FETÖ Davasında Yargıtay Onama Kararından Sonra AYM Başvuru Süresi Ne Zaman Başlar? (2026)

FETÖ/PDY kapsamında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkûm edilen ve dosyası Yargıtay tarafından onanan kişilerin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresinin ne zaman başlayacağıdır.

Özellikle Yargıtay onama kararının sanığa ayrıca tebliğ edilmediği dosyalarda ciddi tereddütler yaşanmaktadır.

Bazı kişiler kararın kendilerine tebliğ edilmesini beklerken, bazıları UYAP üzerinden kararın sonucunu öğrenmekte, bazıları ise avukatlarının bildirmesiyle mahkûmiyetin kesinleştiğinden haberdar olmaktadır.

Bu durumda şu soru gündeme gelmektedir:

“Yargıtay FETÖ cezamı onadı. Anayasa Mahkemesine başvurmak için 30 günlük sürem hangi tarihte başladı?”

Bu sorunun cevabı, yalnızca Yargıtay kararının tarihine bakılarak verilemez.

Anayasa Mahkemesinin yerleşik yaklaşımında nihai kararın öğrenilmesi, gerekçesine erişim imkânı ve başvurucunun özen yükümlülüğü önem taşımaktadır.

Özellikle ceza davalarında onama kararlarının her zaman ayrıca tebliğ edilmemesi nedeniyle, başvuru süresinin başlangıcının dikkatle belirlenmesi gerekir.

FETÖ Davasında AYM’ye Bireysel Başvuru Süresi Kaç Gündür?

6216 sayılı Kanun’un 47. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi kural olarak 30 gündür.

Bu süre, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren hesaplanır.

Ancak bu kuralın somut dosyada nasıl uygulanacağı, özellikle nihai kararın tebliği ve öğrenilmesi bakımından Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Yargıtay tarafından mahkûmiyet kararının onanması hâlinde olağan kanun yolu süreci kural olarak sona erer.

Buna karşılık Yargıtay kararının başvurucu tarafından ne zaman öğrenildiği, bireysel başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı açısından belirleyici olabilir.

Yargıtay Onama Kararı Tebliğ Edilmeden AYM Süresi Başlar mı?

Evet, başlayabilir.

Ceza yargılamasında Yargıtay ceza dairelerinin onama kararlarının taraflara ayrıca tebliğ edilmediği durumlar bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru süresinin başlangıcını değerlendirirken yalnızca resmî tebligatın yapılıp yapılmadığına bakmamaktadır.

Kararın gerekçesiyle birlikte öğrenilmesi veya gerekçesine erişilebilir hâle gelmesi de önem taşıyabilir.

Bu nedenle “Yargıtay kararı bana tebliğ edilmedi, dolayısıyla AYM sürem henüz başlamadı” düşüncesi her dosyada doğru değildir.

Özellikle kararın UYAP üzerinden öğrenilmesi, avukat tarafından görülmesi veya dosyada yapılan işlemler, öğrenme tarihinin belirlenmesinde dikkate alınabilir.

UYAP’tan Yargıtay Onama Kararını Görmek 30 Günlük Süreyi Başlatır mı?

Anayasa Mahkemesi içtihadında UYAP üzerinden nihai kararın öğrenilmesi önemli bir ölçüttür.

Kararın gerekçesiyle birlikte UYAP üzerinden açılması ve içeriğinin öğrenilmesi, bireysel başvuru süresinin başlangıcını etkileyebilir.

Bu nedenle UYAP’ta yalnızca dosyanın durumunun değişmesi ile gerekçeli onama kararının açılıp öğrenilmesi aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Somut olayda hangi belgenin hangi tarihte erişilebilir olduğu ve kararın ne zaman öğrenildiği araştırılmalıdır.

Özellikle müdafi tarafından UYAP Avukat Portal üzerinden kararın görüntülenmesi hâlinde, bu işlemin bireysel başvuru süresine etkisi ayrıca incelenmelidir.

Yargıtay Onama Kararını Avukat Öğrenirse AYM Süresi Başlar mı?

Vekille takip edilen dosyalarda nihai kararın müdafi veya vekil tarafından öğrenilmesi önemlidir.

Anayasa Mahkemesi, kararın gerekçesiyle birlikte öğrenilmesini esas alan içtihadında öğrenmenin yalnızca başvurucunun şahsında gerçekleşmesini zorunlu görmemektedir.

Dolayısıyla avukatın kararı öğrenmesi, bireysel başvuru süresinin başlangıcını etkileyebilir.

Ancak bunun için somut olayda öğrenme tarihinin ve öğrenilen kararın içeriğinin belirlenmesi gerekir.

Avukatın dosyada kayıtlı olması ile kararı gerçekten öğrenmiş olması aynı olgu değildir.

Bu nedenle UYAP işlem kayıtları, tebligat belgeleri ve dosya hareketleri birlikte değerlendirilmelidir.

Yargıtay Kararı Tebliğ Edilmemişse Üç Aylık Kural Nedir?

Anayasa Mahkemesinin ceza yargılamalarına ilişkin içtihadında, gerekçeli nihai kararın erişilebilir olmasına rağmen başvurucunun kararı öğrenmek için gerekli özeni göstermediği durumlar ayrıca değerlendirilmiştir.

Bu kapsamda, kararın derece mahkemesine ulaşarak gerekçesinin erişilebilir hâle gelmesinden itibaren makul sürede öğrenilmesi beklenmektedir.

Anayasa Mahkemesinin ilgili içtihadında, aksi ortaya konulmadıkça erişilebilir nihai kararın en geç üç ay içerisinde öğrenilmiş sayılabileceği kabul edilmiştir.

Bu durumda 30 günlük bireysel başvuru süresi, en geç bu üç aylık dönemin bitiminden itibaren işlemeye başlayabilir.

Ancak bu yaklaşım, herkese tanınmış ek bir üç aylık başvuru süresi değildir.

Kararın daha önce öğrenildiği tespit edilirse 30 günlük süre daha erken başlayabilir.

Bu nedenle üç aylık değerlendirme, Yargıtay kararının öğrenildiği hâllerde süreyi uzatan otomatik bir imkân olarak görülmemelidir.

FETÖ Davasında CMK 308 İstemi AYM Başvuru Süresini Durdurur mu?

Hayır.

CMK 308 kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından itiraz yetkisinin kullanılmasının istenmesi, bireysel başvuru süresini kendiliğinden durdurmaz.

Bu ayrım özellikle kesinleşmiş FETÖ/PDY mahkûmiyetlerinde önemlidir.

Bazı kişiler Yargıtay onama kararından sonra CMK 308 kapsamında dilekçe sunmakta ve Başsavcılığın cevabını beklemektedir.

Ancak bu bekleme sırasında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi dolabilir.

Anayasa Mahkemesi içtihadında, Başsavcılığa yapılan itiraz isteminin en geç nihai kararın öğrenildiğini gösteren bir olgu olarak değerlendirildiği örnekler bulunmaktadır.

Dolayısıyla CMK 308 istemi hazırlanırken bireysel başvuru süresinin ayrıca hesaplanması gerekir.

AYM Başvurusunda Hangi Hak İhlalleri İleri Sürülebilir?

FETÖ/PDY davalarında bireysel başvurunun içeriği, somut mahkûmiyet kararına ve yargılama sürecine bağlıdır.

Özellikle şu haklar bakımından değerlendirme yapılabilir:

Suçta ve cezada kanunilik ilkesi

Anayasa’nın 38. maddesi kapsamında mahkûmiyetin kanuni dayanağı ve suçun unsurlarının öngörülebilir biçimde uygulanıp uygulanmadığı önemlidir.

Adil yargılanma hakkı

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yargılamanın bütününde adil yargılanma güvencelerinin sağlanıp sağlanmadığı incelenebilir.

Gerekçeli karar hakkı

Mahkemenin davanın sonucunu etkileyebilecek esaslı savunmaları yeterli biçimde karşılayıp karşılamadığı değerlendirilebilir.

Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri

Savunmanın aleyhe delillere erişimi ve bu delillere etkili biçimde itiraz edebilme imkânı önem taşıyabilir.

Tanık sorgulama hakkı

Mahkûmiyette belirleyici nitelikte kullanılan tanık beyanlarının savunma tarafından sorgulanabilmesine ilişkin güvenceler incelenebilir.

Ancak Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin yerine geçerek bütün delilleri yeniden değerlendiren bir temyiz mercii değildir.

Bu nedenle bireysel başvuruda yalnızca mahkûmiyet kararının yanlış olduğu iddiası yerine, hangi anayasal hakkın hangi işlem nedeniyle ihlal edildiği açıklanmalıdır.

Yalçınkaya Kararı FETÖ Davasında AYM Başvurusuna Dayanak Olabilir mi?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye Büyük Daire kararı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile adil yargılanma hakkı bakımından önemli değerlendirmeler içermektedir.

Bu karardaki hukuki ilkeler, somut dosyayla bağlantılı olduğu ölçüde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda tartışılabilir.

Ancak Yalçınkaya kararına atıf yapılması, her FETÖ dosyasında otomatik ihlal kararı verileceği anlamına gelmez.

Başvurucunun mahkûmiyetine esas alınan deliller, suçun unsurlarına ilişkin değerlendirme ve yargılamada karşılaşılan somut sorunlar ortaya konulmalıdır.

AYM Başvuru Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun süresinde yapılmaması, başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunmasına neden olabilir.

6216 sayılı Kanun’da mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı mazeretlere ilişkin istisnai düzenleme bulunmaktadır.

Bu kapsamda haklı mazeret nedeniyle süresinde başvurulamamışsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde başvuru yapılması ve mazeretin belgelendirilmesi gerekir.

Ancak bu düzenleme, süresi kaçırılan bütün başvurular için genel bir ek süre sağlamaz.

Mazeretin kabul edilip edilmeyeceğini Anayasa Mahkemesi değerlendirir.

AYM Başvurusu Yapılması Kesinleşmiş Cezanın İnfazını Durdurur mu?

Hayır.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması, mahkûmiyet kararının infazını kendiliğinden durdurmaz.

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nde öngörülen istisnai tedbir koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Ancak bireysel başvurunun yapılması ile tedbir kararı verilmesi farklı işlemlerdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yargıtay FETÖ cezamı onadı, AYM’ye kaç gün içinde başvurmalıyım?

Kural olarak 30 gün içerisinde başvuru yapılmalıdır. Sürenin başlangıcı, nihai kararın öğrenilmesi ve ilgili içtihatlar çerçevesinde belirlenir.

Yargıtay onama kararı bana tebliğ edilmedi, AYM sürem başlamış olabilir mi?

Evet. Kararın gerekçesiyle birlikte öğrenilmesi veya erişilebilir olması süre bakımından önem taşıyabilir.

Avukatım UYAP’tan kararı gördüyse süre başlar mı?

Somut öğrenme işlemi ve kararın içeriği değerlendirilerek süre başlayabilir.

CMK 308 başvurusu yaptım, AYM sürem durur mu?

Hayır. CMK 308 istemi bireysel başvuru süresini kendiliğinden durdurmaz.

AYM başvurusu için kesinleşme şerhi beklemeli miyim?

Kesinleşme şerhini beklemek her dosyada doğru değildir. Nihai kararın öğrenildiği tarih ayrıca önem taşır.

AYM başvurusu cezaevine girmemi engeller mi?

Başvuru kendiliğinden infazı durdurmaz.

AYM süresini kaçırdıysam tekrar başvurabilir miyim?

Süre aşımı ciddi bir kabul edilebilirlik engelidir. Yalnızca kanunda düzenlenen haklı mazeret koşulları varsa istisnai değerlendirme yapılabilir.

Sonuç: AYM Başvuru Süresi Yargıtay Kararının Öğrenilmesi Esas Alınarak Değerlendirilmelidir

FETÖ/PDY davalarında Yargıtay tarafından verilen onama kararından sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresinin doğru belirlenmesi son derece önemlidir.

Özellikle ceza yargılamasında onama kararının ayrıca tebliğ edilmediği durumlarda, kararın UYAP üzerinden öğrenilmesi ve gerekçesine erişilebilir olması dikkate alınmalıdır.

CMK 308 kapsamında itiraz isteminde bulunulması, bireysel başvuru süresini kendiliğinden durdurmaz.

Bu nedenle Yargıtay onama kararından sonra bireysel başvuru düşünülüyorsa, kararın öğrenilme tarihi ve ileri sürülebilecek temel hak ihlalleri gecikmeden değerlendirilmelidir.

Bireysel başvuruda en önemli sorunlardan biri, hak ihlali iddiasının esasına geçilemeden başvurunun süre aşımı nedeniyle reddedilmesidir.

Av. Orçun Akbulut

FETÖ/PDY davalarında Yargıtay onama kararından sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresinin belirlenmesi ve temel hak ihlallerinin hukuki yönden incelenmesi konusunda danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Başvuru süresi somut dosyanın özelliklerine göre ayrıca hesaplanmalıdır.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!