Bir kişi hakkında farklı mahkemeler tarafından birden fazla hapis cezasına hükmedilmiş olabilir. Bu cezaların kesinleşmesi üzerine infaz savcılığı tarafından cezaların toplanması işlemi gündeme gelir. Ancak birden fazla hapis cezasının bulunması, bütün cezaların tek bir mahkûmiyet hükmüne dönüşeceği anlamına gelmez.
Birden fazla hapis cezasının toplanması, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca kesinleşmiş cezalar, koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanması amacıyla infaz hâkimliği tarafından toplanır.
Uygulamada içtima olarak adlandırılan bu işlem, hükümlünün cezaevinde geçireceği sürenin belirlenmesi bakımından önemlidir. Özellikle farklı suç tarihlerine, farklı infaz oranlarına veya tekerrür hükümlerine tabi mahkûmiyetlerin bulunması hâlinde yanlış hesaplama yapılması mümkündür.
İçtima kararındaki hata, hükümlünün koşullu salıverilme tarihini değiştirebilir. Bazı durumlarda açık ceza infaz kurumuna ayrılma veya denetimli serbestlikten yararlanma tarihi de bu hatadan etkilenebilir.
Bu nedenle içtima kararı yalnızca cezaların matematiksel olarak toplanmasından ibaret görülmemelidir.
1. Cezaların İçtimaı Nedir?
Cezaların içtimaı, bir kişi hakkında farklı kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bulunması hâlinde bu cezaların infaz hukuku bakımından birlikte değerlendirilmesidir.
5275 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre her ceza diğerinden bağımsızdır ve hukuki varlığını ayrı ayrı korur.
Bununla birlikte birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyet bulunduğunda, koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesi amacıyla cezaların toplanmasına karar verilir.
Örneğin bir kişi hakkında farklı mahkemeler tarafından iki yıl, üç yıl ve bir yıl hapis cezası verilmiş olabilir. Bu cezaların tamamı kesinleşmişse, gerekli koşulların bulunması hâlinde toplam altı yıl üzerinden içtima kararı düzenlenir.
Ancak bu örnekte altı yıllık toplam cezanın bulunması, hükümlünün mutlaka altı yıl cezaevinde kalacağı anlamına gelmez.
İnfazda uygulanacak oranlar, suç tarihleri, tekerrür hükümleri ve diğer yasal düzenlemeler ayrıca incelenmelidir.
2. Birden Fazla Hapis Cezası Otomatik Olarak Birleştirilir mi?
Hayır. Birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyetin bulunması hâlinde cezaların toplanması için yetkili infaz hâkimliğinden karar alınması gerekir.
Cezaların toplanması işlemi, mahkûmiyet kararlarının kendiliğinden tek bir cezaya dönüşmesi anlamına gelmez.
Örneğin üç ayrı dosyadan kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kişinin cezaları toplandığında, her mahkûmiyet kendi hukuki varlığını korur.
Bu ayrım özellikle sonradan mahkûmiyetlerden birinin bozulması, ortadan kaldırılması veya infazına engel bir hukuki durumun ortaya çıkması hâlinde önem kazanır.
Böyle bir durumda mevcut toplama kararının yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
3. Cezaların Toplanması Kararını Hangi Mahkeme Verir?
5275 sayılı Kanun’un 101. maddesine göre cezaların toplanması konusunda görevli merci infaz hâkimliğidir.
Yetkili infaz hâkimliği belirlenirken kural olarak en fazla cezaya hükmetmiş mahkemenin bulunduğu yer esas alınır.
Birden fazla infaz hâkimliğinin yetkili olması hâlinde son hükmü vermiş mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliği yetkili olur.
Kanunda Yargıtay veya bölge adliye mahkemelerinin belirli sıfatlarla verdiği hükümler bakımından özel yetki kuralları da bulunmaktadır.
Örneğin Aydın’daki bir mahkemeden iki yıl, İzmir’deki bir mahkemeden beş yıl ve Denizli’deki bir mahkemeden bir yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü bakımından, diğer şartların aynı olduğu varsayımında, toplama kararında yetkili merci İzmir’deki ilgili infaz hâkimliği olacaktır.
Yetkinin yanlış belirlenmesi, içtima kararının hukuka uygunluğunun incelenmesini gerektirebilir.
4. İki Ayrı Hapis Cezası Nasıl Toplanır?
İki ayrı kesinleşmiş hapis cezasının bulunması hâlinde öncelikle her iki mahkûmiyetin infaza elverişli olup olmadığı belirlenir.
Ardından cezaların miktarı ve niteliği tespit edilir.
Örneğin birinci dosyadan iki yıl altı ay, ikinci dosyadan üç yıl altı ay hapis cezası verilmişse, cezaların toplamı altı yıldır.
Ancak bu altı yıllık ceza bakımından koşullu salıverilme hesabı yapılırken her iki mahkûmiyetin tabi olduğu infaz rejimi ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle suçların farklı tarihlerde işlenmiş olması veya farklı infaz oranlarına tabi bulunması hâlinde toplam cezanın tek bir oranla hesaplanması hatalı sonuç doğurabilir.
5. Üç veya Daha Fazla Hapis Cezası Nasıl Toplanır?
Üç veya daha fazla kesinleşmiş mahkûmiyet bulunduğunda da temel ilke değişmez.
Her ceza ayrı ayrı belirlenir ve infaz hukuku bakımından toplanır.
Örneğin hükümlünün iki yıl, dört yıl, bir yıl altı ay ve altı ay hapis cezası bulunduğunu düşünelim.
Bu cezaların aritmetik toplamı sekiz yıldır.
Ancak hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin belirlenebilmesi için yalnızca toplam cezanın bilinmesi yeterli değildir.
Mahkûmiyetlerin suç tarihleri, infaz oranları, tekerrür durumları ve varsa daha önce infaz edilen süreler değerlendirilmelidir.
Özellikle birden fazla içtima kararı düzenlenmiş dosyalarda, aynı mahkûmiyetin iki kez hesaba katılıp katılmadığı kontrol edilmelidir.
6. İçtima Kararı Cezaları Tek Bir Mahkûmiyete Dönüştürür mü?
Hayır.
Cezaların toplanması, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldırmaz veya bunların yerine yeni bir mahkûmiyet hükmü oluşturmaz.
Her ceza hukuki varlığını korur.
Bu nedenle bir mahkûmiyet hakkında sonradan verilen bozma, uyarlama veya infaza ilişkin karar, diğer mahkûmiyetleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Örneğin toplam sekiz yıl hapis cezası bulunan bir hükümlünün iki yıllık mahkûmiyeti sonradan ortadan kaldırılırsa, içtima kararının kalan cezalar üzerinden yeniden düzenlenmesi gündeme gelir.
Ancak bunun için ilgili kararın hukuki niteliği ve kesinleşme durumu incelenmelidir.
7. Farklı İnfaz Oranlarına Tabi Cezalar Nasıl Toplanır?
İnfaz hukukunda en önemli meselelerden biri farklı infaz oranlarına tabi cezaların birlikte bulunmasıdır.
5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinde koşullu salıverilme düzenlenmiştir.
Bununla birlikte bütün suçlar ve bütün hükümlüler bakımından aynı koşullu salıverilme oranı uygulanmaz.
Suçun türü, işlendiği tarih, özel kanun hükümleri ve tekerrür durumu farklı infaz rejimlerinin uygulanmasını gerektirebilir.
Örneğin bir mahkûmiyet bakımından cezanın yarısının, diğer bir mahkûmiyet bakımından üçte ikisinin infazı koşullu salıverilme hesabında esas alınabiliyorsa, bu farklılık dikkate alınmalıdır.
Burada önemli olan, her mahkûmiyetin tabi olduğu rejimin hukuka uygun şekilde belirlenmesidir.
Toplama kararı bulunması, farklı infaz rejimlerinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
8. İçtima Kararı Koşullu Salıverilme Tarihini Değiştirir mi?
Evet.
Cezaların toplanması, koşullu salıverilme tarihinin belirlenmesinde doğrudan etkili olabilir.
Ancak içtima kararında gösterilen toplam ceza ile koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre aynı kavram değildir.
Örneğin toplam altı yıl hapis cezası bulunan bir hükümlünün hangi tarihte koşullu salıverilmeden yararlanabileceği, yalnızca altı yıllık toplam ceza üzerinden belirlenemez.
Hükümlünün tabi olduğu infaz rejimi, mahsup edilecek süreleri ve diğer kanuni şartları dikkate alınmalıdır.
İçtima kararının değiştirilmesi veya yeni bir mahkûmiyetin toplama kararına eklenmesi, müddetnamenin yeniden düzenlenmesini gerektirebilir.
9. İçtima Kararı Denetimli Serbestliği Etkiler mi?
Evet.
5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlikten yararlanılabilmesi bakımından koşullu salıverilme tarihi önemlidir.
Birden fazla cezanın toplanması sonucunda koşullu salıverilme tarihi değişiyorsa, denetimli serbestlikten yararlanma tarihi de etkilenebilir.
Ancak içtima kararı verilmesi, hükümlünün denetimli serbestlikten otomatik olarak yararlanacağı anlamına gelmez.
Suç tarihi, infaz rejimi, geçici düzenlemeler ve hükümlünün diğer yasal şartları taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle denetimli serbestlik hesabı yapılırken yalnızca toplam hapis cezasının miktarına bakılması yeterli değildir.
10. Tekerrür Hükümleri Bulunan Cezalar Nasıl Toplanır?
Tekerrür hükümleri, içtima kararlarının incelenmesinde özel önem taşır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesi, mükerrirlere özgü infaz rejimi bakımından temel düzenlemeleri içermektedir.
Birden fazla mahkûmiyetin bulunması, her mahkûmiyet bakımından tekerrür hükümlerinin uygulanacağı anlamına gelmez.
Tekerrür şartlarının oluşup oluşmadığı, ilgili mahkûmiyetin suç tarihi ve önceki kesinleşmiş hükümler dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Özellikle farklı mahkûmiyetlerden birinde tekerrür hükümleri uygulanmış, diğerinde uygulanmamışsa infaz hesabının bu farklılık gözetilerek yapılması gerekir.
İçtima işlemi, tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı bir mahkûmiyete kendiliğinden tekerrür sonucu bağlanması için gerekçe oluşturmaz.
11. İkinci Kez Mükerrirlik Bulunan Dosyalarda İçtima Nasıl Yapılır?
İkinci kez mükerrirlik, infaz hesabını etkileyebilen önemli bir hukuki durumdur.
Ancak ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanabilmesi için ilgili mahkûmiyet bakımından kanuni şartların bulunması gerekir.
Bir kişinin çok sayıda mahkûmiyetinin olması, tek başına ikinci kez mükerrir sayılması için yeterli değildir.
Özellikle önceki mahkûmiyetlerin kesinleşme tarihleri ve yeni suçların işlendiği tarihler önemlidir.
Ayrıca ikinci kez mükerrirlik bakımından 2025 yılında yapılan kanun değişiklikleri de dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle ikinci kez mükerrirlik içeren içtima kararlarında, eski infaz hükümlerinin hiçbir değerlendirme yapılmadan uygulanması hukuki hata doğurabilir.
12. Adli Para Cezasından Çevrilen Hapis Cezası İçtimaya Dahil Edilir mi?
5275 sayılı Kanun’un 99. maddesinde bu konuda açık düzenleme bulunmaktadır.
Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, adli para cezasından çevrilen hapsin hukuki niteliğidir.
Adli para cezasından çevrilen hapis cezası ile doğrudan mahkûmiyet hükmünde verilen hapis cezasının bütün infaz sonuçlarının aynı olduğu düşünülmemelidir.
Bu nedenle içtima kararında adli para cezasından çevrilen hapis cezası bulunuyorsa, uygulanacak özel infaz hükümleri ayrıca incelenmelidir.
13. İçtima Kararında Mahsup Hatası Yapılabilir mi?
Evet.
Hükümlünün daha önce gözaltında veya tutuklu geçirdiği sürelerin infaz hesabında eksik dikkate alınması mümkündür.
Özellikle birden fazla mahkûmiyet bulunan dosyalarda önceki tutukluluk sürelerinin hangi cezadan mahsup edildiği araştırılmalıdır.
Aynı tutukluluk süresinin iki kez mahsup edilmesi mümkün olmadığı gibi, yasal şartları taşıyan ve daha önce kullanılmamış bir tutukluluk süresinin tamamen göz ardı edilmesi de hukuka aykırılık oluşturabilir.
Bu nedenle içtima kararının incelenmesi sırasında önceki mahsup kararları ve müddetnameler birlikte değerlendirilmelidir.
14. İçtima Kararında Aynı Ceza İki Kez Toplanmışsa Ne Yapılır?
Bir mahkûmiyetin aynı içtima hesabında mükerrer biçimde yer alması, toplam cezanın yanlış belirlenmesine neden olabilir.
Örneğin üç ayrı mahkûmiyet bulunduğu hâlde önceki içtima kararındaki toplam ceza ile bu toplamın içinde zaten bulunan mahkûmiyetin yeniden hesaba katılması, mükerrer toplama sonucunu doğurabilir.
Bu tür hatalar özellikle eski içtima kararlarının yeni toplama kararına esas alındığı dosyalarda ortaya çıkabilir.
Bu nedenle önceki içtima kararlarının hangi mahkûmiyetleri kapsadığı tek tek belirlenmelidir.
Mükerrer toplama tespit edilirse infaz hâkimliğinden hukuka uygun yeni hesaplama yapılması talep edilmelidir.
15. İçtima Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
5275 sayılı Kanun’un 101. maddesinin üçüncü fıkrası, bu madde kapsamında verilen kararlara karşı itiraz yolunu açık tutmaktadır.
Dolayısıyla cezaların toplanmasına ilişkin infaz hâkimliği kararına karşı kanuni süresinde itiraz edilebilir.
İtirazda yalnızca toplam cezanın fazla olduğu belirtilmemelidir.
Hangi mahkûmiyetin yanlış hesaba katıldığı, hangi cezanın mükerrer toplandığı veya hangi hukuki düzenlemenin hatalı uygulandığı somut biçimde açıklanmalıdır.
İtirazın etkili olabilmesi için içtima kararındaki hata ile hükümlünün infaz durumu arasındaki bağlantının ortaya konulması önemlidir.
16. İçtima Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
İnfaz hâkimliği kararlarına karşı itiraz usulünde 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri dikkate alınır.
Güncel düzenlemeler uyarınca infaz hâkimliği kararına karşı itiraz süresi, kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır.
İtirazın süresinde yapılması önemlidir.
Kararın hükümlüye veya müdafiine bildirilme şekli ve tarihi, sürenin belirlenmesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
İtirazın incelenmesinde görevli merci ağır ceza mahkemesidir.
17. İçtima Kararı Kesinleşmişse Yeniden Hesaplama Yapılabilir mi?
Evet. Ancak kesinleşmiş bir içtima kararının bulunması, hiçbir hukuki sebep olmaksızın sürekli yeni başvuru yapılabileceği anlamına gelmez.
Yeni bir mahkûmiyetin kesinleşmesi, mevcut mahkûmiyetlerden birinin ortadan kalkması veya infaz hesabını etkileyen yeni bir hukuki durumun ortaya çıkması hâlinde toplama kararının yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
Ayrıca infaz edilecek cezanın hesabında hukuki tereddüt bulunması durumunda 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesi kapsamında başvuru yapılabilir.
Bu nedenle daha önce içtima kararı verilmiş olması, sonradan ortaya çıkan infaz uyuşmazlıklarının incelenmesine mutlak engel değildir.
18. İçtima Kararı Bozulursa Hükümlü Tahliye Edilir mi?
İçtima kararının kaldırılması veya değiştirilmesi, her durumda doğrudan tahliye sonucu doğurmaz.
Yeni hesaplama sonucunda hükümlünün infaz etmesi gereken ceza ve koşullu salıverilme tarihi yeniden belirlenir.
Hükümlünün yasal olarak ceza infaz kurumunda kalması gereken süre tamamlanmışsa, diğer hukuki engellerin bulunmaması koşuluyla tahliye gündeme gelebilir.
Ancak başka kesinleşmiş mahkûmiyetler nedeniyle infazın devam etmesi gerekiyorsa hükümlünün cezaevinde kalması söz konusu olabilir.
Bu nedenle içtima kararının düzeltilmesi ile tahliye sonucunun birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.
19. İçtima Kararı Nedeniyle Tahliye Tarihi Yanlış Hesaplanmışsa Ne Yapılır?
Tahliye tarihinin yanlış hesaplandığı düşünülüyorsa öncelikle güncel müddetname ile içtima kararının karşılaştırılması gerekir.
İçtima kararındaki toplam ceza doğru olduğu hâlde koşullu salıverilme hesabı yanlış yapılmış olabilir.
Buna karşılık bazı dosyalarda doğrudan içtima kararında hata bulunabilir.
Bu iki durum farklı hukuki başvurular gerektirebilir.
Toplama kararının kendisinde hata varsa bu kararın düzeltilmesi veya kaldırılması istenebilir.
İnfaz hesabında tereddüt bulunuyorsa 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesi kapsamında infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Hükümlünün gereğinden fazla cezaevinde kalma ihtimali bulunuyorsa infazın durdurulması veya gerekli tahliye işlemlerinin yapılması talebi de somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
20. İçtima Kararına İtiraz İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
İçtima kararına yönelik hukuki incelemede yalnızca son müddetnamenin görülmesi yeterli olmayabilir.
Bütün mahkûmiyet kararlarının, kesinleşme şerhlerinin ve önceki içtima kararlarının incelenmesi gerekir.
Özellikle suç tarihleri, ceza miktarları, uygulanan tekerrür hükümleri ve önceki infaz süreleri önemlidir.
Başvuruda güncel müddetname, infaz hâkimliği içtima kararı, önceki toplama kararları, mahkûmiyet hükümleri ve varsa mahsup kararları birlikte değerlendirilmelidir.
Bu belgelerin karşılaştırılması sonucunda hatanın hangi işlemden kaynaklandığı belirlenebilir.
21. İçtima Kararı Olmadan Müddetname Düzenlenebilir mi?
Birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyetin bulunduğu ve cezaların toplanmasını gerektiren hâllerde, 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesine uygun toplama kararı alınması gerekir.
Müddetnamenin düzenlenmesi ise infaz savcılığının yürüttüğü infaz işlemlerindendir.
İçtima kararı ile müddetname aynı belge değildir.
İçtima kararı, cezaların kanuni koşullar çerçevesinde toplanmasına ilişkin yargısal karardır.
Müddetname ise infaz edilecek ceza ve tahliye tarihlerinin hesaplanmasını gösterir.
Bu nedenle müddetnamede hata bulunması ile içtima kararında hata bulunması birbirinden ayrılmalıdır.
22. Sonradan Yeni Bir Ceza Kesinleşirse İçtima Kararı Değişir mi?
Evet.
Hükümlü hakkında daha önce içtima kararı verilmişken başka bir mahkûmiyetin kesinleşmesi mümkündür.
Yeni mahkûmiyetin infaza dahil edilmesi gereken hâllerde mevcut toplama kararının yeniden düzenlenmesi gündeme gelir.
Bu işlem sırasında önceki içtima kararında yer alan cezaların yeniden ve mükerrer biçimde hesaba katılmamasına dikkat edilmelidir.
Ayrıca yeni cezanın suç tarihi ve tabi olduğu infaz rejimi değerlendirilmelidir.
Yeni mahkûmiyetin eklenmesi sonucunda koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri değişebilir.
23. İçtima Kararı ile Zincirleme Suç ve Fikri İçtima Aynı Şey midir?
Hayır.
Ceza hukukunda içtima kavramı farklı anlamlarda kullanılmaktadır.
Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde zincirleme suç, 44. maddesinde ise fikri içtima düzenlenmiştir.
Bu hükümler, suçların ve cezaların belirlenmesi aşamasına ilişkindir.
5275 sayılı Kanun’un 99. maddesinde düzenlenen cezaların toplanması ise kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infaz aşamasındaki değerlendirilmesine ilişkindir.
Dolayısıyla infaz hukukundaki içtima kararı ile TCK’nın 43 ve 44. maddelerindeki düzenlemeler birbirinden farklıdır.
24. İçtima Kararında En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
İnfaz uygulamasında içtima kararlarının incelenmesini gerektiren farklı hatalarla karşılaşılabilir.
Bunların başında aynı mahkûmiyetin mükerrer biçimde toplama kararına dahil edilmesi gelir.
Bunun yanında henüz kesinleşmemiş bir hükmün toplama hesabına alınması, ortadan kaldırılmış bir mahkûmiyetin hesapta tutulması veya farklı infaz rejimlerinin yanlış değerlendirilmesi söz konusu olabilir.
Özellikle tekerrür hükümlerinin yanlış uygulanması, koşullu salıverilme hesabını önemli ölçüde etkileyebilir.
Ayrıca önceki tutukluluk sürelerinin mahsup edilmemesi veya önceki içtima kararlarının kapsamının yanlış belirlenmesi de infaz hesabında uyuşmazlığa neden olabilir.
Bu nedenle içtima kararının yalnızca toplam ceza miktarı üzerinden kontrol edilmesi yeterli değildir.
25. Sonuç: İçtima Kararındaki Hata Hükümlünün Tahliye Tarihini Değiştirebilir
Birden fazla kesinleşmiş hapis cezasının bulunması hâlinde cezaların toplanması, infaz hukukunun önemli işlemlerinden biridir.
5275 sayılı Kanun’un 99. maddesi uyarınca verilen içtima kararı, mahkûmiyetleri ortadan kaldırmaz ve cezaları yeni bir mahkûmiyete dönüştürmez.
Ancak cezaların birlikte infaz edilmesi ve koşullu salıverilme hesabının yapılması bakımından belirleyici rol oynar.
Özellikle farklı infaz oranlarına tabi mahkûmiyetler, tekerrür hükümleri, adli para cezasından çevrilen hapis cezaları ve önceki mahsup işlemleri bulunan dosyalarda ayrıntılı inceleme yapılmalıdır.
İçtima kararındaki bir hata, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçireceği sürenin yanlış hesaplanmasına neden olabilir.
Bu nedenle birden fazla mahkûmiyeti bulunan hükümlüler bakımından içtima kararı, müddetname ve mahkûmiyet hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuka aykırı bir toplama kararı bulunduğunda, kanuni süresinde itiraz yoluna başvurulması veya koşulları varsa infaz hesabının yeniden belirlenmesinin talep edilmesi mümkündür.
Sık Sorulan Sorular
İki ayrı hapis cezası birleştirilir mi?
Evet. Kanuni koşulların bulunması hâlinde kesinleşmiş cezalar, koşullu salıverilme hesabı bakımından infaz hâkimliği tarafından toplanır.
İki yıl ve üç yıl hapis cezası alan kişi kaç yıl yatar?
Toplam ceza beş yıldır. Ancak cezaevinde geçirilecek süre, suçların türü, tarihleri, infaz oranları ve diğer kanuni şartlara göre belirlenir.
İçtima kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. 5275 sayılı Kanun’un 101. maddesi kapsamında verilen toplama kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.
İçtima kararını hangi mahkeme verir?
Kural olarak en fazla cezaya hükmetmiş mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliği yetkilidir.
İçtima kararı kaldırılırsa tahliye olunur mu?
Yeni infaz hesabına göre hükümlünün cezaevinde kalması gereken süre tamamlanmışsa ve başka hukuki engel yoksa tahliye gündeme gelebilir.
Yeni ceza kesinleşirse eski içtima kararı değişir mi?
Yeni cezanın toplama kararına dahil edilmesi gereken hâllerde yeniden içtima kararı düzenlenebilir.
İkinci kez mükerrir olan kişinin cezaları toplanır mı?
Evet. Ancak her mahkûmiyetin tabi olduğu infaz rejimi ve ikinci kez mükerrirlik şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Av. Orçun Akbulut
Aydın merkezli olarak ceza hukuku, kesinleşmiş hapis cezaları, infaz hesaplamaları, içtima kararları ve infaz hâkimliği başvuruları alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İnfaz hesabı, suç tarihi, mahkûmiyet kararları ve uygulanacak mevzuat dikkate alınarak her dosya bakımından ayrı ayrı değerlendirilmelidir.