Aydın Malpraktis Avukatı | Doktor Hatası ve Tazminat Davası

Doktorun veya sağlık kuruluşunun hatalı uygulaması sonucunda zarar gören bir hastanın karşı karşıya kaldığı hukuki süreç, klasik bir tazminat uyuşmazlığından daha karmaşık olabilir. Çünkü tıbbi malpraktis davalarında yalnızca hastanın zarar görmüş olması yeterli değildir. Uygulanan tıbbi müdahalenin tıp biliminin gereklerine uygun olup olmadığı, hekimin özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, hastanın yeterince aydınlatılıp aydınlatılmadığı ve meydana gelen zarar ile tıbbi uygulama arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir.

Aydın’da meydana gelen bir tıbbi uygulama hatasında izlenecek hukuki yol ise olayın devlet hastanesinde, üniversite hastanesinde, özel hastanede veya özel muayenehanede gerçekleşmesine göre değişebilir.

Bu nedenle bir malpraktis dosyasında ilk yapılması gereken, doğrudan dava açmaktan önce tıbbi kayıtların eksiksiz biçimde toplanması ve olayın tıbbi ve hukuki yönden birlikte değerlendirilmesidir.

Malpraktis Nedir?

Malpraktis, genel anlamıyla sağlık mesleği mensubunun mesleki uygulaması sırasında gerekli bilgi, dikkat veya özeni göstermemesi sonucunda hastanın zarar görmesini ifade eder.

Ancak tedavinin istenilen sonucu vermemesi tek başına malpraktis anlamına gelmez.

Tıbbi müdahalelerin doğası gereği bazı riskleri ve komplikasyonları bulunabilir. Bu nedenle bir malpraktis dosyasındaki temel mesele, ortaya çıkan olumsuz sonucun kaçınılmaz bir komplikasyon mu yoksa önlenebilir bir tıbbi uygulama hatası mı olduğunun belirlenmesidir.

Hangi Durumlar Doktor Hatası Sayılabilir?

Tıbbi uygulama hataları yalnızca ameliyat sırasında yapılan hatalardan oluşmaz.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • yanlış teşhis,
  • teşhisin geciktirilmesi,
  • gerekli tetkiklerin yapılmaması,
  • yanlış tedavi uygulanması,
  • yanlış ilaç veya doz verilmesi,
  • ameliyat sırasında yapılan hatalar,
  • ameliyat sonrası hastanın yeterince takip edilmemesi,
  • gerekli konsültasyonların istenmemesi,
  • doğum sürecinin hatalı yönetilmesi,
  • acil müdahalenin geciktirilmesi,
  • enfeksiyon kontrolündeki eksiklikler,
  • hastanın yeterince bilgilendirilmemesi

tıbbi sorumluluğa yol açabilecek durumlar arasında değerlendirilebilir.

Her olay kendi tıbbi özellikleri içerisinde ayrıca incelenmelidir.

Komplikasyon ile Malpraktis Arasındaki Fark Nedir?

Tıp hukuku davalarının en önemli tartışmalarından biri budur.

Bir ameliyat veya tedavi sonrasında istenmeyen bir sonuç ortaya çıkması hekimin otomatik olarak kusurlu olduğu anlamına gelmez. Tıbben öngörülebilen ve gerekli tüm önlemler alınmasına rağmen ortaya çıkabilen bazı sonuçlar komplikasyon niteliğinde olabilir.

Ancak komplikasyon ihtimalinin bulunması da sağlık kuruluşunu veya hekimi her durumda sorumluluktan kurtarmaz.

Komplikasyonun zamanında fark edilip edilmediği, uygun şekilde yönetilip yönetilmediği ve gerekli müdahalelerin zamanında yapılıp yapılmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle malpraktis dosyalarında yalnızca “komplikasyon meydana geldi mi?” sorusu değil, “meydana gelen komplikasyon doğru yönetildi mi?” sorusu da önemlidir.

Devlet Hastanesinde Doktor Hatası Olursa Ne Yapılır?

Tıbbi müdahalenin bir devlet hastanesi veya diğer kamu sağlık kuruluşunda gerçekleştirilmiş olması halinde hukuki süreç özel hastanelerden farklıdır.

Kamu sağlık hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan zararlar bakımından hizmet kusuru gündeme gelebilir ve şartlarının bulunması halinde idari yargıda tam yargı davası açılması gerekebilir.

Bu dosyalarda dava açılmadan önce uygulanması gereken idari başvuru yolları ile hak düşürücü nitelikte sonuçlar doğurabilecek sürelerin özellikle değerlendirilmesi gerekir.

Yanlış yargı kolunda veya yanlış hasma karşı dava açılması ciddi zaman kaybına neden olabileceğinden, devlet hastanesinde meydana gelen tıbbi hata dosyalarında görev ve süre incelemesi başlangıç aşamasında yapılmalıdır.

Özel Hastanede Doktor Hatasından Kim Sorumludur?

Özel hastanelerde meydana gelen tıbbi hatalarda yalnızca müdahaleyi gerçekleştiren hekimin sorumluluğu söz konusu olmayabilir.

Somut olayın niteliğine göre;

doktorun kişisel tıbbi uygulaması, hastanenin organizasyon yükümlülüğü, yardımcı sağlık personelinin davranışları, tıbbi cihazların yeterliliği ve ameliyat sonrası takip sistemi birlikte değerlendirilebilir.

Bu nedenle özel hastane malpraktis dosyalarında hastane ile hekim arasındaki hukuki ilişkinin ve hastanın sağlık kuruluşuyla kurduğu ilişkinin doğru belirlenmesi önem taşır.

Aydınlatılmış Onam Neden Önemlidir?

Hastanın bir belgeye imza atmış olması her durumda hekimin aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini göstermeyebilir.

Hastanın uygulanacak işlemin niteliği, önemli riskleri, muhtemel sonuçları ve uygun alternatifleri konusunda anlayabileceği şekilde bilgilendirilmesi gerekir.

Bu nedenle malpraktis incelemesinde tıbbi müdahalenin teknik olarak doğru yapılıp yapılmadığının yanında hastanın müdahaleye gerçekten aydınlatılmış biçimde rıza gösterip göstermediği de ayrıca değerlendirilir.

Özellikle estetik müdahaleler ve önemli cerrahi işlemlerde aydınlatılmış onam konusu uyuşmazlığın merkezine yerleşebilir.

Malpraktis Davasında Hangi Tazminatlar İstenebilir?

Tıbbi hata nedeniyle hastada bedensel zarar meydana gelmişse olayın özelliklerine göre farklı zarar kalemleri gündeme gelebilir.

Bunlar arasında tedavi giderleri, geçici veya sürekli iş göremezlikten doğan kayıplar, çalışma gücü kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar, bakıcı giderleri, gelecekte yapılması gereken tedavi giderleri ve manevi tazminat bulunabilir.

Tıbbi hata sonucunda ölüm meydana gelmişse ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler açısından destekten yoksun kalma tazminatı ile şartlarının bulunması halinde manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Tazminat miktarı her dosyanın kendi özelliklerine göre belirlenir.

Malpraktis Davasında En Önemli Deliller Nelerdir?

Tıp hukuku dosyalarında delillerin erken aşamada toplanması büyük önem taşır.

Özellikle;

hasta dosyası, epikriz raporları, ameliyat notları, anestezi kayıtları, laboratuvar sonuçları, radyolojik görüntüler, reçeteler, konsültasyon kayıtları, hemşire gözlem formları, yoğun bakım kayıtları ve aydınlatılmış onam belgeleri incelenmelidir.

Gerektiğinde e-Nabız kayıtları ile sağlık kuruluşundaki fiziksel hasta dosyasının karşılaştırılması da önem taşıyabilir.

Çünkü malpraktis davasının sonucu çoğu zaman hastanın yalnızca mevcut sağlık durumundan değil, müdahalenin öncesinden sonrasına kadar oluşan tıbbi kronolojinin doğru kurulmasından etkilenir.

Bilirkişi Raporu Malpraktis Davasında Neden Önemlidir?

Hakimin tıbbi uzmanlık gerektiren konuları doğrudan değerlendirmesi mümkün olmadığından, malpraktis uyuşmazlıklarında bilirkişi incelemesi önemli bir yere sahiptir.

Ancak yalnızca “doktor kusurludur” veya “komplikasyondur” şeklindeki sonuç cümlesine odaklanmak yeterli değildir.

Bilirkişi değerlendirmesinde kullanılan tıbbi verilerin, hasta dosyasındaki kayıtların ve olay tarihindeki tıbbi standartların doğru değerlendirilip değerlendirilmediğinin de incelenmesi gerekir.

Bu nedenle malpraktis dosyasında etkili hukuki çalışma, bilirkişi raporu geldikten sonra değil, bilirkişiye yöneltilecek soruların belirlenmesi aşamasında başlar.

Estetik Ameliyat Hatalarında Dava Açılabilir mi?

Burun estetiği, liposuction, meme estetiği, yüz estetiği, saç ekimi ve benzeri müdahaleler sonucunda ortaya çıkan uyuşmazlıklar tıp hukukunun özel alanlarından biridir.

Bu dosyalarda müdahalenin tıbbi gereklilikten ziyade estetik amaç taşıması, hastaya vaat edilen sonuç ve sözleşmesel ilişkinin niteliği ayrıca önem kazanabilir.

Beklenen estetik sonucun ortaya çıkmaması her durumda tazminat hakkı doğurmasa da hatalı uygulama, yetersiz bilgilendirme veya gerekli mesleki özenin gösterilmemesi halinde hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.

Diş Hekimi ve İmplant Hatalarında Tazminat İstenebilir mi?

İmplant uygulaması, protez, kanal tedavisi, diş çekimi ve çene cerrahisi işlemleri de tıbbi malpraktis uyuşmazlıklarına konu olabilir.

Özellikle hatalı implant uygulaması, sinir hasarı, yanlış tedavi planlaması veya gerekli görüntüleme ve tetkikler yapılmadan gerçekleştirilen müdahaleler ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu tür uyuşmazlıklarda tedavi öncesi ve sonrası panoramik görüntüler ile diğer radyolojik kayıtların korunması önemlidir.

Doğum Sırasında Meydana Gelen Hatalar

Doğum ve kadın hastalıkları alanındaki malpraktis dosyaları, ortaya çıkabilecek zararın ağırlığı nedeniyle tıp hukukunun önemli uyuşmazlıkları arasındadır.

Fetal distresin zamanında fark edilmemesi, gerekli sezaryen kararının geciktirilmesi, gebelik takibindeki eksiklikler veya doğum sırasında gerekli müdahalenin yapılmaması sonucunda anne veya çocukta zarar meydana gelebilir.

Özellikle çocukta kalıcı engellilik meydana gelen dosyalarda gelecekteki bakım, rehabilitasyon ve ekonomik kayıplar nedeniyle kapsamlı bir zarar hesabı gerekebilir.

Malpraktis Şüphesinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?

Tıbbi hata şüphesi bulunan bir olayda ilk amaç hemen dava açmak değil, delilleri güvence altına almak olmalıdır.

Hastanın tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarından tıbbi kayıtlarının tamamının temin edilmesi, görüntüleme kayıtlarının saklanması, reçete ve raporların muhafaza edilmesi ve olayların tarih sırasına göre çıkarılması sonraki hukuki değerlendirmeyi önemli ölçüde kolaylaştırır.

Daha sonra dosyanın tıbbi ve hukuki yönden incelenerek ortaya çıkan sonucun komplikasyon mu, tıbbi uygulama hatası mı olduğu; hangi kişi veya kurumların sorumluluğunun bulunabileceği ve hangi yargı yoluna başvurulacağı değerlendirilmelidir.

Aydın’da Malpraktis ve Tıbbi Hata Davaları

Aydın, Efeler, Kuşadası, Didim, Söke, Nazilli, Germencik, İncirliova, Çine ve çevre ilçelerde meydana gelen tıbbi uygulama hatalarında başvurulacak hukuki yol, sağlık kuruluşunun niteliğine ve olayın özelliklerine göre değişmektedir.

Bir malpraktis dosyasının sağlıklı değerlendirilmesi için yalnızca meydana gelen sonucun değil, hastanın bütün tedavi sürecinin incelenmesi gerekir.

Özellikle kamu hastanesi–özel hastane ayrımı, dava ve başvuru süreleri, tıbbi kayıtların eksiksiz temini, bilirkişi incelemesi, aydınlatılmış onam ve zarar hesabı dosyanın başlangıç aşamasından itibaren değerlendirilmesi gereken konulardır.

Tıbbi Hata Nedeniyle Hukuki Değerlendirme

Doktor veya hastane uygulaması sonucunda zarar meydana geldiğini düşünüyorsanız, dava açılmadan önce tıbbi belgelerin ve tedavi sürecinin bütün olarak değerlendirilmesi önemlidir.

Av. Orçun Akbulut Hukuk Bürosu ile iletişime geçerek olayın hukuki niteliği, izlenebilecek başvuru yolları ve tıbbi kayıtların değerlendirilmesi konusunda hukuki bilgi alabilirsiniz.

Bu sayfada yer alan açıklamalar genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her tıbbi uyuşmazlık kendi somut özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Her olumsuz tedavi sonucu doktor hatası mıdır?

Hayır. Tedavinin başarısız olması veya komplikasyon meydana gelmesi tek başına malpraktis anlamına gelmez. Hekimin tıbbi standartlara uygun davranıp davranmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Doktor hatası nasıl ispatlanır?

Hasta kayıtları, tetkikler, görüntüleme kayıtları, ameliyat ve takip belgeleri, aydınlatılmış onam belgeleri ve bilirkişi incelemesi başta olmak üzere dosyanın bütün delilleri birlikte değerlendirilir.

Devlet hastanesine karşı tazminat davası açılabilir mi?

Şartları oluştuğunda kamu sağlık hizmetinden kaynaklanan zararlar nedeniyle tazminat talep edilebilir. Ancak kamu hastanelerindeki uyuşmazlıklarda idari başvuru ve idari yargıya ilişkin özel kurallar dikkate alınmalıdır.

Özel hastane doktor hatasından sorumlu olur mu?

Somut olayın özelliklerine göre özel hastanenin de hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir. Hekimin uygulaması yanında hastanenin organizasyon ve sağlık hizmetinin sunumuna ilişkin yükümlülükleri de değerlendirilir.

Onam formunu imzalayan hasta dava açabilir mi?

Onam formunun imzalanmış olması tek başına dava hakkını ortadan kaldırmaz. Müdahalenin tıbbi standartlara uygunluğu ve hastanın yeterli şekilde aydınlatılıp aydınlatılmadığı ayrı konulardır.

Malpraktis davasında manevi tazminat istenebilir mi?

Şartlarının oluşması halinde tıbbi hata nedeniyle meydana gelen bedensel ve manevi zararlar için manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.

Malpraktis şüphesinde hangi belgeler alınmalıdır?

Hasta dosyası, epikrizler, tetkikler, radyolojik görüntüler, ameliyat ve anestezi kayıtları, reçeteler, konsültasyon kayıtları ve onam belgeleri mümkün olduğunca eksiksiz şekilde temin edilmelidir.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!