Hakkında Hiçbir Ceza Soruşturması Olmayan Memur İhraç Edilebilir mi? Danıştay ve AYM Kararları (2026)

Hakkınızda FETÖ/PDY nedeniyle açılmış bir ceza soruşturması bulunmuyor. Cumhuriyet savcılığı tarafından ifadeniz alınmamış, hakkınızda iddianame düzenlenmemiş ve herhangi bir ceza davası açılmamış.

Buna rağmen kamu görevinden çıkarılmış olabilirsiniz.

Üstelik göreve iade talebinizin reddine ilişkin kararda, FETÖ/PDY ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunuz belirtilmiş olabilir.

Bu durumda haklı olarak şu soruyu sorabilirsiniz:

Savcılığın hakkında suç soruşturması yürütmediği bir kişi, hangi gerekçeyle kamu görevinden çıkarılabilir?

FETÖ/PDY nedeniyle kamu görevinden çıkarma işlemlerinde en önemli hukuki tartışmalardan biri budur.

Öncelikle belirtmek gerekir ki hakkında ceza soruşturması bulunmaması, kamu görevinden çıkarma işlemini kendiliğinden hukuka aykırı hâle getirmez.

Ancak bunun tersi de doğrudur.

Ceza soruşturması bulunmaması, idarenin kişiyi hiçbir somut delil göstermeden kamu görevinden çıkarabileceği anlamına gelmez.

İdari yargıda asıl incelenmesi gereken, kişinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının hangi ciddi, önemli ve somut olgulara dayandırıldığıdır.

Ceza Soruşturması Olmadan Memuriyetten İhraç Mümkün mü?

Evet. İlgili dönemde yürürlükte bulunan kamu görevinden çıkarma düzenlemeleri kapsamında, kişinin hakkında ceza soruşturması açılmamış olması tek başına ihraç işleminin tesis edilmesine engel kabul edilmemiştir.

Bunun nedeni, kamu görevinden çıkarma tedbirlerinin ceza mahkûmiyetinden farklı hukuki ölçütlere dayanmasıdır.

Ceza soruşturmasında, kişinin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç işleyip işlemediği araştırılır.

Kamu görevinden çıkarma işlemlerinde ise ilgili mevzuat çerçevesinde FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Dolayısıyla ceza soruşturması açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunmayan bir kişi hakkında idari yönden farklı değerlendirme yapılması mümkündür.

Ancak bu değerlendirme keyfî olamaz.

İdari işlemin dayandığı olguların somut, denetlenebilir ve kişiyle bağlantılı olması gerekir.

Ceza Soruşturması Bulunmaması ile Takipsizlik Kararı Aynı mı?

Hayır. Bu iki durum birbirinden farklıdır.

Birinci durumda kişi hakkında herhangi bir ceza soruşturması açılmamıştır.

İkinci durumda ise Cumhuriyet savcılığı soruşturma yürütmüş, delilleri değerlendirmiş ve kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.

Takipsizlik kararında savcılığın hangi delilleri incelediği ve neden kamu davası açılmasına gerek görmediği belirli olabilir.

Buna karşılık hakkında hiç soruşturma açılmayan kişinin dosyasında böyle bir savcılık değerlendirmesi bulunmayabilir.

Bu nedenle ceza soruşturması bulunmayan bir kamu görevlisinin savunması, yalnızca soruşturma açılmamış olmasına dayandırılmamalıdır.

Öncelikle ihraç işleminin hangi somut bilgilere dayandığı belirlenmelidir.

Hakkında Ceza Davası Açılmayan Memur Neden İhraç Ediliyor?

Bazı kamu görevlileri, haklarında ceza davası açılmadığı hâlde idari incelemelerde yer alan bilgiler nedeniyle kamu görevinden çıkarılmıştır.

Bu bilgiler arasında geçmişte belirli eğitim kurumlarıyla ilişki kurulması, Bank Asya hesap hareketleri, tanık anlatımları, dijital kayıtlar veya örgütsel toplantılara katılım iddiaları bulunabilir.

Ancak bu bilgilerin her biri kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Örneğin kişinin yıllar önce bir dershanede eğitim görmesi ile örgütsel toplantılar düzenlediğinin somut delillerle ortaya konulması aynı değildir.

Benzer şekilde bir banka hesabının bulunması ile örgütsel talimat doğrultusunda mali işlem gerçekleştirildiğinin belirlenmesi farklıdır.

Dolayısıyla hakkında ceza soruşturması bulunmayan bir memurun ihraç dosyasında, idarenin dayandığı bilgilerin örgütsel bağlantıyı hangi nedenle gösterdiği araştırılmalıdır.

Anayasa Mahkemesi: Ceza Mahkûmiyeti ile İltisak ve İrtibat Aynı Değildir

Anayasa Mahkemesi, kamu görevinden çıkarma işlemlerine ilişkin kararlarında ceza hukuku ile idare hukuku arasındaki ayrımı değerlendirmiştir.

Mahkemeye göre ceza mahkemeleri, kişinin belirli bir suçun maddi ve manevi unsurlarını gerçekleştirip gerçekleştirmediğini inceler.

İdare mahkemeleri ise idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka uygunluğunu denetler.

Bu nedenle aynı olgular, ceza ve idari yargılamada farklı sonuçlara yol açabilir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi, 13 Mart 2026 tarihinde kamuoyuna duyurduğu B.K., Sinan Ulu ve Sümeyra Bakla kararlarında da bu ayrımı açıklamıştır.

Ancak Mahkeme, farklı hukuki ölçütlerin uygulanabilmesini idarenin gerekçesiz işlem yapabileceği şeklinde değerlendirmemiştir.

Özellikle kişinin FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyan ciddi ve objektif nedenlerin bulunması ve bunların yeterli gerekçeyle açıklanması gerektiğini vurgulamıştır.

AYM B.K. Kararı: Somut Delil Olmadan İhraç Hukuka Uygun mu?

Anayasa Mahkemesinin B.K. başvurusunda, kişinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılması incelenmiştir.

Mahkeme, kişiye ilişkin sosyal ilişkiler ve tanık anlatımları gibi bilgilerin örgütsel bağlantıyı ortaya koymak bakımından nasıl değerlendirildiği üzerinde durmuştur.

Özellikle tanıkların doğrudan gözlemlerine dayanmayan, kişisel kanaat veya duyum içeren açıklamalarının tek başına ciddi ve objektif olgular olarak kabul edilmesinin sorunlu olabileceğini belirtmiştir.

Somut başvuruda, kamu görevinden çıkarma işleminin ilgili ve yeterli gerekçelerle desteklenmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu nedenle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Kararın önemi, ceza soruşturmasının bulunup bulunmamasından bağımsız olarak idari yargılamada somut delil ve yeterli gerekçe aranmasıdır.

Ancak B.K. kararı, hakkında ceza soruşturması bulunmayan herkesin göreve iade edilmesi gerektiği anlamına gelmez.

AYM Sinan Ulu ve Sümeyra Bakla Kararları: Somut Faaliyetlerin Önemi

Anayasa Mahkemesi, Sinan Ulu ve Sümeyra Bakla başvurularında ise özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Bu dosyalarda örgütsel toplantılar, toplantıların organize edilmesi, sorumluluk üstlenilmesi ve mali destek faaliyetleri gibi somut anlatımlar değerlendirilmiştir.

Mahkeme, dosyalardaki olguların ve yargısal gerekçelerin iltisak ve irtibat sonucunu desteklediğini kabul etmiştir.

Bu kararlar, idari yargıda önemli olanın yalnızca ceza soruşturmasının sonucu değil, kişiye isnat edilen faaliyetlerin somutluğu olduğunu göstermektedir.

Ancak her dosyada aynı sonuca ulaşılması mümkün değildir.

Özellikle kişinin hangi faaliyetleri gerçekleştirdiği, bu faaliyetlerin örgütsel niteliği ve delillerin güvenilirliği ayrıca incelenmelidir.

AYM’nin 11 Haziran 2026 Tarihli Kararı: Ceza Kovuşturması Bulunmayan Yargı Mensubu

Anayasa Mahkemesinin 11 Haziran 2026 tarihli Genel Kurul gündeminde yer alan 2023/98347 numaralı başvuru, konumuz bakımından ayrıca önemlidir.

Başvuruda, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılan bir yargı mensubu, hakkında ceza kovuşturması bulunmamasına rağmen iptal davasının reddedildiğini ileri sürmüştür.

Anayasa Mahkemesi, masumiyet karinesine ilişkin iddiayı kabul edilemez bulmuştur.

Buna karşılık özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu sonuç, ceza kovuşturması bulunmamasının tek başına masumiyet karinesinin ihlal edildiğini göstermediğini; buna karşılık meslekten çıkarma işleminin özel hayata saygı hakkı yönünden ayrıca incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Ancak kararın ayrıntılı gerekçesi değerlendirilmeden, ihlalin yalnızca ceza kovuşturması bulunmamasından kaynaklandığı söylenemez.

Bu nedenle söz konusu başvuru, ceza kovuşturmasının yokluğunu otomatik göreve iade sebebi olarak değil, idari tedbirin anayasal denetiminden ayrı bir mesele olarak ele almak bakımından önemlidir.

Danıştay Ceza Soruşturması Bulunmayan İhraç Dosyalarını Nasıl İnceliyor?

Danıştayın FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarma işlemlerine ilişkin kararlarında, idari yargı mercilerinin somut delilleri ayrıca değerlendirmesi gerektiği açıklanmaktadır.

Danıştay, ceza soruşturmasında verilen takipsizlik veya ceza mahkemesindeki beraat kararlarının, idari yönden farklı değerlendirme yapılmasını her durumda engellemediğini kabul etmektedir.

Bununla birlikte idari yargının, kamu görevinden çıkarma işleminin dayandığı maddi olguları incelemesi gerektiğini de vurgulamaktadır.

Bu yaklaşım, hakkında hiç ceza soruşturması bulunmayan kişiler bakımından da önemlidir.

Çünkü ortada bir ceza dosyası bulunmaması, idarenin sunduğu diğer bilgilerin yargısal denetimden muaf olduğu anlamına gelmez.

İdare mahkemesi, işlemin dayandığı olguların iltisak ve irtibat sonucuna ulaşmak için yeterli olup olmadığını incelemelidir.

Ceza Soruşturması Yoksa İdare Hangi Delillere Dayanabilir?

İdari yargılamada farklı nitelikteki bilgi ve belgeler değerlendirilebilir.

Ancak her bilginin delil değeri aynı değildir.

Örneğin:

  • ByLock kullanıldığı iddia ediliyorsa teknik verilerin güvenilirliği ve kişiye aidiyeti araştırılmalıdır.
  • Bank Asya hesabı bulunuyorsa hesap hareketlerinin niteliği ve tarihleri incelenmelidir.
  • Tanık ifadesi varsa anlatımın doğrudan gözleme dayanıp dayanmadığı değerlendirilmelidir.
  • Öğrencilik dönemindeki faaliyetler ileri sürülüyorsa bunların sosyal veya örgütsel niteliği belirlenmelidir.
  • Garson verisi bulunuyorsa kodlamaların doğruluğu ve veri analiz raporunun içeriği incelenmelidir.

Bu nedenle idari yargılamada yalnızca bir belgenin dosyada bulunması yeterli değildir.

Belgenin kişinin örgütle bağlantısını hangi somut nedenle ortaya koyduğu açıklanmalıdır.

ByLock Kaydı Olmayan ve Ceza Soruşturması Açılmayan Memur İhraç Edilebilir mi?

ByLock kaydı bulunmaması ve hakkında ceza soruşturması açılmaması, kişinin lehine değerlendirilebilecek hususlar olabilir.

Ancak bu iki durum, kamu görevinden çıkarma işleminin her durumda hukuka aykırı olduğunu göstermez.

Örneğin kişinin örgütsel toplantıları düzenlediğine ilişkin somut ve güvenilir anlatımlar bulunabilir.

Buna karşılık ihraç işlemi yalnızca geçmiş sosyal ilişkiler veya doğrulanmamış değerlendirmelere dayanıyorsa işlemin hukuka uygunluğu tartışılabilir.

Dolayısıyla savunmada yalnızca ByLock kaydı ve ceza soruşturması bulunmadığına dayanmak yerine, idarenin diğer delillerinin niteliği incelenmelidir.

Bank Asya Hesabı Olan Ancak Ceza Soruşturması Açılmayan Memur

Bazı kamu görevlileri hakkında Bank Asya hesapları nedeniyle idari değerlendirme yapılmış, buna rağmen ceza soruşturması açılmamış olabilir.

Ancak Bank Asya hesabının varlığı ile örgütsel talimat doğrultusunda mali işlem yapılması aynı değildir.

Örneğin yıllar önce açılmış ve olağan bankacılık işlemleri için kullanılmış bir hesap ile belirli bir çağrı üzerine gerçekleştirildiği ileri sürülen para yatırma işlemleri farklıdır.

Bu nedenle hesap hareketlerinin tarihleri, miktarları ve işlem nedenleri önem taşır.

Ceza soruşturması bulunmaması tek başına hesap hareketlerinin örgütsel niteliğini ortadan kaldırmadığı gibi, hesabın bulunması da otomatik iltisak ve irtibat sonucunu doğurmaz.

Sadece Öğrencilik Dönemindeki Faaliyetlerle İhraç

Bazı kamu görevlilerinin dosyalarında ceza soruşturması bulunmamakta, ihraç gerekçesi olarak öğrencilik yıllarındaki faaliyetler gösterilmektedir.

Örneğin kişi geçmişte cemaatle bağlantılı olduğu belirtilen bir yurtta kalmış veya dershaneye gitmiş olabilir.

Başka bir dosyada ise öğrenci yönlendirme, örgütsel toplantı düzenleme veya sorumluluk üstlenme iddiaları bulunabilir.

Bu durumların aynı şekilde değerlendirilmesi doğru değildir.

Özellikle faaliyetlerin gerçekleştiği dönem, kişinin yaşı, faaliyetlerin niteliği ve örgütsel bağın devam edip etmediği incelenmelidir.

Ancak belirli bir tarihten önce gerçekleşen bütün faaliyetlerin otomatik olarak hukuki değerlendirme dışında kaldığı söylenemez.

Hiçbir Somut Delil Bulunmadan Memuriyetten İhraç Mümkün mü?

İdari yargıda kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu incelenirken işlemin dayandığı maddi olgular önem taşır.

Özellikle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat gerekçesine dayanılıyorsa, bu sonucun ciddi, önemli ve somut nitelikteki objektif olaylarla desteklenmesi gerekir.

Anayasa Mahkemesinin B.K. kararında da bu husus vurgulanmıştır.

Dolayısıyla idarenin yalnızca kişinin örgütle bağlantılı olduğunu belirtmesi, bu bağlantının hangi somut olgulara dayandığı açıklanmıyorsa hukuki yönden sorun oluşturabilir.

Ancak delilin somut olup olmadığı, yalnızca delil sayısına göre belirlenmez.

Tek bir güvenilir ve ayrıntılı veri bazı dosyalarda önemli olabilirken, çok sayıda soyut değerlendirme başka bir dosyada yeterli olmayabilir.

Ceza Soruşturması Olmayan Memur İhraç Davasında Ne Talep Etmeli?

Bu tür dosyalarda öncelikle kamu görevinden çıkarma işleminin dayandığı bilgi ve belgelerin belirlenmesi gerekir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca idare mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ilişkin incelemeyi kendiliğinden yapar.

Mahkemeler gerekli gördükleri bilgi ve belgeleri ilgili yerlerden isteyebilir.

Bu nedenle ihraç işleminin dayanaklarının dosyaya getirtilmesi ve somut olguların incelenmesi talep edilebilir.

Özellikle şu sorulara cevap aranmalıdır:

  1. İhraç işlemi hangi somut bilgi veya belgeye dayanmaktadır?
  2. Kişi hakkında gerçekten ceza soruşturması bulunmamakta mıdır?
  3. İdarenin dayandığı bilgiler hangi tarihlere ilişkindir?
  4. Tanık ifadeleri varsa doğrudan gözleme dayanmakta mıdır?
  5. Dijital veriler varsa kişiye aidiyeti nasıl belirlenmiştir?
  6. İleri sürülen faaliyetlerin örgütsel niteliği açıklanmış mıdır?
  7. Deliller arasında çelişki bulunmakta mıdır?
  8. Kişinin esaslı itirazları değerlendirilmiş midir?
  9. İdare mahkemesi delilleri ayrı ayrı ve birlikte incelemiş midir?
  10. Kararda iltisak ve irtibat sonucuna nasıl ulaşıldığı yeterli gerekçeyle açıklanmış mıdır?

Bu inceleme, ceza soruşturması bulunmayan kamu görevlilerinin dosyalarında özellikle önemlidir.

İhraç Davası Kesinleşmişse Ceza Soruşturması Olmaması Yeniden Yargılama Sebebi mi?

Hakkında hiçbir ceza soruşturması açılmayan kişinin ihraç davası kesinleşmiş olabilir.

Ancak ceza soruşturması bulunmaması, tek başına kesinleşmiş idari yargı kararının yeniden açılmasını sağlamaz.

2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri sınırlı olarak düzenlenmiştir.

Bu nedenle kesinleşmiş kararın yeniden incelenmesi için kanunda öngörülen özel koşullardan birinin bulunması gerekir.

Ayrıca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru bakımından genel süre, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gündür.

Sonradan yayımlanan yeni bir Danıştay veya Anayasa Mahkemesi kararı, geçmişte kesinleşmiş bütün ihraç davaları için kendiliğinden yeni başvuru süresi oluşturmaz.

Bu nedenle kesinleşmiş dosyalarda kararın gerekçesi, tebliğ tarihi ve başvurulabilecek hukuki yollar birlikte değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Hakkımda hiç FETÖ soruşturması açılmadı, ihraç edilebilir miyim?

İlgili mevzuat kapsamında ceza soruşturması bulunmadan kamu görevinden çıkarma işlemi uygulanmış olabilir. Ancak işlemin somut ve hukuken yeterli gerekçelere dayanması gerekir.

Savcılık ifademi bile almadı, ihraç işlemim hukuka aykırı mı?

Yalnızca savcılık ifadesinin alınmamış olması işlemi kendiliğinden hukuka aykırı hâle getirmez. İdari işlemin dayanakları ayrıca incelenmelidir.

Ceza dosyası olmadan FETÖ iltisak ve irtibatı kabul edilebilir mi?

Somut ve güvenilir başka bilgiler bulunması hâlinde idari yönden değerlendirme yapılabilir. Ancak bu değerlendirme gerekçesiz veya keyfî olamaz.

Hakkımda ceza soruşturması yok, ByLock da yok. Göreve dönebilir miyim?

Bu hususlar lehe olabilir ancak otomatik göreve iade sağlamaz. İhraç işleminin dayandığı diğer bilgiler incelenmelidir.

Ceza soruşturması bulunmaması takipsizlik kararıyla aynı mı?

Hayır. Takipsizlik kararı, açılmış bir soruşturmanın sonunda verilen karardır. Hiç soruşturma açılmaması ise farklı bir durumdur.

Sadece tanık ifadesiyle ve ceza soruşturması olmadan ihraç edilebilir miyim?

Tanık beyanının niteliğine göre idari değerlendirme yapılabilir. Ancak beyanın somutluğu, güvenilirliği ve örgütsel bağlantıyı gösterme gücü önemlidir.

Ceza soruşturması olmayan polis memuru göreve iade edilebilir mi?

Somut dosyadaki delillere ve yargısal incelemeye göre mümkün olabilir. Ceza soruşturması bulunmaması tek başına yeterli değildir.

Hakkımda soruşturma yok ama Bank Asya hesabım var. Bu ihraç için yeterli mi?

Hesabın açılış tarihi, işlemlerin niteliği ve örgütsel talimat iddiası değerlendirilmelidir. Sırf hesabın bulunması her dosyada aynı sonucu doğurmaz.

Hiçbir somut delil yoksa ihraç davamı kazanabilir miyim?

İşlemin dayandığı somut ve yeterli gerekçelerin bulunmaması, iptal davasında önemli olabilir. Ancak dosyadaki bütün belgeler incelenmelidir.

İhraç davam kesinleşti, ceza soruşturması bulunmadığı için yeniden açabilir miyim?

Ceza soruşturması bulunmaması tek başına yargılamanın yenilenmesi sebebi değildir. İYUK 53 kapsamındaki özel koşullar değerlendirilmelidir.

Sonuç: Ceza Soruşturması Bulunmaması Otomatik Göreve İade Sağlamaz, Ancak Delilsiz İhraç da Hukuken Savunulamaz

FETÖ/PDY gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan bir kişinin hakkında ceza soruşturması bulunmaması, ihraç işleminin kendiliğinden hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez.

Çünkü ceza soruşturması ile kamu görevinden çıkarma işlemleri farklı hukuki ölçütlere dayanır.

Ancak bu farklılık, idarenin somut delil göstermeden veya yeterli gerekçe oluşturmadan kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edebileceği anlamına da gelmez.

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarında da iltisak ve irtibat değerlendirmesinin somut olgulara ve yeterli gerekçelere dayanmasının önemi vurgulanmaktadır.

Hakkında ceza soruşturması bulunmayan memurun ihraç davasında belirleyici soru, neden ceza soruşturması açılmadığı değil; idarenin hangi somut delillere dayanarak iltisak ve irtibat sonucuna ulaştığıdır.

Bu nedenle hukuki savunma, yalnızca ceza dosyasının bulunmamasına değil, kamu görevinden çıkarma işleminin bütün maddi ve hukuki dayanaklarının incelenmesine dayanmalıdır.

Ceza Soruşturması Olmadan İhraç Edilen Memurlar İçin Hukuki Danışmanlık

Hakkında FETÖ/PDY nedeniyle ceza soruşturması açılmadığı hâlde kamu görevinden çıkarılan polis memurları, öğretmenler, askerî personel ve diğer kamu görevlilerinin dosyalarında, iltisak ve irtibat değerlendirmesinin somut dayanaklarının incelenmesi önem taşımaktadır.

Av. Orçun Akbulut tarafından KHK ile kamu görevinden çıkarma işlemleri, OHAL Komisyonu kararları, idari yargı davaları, istinaf, temyiz, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve kesinleşmiş dosyalarda başvurulabilecek hukuki yollar konusunda danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.

Türkiye genelinden başvuru yapan kişilerin dosyaları, ilgili mahkeme kararları ve idari işlem belgeleri üzerinden değerlendirilebilmektedir.

Somut dosyanızın hukuki yönden incelenmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!