ByLock Kullanmadığı Tespit Edilen Memur İhraç Davasını Yeniden Açabilir mi? Danıştay Kararları ve Hukuki Yollar (2026)

FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan bir memur düşünün.

İhraç kararının en önemli dayanağı, kişinin ByLock kullandığı iddiasıdır. İdare mahkemesi bu iddiayı kabul ederek davayı reddetmiş, istinaf ve temyiz aşamaları tamamlanmış, karar kesinleşmiştir.

Ancak yıllar sonra ceza dosyasına yeni bir teknik rapor girmiştir.

Raporda, kişinin ByLock kullanıcısı olduğunun doğrulanamadığı, kullanıcı eşleştirmesinin hatalı yapıldığı veya ByLock sunucularına iradesi dışında yönlendirilmiş olabileceği belirtilmektedir.

Peki, bu durumda kesinleşmiş ihraç davası yeniden açılabilir mi?

ByLock kullanmadığının sonradan ortaya çıkması, memuriyetten ihraç işleminin hukuki dayanağını önemli ölçüde etkileyebilir. Ancak kesinleşmiş idari yargı kararının yeniden incelenmesi, yalnızca yeni bir raporun bulunmasıyla otomatik olarak mümkün değildir.

Burada üç ayrı sorunun cevaplandırılması gerekir: Yeni teknik tespit gerçekten neyi ortaya koymaktadır? İhraç kararı hangi delillere dayanmaktadır? Kesinleşmiş kararın yeniden incelenmesi için kanunda öngörülen koşullar mevcut mudur?

ByLock Kullanmadığı Tespit Edilen Memur Göreve İade Edilebilir mi?

ByLock kullanıcısı olmadığı sonradan belirlenen kamu görevlisinin göreve iadesi hukuken mümkün olabilir.

Ancak bu sonuç her dosyada kendiliğinden ortaya çıkmaz.

Öncelikle kamu görevinden çıkarma işleminin hangi gerekçelere dayandığı belirlenmelidir.

Örneğin ihraç işleminin tek dayanağı ByLock kullanımı olabilir.

Başka bir dosyada ise ByLock iddiasının yanında tanık beyanları, örgütsel toplantılara katılım veya mali faaliyetlere ilişkin iddialar bulunabilir.

İlk durumda ByLock tespitinin yanlışlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını ortadan kaldırabilir.

İkinci durumda ise diğer delillerin iltisak ve irtibat bakımından yeterli olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle göreve iade ihtimalini belirleyen yalnızca ByLock raporu değil, ihraç dosyasının bütünüdür.

ByLock Tespitinin Hatalı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

ByLock dosyalarında farklı teknik veriler kullanılabilmektedir.

Bunlar arasında CGNAT kayıtları, operatör bağlantı verileri, kullanıcı kimliği eşleştirmeleri ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları bulunmaktadır.

Ancak bu belgelerin hepsi aynı bilgiyi ortaya koymaz.

Örneğin CGNAT kaydı, belirli bir bağlantı trafiğine ilişkin teknik bilgi içerebilir. Buna karşılık kullanıcı kimliği eşleştirmesi, belirli bir ByLock hesabının kime ait olduğunun belirlenmesiyle ilgilidir.

Dolayısıyla yalnızca bağlantı kaydının bulunması ile kişinin belirli bir kullanıcı hesabını kullandığının ortaya konulması aynı değildir.

Bu ayrım, özellikle Morbeyin olarak bilinen yönlendirme vakalarında önem kazanmıştır.

Morbeyin Nedeniyle ByLock Kaydı Oluşan Memurların Durumu

Morbeyin olarak bilinen olayda, bazı kişilerin kullandıkları başka uygulamalar aracılığıyla iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirildikleri tespit edilmiştir.

Bu nedenle belirli bağlantı kayıtlarının bulunması, kişinin bilinçli olarak ByLock kullandığını her durumda göstermemektedir.

Yargıtay’ın 12 Mart 2025 tarihli bir kararında da CGNAT kayıtlarının tek başına gerçek ByLock kullanıcılığını ortaya koymayabileceği, kullanıcı eşleştirmesinin ve teknik verilerin güvenilirliğinin önem taşıdığı açıklanmıştır.

Bu karar ceza yargılamasına ilişkindir.

Dolayısıyla doğrudan bütün idari ihraç dosyalarının sonucunu belirlemez.

Ancak kişinin ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin teknik kabulün doğruluğu bakımından önemli bir değerlendirme içermektedir.

Özellikle kişinin iradesi dışında yönlendirilmiş olduğunun teknik verilerle ortaya konulması, ihraç işleminde aynı bağlantı kayıtlarına dayanılmışsa hukuki önem taşıyabilir.

ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı Yoksa İhraç Hukuka Aykırı mı?

Bazı kamu görevlilerinin dosyalarında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmadığı hâlde ByLock kullandıkları ileri sürülmektedir.

Ancak tutanağın bulunmaması, her durumda kişinin ByLock kullanıcısı olmadığını kesin olarak göstermez.

Önemli olan mevcut teknik verilerin güvenilirliği, kişiye aidiyeti ve neyi ispatladığıdır.

Örneğin kişinin kullanıcı kimliği, hesap bilgileri ve başka teknik kayıtlarla ilişkilendirilmesi mümkün olabilir.

Buna karşılık yalnızca kaynağı ve doğruluğu açıklanamayan bir bağlantı değerlendirmesi üzerinden kişinin ByLock kullanıcısı olduğu sonucuna ulaşılması tartışılabilir.

Özellikle ceza dosyasında kullanıcı kimliğinin belirlenemediği ve teknik eşleştirmenin yapılamadığı tespit edilmişse bu durum idari yargı dosyasında da incelenmelidir.

ByLock Kullanmadığına İlişkin Yeni Rapor Ne Anlama Gelir?

Burada birbirinden farklı üç ihtimal bulunmaktadır.

1. ByLock kullanımı ispatlanamamıştır

Teknik raporda kişinin ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin yeterli veri bulunmadığı belirtilmiş olabilir.

Bu sonuç, kişinin ByLock kullandığının ispatlanamadığını gösterir.

Ancak her durumda kişinin ByLock kullanmadığının kesin olarak tespit edildiği anlamına gelmez.

2. Kullanıcı eşleştirmesi hatalıdır

Raporda belirli bir ByLock hesabının başka kişiye ait olduğu veya kişinin bu hesapla yanlış eşleştirildiği ortaya konulmuş olabilir.

Bu durum, ihraç kararının aynı kullanıcı hesabına dayanması hâlinde daha doğrudan önem taşır.

3. Bağlantı irade dışı yönlendirmeden kaynaklanmıştır

Teknik incelemede kişinin ByLock sunucularına bilinçli kullanım dışında bir nedenle yönlendirildiği belirlenmiş olabilir.

Bu durumda bağlantı kaydının örgütsel haberleşme faaliyeti olarak değerlendirilmesinin dayanağı tartışılabilir.

Bu üç ihtimal aynı değildir. İhraç davasında izlenecek hukuki yol, teknik raporun hangisini ortaya koyduğuna göre değişebilir.

Kesinleşmiş İhraç Davası Yeniden Açılabilir mi?

İdari yargıda kesinleşmiş kararların yeniden incelenmesi, olağan bir itiraz veya temyiz süreci değildir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinde yargılamanın yenilenmesi düzenlenmiştir.

Bu yol, kesinleşmiş kararların ancak kanunda belirtilen özel sebeplerin bulunması hâlinde yeniden incelenmesine imkân tanır.

Dolayısıyla yeni bir teknik rapor elde eden kişinin öncelikle bu raporun kanunda sayılan yenileme sebeplerinden birine girip girmediğini belirlemesi gerekir.

Yeni raporun kişinin lehine olması tek başına yeterli değildir.

İYUK 53/1-a: Sonradan Ele Geçirilen Belgeyle Yargılamanın Yenilenmesi

2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, zorlayıcı sebepler nedeniyle veya lehine karar verilen tarafın eyleminden kaynaklanan bir nedenle elde edilemeyen belgenin karar sonrasında ele geçirilmesi, yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında düzenlenmiştir.

Bu hüküm ByLock dosyalarında önem taşıyabilir.

Ancak her yeni teknik raporun bu bent kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Öncelikle belgenin niteliği ve daha önce neden elde edilemediği araştırılmalıdır.

Örneğin ihraç davası sırasında mevcut olduğu hâlde kişinin erişemediği bir teknik kayıt ile karar kesinleştikten sonra ilk kez düzenlenen yeni bir bilirkişi görüşü aynı hukuki durumda değildir.

Özellikle sonradan hazırlanan bir raporun, daha önce mevcut olan ancak elde edilemeyen teknik verileri ortaya koyması hâlinde bu verilerin niteliği ayrıca incelenebilir.

Bu nedenle başvuruda yalnızca “Yeni rapor elde edildi” denilmesi yeterli olmayabilir.

Belgenin neden daha önce temin edilemediği ve kararın sonucunu nasıl etkileyebileceği somut biçimde açıklanmalıdır.

İYUK 53/1-b: Karara Esas Alınan Belgenin Sahte Olduğunun Ortaya Çıkması

2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde düzenlenen bir başka sebep, karara esas alınan belgenin sahteliğine ilişkin özel koşullardır.

Ancak ByLock tespitinin hatalı olması ile karara esas alınan belgenin hukuken sahte olduğunun belirlenmesi aynı değildir.

Örneğin teknik eşleştirme hatası bulunması, her durumda belgenin sahte olduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle yanlış ByLock tespitine ilişkin her raporun sahtelik sebebine dayanılarak yargılamanın yenilenmesini sağlayacağı söylenemez.

Sahtelik sebebine dayanılacaksa kanunda aranan özel koşulların mevcut olup olmadığı incelenmelidir.

İYUK 53/1-c: Karara Esas Alınan İlamın Ortadan Kalkması

İYUK 53/1-c bendinde, karara esas alınan bir ilam hükmünün kesinleşen başka bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması düzenlenmiştir.

Bu hüküm, ihraç davasının doğrudan belirli bir mahkeme ilamına dayandığı durumlarda gündeme gelebilir.

Ancak sonradan beraat kararı verilmesi veya ByLock iddiasının ispatlanamaması, her durumda bu bentteki koşulların gerçekleştiği anlamına gelmez.

Önemli olan idari yargı kararına esas alınan ilamın hukuki durumudur.

ByLock Kullanmadığı Sonradan Anlaşılan Memur Yeni Dava Açabilir mi?

Bazı kişiler, kesinleşmiş ihraç davasından sonra yeni teknik rapora dayanarak idareye yeniden başvuru yapmayı düşünmektedir.

Ancak kesinleşmiş bir kamu görevinden çıkarma işlemi hakkında idareye tekrar başvurulması, geçmişteki dava açma sürelerini kendiliğinden yeniden başlatmaz.

Ayrıca idarenin önceki işlemi değiştirmemesi, her durumda eski ihraç işleminin yeniden dava konusu yapılabileceği anlamına gelmez.

Bu nedenle yeni bir idari başvuru yapılmadan önce başvurunun hukuki dayanağı, talep edilen işlem ve olası dava süresi sorunları değerlendirilmelidir.

Özellikle kesinleşmiş mahkeme kararını dolanmak amacıyla aynı talebin tekrarlanması, hukuki sonuç sağlamayabilir.

İhraç Davası Henüz Kesinleşmemişse Ne Yapılmalı?

İdari yargılama devam ediyorsa durum farklıdır.

Örneğin dava istinaf veya temyiz aşamasındayken kişinin ByLock kullanıcısı olmadığına ilişkin teknik rapor elde edilmiş olabilir.

Bu durumda raporun ilgili yargı merciine sunulması ve hukuki etkisinin açıklanması önemlidir.

Ancak raporun hangi aşamada ve ne şekilde değerlendirilebileceği, ilgili kanun yolu incelemesinin kapsamına bağlıdır.

Özellikle temyiz aşamasında yeni delillerin değerlendirilmesi ile ilk derece yargılamasında delil sunulması aynı usule tabi değildir.

Bu nedenle raporun yalnızca dosyaya eklenmesiyle yetinilmemeli, önceki kararın hangi maddi veya hukuki kabulünü etkilediği açıklanmalıdır.

ByLock Kullanmadığı İçin Beraat Eden Memur İhraç Davasını Kazanır mı?

Ceza mahkemesinde beraat edilmesi, kamu görevinden çıkarma işlemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Çünkü ceza yargılamasında örgüt üyeliği suçunun unsurları, idari yargıda ise iltisak ve irtibat değerlendirilir.

Ancak beraat kararının gerekçesi önemlidir.

Örneğin ceza mahkemesi yalnızca örgüt üyeliği suçunun ispatlanamadığına karar vermiş olabilir.

Başka bir dosyada ise kişinin ByLock kullanıcısı olmadığı teknik verilerle belirlenmiş olabilir.

İkinci durumda idari yargı kararının aynı ByLock tespitine dayanması hâlinde, iki karar arasındaki farklılığın değerlendirilmesi gerekir.

Ancak beraat kararının sonradan verilmiş olması, tek başına İYUK 53 kapsamında yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturmaz.

Danıştay ByLock Delilini Nasıl Değerlendiriyor?

Danıştay Beşinci Dairesinin 8 Haziran 2023 tarihli bir kararında, ByLock kullanımına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı, CGNAT kayıtları, kullanıcı bilgileri ve ceza yargılamasındaki tespitler birlikte ele alınmıştır.

Danıştay, dosyadaki teknik verileri ve diğer olguları değerlendirerek kişinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna ulaşmış ve temyiz istemini reddetmiştir.

Bu karar, ByLock verilerinin idari yargıda delil olarak değerlendirilebildiğini göstermektedir.

Ancak kararın dayandığı teknik verilerin mevcut olmadığı veya sonradan yanlış olduğu belirlenen dosyalarda aynı sonuca otomatik olarak ulaşılması doğru değildir.

Her dosyada delilin güvenilirliği ve kişiye aidiyeti ayrıca incelenmelidir.

Anayasa Mahkemesinin Ferhat Kara Kararı ByLock Dosyaları İçin Ne Anlama Geliyor?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Ferhat Kara başvurusunda ByLock verilerinin ceza yargılamasında kullanılmasını adil yargılanma hakkı kapsamında incelemiştir.

Mahkeme, somut başvuruda ByLock verilerinin elde edilmesi ve değerlendirilmesi yönünden ileri sürülen şikâyetler bakımından ihlal bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Ancak bu karar, ByLock bağlantısı bulunduğu ileri sürülen herkesin gerçek kullanıcı olduğu anlamına gelmez.

Özellikle kullanıcı eşleştirmesinin doğruluğu ve kişinin veriler hakkındaki itirazlarını ileri sürebilmesi önemini korumaktadır.

Dolayısıyla Ferhat Kara kararı ile teknik eşleştirme hatasının ortaya konulduğu dosyalar birbirinden ayrılmalıdır.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapılabilir mi?

İhraç davasında olağan kanun yolları tüketilmişse ve başvuru koşulları mevcutsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.

Bireysel başvuru için genel süre, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren 30 gündür.

Bu nedenle kişinin ByLock kullanıcısı olmadığına ilişkin yeni bir teknik raporun sonradan elde edilmesi, geçmişte kesinleşen idari yargı kararı için kendiliğinden yeni bir bireysel başvuru süresi başlatmaz.

Bununla birlikte kişi hakkında yeni bir yargısal karar verilmişse bu kararın niteliği ve başvuruya konu olabilecek ayrı bir hak ihlali bulunup bulunmadığı incelenebilir.

Özellikle mahkemenin belirleyici teknik itirazları değerlendirmemesi, ilgili anayasal haklar bakımından gündeme gelebilir.

AİHM Kararıyla ByLock Nedeniyle İhraç Davası Yeniden Açılabilir mi?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararları, koşulları mevcutsa iç hukukta yeniden yargılama bakımından önem taşıyabilir.

İYUK 53/1-ı bendinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin belirli ihlal kararlarına dayalı yargılamanın yenilenmesi düzenlenmiştir.

Ancak başka bir kişinin başvurusunda verilen AİHM ihlal kararı, her kesinleşmiş ihraç davasını otomatik olarak yeniden açmaz.

Özellikle AİHM’nin Yalçınkaya kararı gibi ceza yargılamasına ilişkin kararların, idari ihraç davalarında hangi hukuki sonuçları doğuracağı somut dosya ve kanuni yenileme sebepleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

ByLock Kullanmadığı Tespit Edilen Memurun Dosyasında Hangi Belgeler İncelenmeli?

Bu tür dosyalarda yalnızca yeni teknik raporun incelenmesi yeterli değildir.

Özellikle şu belgelerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir:

  1. Kamu görevinden çıkarma işlemi veya ilgili KHK kaydı.
  2. OHAL Komisyonu kararı ve gerekçesi.
  3. İdare mahkemesi kararı.
  4. Bölge idare mahkemesi ve varsa Danıştay kararları.
  5. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı.
  6. CGNAT ve mevcut diğer bağlantı kayıtları.
  7. Kullanıcı kimliği ve hesap eşleştirme bilgileri.
  8. Sonradan elde edilen teknik rapor.
  9. Ceza mahkemesinin beraat kararı veya savcılığın takipsizlik kararı.
  10. İhraç kararında kullanılan diğer iltisak ve irtibat delilleri.
  11. Kararların tebliğ ve kesinleşme tarihleri.
  12. Yeni teknik belgenin ne zaman ve hangi yolla elde edildiği.

Özellikle yeni teknik rapor ile idari yargı kararında kabul edilen ByLock tespiti karşılaştırılmalıdır.

Bu karşılaştırma yapılmadan yalnızca raporun sonuç kısmına dayanılarak hukuki değerlendirme yapılması eksik kalabilir.

ByLock Yanlış Tespit Nedeniyle Yargılamanın Yenilenmesi Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalı?

Yargılamanın yenilenmesi talebinde öncelikle hangi kanuni sebebe dayanıldığı açıkça belirtilmelidir.

Örneğin İYUK 53/1-a bendine dayanılıyorsa sonradan elde edilen belgenin neden daha önce temin edilemediği açıklanmalıdır.

Belgenin içeriği, kararın hangi maddi kabulünü etkilediği ve bu etkinin neden önemli olduğu somut biçimde ortaya konulmalıdır.

Ayrıca başvurunun kanuni süresi ve hangi mahkemeye yapılacağı değerlendirilmelidir.

2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yargılamanın yenilenmesi istemleri bakımından farklı sebeplere göre değişebilen süreler düzenlenmiştir.

Bu nedenle her dosyada tek bir genel başvuru süresinin geçerli olduğu düşünülmemelidir.

Özellikle belgenin elde edildiği tarih, yenileme sebebinin öğrenildiği tarih ve önceki kararın kesinleşme durumu önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

ByLock kullanmadığım sonradan ortaya çıktı, göreve dönebilir miyim?

Hukuki koşulların bulunması hâlinde mümkün olabilir. Ancak ihraç kararının hangi delillere dayandığı ve kesinleşmiş kararın yeniden incelenmesi için kanuni sebep bulunup bulunmadığı önemlidir.

ByLock tespit ve değerlendirme tutanağım yok, ihraç kararım bozulur mu?

Tutanağın bulunmaması önemli olabilir ancak otomatik iptal sebebi değildir. Mevcut teknik verilerin niteliği ve güvenilirliği değerlendirilmelidir.

CGNAT kaydı tek başına ByLock kullandığımı gösterir mi?

CGNAT kaydı tek başına her durumda gerçek ByLock kullanıcılığını ispatlamaz. Kullanıcı eşleştirmesi ve diğer teknik veriler önemlidir.

ByLock kullanıcı ID’si yanlış eşleştirilmişse ne yapabilirim?

Yanlış eşleştirmeye ilişkin teknik belgeler ile ihraç kararının dayanakları karşılaştırılmalı, dosyanın bulunduğu aşamaya göre hukuki yol belirlenmelidir.

Morbeyin nedeniyle ByLock kaydı oluşmuşsa göreve iade mümkün mü?

İrade dışı yönlendirme teknik olarak ortaya konulmuşsa bu durum önemli olabilir. Ancak ihraç işleminin başka delillere dayanıp dayanmadığı da incelenmelidir.

ByLock nedeniyle beraat ettim, kesinleşmiş ihraç davam yeniden açılır mı?

Beraat kararı tek başına kesinleşmiş davayı yeniden açmaz. İYUK 53’teki koşulların bulunması gerekir.

Yeni bilirkişi raporu yargılamanın yenilenmesi için yeterli mi?

Her yeni bilirkişi raporu otomatik yenileme sebebi değildir. Raporun niteliği ve kanuni sebeplerden birine girip girmediği değerlendirilmelidir.

ByLock kullanmadığım tespit edildi ama başka tanık ifadeleri var. Göreve dönebilir miyim?

ByLock iddiasının ortadan kalkması önemli olabilir. Ancak diğer delillerin iltisak ve irtibat bakımından yeterli olup olmadığı ayrıca incelenir.

İhraç davam yıllar önce kesinleşti, şimdi AYM’ye başvurabilir miyim?

Yeni bir teknik rapor elde edilmesi, eski kesinleşmiş karar için kendiliğinden yeni bireysel başvuru süresi başlatmaz. Başvuru koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

ByLock nedeniyle ihraç edilen polis ve öğretmenler için aynı kurallar mı geçerli?

İltisak ve irtibat değerlendirmesinin genel hukuki çerçevesi benzer olabilir. Ancak ihraç işleminin dayandığı mevzuat ve somut deliller farklılık gösterebilir.

Sonuç: ByLock Kullanmadığının Ortaya Çıkması Önemlidir, Ancak Kesinleşmiş Dava Kendiliğinden Açılmaz

ByLock kullanıcısı olmadığı sonradan tespit edilen kamu görevlilerinin dosyalarında, teknik raporun içeriği ile önceki idari yargı kararının gerekçesi birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle ihraç işleminin temel dayanağı ByLock kullanımıysa, bu tespitin yanlışlığının ortaya konulması önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Ancak kesinleşmiş idari yargı kararlarının yeniden incelenmesi için 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen özel koşulların bulunması gerekir.

ByLock kullanmadığının ispatlanması ile kesinleşmiş ihraç davasının yeniden açılabilmesi iki ayrı hukuki meseledir.

Bu nedenle yalnızca yeni teknik raporun varlığına değil, raporun önceki karara etkisine ve kullanılabilecek kanuni başvuru yollarına odaklanılmalıdır.

ByLock Yanlış Tespit ve Kesinleşmiş İhraç Davalarında Hukuki Danışmanlık

ByLock kullanıcısı olmadığı sonradan tespit edilen, kullanıcı eşleştirmesi hatalı yapılan, Morbeyin nedeniyle bağlantı kaydı oluşan veya ceza yargılamasında beraat etmesine rağmen kamu görevine dönemeyen kişilerin dosyalarında ayrıntılı hukuki inceleme önem taşımaktadır.

Av. Orçun Akbulut tarafından ByLock deliline dayalı kamu görevinden çıkarma işlemleri, OHAL Komisyonu kararları, idari yargı davaları, istinaf, temyiz, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve İYUK 53 kapsamında yargılamanın yenilenmesi talepleri konusunda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.

Türkiye genelinden başvuru yapan kişilerin dosyaları, ilgili mahkeme kararları ve teknik belgeler üzerinden değerlendirilebilmektedir.

Somut dosyanızın hukuki yönden incelenmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!