekonomik ve sosyal durum araştırmaları,
  • Gelir ve malvarlığı kayıtları,
  • Tanık beyanları,
  • Önceki yargılamada toplanmış hukuka uygun diğer deliller.

Bununla birlikte kesinleşmiş boşanma hükmüyle bağdaşmayacak şekilde yeni bir kusur değerlendirmesi yapılmasının mümkün olup olmadığı somut dosya kapsamında incelenmelidir.

Önceki boşanma dosyasında bulunmayan her yeni iddianın bağımsız tazminat davasında serbestçe ileri sürülebileceği düşünülmemelidir.

14. Boşanma Üzerinden Bir Yıl Geçmişse Tazminat Davası Açılabilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesi uyarınca boşanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Bu sürenin dolmuş olması durumunda zamanaşımı savunmasıyla karşılaşılması mümkündür.

Ancak zamanaşımı ile hak düşürücü süre farklı kavramlardır.

Zamanaşımı, kural olarak borçlu tarafından ileri sürülmesi gereken bir savunmadır. Bu nedenle bir yıllık sürenin geçmiş olması, mahkemenin davayı her durumda kendiliğinden reddedeceği anlamına gelmez.

Ayrıca zamanaşımının durması veya kesilmesi gibi genel hükümlerin somut olay bakımından uygulanıp uygulanmayacağı da araştırılmalıdır.

Bunun yanında boşanmadan bağımsız bir hukuki sebebe dayanan alacak veya tazminat taleplerinin farklı zamanaşımı sürelerine tabi olması mümkündür.

Bu nedenle bir yıllık süre geçmiş olsa bile talebin hukuki niteliği belirlenmeden bütün dava haklarının sona erdiği sonucuna varılmamalıdır.

15. Boşanmadan Sonra Maddi Tazminat Davası Açarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Boşanma sonrası maddi tazminat davasında yalnızca tazminat talep edilmemiş olması yeterli değildir.

Dava açılmadan önce özellikle önceki boşanma dosyasının tamamı incelenmelidir.

Boşanma kararının kesinleşme tarihi, tarafların kusur durumları, önceki talepler, feragat beyanları ve varsa anlaşmalı boşanma protokolü birlikte değerlendirilmelidir.

Bunun yanında talep edilecek maddi tazminatın hangi menfaat kaybına dayandığı somut şekilde açıklanmalıdır.

Maddi tazminatın mal paylaşımı, nafaka, ziynet alacağı veya bağımsız haksız fiil tazminatıyla karıştırılması, davanın yanlış hukuki temelde açılmasına neden olabilir.

Özellikle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına az zaman kalmışsa dava açma süreci geciktirilmemelidir.

16. Sık Sorulan Sorular

Boşanma davasında tazminat istemedim, sonradan isteyebilir miyim?

Evet. Açık feragat, kesinleşmiş hüküm veya başka bir hukuki engel bulunmuyorsa ve yasal koşullar mevcutsa boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir maddi tazminat davası açılabilir.

Boşandıktan iki yıl sonra maddi tazminat davası açılır mı?

TMK 178 uyarınca boşanmadan doğan tazminat taleplerinde bir yıllık zamanaşımı uygulanır. İki yıl sonra açılan davada zamanaşımı savunması gündeme gelebilir. Ancak talebin hukuki niteliği ve zamanaşımını etkileyen nedenler ayrıca incelenmelidir.

Anlaşmalı boşanmadan sonra eski eşimden tazminat isteyebilir miyim?

Bu sorunun cevabı anlaşmalı boşanma protokolüne, duruşmadaki beyanlara ve kesinleşmiş mahkeme hükmüne bağlıdır. Tazminat hakkından açıkça vazgeçilmişse sonradan talepte bulunulması hukuki engellerle karşılaşabilir.

Boşanma protokolünde tazminat yazmıyorsa dava açılabilir mi?

Protokolde tazminatın düzenlenmemiş olması tek başına kesin bir sonuç doğurmaz. Tarafların diğer beyanları ve mahkeme hükmü de incelenmelidir.

Boşanma sonrası maddi tazminat davası ne kadar sürer?

Davanın süresi, mahkemenin iş yoğunluğuna, delillerin toplanmasına, önceki boşanma dosyasının kapsamına ve kanun yolu süreçlerine göre değişir. Her dava için geçerli sabit bir süre bulunmamaktadır.

Boşanma sonrası maddi ve manevi tazminat birlikte istenebilir mi?

Evet. TMK 174/1 kapsamında maddi tazminat ve TMK 174/2 kapsamında manevi tazminat, her birinin yasal koşulları mevcutsa birlikte talep edilebilir.

Boşanma davasında tazminattan feragat ettim, yeniden dava açabilir miyim?

Geçerli ve bağlayıcı bir feragat söz konusuysa aynı hakka dayanılarak yeniden dava açılması kural olarak mümkün değildir. Ancak beyanın gerçekten feragat niteliği taşıyıp taşımadığı ve kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

17. Sonuç: Boşanma Davasında Tazminat İstenmemiş Olması Her Zaman Hak Kaybı Anlamına Gelmez

Boşanma davasında maddi tazminat talep edilmemiş olması, tazminat hakkının her durumda sona erdiği anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 174 ve 178. maddeleri uyarınca boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da belirli koşullarda bağımsız maddi tazminat davası açılması mümkündür.

Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için yalnızca bir yıllık zamanaşımı süresine dikkat edilmesi yeterli değildir. Önceki boşanma dosyasında verilen kararlar, tarafların kusur durumları, açık feragat beyanları ve anlaşmalı boşanma protokolünün içeriği birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle anlaşmalı boşanma sonrasında tazminat hakkının devam edip etmediği, protokolde kullanılan ifadelerin hukuki anlamına bağlı olarak değişebilir.

Bu nedenle boşanma davasında tazminat istenmemiş olması ile tazminat hakkından açıkça vazgeçilmiş olması birbirine karıştırılmamalıdır.

Boşanmadan sonra maddi tazminat talep etmeyi düşünen kişilerin, önceki boşanma dosyasını ve kesinleşme tarihini dikkate alarak hukuki durumlarını değerlendirmeleri önem taşımaktadır.

Av. Orçun Akbulut

Aydın merkezli olarak aile hukuku, çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davaları, boşanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri, mal rejiminin tasfiyesi ve boşanma protokollerinden doğan uyuşmazlıklar alanında hukuki hizmet sunulmaktadır.

Aydın, Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası, Didim, İzmir ve çevre illerdeki aile hukuku uyuşmazlıklarında somut olayın özellikleri ve mevcut yargılama dosyası esas alınarak hukuki değerlendirme yapılmaktadır.

İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 174, 178; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 307–311; 4787 sayılı Kanun m. 4.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!