Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası 2026: Kaç Yıl Hapis Cezası Verilir?

Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçu, özellikle sınır illerinde, sahil bölgelerinde ve şehirler arası ulaşım güzergâhlarında yürütülen ceza soruşturmalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Araç içerisinde yabancı uyruklu kişilerin yakalanması, yasa dışı yurt dışına çıkış organizasyonları, göçmenlerin barındırılması ve taşınması gibi olaylar, Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesi kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Ancak bir kişinin aracında düzensiz göçmen bulunması, tek başına göçmen kaçakçılığı suçunun işlendiği anlamına gelmez. Suçun oluşabilmesi için kanunda düzenlenen hareketlerden birinin gerçekleştirilmesi ve failin doğrudan veya dolaylı maddi menfaat elde etme maksadıyla hareket ettiğinin ortaya konulması gerekir.

Özellikle ticari taşımacılık yapan şoförler, taksiciler, minibüs sürücüleri, araç sahipleri ve göçmenlerle birlikte yakalanan kişiler bakımından bu ayrım büyük önem taşımaktadır.

Bu yazımızda 2026 yılı itibarıyla göçmen kaçakçılığı suçunun cezasını, suçun unsurlarını, tutuklama şartlarını, beraat ihtimallerini, Yargıtay kararlarını ve el konulan araçların hukuki durumunu inceleyeceğiz.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Nedir?

Göçmen kaçakçılığı suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesinde düzenlenmiştir.

Kanuna göre doğrudan veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollarla;

  • Bir yabancının Türkiye’ye sokulması,
  • Bir yabancının Türkiye’de kalmasına imkân sağlanması,
  • Türk vatandaşının veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlanması,

göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturabilir.

Bu suçun oluşabilmesi için yalnızca göçmenlerin taşınması veya barındırılması yeterli değildir. Gerçekleştirilen hareketin hukuka aykırı göç faaliyetiyle bağlantısı ve failin maddi menfaat elde etme amacı somut olayın özellikleri içerisinde değerlendirilmelidir.

Göçmen kaçakçılığı suçu, insan ticareti suçundan farklıdır. Göçmen kaçakçılığında temel olarak hukuka aykırı giriş, ülkede kalış veya çıkışa maddi menfaat amacıyla imkân sağlanması söz konusuyken insan ticareti suçunda kişilerin sömürü amacıyla belirli araç ve yöntemlerle temin edilmesi, sevk edilmesi veya barındırılması gibi farklı unsurlar bulunmaktadır.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Cezası 2026 Yılında Kaç Yıldır?

TCK’nın 79/1. maddesi uyarınca göçmen kaçakçılığı suçunun temel cezası:

5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 1.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Hapis cezasıyla birlikte adli para cezasına da hükmedilir.

28 Mart 2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun ile göçmen kaçakçılığı suçunun alt sınırı üç yıldan beş yıla yükseltilmiştir.

Dolayısıyla 2026 yılında işlenen ve temel suç tipine giren bir göçmen kaçakçılığı fiili bakımından mahkeme, kanuni ve takdiri artırım veya indirim nedenleri bulunmadığı takdirde beş yıldan az hapis cezasına hükmedemez.

Ancak suçun işlendiği tarih önemlidir. Daha önceki tarihlerde gerçekleştirilen fiiller bakımından TCK’nın 7. maddesinde düzenlenen lehe kanun ilkesi ayrıca değerlendirilmelidir.

Göçmen kaçakçılığında ceza hangi durumlarda artar?

TCK’nın 79. maddesinde bazı ağırlaştırıcı nedenler öngörülmüştür.

Suçun göçmenlerin hayatı bakımından tehlike oluşturması veya onur kırıcı muameleye maruz bırakılarak işlenmesi hâlinde ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

Örneğin göçmenlerin havasız bir araç bölümünde, ciddi boğulma riski altında veya denizde can güvenliklerini tehlikeye sokacak koşullarda taşınması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarısına kadar artırılabilir.

Bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise ceza yarısından bir katına kadar artırılır.

Bununla birlikte araçta birden fazla göçmenin bulunması, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğini kendiliğinden göstermez. Bu ağırlaştırıcı nedenin uygulanabilmesi için faillerin birlikte hareket ettiğinin belirlenmesi gerekir.

Aynı şekilde, birden fazla kişinin telefonla görüşmüş olması tek başına örgütlü suçun varlığını kanıtlamaz.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Oluşması İçin Maddi Menfaat Şart mı?

Göçmen kaçakçılığı davalarında en önemli tartışmalardan biri maddi menfaat unsurudur.

TCK m.79 kapsamında failin doğrudan veya dolaylı maddi menfaat elde etmek maksadıyla hareket etmesi gerekir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, maddi menfaatin fiilen elde edilmiş olmasının zorunlu olmamasıdır.

Failin bu amaçla hareket ettiğinin ispatlanması yeterli olabilir.

Örneğin bir kişinin yasa dışı yurt dışına çıkış organizasyonu karşılığında para almayı kararlaştırması ancak henüz ödeme yapılmadan yakalanması durumunda, sırf paranın alınmamış olması suçun oluşmasını engellemez.

Buna karşılık maddi menfaat elde etme maksadının bulunmadığı bir yardım davranışı, diğer koşullar da dikkate alındığında, TCK m.79 kapsamında değerlendirilemeyebilir.

Bu nedenle soruşturmalarda şu hususlar önem taşımaktadır:

  • Göçmenlerden para talep edilmiş midir?
  • Şüphelinin banka hesaplarına ödeme yapılmış mıdır?
  • Şüpheliyle göçmenler arasında ücret anlaşması bulunmakta mıdır?
  • Şüpheli bir organizasyonun parçası olarak mı hareket etmiştir?
  • Araç sürücüsünün göçmenlerin hukuki durumunu bildiğini gösteren deliller var mıdır?
  • Şüphelinin davranışının ticari taşıma faaliyeti veya karşılıksız yardım kapsamında kalma ihtimali bulunmakta mıdır?

Bu sorulara verilen cevaplar, suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde etkili olacaktır.

Araçta Kaçak Göçmen Yakalanırsa Şoför Ceza Alır mı?

Uygulamada en sık karşılaşılan olaylardan biri, yol kontrolünde bir otomobil, minibüs, kamyon veya ticari araç içerisinde düzensiz göçmenlerin tespit edilmesidir.

Özellikle şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan kişiler bakımından göçmen kaçakçılığı suçlaması ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Ancak her taşıma faaliyeti göçmen kaçakçılığı değildir.

Örneğin bir taksi sürücüsünün, yolcularını ücret karşılığında bir ilçeden diğerine götürmesi sırasında yolcuların yabancı uyruklu olduğunun anlaşılması, tek başına suçun bütün unsurlarının gerçekleştiğini göstermez.

Bu durumda taşımanın amacı, sürücünün bilgisi, güzergâh, ücretin niteliği, göçmenlerin beyanları ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Normal ticari taşıma ücreti alınması ile yasa dışı göç faaliyetinden maddi menfaat sağlama amacı aynı şey değildir.

Öte yandan sürücünün yasa dışı sınır geçişini bildiği, organizasyona katıldığı ve bunun karşılığında ödeme almayı kararlaştırdığı ispatlanırsa göçmen kaçakçılığı suçundan sorumluluğu gündeme gelebilir.

Önemli olan yalnızca araçta kimin bulunduğu değil, sürücünün hangi amaçla ve hangi bilgiyle hareket ettiğidir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Nasıl Beraat Edilir?

Göçmen kaçakçılığı suçundan beraat kararı verilebilmesi, somut dosyada suçun unsurlarının gerçekleşmemesine veya sanığın suçu işlediğinin kesin ve yeterli delillerle ispatlanamamasına bağlıdır.

Özellikle maddi menfaat maksadının kanıtlanamaması, sanığın organizasyonla bağlantısının kurulamaması ve suçun manevi unsurunun ortaya konulamaması beraat bakımından önem taşır.

Ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı, varsayımlara veya ihtimallere dayandırılamaz.

CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilmelidir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli beraat yönündeki bozma kararı

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/22682 Esas, 2022/17494 Karar sayılı ve 21.09.2022 tarihli kararında, göçmen kaçakçılığı suçunda maddi menfaat unsurunun ispatlanması üzerinde durulmuştur.

Karara konu olayda sanıklar, göçmenlere yardım amacıyla hareket ettiklerini ve maddi menfaat elde etmediklerini savunmuşlardır.

Göçmenlerin beyanları da sanıkların kendilerinden para talep etmediği yönündeki savunmalarını desteklemiştir.

Yargıtay, maddi menfaat elde etme maksadının delillerle somutlaştırılmadığını belirterek mahkûmiyet hükümlerini bozmuştur.

Bu karar, göçmen kaçakçılığı davalarında yalnızca taşıma veya yardım fiilinin tespit edilmesinin her durumda mahkûmiyet için yeterli olmayacağını göstermektedir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2020/14237 Esas, 2020/18647 Karar sayılı kararı

Bu kararda da maddi menfaat elde etme maksadının kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerle ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.

Sanığın bu amaçla hareket ettiğinin tespit edilemediği bir durumda, mahkûmiyetin hangi delillere dayandığı açıklanmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Bu içtihatlar, özellikle göçmenlerle birlikte yakalanan ancak yasa dışı geçiş organizasyonuna katıldığı veya maddi menfaat amacıyla hareket ettiği kanıtlanamayan kişiler bakımından önemlidir.

Ancak her olayın delil durumu farklıdır. Bu kararlar, göçmen taşıyan herkesin beraat edeceği anlamına gelmez.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Tutuklama Olur mu?

Göçmen kaçakçılığı suçu, öngörülen hapis cezasının ağırlığı nedeniyle tutuklama tedbirinin gündeme gelebildiği suçlardandır.

Ancak suçun cezasının yüksek olması, her şüphelinin mutlaka tutuklanacağı anlamına gelmez.

CMK’nın 100. maddesi uyarınca tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir.

Kaçma şüphesi, delilleri yok etme veya değiştirme tehlikesi ve tanıklar üzerinde baskı oluşturma ihtimali gibi hususlar somut olay kapsamında değerlendirilmelidir.

Ayrıca tutuklamanın ölçülü olması ve adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağının gerekçelendirilmesi gerekir.

Göçmen kaçakçılığı suçlamasıyla tutuklanan bir kişi bakımından;

  • Kuvvetli suç şüphesinin dayanakları,
  • Maddi menfaat unsuruna ilişkin deliller,
  • Sabit ikametgâh ve sosyal bağlar,
  • Delillerin toplanma durumu,
  • Kaçma veya delil karartma tehlikesi,
  • Adli kontrol tedbirlerinin yeterliliği,

birlikte incelenmelidir.

Tutuklama bir ceza değil, ceza muhakemesi koruma tedbiridir. Bu nedenle yalnızca suç isnadının ağırlığına dayanılarak otomatik tutuklama kararı verilmesi hukuken doğru değildir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Teşebbüs Hükümleri Uygulanır mı?

TCK’nın 79/1. maddesinde özel bir düzenleme bulunmaktadır.

Kanuna göre göçmen kaçakçılığı suçu teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi tamamlanmış gibi cezalandırılır.

Örneğin yasa dışı yurt dışına çıkış organizasyonu kapsamında göçmenlerin taşınmasına başlanması ancak sınır geçişi gerçekleşmeden yakalanılması durumunda, fiilin teşebbüs aşamasında kalması tek başına cezada teşebbüs indirimi yapılmasını sağlamaz.

Ancak bu düzenleme, henüz suçun icra hareketlerine başlanmamış hazırlık davranışlarının otomatik olarak cezalandırılacağı anlamına gelmez.

Hazırlık hareketleriyle icra hareketlerinin ayrılması, özellikle telefon görüşmeleri ve organizasyon iddialarına dayanan soruşturmalarda önemlidir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda El Konulan Araç Geri Alınabilir mi?

Göçmen kaçakçılığı soruşturmalarında otomobil, minibüs, kamyon, tekne ve benzeri taşıtlara el konulması sık karşılaşılan bir uygulamadır.

Ancak bir aracın suç soruşturmasında kullanılmış olması, mutlaka müsadere edileceği anlamına gelmez.

TCK’nın 54. maddesinde eşya müsaderesinin koşulları düzenlenmiştir.

Araç bakımından mülkiyet durumu, suçta kullanılıp kullanılmadığı, malikinin iyi niyetli üçüncü kişi olup olmadığı ve müsaderenin ölçülülüğü değerlendirilmelidir.

Özellikle aracın suçla ilgisi bulunmayan üçüncü kişiye ait olması hâlinde müsadere koşulları ayrıca incelenmelidir.

Örneğin araç sahibinin bilgisi dışında aracın bir başkası tarafından göçmen kaçakçılığı faaliyetinde kullanılması durumunda, araç malikinin hukuki durumu ile suçun faili olduğu iddia edilen kişinin sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır.

El koyma tedbirine karşı itiraz ve koşulları oluştuğunda aracın iadesini isteme imkânı bulunmaktadır.

Araç iadesi taleplerinde mülkiyet belgeleri, kira sözleşmeleri, araç kullanımına ilişkin kayıtlar ve malikinin olayla bağlantısını gösteren veya bu bağlantıyı çürüten deliller önemlidir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Adli Para Cezası Var mı?

TCK m.79 kapsamında hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmüştür.

Temel suç bakımından 1.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezasına hükmedilir.

Bu cezanın parasal karşılığı, mahkemenin belirleyeceği gün sayısı ve suç tarihinde uygulanacak TCK m.52 hükümleri esas alınarak hesaplanır.

Dolayısıyla göçmen kaçakçılığı suçunda yalnızca hapis cezasına odaklanılması doğru değildir.

Hapis cezasına eklenen adli para cezası da mahkûmiyetin önemli sonuçlarından biridir.

Adli para cezasının miktarı belirlenirken gün sayısının ve bir gün karşılığındaki tutarın hangi gerekçelerle tespit edildiği incelenmelidir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda HAGB veya Cezanın Ertelenmesi Mümkün mü?

Göçmen kaçakçılığı suçunun temel hapis cezasının alt sınırı beş yıldır.

Bu nedenle 2026 yılında işlenen temel suç bakımından, kanuni veya takdiri indirimler sonrasında hükmolunan hapis cezası iki yılın üzerinde kaldığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi yönünden süre şartları sağlanmaz.

Ancak mahkûmiyetin hukuki sonuçları değerlendirilirken suç tarihi, uygulanabilecek indirim nedenleri, failin kişisel durumu ve ilgili kurumların güncel yasal şartları birlikte incelenmelidir.

HAGB, cezanın ertelenmesi ve adli para cezasına çevirme birbirinden farklı hukuki kurumlardır.

Göçmen kaçakçılığı suçunda temel cezanın yüksekliği nedeniyle bu kurumların uygulanma alanı oldukça sınırlıdır.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Etkin Pişmanlık Var mı?

TCK m.79’da göçmen kaçakçılığı suçuna özgü genel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır.

Bu nedenle şüphelinin suçunu kabul etmesi, göçmenlerin yerini bildirmesi veya soruşturma makamlarına yardımcı olması tek başına otomatik bir etkin pişmanlık indirimi doğurmaz.

Bununla birlikte somut olayın özelliklerine göre başka ceza hukuku kurumlarının uygulanma ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin failin yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, koşulları bulunduğunda TCK m.62 kapsamında takdiri indirim bakımından değerlendirilebilir.

Ancak takdiri indirim ile etkin pişmanlık aynı hukuki kurum değildir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Hangi Deliller Önemlidir?

Göçmen kaçakçılığı soruşturmalarında çoğu zaman birden fazla delil birlikte değerlendirilmektedir.

Özellikle şu deliller önem taşımaktadır:

  • Göçmenlerin kolluk ve savcılık ifadeleri,
  • Şüphelilerin savunmaları,
  • Telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalar,
  • HTS ve baz istasyonu kayıtları,
  • Banka hesap hareketleri,
  • Araç takip ve GPS kayıtları,
  • Kamera görüntüleri,
  • Otel ve konaklama kayıtları,
  • Araç kiralama sözleşmeleri,
  • Yol kontrol ve yakalama tutanakları.

Ancak delillerin bulunması kadar bunların hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve sanığın fiiliyle bağlantısının kurulması da önemlidir.

Örneğin bir şüphelinin başka bir kişiyle telefon görüşmesi yapmış olması, tek başına göçmen kaçakçılığı organizasyonuna katıldığını kanıtlamaz.

Benzer şekilde göçmenlerin bulunduğu bölgede baz istasyonu kaydının bulunması, olayın diğer delilleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Ceza yargılamasında önemli olan, delillerin bir bütün olarak suçun unsurlarını ispatlayıp ispatlamadığıdır.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Yargıtay Kararları Neden Önemlidir?

Göçmen kaçakçılığı dosyalarında maddi menfaat maksadının ispatı, taşıma faaliyetinin hukuki niteliği, sanığın organizasyonla bağlantısı ve suçun nitelikli hâllerinin oluşup oluşmadığı sıkça tartışılmaktadır.

Yargıtay kararları, bu unsurların somut olaylarda nasıl değerlendirildiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Örneğin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2013/11784 Esas, 2014/2085 Karar sayılı kararında, hukuka aykırı şekilde Türkiye’ye giren yabancının iş yerinde barındırılması ve çalıştırılmasıyla bağlantılı bir olay değerlendirilmiş; mahkûmiyet hükmü oyçokluğuyla onanmıştır.

Karardaki karşı oyda ise maddi menfaat unsurunun oluşmadığı görüşü savunulmuştur.

Bu karar, yabancı uyruklu kişilerin çalıştırılması veya barındırılmasıyla ilgili her olayın aynı hukuki sonuca götürmeyeceğini; somut fiilin niteliği ve maddi menfaat unsurunun ayrıca tartışılması gerektiğini göstermektedir.

Diğer taraftan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/22682 Esas, 2022/17494 Karar sayılı kararı, maddi menfaat elde etme maksadının ispatlanamaması hâlinde beraat gerektiği yönünden önem taşımaktadır.

Dolayısıyla göçmen kaçakçılığı suçlamasına karşı hazırlanacak savunmanın, yalnızca genel ifadelerden oluşması yeterli değildir.

Somut olayla bağlantılı içtihatların, suçun maddi ve manevi unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?

Göçmen kaçakçılığı davalarında etkili bir savunma, olayın başlangıcından itibaren bütün delillerin incelenmesini gerektirir.

Öncelikle sanığa isnat edilen fiilin TCK m.79’da düzenlenen hangi seçimlik harekete karşılık geldiği belirlenmelidir.

Ardından maddi menfaat elde etme maksadının hangi delillere dayandırıldığı incelenmelidir.

Özellikle araç sürücüsü olan sanıklar bakımından, taşımanın sıradan bir yolcu taşıma faaliyeti mi yoksa yasa dışı göç organizasyonunun parçası mı olduğu araştırılmalıdır.

Telefon görüşmeleri, banka hareketleri ve göçmen ifadeleri arasında çelişki bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.

Ayrıca tutukluluk hâli, el koyma kararları ve müsadere ihtimali ayrı hukuki sorunlar olarak ele alınmalıdır.

Savunma hazırlanırken yalnızca beraat ihtimali değil, mahkûmiyet hâlinde uygulanabilecek artırım ve indirim hükümleri de değerlendirilmelidir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Göçmen kaçakçılığı suçu kaç yıl hapis cezasıdır?

2026 yılı itibarıyla TCK m.79 kapsamında temel ceza beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve 1.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezasıdır. Nitelikli hâllerde ceza artırılabilir.

Kaçak göçmen taşıyan herkes ceza alır mı?

Hayır. Suçun oluşması için kanuni unsurların gerçekleşmesi gerekir. Özellikle maddi menfaat elde etme maksadı ve sanığın hukuka aykırı göç faaliyetiyle bağlantısı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Göçmen kaçakçılığında para alınmamışsa beraat edilir mi?

Paranın fiilen alınmamış olması tek başına beraat nedeni değildir. Ancak maddi menfaat elde etme maksadının ispatlanamaması beraat bakımından önemli olabilir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda tutuklama zorunlu mudur?

Hayır. Tutuklama için CMK’da öngörülen koşulların gerçekleşmesi gerekir. Tutuklamanın ölçülü olması ve adli kontrol tedbirlerinin yeterliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Göçmen kaçakçılığında araç geri alınabilir mi?

Evet. El koyma ve müsadere koşullarına göre aracın iadesi talep edilebilir. Özellikle suçla ilgisi bulunmayan iyi niyetli üçüncü kişilerin mülkiyet hakları önem taşımaktadır.

Göçmen kaçakçılığına teşebbüste ceza indirimi olur mu?

TCK m.79’un özel düzenlemesi gereğince suç teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır. Ancak icra hareketlerine başlanıp başlanmadığı ayrıca incelenmelidir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda beraat mümkün müdür?

Evet. Suçun unsurlarının gerçekleşmemesi veya sanığın suçu işlediğinin her türlü makul şüpheden uzak şekilde ispatlanamaması hâlinde beraat kararı verilebilir.

Sonuç: Göçmen Kaçakçılığı Davalarında Suçun Unsurları ve Deliller Belirleyicidir

Göçmen kaçakçılığı suçu, TCK m.79 kapsamında ağır hapis ve adli para cezası öngörülen suçlardan biridir.

Ancak suçlamanın ciddi olması, her olayda mahkûmiyet kararı verilmesini gerektirmez.

Özellikle maddi menfaat elde etme maksadının bulunup bulunmadığı, sanığın yasa dışı göç organizasyonuyla bağlantısı, delillerin hukuka uygunluğu ve suçun nitelikli hâllerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.

Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, maddi menfaat maksadının varsayımlarla değil, somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Araçta yabancı uyruklu kişilerin bulunması, bir telefon görüşmesi yapılması veya göçmenlerin taşınmış olması, olayın diğer unsurları incelenmeden tek başına mahkûmiyet gerekçesi hâline getirilmemelidir.

Göçmen kaçakçılığı soruşturması veya kovuşturmasıyla karşı karşıya kalan kişiler bakımından erken aşamada dosyanın incelenmesi, delillerin değerlendirilmesi ve uygun hukuki başvuruların yapılması önem taşımaktadır.

Avukat Orçun Akbulut – Aydın

Ceza hukuku ve yabancılar hukuku kapsamında göçmen kaçakçılığı soruşturmaları, tutuklama kararları, ceza davaları, istinaf başvuruları ve el konulan araçların iadesine ilişkin hukuki süreçler somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri ve suç tarihi uygulanacak hukuki hükümleri değiştirebilir.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!