2013 yılından önce cemaat sohbetlerine katılan bir memur, yıllar sonra bu nedenle kamu görevinden çıkarılabilir mi? Üniversite yıllarında dinî sohbet toplantılarına katılmak, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat bulunduğunu göstermeye yeterli midir? Hakkında yalnızca “sohbetlere katılıyordu” şeklinde tanık beyanı bulunan kamu görevlisinin ihraç edilmesi hukuka uygun mudur?
FETÖ/PDY gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan kişilerin dosyalarında, geçmişte katıldıkları sohbet toplantıları önemli bir tartışma konusudur.
Özellikle 2000–2013 yılları arasında cemaat olarak bilinen yapının düzenlediği toplantılara katıldığı ileri sürülen kamu görevlileri bakımından, bu faaliyetlerin hangi koşullarda örgütsel nitelik taşıdığı ve memuriyetten çıkarılmaya dayanak oluşturabileceği araştırılmalıdır.
2013 yılından önce cemaat sohbetlerine katılmış olmak, her durumda memuriyetten ihracı haklı kılmaz. Ancak toplantıların örgütsel niteliği ve kişinin bu toplantılardaki rolü somut delillerle ortaya konulmuşsa, katılım iltisak ve irtibat değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Bu nedenle yalnızca toplantıya katılımın gerçekleştiği tarih değil; toplantıların amacı, içeriği, düzenlenme biçimi, kişinin katılım sıklığı ve diğer deliller önem taşımaktadır.
2013 Öncesi Cemaat Sohbetlerine Katılmak İhraç Nedeni Olabilir mi?
Cemaat sohbetlerine katılmak ile örgütsel toplantılarda görev almak aynı hukuki anlama gelmez.
Özellikle 17–25 Aralık 2013 öncesinde dinî veya sosyal faaliyet olarak görülen toplantılara katılan kişilerin, bu faaliyetleri nedeniyle örgütle iltisaklı veya irtibatlı kabul edilip edilemeyeceği somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Örneğin üniversite öğrencisiyken arkadaşlarının daveti üzerine birkaç defa dinî sohbet toplantısına katılan kişinin durumu ile düzenli örgütsel toplantıları organize eden, katılımcıları takip eden veya örgüt adına sorumluluk üstlenen kişinin durumu farklıdır.
Ancak bu ayrım, örgütsel nitelikteki bir toplantıya yalnızca katılmanın hiçbir zaman ihraç gerekçesi yapılamayacağı anlamına da gelmez.
Anayasa Mahkemesi, örgütsel niteliği ortaya konulan bazı sohbet toplantılarına katılımın dahi somut olayın özelliklerine göre iltisak ve irtibat bakımından önem taşıyabileceğini kabul etmektedir.
Dolayısıyla değerlendirmede toplantının adı değil, gerçek niteliği belirleyicidir.
17–25 Aralık Öncesindeki Sohbetlerin Hukuki Durumu
17–25 Aralık 2013 tarihi, FETÖ/PDY dosyalarında sıklıkla tartışılan bir dönemdir.
Bu tarihten önce cemaatle bağlantılı olduğu belirtilen çok sayıda eğitim kurumu, yurt, dernek ve sosyal organizasyon faaliyet göstermekteydi.
Dolayısıyla geçmişte bu çevrelerle ilişki kuran herkesin aynı amaçla hareket ettiğini kabul etmek doğru değildir.
Ancak 17–25 Aralık tarihi, bu tarihten önce gerçekleştirilen bütün faaliyetleri hukuki inceleme dışında bırakan kesin bir sınır da değildir.
Örgütsel nitelikteki toplantılar bu tarihten önce de düzenlenmiş olabilir.
Bu nedenle kişinin toplantılara katıldığı dönemdeki koşulların yanı sıra toplantıların içeriği ve örgütsel bağlantısı araştırılmalıdır.
Özellikle yalnızca eski tarihli sosyal ilişkilerden hareketle ihraç kararı verilmişse, idarenin bu ilişkilerin neden iltisak veya irtibat oluşturduğunu yeterli gerekçeyle açıklayıp açıklamadığı önem taşır.
Anayasa Mahkemesinin Sinan Ulu Kararı: Sohbetlere Katılmak İltisak Delili Olabilir mi?
Anayasa Mahkemesinin Sinan Ulu başvurusu, FETÖ/PDY kapsamında sohbet toplantılarının idari yargıda değerlendirilmesi bakımından önemli bir içtihattır.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 25 Eylül 2025 tarihli ve 2023/57158 başvuru numaralı kararında, örgüt tarafından sohbet olarak adlandırılan toplantıların niteliğini değerlendirmiştir.
Mahkeme, örgütsel özellikler taşıyan bu toplantıların düzenlenmesine katılmanın veya somut olayın koşullarına göre yalnızca katılımın dahi iltisak ve irtibatı ortaya koyabilecek nitelikte olabileceğini belirtmiştir.
Bu yaklaşımın önemli sonucu şudur:
Sohbet toplantısına katılmak tek başına her durumda önemsiz bir sosyal faaliyet olarak kabul edilemeyeceği gibi, her sohbet toplantısının örgütsel faaliyet olduğu da varsayılamaz.
Öncelikle toplantının örgütsel niteliğinin somut olarak ortaya konulması gerekir.
Örneğin toplantılarda örgütsel talimatların aktarıldığı, katılımcıların örgüt içindeki konumlarına göre takip edildiği veya örgüt adına finansal destek toplandığına ilişkin deliller bulunması değerlendirmeyi değiştirebilir.
Buna karşılık yalnızca dinî içerikli bir toplantıya katıldığı belirtilen kişi bakımından aynı sonuca ulaşılması için yeterli somut gerekçenin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Sohbet Abiliği Yapmak Memuriyetten İhraç Nedeni mi?
İhraç dosyalarında “sohbet abisi”, “grup sorumlusu”, “ev abisi” veya “öğrencilerden sorumlu kişi” gibi ifadelerle karşılaşılmaktadır.
Ancak bu nitelendirmelerin hangi somut faaliyetlere dayandığı önemlidir.
Bir kişinin sohbet abisi olduğu yönündeki soyut tanık anlatımı ile gerçekten örgütsel toplantılar düzenlediğinin, katılımcılara talimat verdiğinin veya örgütsel görev yürüttüğünün somut olarak ortaya konulması aynı değildir.
Örneğin bir tanığın yalnızca “sohbet abisiydi” demesi hâlinde, bu ifadenin hangi olaylara ve kişisel gözlemlere dayandığı araştırılmalıdır.
Kişinin hangi tarihlerde, nerede, kimlerle ve ne tür faaliyetlerde bulunduğu açıklanabiliyorsa beyanın delil değeri farklılaşabilir.
Özellikle örgütsel sorumluluk üstlenildiği iddiasının başka belgeler, iletişim kayıtları veya tutarlı tanık anlatımlarıyla desteklenmesi önemlidir.
Danıştay 5. Dairesinin 2024/3111 Esas Sayılı Kararı
Danıştay 5. Dairesinin 2024/3111 Esas, 2024/10763 Karar sayılı dosyası, sohbet toplantıları ve geçmiş örgütsel ilişkilerin değerlendirilmesi açısından dikkat çekicidir.
Dosyada komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının kamu görevinden çıkarılması üzerine açılan iptal davası incelenmiştir.
İlk derece mahkemesi, davacı hakkındaki bazı tanık anlatımlarında kişinin 2010–2012 yıllarında örgüt evlerine ve sohbet toplantılarına katılmaktan kaçındığının belirtildiğini değerlendirmiştir.
Ayrıca davacı hakkındaki bazı dijital kodlamaların örgütle bağının koptuğuna veya yeniden örgüte kazandırılmasının zor olduğuna işaret ettiği ifade edilmiştir.
Dosyada ByLock kullanımı, Bank Asya hesabı ve başka örgütsel faaliyetlere ilişkin somut verilerin bulunmaması da değerlendirmeye alınmıştır.
İlk derece mahkemesi, bütün bu olgular ışığında kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşmıştır.
Bu karar, sohbet toplantılarıyla bağlantılı tanık beyanlarının yalnızca kişinin örgüte yakınlığını değil, örgütsel faaliyetlerden uzak durduğunu da gösterebileceğini ortaya koyması açısından önemlidir.
Ancak her dosyada aynı sonuca ulaşılması mümkün değildir. Kararın gerekçesi, somut olayın bütün delilleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Tanık İfadesinde “Sohbetlere Katılırdı” Denilmesi İhraç İçin Yeterli mi?
Kamu görevinden çıkarma dosyalarında en önemli sorunlardan biri, tanık ifadelerinin somutluk düzeyidir.
Bir tanığın “sohbetlere katılırdı” şeklindeki açıklaması, tek başına toplantıların örgütsel niteliğini veya kişinin örgüt içerisindeki konumunu her durumda ortaya koymaz.
Bu nedenle şu soruların cevapları önemlidir:
- Tanık toplantılara bizzat katılmış mıdır?
- Toplantıların hangi tarihlerde düzenlendiğini bilmekte midir?
- Toplantıların içeriğini açıklayabilmekte midir?
- Kişinin örgütsel görev üstlendiğine ilişkin doğrudan gözlemi var mıdır?
- Anlatımlar başka delillerle desteklenmekte midir?
- Tanığın açıklamaları kendi içinde tutarlı mıdır?
Özellikle yalnızca duyuma veya kişisel kanaate dayanan anlatımların iltisak ve irtibatı ortaya koymaya yeterli olup olmadığı tartışılmalıdır.
Anayasa Mahkemesi de iltisak ve irtibatın değerlendirilmesinde ciddi, objektif ve somut nedenlerin ortaya konulması gerektiğini vurgulamaktadır.
Anayasa Mahkemesinin B.K. Başvurusu ve Soyut Tanık Beyanları
Anayasa Mahkemesinin B.K. başvurusunda, kişinin FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu iddiasına dayanak yapılan sosyal ilişkiler ve tanık anlatımları değerlendirilmiştir.
Başvurucunun belirli kişilerle samimi olduğu ve örgütle bağlantılı olduğu ileri sürülen bir kişinin evine gittiği yönündeki beyanların, tek başına örgütsel ilişkiyi ortaya koymaya yeterli olup olmadığı incelenmiştir.
Mahkeme, bu anlatımların örgütsel bağlantıyı gösteren ciddi ve objektif olgularla desteklenmesinin önemine dikkat çekmiştir.
Özellikle bir kişinin evine gitmek veya belirli kişilerle sosyal ilişki kurmak ile örgütsel nitelikte toplantılara katılmak birbirinden ayrılmalıdır.
Bu yaklaşım, hakkında yalnızca geçmişte sohbet toplantılarına katıldığı yönünde soyut anlatımlar bulunan kamu görevlilerinin dosyaları açısından önemlidir.
Sohbet Toplantılarına Katılmayı Kabul Eden Memur Davasını Kaybeder mi?
Bir kamu görevlisinin geçmişte bazı sohbet toplantılarına katıldığını kabul etmesi, mutlaka örgütsel faaliyet yürüttüğünü kabul ettiği anlamına gelmez.
Örneğin kişi, üniversite döneminde arkadaşlarının daveti üzerine dinî içerikli toplantılara katıldığını, ancak örgütsel görev üstlenmediğini ve toplantıların örgütsel niteliğinden haberdar olmadığını açıklayabilir.
Bu durumda açıklamanın doğruluğu, toplantıların niteliği ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Buna karşılık kişinin örgütsel toplantıları düzenlediğini, katılımcıları yönlendirdiğini veya talimat ilişkisi içerisinde bulunduğunu ortaya koyan somut veriler varsa hukuki değerlendirme farklılaşabilir.
Dolayısıyla yalnızca “sohbetlere katıldım” şeklindeki açıklamadan hareketle her dosyada aynı sonuca ulaşılması mümkün değildir.
Sohbet Toplantılarına İlişkin HTS Kayıtları Delil Olabilir mi?
Bazı ihraç dosyalarında sohbet toplantılarına katılım iddiası, telefon görüşmeleri veya HTS kayıtlarıyla desteklenmektedir.
Ancak HTS kayıtları öncelikle belirli telefon hatları arasında iletişim kurulduğunu veya baz istasyonu bağlantılarını gösterebilir.
Bu kayıtlar tek başına görüşmenin içeriğini veya bir toplantının örgütsel niteliğini ortaya koymaz.
Örneğin kişinin aynı dönemde belirli kişilerle telefon görüşmesi yapmış olması, mutlaka örgütsel sohbet toplantısına katıldığını göstermeyebilir.
Buna karşılık tanık anlatımları, toplantı kayıtları ve diğer somut verilerle birlikte değerlendirildiğinde HTS kayıtlarının delil değeri artabilir.
Bu nedenle iletişim kayıtlarının teknik doğruluğu ve hangi olguyu desteklediği ayrı ayrı incelenmelidir.
Sohbetlere Katılan Ancak Sonradan İlişkisini Kesen Memurun Durumu
2013 yılından önce sohbet toplantılarına katıldığını, ancak daha sonra bu yapıyla ilişkisini tamamen kestiğini belirten kamu görevlilerinin dosyalarında ilişkinin sona erdiği tarih önem taşıyabilir.
Örneğin 2010–2012 yıllarında bazı toplantılara katıldığı belirtilen ancak sonraki yıllarda örgütsel faaliyet yürüttüğüne ilişkin başka delil bulunmayan kişinin durumu, düzenli örgütsel faaliyetlerini sürdüren bir kişiden farklı değerlendirilebilir.
Ancak ilişkinin sona ermiş olması, geçmişte gerçekleştirilen bütün faaliyetlerin hukuken önemsiz hâle geldiği anlamına gelmez.
Önemli olan geçmiş faaliyetlerin niteliği, kişinin bu faaliyetlerdeki rolü ve iltisak-irtibat değerlendirmesini destekleyen diğer delillerdir.
Ceza Davasında Beraat Eden Memurun İhraç Davası
Sohbet toplantılarına katılım nedeniyle terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan ve beraat eden kişiler, beraat kararının ihraç işlemini de ortadan kaldırıp kaldırmayacağını merak etmektedir.
Ceza yargılamasında örgüt üyeliğinin unsurları ile idari yargıda iltisak ve irtibatın değerlendirilmesi aynı değildir.
Bu nedenle beraat kararı otomatik olarak göreve iade sonucunu doğurmaz.
Ancak ceza mahkemesinin toplantıların örgütsel niteliğine, tanık beyanlarının güvenilirliğine veya kişinin faaliyetlerine ilişkin somut tespitleri idari yargılamada önem taşıyabilir.
Özellikle ceza mahkemesinin yalnızca dinî toplantılara katılımın örgüt üyeliğini ortaya koymadığını belirlediği durumlarda, kararın gerekçesi dikkatle incelenmelidir.
AYM’nin Yalçınkaya ve Diğer Kararları İhraç Davalarını Etkiler mi?
FETÖ/PDY dosyalarında ceza yargılamasına ilişkin verilen ihlal kararları, idari yargı dosyalarında da tartışılmaktadır.
Ancak ceza mahkûmiyetine ilişkin bir ihlal kararı ile kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu farklı meselelerdir.
Ceza yargılamasında örgüt üyeliğinin ispatlanamaması, idari yargıda iltisak ve irtibat değerlendirmesinin kendiliğinden ortadan kalkmasını sağlamaz.
Bununla birlikte aynı delillerin güvenilirliği veya kişinin geçmiş faaliyetlerinin niteliği hakkında yapılan hukuki değerlendirmeler, somut dosyada ileri sürülebilecek itirazlar açısından önem taşıyabilir.
Özellikle kesinleşmiş ihraç davalarında başka bir başvuru hakkında verilen ihlal kararının doğrudan yeniden yargılama sebebi olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sohbet Toplantıları Nedeniyle İhraç Davası Reddedilen Memur Ne Yapmalı?
Sohbet toplantılarına katılım gerekçesiyle açılan ihraç davasının reddedilmesi hâlinde, kararın hangi aşamada bulunduğu belirlenmelidir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı kanuni şartlar dâhilinde istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olup olmadığı ise uyuşmazlığın niteliğine ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre değerlendirilir.
Kararın kesinleşmesi hâlinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi ve şartları ile diğer olağanüstü hukuki yollar ayrıca incelenmelidir.
Yargılamanın yenilenmesi ise yalnızca 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesinde belirtilen sebeplerin bulunması hâlinde mümkündür.
Yeni bir Danıştay veya Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanması, kesinleşmiş bütün ihraç dosyalarının kendiliğinden yeniden açılmasını sağlamaz.
Sık Sorulan Sorular
2013 öncesinde cemaat sohbetlerine katılmak ihraç nedeni mi?
Toplantıların örgütsel niteliği ve kişinin faaliyetleri somut delillerle ortaya konulmuşsa değerlendirmeye alınabilir. Ancak her dinî veya sosyal toplantıya katılım otomatik olarak ihraç gerekçesi değildir.
2010 yılında cemaat sohbetlerine katıldım, memuriyete dönebilir miyim?
Göreve dönüş imkânı yalnızca toplantı tarihine göre belirlenmez. İhraç işleminin gerekçesi, deliller ve yargılama aşaması birlikte incelenmelidir.
Sohbet abiliği yapmak FETÖ iltisak delili midir?
Gerçekten örgütsel görev üstlenildiği somut olarak ortaya konulmuşsa iltisak ve irtibat değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Soyut nitelendirmelerin dayanakları ayrıca araştırılmalıdır.
Yalnızca tanık ifadesiyle sohbetlere katıldığım gerekçesiyle ihraç edilebilir miyim?
Tanık beyanının somutluğu, güvenilirliği ve içeriği önemlidir. Her tanık ifadesi aynı delil değerine sahip değildir.
Sohbet toplantılarına katıldığımı kabul etmek örgüt üyeliğini kabul etmek midir?
Hayır. Toplantıya katılımı kabul etmek, kendiliğinden terör örgütü üyeliğinin bütün unsurlarını kabul etmek anlamına gelmez.
Sohbetlere katıldım ama ByLock kullanmadım, davamı kazanabilir miyim?
ByLock bulunmaması önemli bir veri olabilir. Ancak iltisak ve irtibat başka somut delillerle de değerlendirilebilir. Sonuç dosyanın bütününe bağlıdır.
Sohbetlere katılma nedeniyle beraat ettim, ihraç kararım iptal edilir mi?
Beraat kararı kendiliğinden iptal sonucu doğurmaz. Bununla birlikte beraat gerekçesi idari yargılamada önem taşıyabilir.
İhraç davam Danıştayda kesinleşti, yeni AYM kararlarından yararlanabilir miyim?
Yeni içtihatlar hukuki değerlendirmede önem taşıyabilir. Ancak kesinleşmiş kararların yeniden incelenmesi için ilgili kanun yolu şartlarının bulunması gerekir.
Sonuç: Sohbetlere Katılımın Tarihi Kadar Niteliği de Önemlidir
2013 yılından önce cemaat sohbetlerine katılmış olmak, kamu görevinden çıkarma işlemlerinde değerlendirilebilen olgulardan biridir.
Ancak her sohbet toplantısının örgütsel nitelik taşıdığı veya bu toplantılara katılan herkesin örgütle iltisaklı ve irtibatlı olduğu kabul edilemez.
Anayasa Mahkemesinin Sinan Ulu kararında da ortaya konulduğu üzere, örgütsel nitelikteki toplantılara katılım somut olayın koşullarına göre iltisak ve irtibat bakımından önem taşıyabilir.
Buna karşılık yalnızca sosyal ilişkiler, kişisel kanaatler veya duyuma dayalı tanık anlatımları üzerinden yapılan değerlendirmelerin yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Sohbet toplantısına katılmak ile örgütsel faaliyet yürütmek arasındaki hukuki ayrım, her dosyanın somut delilleri üzerinden yapılmalıdır.
Memuriyetten İhraç Davalarında Hukuki Danışmanlık
2013 öncesi cemaat sohbetleri, sohbet abiliği iddiaları, tanık beyanları, örgütsel toplantılar ve iltisak-irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılma işlemlerinde dosyanın bütününün incelenmesi önem taşımaktadır.
Av. Orçun Akbulut tarafından kamu görevinden çıkarma işlemleri, idari yargı davaları, istinaf, temyiz ve kesinleşmiş dosyalarda kullanılabilecek hukuki yollar konusunda danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.
Somut hukuki durumunuzun değerlendirilmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.