FETÖ Dosyam Yargıtay’da, Avukatımı Değiştirebilir miyim? Yeni Avukat Dosyaya Nasıl Müdahale Eder? (2026)

FETÖ/PDY kapsamında silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılanan ve hakkında mahkûmiyet kararı verilen birçok kişinin dosyası Yargıtay’da temyiz incelemesini beklemektedir. Bazı dosyalarda inceleme yıllardır devam ederken, bazı dosyalarda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi düzenlenmiş, ancak henüz ilgili ceza dairesince karar verilmemiştir.

Bu süreçte sanıkların en fazla merak ettiği konulardan biri, dosya Yargıtay’a gönderildikten sonra avukat değişikliğinin mümkün olup olmadığıdır.

Özellikle mevcut avukatının yeterli hukuki çalışma yapmadığını düşünen, temyiz dilekçesinde önemli eksiklikler bulunduğundan şüphelenen veya dosyasını başka bir avukata inceletmek isteyen kişiler, Yargıtay aşamasında artık yapılabilecek bir şey kalmadığını düşünmektedir.

Oysa FETÖ davasının Yargıtay’da bulunması, sanığın müdafi değiştirmesine veya başka bir avukattan hukuki yardım almasına engel değildir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 149. maddesi, şüpheli veya sanığa soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanma hakkı tanımaktadır.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: Yeni bir avukatın dosyaya katılması mümkündür; buna karşılık yeni avukatın önceki temyiz sürecindeki bütün eksiklikleri sınırsız biçimde giderebileceği söylenemez.

Bu nedenle Yargıtay aşamasındaki FETÖ davalarında avukat değişikliği değerlendirilirken dosyanın bulunduğu aşama, önceki temyiz başvurularının içeriği ve kanuni süreler birlikte incelenmelidir.

FETÖ Davası Yargıtay’dayken Avukat Değiştirilebilir mi?

Evet. Yargıtay aşamasında avukat değişikliği yapılabilir.

Sanığın müdafi seçme hakkı, yalnızca ilk derece mahkemesindeki yargılamayla sınırlı değildir. İstinaf ve temyiz aşamalarında da hukuki yardım alınması mümkündür.

CMK’nın 149. maddesinde düzenlenen müdafi seçme hakkı, savunma hakkının temel güvencelerinden biridir.

Bu kapsamda sanık, mevcut avukatıyla çalışmaya devam edebileceği gibi başka bir avukata vekâlet verebilir veya koşullarına göre önceki müdafilik ilişkisini sona erdirebilir.

Üstelik yeni bir avukatla çalışmak için mutlaka önceki avukatın hukuki hata yaptığının ispatlanması gerekmez.

Avukat ile müvekkil arasındaki ilişkinin temelinde güven bulunmaktadır. Sanık, savunmasının başka bir avukat tarafından değerlendirilmesini isteyebilir.

Ancak özel vekâlet ilişkisi ile baro tarafından görevlendirilen müdafilik birbirinden farklıdır. Zorunlu müdafilik bulunan dosyalarda önceki müdafinin görevinin sona ermesi, yeni müdafinin dosyaya katılması ve savunmanın kesintisiz sürdürülmesi ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargıtay’daki FETÖ Dosyasına Yeni Avukat Nasıl Girer?

Yeni avukatın dosyada işlem yapabilmesi için öncelikle temsil yetkisinin usulüne uygun biçimde oluşturulması gerekir.

Özel müdafilik bakımından vekâletname düzenlenmesi, dosyaya sunulması ve UYAP üzerinden gerekli işlemlerin yapılması gündeme gelebilir.

Bununla birlikte ceza muhakemesinde müdafilik ilişkisinin kurulması ile vekâletnamenin dosyaya sunulması her durumda aynı hukuki mesele değildir. Sanığın müdafi seçimine ilişkin beyanı ve somut işlemin niteliği önem taşır.

Yeni müdafi, yetkisi çerçevesinde dosyanın bulunduğu Yargıtay ceza dairesini, esas numarasını ve incelemenin hangi aşamada olduğunu belirleyebilir.

Ardından dosyanın kapsamına göre hukuki inceleme yapılabilir.

Bu inceleme sırasında yalnızca Yargıtay dosyasının güncel durumuna bakılması yeterli değildir.

Mahkûmiyet kararına nasıl ulaşıldığının ve önceki savunmanın hangi gerekçelere dayandığının anlaşılması gerekir.

Özellikle şu belgeler önemlidir:

  • İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararı,
  • Bölge adliye mahkemesinin kararı,
  • İstinaf başvuru dilekçeleri,
  • Temyiz başvuru dilekçesi,
  • Önceki müdafinin sunduğu ek beyanlar,
  • Varsa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi,
  • Savunma taleplerinin reddine ilişkin ara kararlar,
  • Hükme esas alınan önemli deliller ve bilirkişi raporları.

Dosyanın geçmişi bilinmeden hazırlanacak bir dilekçe, mevcut temyiz gerekçelerinin tekrarından ibaret kalabilir.

Yeni Avukat Yargıtay’a Ek Dilekçe Verebilir mi?

Yargıtay aşamasındaki FETÖ dosyalarında en fazla sorulan sorulardan biri budur.

Yeni müdafinin dosyaya yazılı beyan veya hukuki değerlendirme sunması mümkündür. Ancak sunulan her dilekçenin, yeni temyiz sebeplerini inceleme kapsamına sokacağı düşünülmemelidir.

5271 sayılı CMK’nın 294. maddesine göre temyiz eden kişi, hükmün neden bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olması gerektiğini düzenlemektedir.

CMK’nın 301. maddesinde ise Yargıtay’ın temyiz incelemesinin kapsamı belirlenmiştir.

Dolayısıyla yeni avukatın yapacağı hukuki çalışmada, önceki temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin tespit edilmesi önemlidir.

Örneğin önceki temyiz dilekçesinde savunma hakkının sınırlandırıldığı ileri sürülmüş ancak bunun hangi işlemlerden kaynaklandığı yeterince açıklanmamış olabilir.

Bu durumda yeni müdafi, usulen mümkün olduğu ölçüde mevcut temyiz sebebinin hukuki dayanaklarını açıklayan bir dilekçe hazırlayabilir.

Buna karşılık önceki temyiz başvurusunda hiç ileri sürülmeyen yeni bir hukuka aykırılığın sonradan ileri sürülmesi, temyiz incelemesinin kapsamı bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.

Yeni avukatın görevi yalnızca ek dilekçe vermek değil, ek dilekçenin hukuken hangi sınırlar içerisinde değerlendirilebileceğini belirlemektir.

Önceki Avukatın Temyiz Dilekçesi Yetersizse Ne Olur?

Bir temyiz dilekçesinin kısa olması, tek başına hukuken yetersiz olduğu anlamına gelmez.

Aynı şekilde uzun bir temyiz dilekçesi hazırlanmış olması da bütün hukuka aykırılıkların doğru biçimde ileri sürüldüğünü göstermez.

Önemli olan, mahkûmiyet hükmünün hangi hukuki nedenlerle bozulmasının istendiğinin somut olarak ortaya konulmasıdır.

Örneğin FETÖ/PDY dosyasında mahkûmiyet kararının dayanağını oluşturan delillerin hukuka uygunluğu tartışmalı olabilir.

Mahkeme, sanığın savunmasının sonucunu etkileyebilecek bir delilin toplanması talebini yeterli gerekçe göstermeden reddetmiş olabilir.

Gerekçeli kararda lehe delillerin neden kabul edilmediği açıklanmamış olabilir.

Bu hususlar, temyiz incelemesi bakımından önem taşıyabilecek hukuki sorunlardır.

Ancak her eksik araştırma iddiası veya her delil değerlendirmesi uyuşmazlığı kendiliğinden bozma nedeni oluşturmaz.

Yargıtay’ın hukuki denetim yetkisi, temyiz başvurusunun kapsamı ve dosyanın usul geçmişi dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle önceki temyiz dilekçesinin yeterliliği değerlendirilirken yalnızca hangi iddiaların bulunmadığına değil, hangi hukuki gerekçelerin hangi usul aşamasında ileri sürüldüğüne de bakılmalıdır.

FETÖ Davasında Temyiz Dilekçesinde Hiç Gerekçe Bulunmuyorsa Ne Yapılabilir?

Bu durum, önceki temyiz dilekçesinin yalnızca kısa veya genel ifadeler içermesinden daha ciddi bir hukuki sorun doğurabilir.

CMK’nın 298. maddesi, temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermemesini temyiz isteminin reddi sebepleri arasında düzenlemektedir.

Dolayısıyla temyiz başvurusunun süresinde yapılmış olması, tek başına esastan temyiz incelemesi yapılmasını her durumda güvence altına almaz.

Burada kararın verildiği tarih ve uygulanacak kanun hükümleri önemlidir.

7499 sayılı Kanun ile CMK’nın temyize ilişkin bazı hükümlerinde değişiklik yapılmış, 295. madde 1 Haziran 2024 itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır.

Bununla birlikte geçiş hükümleri nedeniyle önceki tarihlerde verilen kararlar bakımından eski düzenlemelerin uygulanması söz konusu olabilir.

Bu nedenle Yargıtay’daki FETÖ dosyasında temyiz gerekçelerinin hiç gösterilmediği düşünülüyorsa, önceki başvurular ve uygulanacak usul rejimi dikkatle incelenmelidir.

Yeni müdafinin dosyaya katılması, geçmişte kaçırılmış bütün süreleri kendiliğinden yeniden başlatmaz.

Yargıtay Aşamasında Yeni Avukat Eski Savunmayı Baştan Hazırlayabilir mi?

Yeni avukat dosyanın hukuki incelemesini baştan yapabilir.

Ancak dosyanın baştan incelenmesi ile yargılamanın yeniden başlaması aynı şey değildir.

Yargıtay, kural olarak ilk derece mahkemesi gibi yeniden delil toplayan ve bütün maddi vakıaları baştan değerlendiren bir mahkeme değildir.

Temyiz incelemesinin temel amacı, hükmün hukuka uygunluğunun denetlenmesidir.

Bu nedenle yeni müdafi tarafından hazırlanacak hukuki çalışmanın, dosyanın mevcut aşamasına uygun olması gerekir.

Örneğin ilk derece mahkemesinde ileri sürülmemiş bir savunmanın Yargıtay’da ilk defa açıklanması ile daha önce ileri sürülen ancak gerekçeli kararda karşılanmadığı iddia edilen bir savunmanın hukuki yönden değerlendirilmesi aynı değildir.

İkinci durumda, mahkemenin gerekçelendirme yükümlülüğü ve savunmanın esaslı iddialarının karşılanması bakımından hukuki inceleme yapılabilir.

Ancak somut dosyada hangi hukuki itirazın temyiz kapsamında değerlendirilebileceği ayrıca belirlenmelidir.

FETÖ Dosyasında Yeni Avukat Hangi Hukuki Hataları Araştırabilir?

FETÖ/PDY davalarında mahkûmiyet kararları farklı delillere dayanabilmektedir.

Bu nedenle bütün dosyalarda aynı savunma stratejisinin uygulanması doğru değildir.

Yeni müdafi tarafından yapılacak incelemede öncelikle suçun unsurları, delillerin hukuki niteliği, yargılama sırasında verilen ara kararlar ve mahkûmiyet gerekçesi değerlendirilmelidir.

1. Mahkûmiyet kararının kişiselleştirilmiş gerekçe içerip içermediği

Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda sanığın bireysel eylemlerinin ve bu eylemlerin suçun unsurlarıyla ilişkisinin ortaya konulması gerekir.

Mahkûmiyet gerekçesinin genel örgütsel değerlendirmelerden ibaret olup olmadığı, somut dosyanın özelliklerine göre incelenebilir.

2. Savunma hakkının sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı

Sanığın veya müdafinin ileri sürdüğü, hükmün sonucunu etkileyebilecek taleplerin nasıl değerlendirildiği önemlidir.

Özellikle delil toplama taleplerinin reddi, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi incelemesine ilişkin kararlar savunma hakkı yönünden değerlendirilebilir.

3. Dijital delillerin hukuka uygunluğu

ByLock, dijital materyaller, veri inceleme raporları ve diğer teknik delillerin elde edilme ve değerlendirilme biçimi dosyadan dosyaya değişebilir.

Burada yalnızca delilin bulunup bulunmadığı değil, delilin hukuka uygun elde edilmesi, sanıkla ilişkilendirilmesi ve mahkûmiyet gerekçesinde nasıl kullanıldığı önemlidir.

4. Lehe delillerin değerlendirilmesi

Mahkûmiyet hükmünde yalnızca aleyhe delillerin tartışılması yeterli olmayabilir.

Savunmanın ileri sürdüğü ve kararın sonucunu etkileyebilecek lehe delillerin değerlendirilip değerlendirilmediği incelenmelidir.

5. Gerekçeli kararın yeterliliği

Mahkemenin hükme nasıl ulaştığını denetlenebilir biçimde açıklaması gerekir.

Sanığın esaslı savunmalarının karşılanmaması veya mahkûmiyet gerekçesinde önemli çelişkiler bulunması, somut koşullara göre hukuki denetim konusu olabilir.

6. İstinaf incelemesinin kapsamı

Bölge adliye mahkemesinin ileri sürülen istinaf sebeplerini nasıl değerlendirdiği, kararın gerekçesi ve usul işlemleri birlikte incelenmelidir.

Böylece Yargıtay’a taşınabilecek hukuki sorunlar daha açık biçimde belirlenebilir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Tebliğname Geldiyse Avukat Değiştirilebilir mi?

Evet. Tebliğname düzenlenmiş olması, müdafi değişikliğine tek başına engel değildir.

Ancak bu aşamada süreler özellikle önemlidir.

CMK’nın 297/3. maddesi kapsamında tebliğnameye yazılı cevap hakkı bulunmaktadır.

Güncel düzenlemede iki haftalık cevap süresi öngörülmüş olmakla birlikte, karar tarihine göre uygulanacak geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Tebliğname geldikten sonra yeni avukatla çalışılması düşünülüyorsa, öncelikle tebliğ tarihinin belirlenmesi gerekir.

Çünkü yeni müdafinin dosyaya katılması, daha önce işlemeye başlamış kanuni süreleri kendiliğinden durdurmaz veya yeniden başlatmaz.

Yeni müdafi tarafından tebliğname ile önceki temyiz gerekçeleri karşılaştırılabilir ve usulen mümkün olduğu ölçüde yazılı hukuki görüş hazırlanabilir.

Yargıtay’da Dosya İncelemedeyken Yeni Avukat Bozma Kararı Aldırabilir mi?

Hiçbir avukatın Yargıtay’dan belirli bir karar çıkacağını garanti etmesi mümkün değildir.

Bozma kararı verilip verilmeyeceği, hükmün hukuka uygunluğu ve temyiz incelemesinin kapsamı çerçevesinde Yargıtay tarafından değerlendirilir.

Ancak bu durum, Yargıtay aşamasında yapılacak hukuki çalışmanın önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Dosyanın bağımsız biçimde incelenmesi, önceki savunmada yer alan hukuki gerekçelerin açıklığa kavuşturulmasını ve mevcut usul aşamasında yapılabilecek işlemlerin belirlenmesini sağlayabilir.

Özellikle hükmün sonucunu etkileyebilecek bir hukuka aykırılık bulunuyorsa, bunun temyiz denetiminin sınırları içerisinde ortaya konulması önemlidir.

Dolayısıyla asıl mesele avukat değişikliğinin kendisi değil, yeni hukuki incelemenin somut dosyaya ne katkı sağlayabileceğidir.

Önceki Avukatı Azletmeden Başka Bir Avukattan Görüş Alınabilir mi?

Evet. Sanığın mevcut avukatıyla ilişkisini sona erdirmeden başka bir avukattan hukuki görüş alması mümkündür.

Bu durum özellikle uzun süredir Yargıtay’da bekleyen dosyalarda tercih edilebilir.

Bağımsız hukuki inceleme ile önceki temyiz dilekçesinin kapsamı, ileri sürülen gerekçeler ve dosyanın mevcut aşamasında kullanılabilecek usul imkânları değerlendirilebilir.

Bu inceleme sonucunda yeni bir hukuki işlem yapılmasının gerekli olmadığı sonucuna da ulaşılabilir.

Dolayısıyla ikinci hukuki görüş alınması, mutlaka müdafi değişikliği yapılması gerektiği anlamına gelmez.

Sanık, inceleme sonucuna göre mevcut avukatıyla çalışmaya devam edebilir veya başka bir müdafiyle hukuki temsil ilişkisi kurabilir.

FETÖ Davasında Avukat Değiştirmenin Ücreti ve Önceki Avukatın Hakları

Avukat değişikliğinin hukuki sonuçları yalnızca ceza muhakemesiyle sınırlı değildir.

Önceki avukatla yapılan ücret sözleşmesi, vekâlet ilişkisinin sona erme biçimi ve azlin haklı olup olmadığı, avukatlık ücreti bakımından önem taşıyabilir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesi, avukatın azli ve ücret hakkına ilişkin hükümler içermektedir.

Bu nedenle avukat değişikliği yapılırken önceki sözleşmenin incelenmesi ve ücret yükümlülüklerinin değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Yeni avukatla kurulacak hukuki ilişkinin kapsamı da açıkça belirlenmelidir.

Yalnızca dosya incelemesi yapılması, yazılı hukuki görüş hazırlanması ve Yargıtay aşamasında müdafilik üstlenilmesi birbirinden farklı hizmetlerdir.

Bu ayrım, tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi bakımından önemlidir.

Yargıtay’daki FETÖ Dosyası İçin İkinci Hukuki Görüş Nasıl Hazırlanır?

Bağımsız hukuki incelemenin amacı, dosyada mutlaka bozma nedeni bulunduğunu ileri sürmek değildir.

Öncelikle mevcut yargılama sürecinin hukuki açıdan değerlendirilmesi gerekir.

Bu kapsamda mahkûmiyet kararının dayandığı deliller, savunma talepleri, istinaf gerekçeleri ve temyiz başvurusu birlikte ele alınır.

Ardından dosyada tespit edilen hukuki sorunların temyiz aşamasında ileri sürülüp sürülemeyeceği değerlendirilir.

Son aşamada ise dosyanın mevcut durumuna göre yapılabilecek hukuki işlemler belirlenir.

Bazı dosyalarda ek açıklama veya tebliğnameye cevap verilmesi gündeme gelebilir.

Bazı dosyalarda mevcut temyiz gerekçelerinin yeterli olduğu ve yeni dilekçe sunulmasının hukuki bir katkı sağlamayacağı sonucuna ulaşılabilir.

Bazı dosyalarda ise daha önce ileri sürülmeyen hukuki sorunların mevcut aşamada değerlendirilmesi usulen mümkün olmayabilir.

Bu ihtimallerin birbirinden ayrılması, gerçekçi bir hukuki değerlendirme yapılabilmesi bakımından önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

FETÖ dosyam Yargıtay’da, avukatımı değiştirmem mümkün mü?

Evet. Sanığın müdafi seçme hakkı Yargıtay aşamasında da devam eder. Ancak yeni avukatın dosyaya katılması kanuni süreleri yeniden başlatmaz.

Dosyam Yargıtay’dayken ikinci bir avukat tutabilir miyim?

Evet. Mevcut müdafilik ilişkisinin niteliğine ve dosyanın koşullarına göre başka bir avukattan hukuki yardım alınabilir.

Eski avukatımı azletmeden dosyamı inceletebilir miyim?

Evet. Bağımsız hukuki görüş almak için önceki avukatın mutlaka azledilmesi gerekmez.

Yeni avukat Yargıtay’a ek dilekçe verebilir mi?

Usulüne uygun yazılı beyan sunulabilir. Ancak yeni temyiz sebeplerinin incelenebilirliği, kanuni süreler ve temyiz incelemesinin kapsamına bağlıdır.

Önceki avukatım temyiz dilekçesinde hata yaptıysa ne olur?

Öncelikle hatanın niteliği ve hukuki sonucu belirlenmelidir. Her eksiklik bozma nedeni olmadığı gibi, her eksikliğin Yargıtay aşamasında giderilmesi de mümkün değildir.

Yeni avukat dosyayı yeniden temyiz edebilir mi?

Yeni müdafinin dosyaya katılması, daha önce sona ermiş temyiz süresini yeniden başlatmaz. Mevcut temyiz başvurusu ve usul koşulları çerçevesinde işlem yapılabilir.

Yargıtay’da onama tebliğnamesi geldikten sonra avukat değiştirebilir miyim?

Evet. Ancak tebliğnameye cevap süresi ve tebligat işlemleri gecikmeden değerlendirilmelidir.

Yeni avukat Yargıtay’da bozma kararı alınmasını sağlayabilir mi?

Bozma kararı garanti edilemez. Yeni müdafi, dosyadaki hukuka aykırılıkları inceleyerek mevcut usul aşamasında ileri sürülebilecek hukuki gerekçeleri değerlendirebilir.

Avukat değiştirirsem dosyamın incelemesi gecikir mi?

Müdafi değişikliği, tek başına dosyanın incelemesinin erteleneceği veya sürecin yeniden başlayacağı anlamına gelmez. Somut usul işlemleri ve dosyanın durumu önemlidir.

FETÖ dosyam için Türkiye’nin başka bir şehrindeki avukattan hukuki yardım alabilir miyim?

Evet. Avukatlık hizmetinin niteliği ve dosyaya erişim koşulları çerçevesinde farklı bir şehirdeki avukattan hukuki yardım alınması mümkündür.

Sonuç: Yargıtay Aşamasında Avukat Değişikliği Mümkündür, Ancak Önemli Olan Dosyanın Hukuki Durumudur

FETÖ/PDY davalarında mahkûmiyet kararının Yargıtay’da inceleniyor olması, sanığın müdafi seçme veya başka bir avukattan hukuki yardım alma hakkını ortadan kaldırmaz.

Ancak avukat değişikliği, geçmişte kaçırılmış kanuni süreleri yeniden başlatan veya önceki yargılama işlemlerini geçersiz kılan bir işlem değildir.

Bu nedenle yeni bir avukatla çalışılması düşünülüyorsa, öncelikle mahkûmiyet kararı, istinaf incelemesi ve temyiz dilekçesinin hukuki bakımdan değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle dosyanın hangi aşamada bulunduğu, önceki savunmada hangi gerekçelerin ileri sürüldüğü ve mevcut usul hükümleri çerçevesinde hangi işlemlerin yapılabileceği belirlenmelidir.

Yargıtay aşamasında etkili hukuki çalışma, dosyaya yalnızca yeni bir avukatın katılmasından değil, somut hukuka aykırılıkların doğru tespit edilmesinden ve uygun usul araçlarının kullanılmasından geçer.

Av. Orçun Akbulut

FETÖ/PDY kapsamında Yargıtay aşamasında bulunan dosyaların incelenmesi, önceki temyiz gerekçelerinin değerlendirilmesi ve müdafi değişikliği sonrasında yapılabilecek hukuki işlemler hakkında danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.

Dosyanın hukuki durumunun değerlendirilmesi için randevu alınabilir.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyaya ilişkin hukuki değerlendirme, dosyanın özelliklerine ve uygulanacak mevzuata göre yapılmalıdır.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!