2013 Yılında Örgütle İlişkisini Kesen Memur İhraç Edilebilir mi? Danıştay ve AYM Kararları (2026)

“2013 yılında cemaatle bütün ilişkimi kestim. Bir daha sohbet toplantısına katılmadım. Bank Asya’ya para yatırmadım, ByLock kullanmadım, örgütsel hiçbir faaliyette bulunmadım. Buna rağmen yıllar sonra memuriyetten ihraç edildim. Göreve dönebilir miyim?”

FETÖ/PDY gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan kişilerin önemli bir bölümü, geçmişte bu yapıyla belirli düzeyde ilişki kurduklarını ancak özellikle 17–25 Aralık 2013 sürecinden önce veya hemen sonrasında ilişkilerini tamamen sonlandırdıklarını ifade etmektedir.

Bazıları üniversite öğrencisiyken cemaat evlerinde kalmış, bazıları sohbet toplantılarına katılmış, bazıları ise örgütle bağlantılı olduğu sonradan belirlenen eğitim kurumlarından yararlanmıştır.

Bu kişilerin ortak sorusu şudur:

Geçmişte kurulan ancak yıllar önce sona erdirilen bir ilişki, bugün kamu görevinden çıkarılmak için yeterli midir?

Bu sorunun cevabı yalnızca ilişkinin kesildiği tarihe bağlı değildir. Geçmişteki faaliyetlerin niteliği, örgütsel sorumluluk bulunup bulunmadığı, ilişkinin nasıl sona erdiği ve kamu görevinden çıkarma işleminin dayandığı diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.

2013 Yılında FETÖ ile İlişkisini Kesen Memur İhraç Edilebilir mi?

Evet, belirli koşullarda edilebilir. Ancak yalnızca geçmişte cemaatle ilişki kurulmuş olması, her durumda kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun hâle getirmez.

Öncelikle şu iki durum birbirinden ayrılmalıdır:

Birinci durumda kişi, öğrencilik yıllarında cemaatle bağlantılı bir yurtta kalmış, birkaç sohbet toplantısına katılmış veya bir dershaneden eğitim hizmeti almış; daha sonra bu çevreyle ilişkisini kesmiştir.

İkinci durumda ise kişi geçmişte örgütsel sorumluluk üstlenmiş, başkalarını örgütsel faaliyetlere yönlendirmiş, talimat ilişkisi içinde bulunmuş veya örgüt adına faaliyet yürütmüştür.

Her iki kişi de 2013 yılında ilişkisini sonlandırdığını ileri sürebilir. Ancak geçmiş faaliyetlerin hukuki niteliği aynı değildir.

Bu nedenle “2013 yılında ayrıldım” savunmasının değerlendirilmesinde, öncelikle kişinin ayrılmadan önce ne yaptığı belirlenmelidir.

17–25 Aralık 2013 Öncesindeki Faaliyetler İhraç Gerekçesi Yapılabilir mi?

17–25 Aralık 2013 süreci, FETÖ/PDY dosyalarında sıkça kullanılan tarihsel bir dönüm noktasıdır.

Ancak bu tarihten önceki bütün faaliyetlerin hukuken değerlendirme dışında bırakıldığı yönünde genel bir kural bulunmamaktadır.

Bir faaliyetin 2013 öncesinde gerçekleşmesi, o faaliyetin örgütsel niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık geçmişte gerçekleşen her sosyal, dinî veya eğitim amaçlı faaliyetin örgütsel bağlantı olarak kabul edilmesi de doğru değildir.

Örneğin 2009 yılında bir arkadaşının davetiyle dinî toplantıya katılan kişi ile aynı dönemde örgütsel toplantıları düzenleyen ve katılımcılardan sorumlu olan kişi farklı konumdadır.

Dolayısıyla 2013 öncesindeki faaliyetlerin değerlendirilmesinde tarih kadar faaliyetlerin niteliği de önemlidir.

2014 Sonrasında Hiçbir FETÖ Faaliyeti Olmayan Memur Göreve Döner mi?

2014 sonrasında herhangi bir örgütsel faaliyetin tespit edilmemesi, ihraç dosyasında ileri sürülebilecek önemli bir husustur.

Özellikle idarenin dayandığı deliller yalnızca eski tarihli eğitim, barınma veya sosyal ilişkilere dayanıyorsa, bu faaliyetlerin örgütsel bağlantıyı hangi nedenle ortaya koyduğu tartışılabilir.

Ancak 2014 sonrasında faaliyet bulunmaması, geçmişteki somut örgütsel faaliyetleri kendiliğinden hükümsüz hâle getirmez.

Örneğin kişinin 2011 yılında örgütsel sorumluluk üstlendiği güvenilir delillerle ortaya konulmuşsa, bu faaliyet yalnızca eski tarihli olduğu için hukuki değerlendirme dışında kalmayabilir.

Bu nedenle savunmanın yalnızca “2014 sonrası faaliyetim yok” cümlesine dayandırılması yeterli olmayabilir.

Asıl mesele, geçmiş faaliyetlerin niteliği ile daha sonraki dönemde ilişkinin gerçekten sonlandırılıp sonlandırılmadığının birlikte ortaya konulmasıdır.

Anayasa Mahkemesinin İltisak ve İrtibat Konusundaki Yaklaşımı

Anayasa Mahkemesinin 30 Haziran 2022 tarihli, 2018/137 Esas ve 2022/86 Karar sayılı norm denetimi kararında iltisak ve irtibat kavramlarının anayasal çerçevesi ele alınmıştır.

Mahkeme, bu kavramların objektif anlam ve sınırlarının belirlenebilir olduğunu, kamu görevlilerinin anayasal düzene sadakat yükümlülüğü bakımından değerlendirmeye elverişli bulunduğunu belirtmiştir.

Bununla birlikte devletin terör örgütleriyle mücadele kapsamında aldığı tedbirlerin anayasal ilkeler, hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik sınırları içerisinde uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.

Bu yaklaşım, geçmişteki faaliyetlerin de değerlendirilebileceğini; ancak iltisak ve irtibat sonucuna keyfî biçimde ulaşılamayacağını göstermektedir.

Dolayısıyla yalnızca ilişkinin eski tarihli olması değil, geçmiş faaliyetlerin kişiye özgü somut olgularla ortaya konulması önem taşır.

2026 Yılında Yayımlanan AYM Kararları Ne Söylüyor?

Anayasa Mahkemesi, 13 Mart 2026 tarihinde FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat gerekçesiyle kamu görevinden veya meslekten çıkarılmaya ilişkin üç önemli kararını kamuoyuna duyurmuştur.

Bu kararlar şunlardır:

  • B.K., B. No: 2023/38927, 20 Kasım 2025.
  • Sinan Ulu, B. No: 2023/57158, 25 Eylül 2025.
  • Sümeyra Bakla, B. No: 2023/46215, 20 Kasım 2025.

Anayasa Mahkemesi B.K. başvurusunda özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Buna karşılık Sinan Ulu ve Sümeyra Bakla başvurularında ihlal bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Bu kararlar, geçmiş ilişkilerin değerlendirilmesinde faaliyetlerin niteliğinin önemini göstermektedir.

Özellikle yalnızca sosyal ilişkilere dayanan dosyalar ile örgütsel sorumluluk ve somut faaliyetlerin ortaya konulduğu dosyalar arasında ayrım yapılmaktadır.

B.K. Kararı: Geçmiş Arkadaşlık İlişkileri İhraç İçin Yeterli mi?

B.K. başvurusunda kişinin örgütle bağlantılı olduğu ileri sürülen kişilerle ilişkileri ve bazı sosyal temasları iltisak ve irtibat değerlendirmesinde kullanılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, somut olayda kamu görevinden çıkarma işlemini haklı kılacak ciddi ve objektif nedenlerin ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığını değerlendirmiştir.

Sonuç olarak özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Bu karar, geçmişte belirli kişilerle arkadaşlık kurmuş veya aynı sosyal çevrede bulunmuş kişilerin dosyaları bakımından önemlidir.

Ancak kararın, 2013 öncesindeki bütün ilişkilerin hukuken önemsiz olduğunu kabul ettiği söylenemez.

Mahkemenin üzerinde durduğu mesele, sosyal ilişkilerden örgütsel bağlantı sonucuna ulaşılmasının somut ve yeterli gerekçelerle desteklenip desteklenmediğidir.

Sinan Ulu Kararı: Eski Tarihli Örgütsel Faaliyetler Önemini Koruyabilir

Sinan Ulu başvurusunda kişinin örgütsel sohbet toplantılarına katıldığı, başkalarını bu toplantılara davet ettiği, grup sorumluluğu üstlendiği ve mali destek faaliyetleriyle bağlantılı olduğu yönünde tanık anlatımları değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, tanıkların kişisel bilgi ve gözlemlerine dayanan, tutarlı ve somut anlatımlarını iltisak ve irtibat bakımından yeterli kabul etmiştir.

Bu nedenle özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiştir.

Kararın önemi, geçmişteki örgütsel faaliyetlerin yalnızca zaman geçmiş olması nedeniyle hukuki değerlendirme dışında kalmayabileceğini göstermesidir.

Dolayısıyla 2013 yılında ilişkiyi kestiğini ileri süren kişinin geçmişte örgütsel sorumluluk üstlenip üstlenmediği önem taşır.

Sümeyra Bakla Kararı: İlişkinin Kesilmesi Geçmiş Faaliyetleri Ortadan Kaldırır mı?

Sümeyra Bakla başvurusunda kişinin örgütsel sohbet toplantılarına katıldığı, bu toplantıları organize ettiği, başka kişilerin katılımını sağladığı ve örgütsel sorumluluk üstlendiği yönündeki anlatımlar değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, somut dosyadaki delilleri ve yargısal gerekçeleri dikkate alarak özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Kararda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının, kişinin geçmişte örgütle iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönündeki değerlendirmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmadığı da açıklanmıştır.

Bu husus, ilişkiyi sonlandırma savunması bakımından önemlidir.

Çünkü kişinin daha sonra örgütten ayrılması veya geçmiş faaliyetlerinden pişmanlık duyması, daha önceki faaliyetlerin gerçekleşmediği anlamına gelmez.

Bununla birlikte ayrılma tarihi, ayrılma biçimi ve sonraki davranışlar somut dosyada ayrıca değerlendirilmesi gereken olgulardır.

2013 Yılında Sohbetlere Gitmeyi Bırakan Memurun Durumu

Bazı kamu görevlileri, geçmişte dinî sohbet toplantılarına katıldıklarını ancak 2013 yılından itibaren bu toplantılara gitmediklerini ifade etmektedir.

Bu durumda toplantıların niteliği önemlidir.

Örneğin kişi, öğrencilik yıllarında arkadaş çevresinin davetiyle birkaç toplantıya katılmış olabilir.

Buna karşılık belirli kişileri düzenli olarak toplantılara davet etmek, toplantıları organize etmek veya örgütsel sorumluluk üstlenmek farklı faaliyetlerdir.

Dolayısıyla yalnızca toplantılara katılımın sona ermesi değil, önceki dönemdeki katılımın hangi nitelikte olduğu araştırılmalıdır.

Cemaat Evinden 2013 Yılında Ayrılmak Göreve İade İçin Yeterli mi?

Bir kişinin 2013 yılında cemaatle bağlantılı öğrenci evinden ayrılması, örgütle ilişkisini sonlandırdığı yönündeki savunmasında önem taşıyabilir.

Ancak evden ayrılma olgusu tek başına geçmişteki bütün faaliyetlerin hukuki niteliğini belirlemez.

Örneğin kişi yalnızca barınma amacıyla evde kalmış ve daha sonra başka eve taşınmış olabilir.

Buna karşılık evde örgütsel sorumluluk üstlendiği veya öğrenci yönlendirdiği somut delillerle belirlenen kişinin durumu farklıdır.

Bu nedenle evde kalma süresi, kişinin evdeki konumu, ayrılma nedeni ve sonrasındaki ilişkiler birlikte değerlendirilmelidir.

2013 Yılında Bank Asya Hesabını Kapatmak Ne Anlama Gelir?

Bank Asya hesabının 2013 yılında kapatılması, kişinin sonraki dönemlerde bu bankayla mali ilişkisinin bulunmadığını gösterebilir.

Ancak hesap kapatma tarihi tek başına örgütle bütün ilişkilerin sona erdiğini ispatlamaz.

Bununla birlikte Bank Asya hesabının açılış tarihi, geçmiş kullanım şekli ve 2014 sonrasındaki para hareketlerinin bulunup bulunmadığı iltisak ve irtibat değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Özellikle yalnızca olağan bankacılık işlemleri bulunan dosyalarda, bu işlemlerin örgütsel amaçla yapıldığının somut olarak ortaya konulup konulmadığı incelenmelidir.

Örgütle İlişkinin Kesildiği Nasıl İspatlanabilir?

Bir kişinin 2013 yılında örgütle ilişkisini sonlandırdığını ileri sürmesi, tek başına kesin bir ispat oluşturmaz.

Ancak bu açıklama başka somut verilerle desteklenebilir.

Örneğin:

  1. Öğrenci evinden veya yurttan ayrılma tarihini gösteren belgeler.
  2. Daha sonraki yıllara ait farklı ikamet ve eğitim kayıtları.
  3. Örgütsel toplantılara katılım iddialarının hangi tarihte sona erdiğine ilişkin tutarlı açıklamalar.
  4. Bank Asya hesabının kapanış ve işlem kayıtları.
  5. Tanık ifadelerinde ilişkinin sona erdiğine ilişkin bilgiler.
  6. Ceza soruşturması veya kovuşturmasındaki tespitler.
  7. İdarenin ileri sürdüğü sonraki dönem faaliyetlerinin bulunmadığını gösteren somut veriler.

Ancak örgütsel faaliyet bulunmadığının ispatı her zaman kişiden beklenemez.

İdarenin dayandığı iltisak ve irtibat olgularının hukuken denetlenebilir biçimde ortaya konulması gerekir.

Bu nedenle savunmada yalnızca ilişkinin kesildiğini belirtmek yerine, idarenin ileri sürdüğü her somut iddiaya ayrı ayrı cevap verilmesi önemlidir.

Tanık “2012 Yılında Sohbetlere Geliyordu” Diyorsa Ne Olur?

Bazı ihraç dosyalarında tanıklar, kişinin 2011 veya 2012 yıllarında sohbet toplantılarına katıldığını ifade etmektedir.

Ancak bu açıklama tek başına toplantıların örgütsel niteliğini ve kişinin toplantılardaki rolünü ortaya koymayabilir.

Tanığın hangi toplantıları bizzat gördüğü, kişinin ne sıklıkla katıldığı ve herhangi bir örgütsel sorumluluk üstlenip üstlenmediği araştırılmalıdır.

Özellikle tanığın yalnızca “geliyordu” şeklindeki açıklaması ile kişinin toplantıları organize ettiğine ilişkin ayrıntılı anlatımı farklıdır.

Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin Sinan Ulu ve Sümeyra Bakla kararlarında açıklandığı üzere, örgüt tarafından organize edilen ve örgütsel işlev taşıyan sohbet toplantılarına katılımın kendisi de somut olayın özelliklerine göre iltisak ve irtibat bakımından önem taşıyabilir.

Dolayısıyla yalnızca toplantılarda görev üstlenilmemiş olması, her dosyada örgütsel bağlantı bulunmadığı sonucunu doğurmaz.

2013 Yılında İlişkiyi Kesen Memur Beraat Ederse Göreve Döner mi?

FETÖ/PDY üyeliği suçundan beraat eden kişinin kamu görevinden çıkarma işlemi kendiliğinden ortadan kalkmaz.

Ceza yargılamasında örgüt üyeliğinin unsurları değerlendirilirken idari yargıda iltisak ve irtibat incelemesi yapılmaktadır.

Ancak beraat kararında kişinin geçmiş faaliyetlerinin örgütsel nitelik taşımadığına veya belirli iddiaların gerçekleşmediğine ilişkin somut tespitler bulunuyorsa, bunlar idari yargıda önem taşıyabilir.

Bu nedenle beraat kararının yalnızca sonuç kısmı değil, gerekçesi de incelenmelidir.

2013 Öncesi Faaliyetler Nedeniyle İhraç Davası Reddedilen Memur Ne Yapmalı?

İhraç davasının reddedilmesi hâlinde öncelikle kararın hangi aşamada bulunduğu belirlenmelidir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı kanuni koşulların bulunması hâlinde istinaf yoluna başvurulabilir.

Bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olup olmadığı, uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Karar kesinleşmişse Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru koşulları ile varsa olağanüstü kanun yolları incelenmelidir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi, yalnızca kanunda belirtilen sebeplerin bulunması hâlinde mümkündür.

Yeni bir Anayasa Mahkemesi veya Danıştay kararının yayımlanması, kesinleşmiş bütün ihraç davalarının kendiliğinden yeniden açılmasını sağlamaz.

Sık Sorulan Sorular

2013 yılında FETÖ’den ayrıldım, memuriyetten ihraç edilir miyim?

İlişkinin 2013 yılında sona ermesi önemlidir ancak tek başına belirleyici değildir. Önceki faaliyetlerin niteliği ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

17–25 Aralık öncesi cemaat faaliyetleri ihraç nedeni mi?

Bu tarihten önceki faaliyetler otomatik olarak değerlendirme dışında değildir. Faaliyetlerin örgütsel niteliği ve somut deliller önemlidir.

2014 sonrasında hiçbir örgütsel faaliyetim yok, göreve dönebilir miyim?

Sonraki dönemde faaliyet bulunmaması lehe değerlendirilebilir. Ancak geçmişteki somut örgütsel faaliyetler de dikkate alınabilir.

2012 yılında sohbetlere gidiyordum, 2013’te bıraktım. İhraç edilir miyim?

Toplantıların niteliği, katılımın kapsamı ve başka delillerin bulunup bulunmadığı önemlidir.

Cemaat evinden 2013 yılında ayrıldım, bu yeterli mi?

Evden ayrılmak ilişkinin sona erdiğini gösterebilir. Ancak evdeki önceki faaliyetlerin niteliği ayrıca incelenir.

2013 yılında Bank Asya hesabımı kapattım, iltisak ve irtibat ortadan kalkar mı?

Hesabın kapanış tarihi önemli olabilir ancak bütün örgütsel bağlantı iddialarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Etkin pişmanlıktan yararlandım, göreve iade edilir miyim?

Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması otomatik göreve iade sağlamaz. Geçmiş faaliyetler ve diğer deliller ayrıca değerlendirilir.

İhraç davam kesinleşti, yeni AYM kararlarından yararlanabilir miyim?

Yeni kararlar hukuki değerlendirmede önem taşıyabilir. Ancak kesinleşmiş dosyanın yeniden açılması kanuni başvuru koşullarına bağlıdır.

Sonuç: 2013 Yılında İlişkiyi Kesmek Önemlidir, Ancak Tek Başına Yeterli Değildir

FETÖ/PDY ile 2013 yılında ilişkisini sonlandıran kamu görevlilerinin hukuki durumu, yalnızca ayrılma tarihine göre belirlenemez.

Önemli olan geçmişteki ilişkinin niteliği, kişinin örgütsel sorumluluk üstlenip üstlenmediği, ilişkinin nasıl sona erdiği ve kamu görevinden çıkarma işleminin dayandığı diğer delillerdir.

Anayasa Mahkemesinin 2026 yılında yayımlanan B.K., Sinan Ulu ve Sümeyra Bakla kararları da somut deliller ve yeterli gerekçelendirme arasındaki ayrımın önemini göstermektedir.

2013 yılında ilişkiyi kesmiş olmak, geçmişteki örgütsel faaliyetleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak geçmişteki her sosyal, dinî veya eğitim ilişkisinin de örgütsel faaliyet olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle ihraç davalarında yalnızca tarihlere değil, kişinin hangi faaliyetleri gerçekleştirdiğine ve idarenin bu faaliyetleri hangi somut delillerle ortaya koyduğuna odaklanılması gerekir.

2013 Öncesi FETÖ Faaliyetleri ve Memuriyetten İhraç Davalarında Hukuki Danışmanlık

2013 yılında FETÖ/PDY ile ilişkisini sonlandırma, geçmişte sohbet toplantılarına katılma, cemaat evinde kalma, Bank Asya hesabı, tanık ifadeleri ve iltisak-irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılma işlemlerinde dosyanın hukuki yönden değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Av. Orçun Akbulut tarafından kamu görevinden çıkarma işlemleri, OHAL Komisyonu kararları, idari yargı davaları, istinaf, temyiz ve kesinleşmiş dosyalarda başvurulabilecek hukuki yollar konusunda danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.

Somut dosyanızın değerlendirilmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!