Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Memur Göreve İade Edilebilir mi? Danıştay ve AYM Kararları (2026)

FETÖ/PDY soruşturmasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandınız. Örgütle geçmişteki ilişkinizi anlattınız, bildiklerinizi savcılıkla paylaştınız ve ceza mahkemesi bu açıklamalarınızı dikkate aldı.

Hakkınızda ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi veya cezanızda indirim yapıldı.

Ancak kamu görevinden çıkarılma işleminiz devam ediyor. Göreve iade başvurunuz reddedildi. İdare mahkemesi, etkin pişmanlık kapsamında verdiğiniz ifadeleri bu kez FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatınızın delili olarak değerlendirdi.

Bu durum, etkin pişmanlıktan yararlanan kamu görevlilerinin karşılaştığı en önemli hukuki sorunlardan biridir.

Ceza hukukunda etkin pişmanlıktan yararlanmak, kamu görevine iade hakkını kendiliğinden doğurmaz. Hatta etkin pişmanlık kapsamında kişinin kendi faaliyetlerine ilişkin verdiği ifadeler, idari yargıda iltisak ve irtibat değerlendirmesinde kullanılabilir.

Ancak bu durum, etkin pişmanlıktan yararlanan her memurun hiçbir koşulda göreve dönemeyeceği anlamına da gelmez.

Hukuki sonuç, kişinin hangi faaliyetleri kabul ettiğine, beyanlarının içeriğine, ceza mahkemesi kararının niteliğine ve kamu görevinden çıkarma işleminin dayandığı diğer delillere göre belirlenir.

Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Memur Göreve Döner mi?

FETÖ/PDY soruşturmasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan bir kamu görevlisinin göreve iadesi hukuken tamamen imkânsız değildir.

Ancak etkin pişmanlık nedeniyle ceza almamış olması, tek başına göreve iade için yeterli değildir.

Bunun nedeni ceza hukuku ile kamu görevinden çıkarma işlemlerinin farklı hukuki amaçlara sahip olmasıdır.

Ceza yargılamasında kişinin işlediği ileri sürülen suç, kusuru ve etkin pişmanlık koşulları değerlendirilir.

İdari yargıda ise kamu görevinden çıkarma işleminin dayandığı FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat olguları incelenir.

Örneğin bir kamu görevlisi etkin pişmanlık kapsamında örgütsel toplantıları organize ettiğini, öğrenci yönlendirdiğini veya örgütsel sorumluluk üstlendiğini kabul etmiş olabilir.

Ceza mahkemesi, kanuni koşulların gerçekleşmesi nedeniyle bu kişiye ceza vermemiş olabilir.

Ancak kişinin kendi beyanlarında açıkladığı geçmiş faaliyetler, idari yargıda ayrıca değerlendirilebilir.

Bu nedenle etkin pişmanlık kararı ile göreve iade talebi birbirinden ayrı ele alınmalıdır.

TCK 221 Etkin Pişmanlık Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesinde örgüt suçlarına ilişkin etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir.

Maddenin farklı fıkralarında, kişinin örgüt içindeki konumuna ve gösterdiği pişmanlığın koşullarına göre cezaya hükmolunmaması veya cezada indirim yapılması öngörülmektedir.

Örneğin örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi hâlinde cezaya hükmolunmaması gündeme gelebilir.

Bunun yanında yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi veren kişinin, kanuni şartlar gerçekleşmişse cezasında indirim yapılabilir.

Ancak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için hangi fıkradaki koşulların gerçekleştiği önemlidir.

TCK 221 kapsamında ceza verilmemesi ile cezada indirim yapılması aynı hukuki sonuç değildir.

Ayrıca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmış olması, kişinin geçmişte gerçekleştirdiğini kabul ettiği faaliyetlerin hiç yaşanmadığı anlamına gelmez.

Etkin Pişmanlık Nedeniyle Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Alan Memur

Bazı kamu görevlileri hakkında etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmektedir.

Bu karar, belirli kanuni koşullar nedeniyle ilgili suçtan dolayı cezaya hükmedilmemesi sonucunu doğurur.

Ancak ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile beraat kararı aynı değildir.

Özellikle kişinin örgütsel faaliyetlerini kabul ettiği ve bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı dosyalarda, idari yargı söz konusu beyanları ayrıca değerlendirebilir.

Danıştayın kararlarında da bu ayrım açıkça görülmektedir.

Dolayısıyla yalnızca ceza verilmesine yer olmadığı kararına dayanarak ihraç işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmek, her dosyada yeterli olmayabilir.

Danıştay 5. Dairesinin 2025/7287 Sayılı Kararı

Danıştay Beşinci Dairesinin 17 Haziran 2025 tarihli, 2025/8383 Esas ve 2025/7287 Karar sayılı kararı, etkin pişmanlık ile göreve iade arasındaki ilişki bakımından önemlidir.

Karara konu uyuşmazlıkta kamu görevinden çıkarılan kişi hakkında, ceza yargılamasında etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.

Danıştay, ceza verilmesine yer olmadığı kararının tek başına kişinin lehine veya aleyhine idari sonuç doğurmayacağını; buna karşılık ceza dosyasındaki delillerin iltisak ve irtibat yönünden ayrıca değerlendirilebileceğini açıklamıştır.

Somut dosyada kişinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler, FETÖ/PDY ile geçmişteki bağlantısını ortaya koyan beyanlar olarak değerlendirilmiştir.

Danıştay, kamu görevinden çıkarma işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yönündeki kararı onamıştır.

Bu kararın önemi şudur:

Etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmemiş olması, kişinin kendi anlatımlarında kabul ettiği örgütsel faaliyetlerin idari yargıda değerlendirilmesine kendiliğinden engel değildir.

Ancak bu karardan, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bütün kamu görevlilerinin göreve iade davalarının mutlaka reddedileceği sonucu çıkarılmamalıdır.

Her dosyada kabul edilen faaliyetlerin niteliği ve diğer deliller ayrıca incelenmelidir.

Danıştayın 2023/9388 Sayılı Kararı: Etkin Pişmanlık İkrarı

Danıştay Beşinci Dairesinin 2021/2601 Esas, 2023/9388 Karar sayılı kararı da etkin pişmanlık nedeniyle kamu görevinden çıkarma işlemleri bakımından önem taşımaktadır.

Bu karara ilişkin yayımlanan değerlendirmelerde, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ceza indirimi uygulanan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kişinin, örgütle bağlantısını kendi beyanlarıyla ortaya koyduğu belirtilmektedir.

Danıştayın yaklaşımında, kişinin etkin pişmanlıktan yararlanmış olması geçmişteki iltisak ve irtibat olgularını kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır.

Ancak bu karar da bütün etkin pişmanlık dosyalarında aynı sonuca ulaşılmasını zorunlu kılan genel bir yasak şeklinde yorumlanmamalıdır.

Önemli olan kişinin neyi, hangi koşullarda kabul ettiği ve bu kabulün idari işlem bakımından ne ifade ettiğidir.

Anayasa Mahkemesinin Etkin Pişmanlık Hakkındaki Yaklaşımı

Anayasa Mahkemesi, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat nedeniyle kamu görevinden çıkarma işlemlerine ilişkin kararlarında etkin pişmanlık konusunu ayrıca değerlendirmiştir.

Mahkemeye göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, kişinin geçmişte FETÖ/PDY ile iltisaklı veya irtibatlı olmadığını kendiliğinden göstermez.

Çünkü etkin pişmanlık, ceza hukuku bakımından belirli koşullarda ceza verilmemesini veya cezanın indirilmesini sağlayan bir kurumdur.

Kamu görevinden çıkarma işlemleri ise ceza yaptırımlarından farklı hukuki amaçlarla uygulanmıştır.

Anayasa Mahkemesi, kişinin geçmişteki örgütsel faaliyetlerini kabul etmesi ve sonradan pişmanlık göstermesinin, kamu göreviyle bağlantılı anayasal sadakat değerlendirmesinde dikkate alınabileceğini açıklamaktadır.

Ancak bu değerlendirmenin ilgili ve yeterli gerekçelere dayanması gerekir.

Dolayısıyla etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmemesi, idari yargının iltisak ve irtibat incelemesini ortadan kaldırmaz.

Etkin Pişmanlık İfadesi İhraç Davasında Delil Olur mu?

Evet. Etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadeler, hukuka uygun biçimde elde edilmiş olmaları ve somut olayla bağlantıları bulunması koşuluyla idari yargıda değerlendirilebilir.

Ancak ifadede geçen bütün açıklamaların aynı hukuki değere sahip olduğu söylenemez.

Örneğin kişi yalnızca üniversite yıllarında belirli bir öğrenci evinde kaldığını söylemiş olabilir.

Başka bir kişi ise örgütsel toplantıları organize ettiğini, belirli kişilerden sorumlu olduğunu veya örgütsel talimatlarla hareket ettiğini açıklamış olabilir.

Bu iki beyanın iltisak ve irtibat bakımından aynı şekilde değerlendirilmesi doğru değildir.

Özellikle kişinin kabul ettiği faaliyetlerin tarihleri, niteliği ve örgütsel bağın devam edip etmediği incelenmelidir.

Etkin Pişmanlık İfadesinde Sadece Öğrenci Evinde Kaldığını Söyleyen Memur

Bazı kişiler etkin pişmanlık kapsamında verdikleri ifadelerde öğrencilik yıllarında cemaatle bağlantılı bir evde kaldıklarını açıklamaktadır.

Ancak öğrenci evinde kalmak ile örgütsel görev üstlenmek aynı değildir.

Örneğin kişi barınma ihtiyacı nedeniyle belirli bir evde kalmış ve sonrasında bu çevreyle ilişkisini kesmiş olabilir.

Başka bir kişi ise aynı evde öğrenci yönlendirme, toplantı düzenleme veya örgütsel sorumluluk üstlenme faaliyetlerinde bulunmuş olabilir.

Bu nedenle etkin pişmanlık ifadesinde geçen her öğrenci evi kaydının otomatik olarak aynı sonuca yol açması gerektiği söylenemez.

Özellikle kişinin faaliyetlerinin hangi dönemde gerçekleştiği, bu faaliyetlerin niteliği ve başka delillerin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Etkin Pişmanlıkta Sadece Sohbet Toplantılarına Katıldığını Kabul Eden Memur

FETÖ/PDY soruşturmalarında sohbet toplantılarına katılım, etkin pişmanlık ifadelerinde sıkça yer almaktadır.

Ancak bütün toplantıların aynı hukuki niteliğe sahip olduğu söylenemez.

Örneğin geçmişte dini veya sosyal amaçlı bir toplantıya katılmak ile örgütsel görev dağılımı yapılan toplantılara düzenli biçimde katılmak farklıdır.

Kişinin toplantılardaki rolü, toplantıların içeriği ve örgütsel faaliyetlerin bulunup bulunmadığı önem taşır.

Bu nedenle yalnızca “sohbete katıldım” ifadesi üzerinden hukuki değerlendirme yapılması eksik kalabilir.

Özellikle kişinin toplantı düzenleme veya başkalarını yönlendirme gibi faaliyetleri kabul edip etmediği ayrıca incelenmelidir.

2013 Yılında Örgütle İlişkisini Kesen Memur Etkin Pişmanlıktan Yararlanırsa

Bazı kamu görevlileri, geçmişte belirli faaliyetlerde bulunduklarını ancak 2013 yılında veya daha önce bu çevreyle ilişkilerini kestiklerini belirtmektedir.

Bu kişilerin etkin pişmanlık kapsamında ifade vermeleri, geçmişteki faaliyetlerinin idari yargıda değerlendirilmesini kendiliğinden engellemez.

Ancak ilişkinin sona erdiği tarih, faaliyetlerin niteliği ve sonraki dönemde herhangi bir örgütsel bağ bulunup bulunmadığı önem taşıyabilir.

Özellikle geçmişte yalnızca sosyal veya eğitim amaçlı ilişkiler bulunduğu ileri sürülüyorsa, bu ilişkilerin örgütsel niteliği somut biçimde değerlendirilmelidir.

Bununla birlikte 2013 veya 2014 yılından önce gerçekleşen faaliyetlerin hiçbir koşulda ihraç gerekçesi yapılamayacağı şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Etkin Pişmanlık İfadesinde Başka Kişilerin Adını Veren Memur

Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bazı kişiler, örgütle bağlantılı olduğunu düşündükleri başka kişilerin isimlerini açıklamaktadır.

Ancak başka kişilerin adlarının verilmesi, ifade sahibinin kendi faaliyetlerinin hukuki niteliğini kendiliğinden belirlemez.

Önemli olan kişinin kendi rolüne ilişkin ne söylediğidir.

Örneğin kişi, yalnızca tanıdığı bazı kişilerin isimlerini açıklamış olabilir.

Başka bir kişi ise bu kişilerle örgütsel toplantılar düzenlediğini veya belirli görevleri yerine getirdiğini kabul etmiş olabilir.

Bu nedenle etkin pişmanlık ifadesinde başkalarının isimlerinin geçmesi ile kişinin kendi örgütsel faaliyetlerini ikrar etmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Etkin Pişmanlık İfadesi Baskı Altında Alındıysa Ne Olur?

Etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin hukuka uygun biçimde alınması önemlidir.

Kişi ifadesinin baskı, tehdit veya hukuka aykırı yöntemlerle alındığını ileri sürüyorsa bu iddianın somut dayanakları incelenmelidir.

Örneğin ifade alma koşulları, müdafi yardımından yararlanma durumu, tutanakların içeriği ve kişinin sonraki açıklamaları önem taşıyabilir.

Ancak yalnızca “ifadem baskı altında alındı” şeklindeki genel açıklama, ifadenin kendiliğinden geçersiz sayılmasını sağlamaz.

Bu nedenle hukuka aykırılık iddialarının mümkün olduğunca somut belgelerle desteklenmesi gerekir.

Etkin Pişmanlık İfadesini Sonradan Değiştiren Memur Göreve Dönebilir mi?

Bazı kişiler etkin pişmanlık kapsamında verdikleri ifadeleri sonradan değiştirebilir veya önceki açıklamalarının yanlış olduğunu ileri sürebilir.

Ancak ifadenin değiştirilmesi, geçmişteki açıklamaların idari yargıda kendiliğinden değerlendirme dışı bırakılması sonucunu doğurmaz.

Mahkeme, ilk ifadenin hangi koşullarda alındığını, sonraki açıklamanın neden yapıldığını ve iki beyan arasındaki farklılıkları değerlendirebilir.

Özellikle ilk ifadede örgütsel sorumluluk kabul edilmiş ancak sonraki ifadede bu kabul geri alınmışsa, değişikliğin gerekçesi önem taşır.

Bu nedenle savunmanın yalnızca önceki ifadenin geri alındığına dayanması yeterli olmayabilir.

Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Polis Memuru Göreve İade Edilebilir mi?

FETÖ/PDY soruşturmalarında etkin pişmanlıktan yararlanan polis memurlarının dosyalarında, Emniyet teşkilatındaki görevleri ve kabul ettikleri faaliyetler önem taşımaktadır.

Örneğin bir polis memuru yalnızca öğrencilik yıllarındaki bazı ilişkileri açıklamış olabilir.

Başka bir polis memuru ise mesleğe başladıktan sonra örgütsel toplantılara katıldığını veya örgütsel sorumluluk üstlendiğini kabul etmiş olabilir.

Bu durumların aynı şekilde değerlendirilmesi mümkün değildir.

Özellikle meslek hayatı boyunca örgütsel bağın devam edip etmediği ve kabul edilen faaliyetlerin niteliği önemlidir.

Dolayısıyla etkin pişmanlıktan yararlanan polis memurunun göreve iade ihtimali, dosyadaki somut olgulara göre değerlendirilmelidir.

Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Öğretmen Göreve Döner mi?

Öğretmenler bakımından da temel hukuki çerçeve benzerdir.

Ancak kişinin etkin pişmanlık kapsamında hangi faaliyetleri kabul ettiği önemlidir.

Örneğin yalnızca geçmişte bir dershanede çalışmak veya belirli eğitim kurumlarıyla ilişki kurmak ile örgütsel öğrenci yönlendirme veya sorumluluk üstlenme faaliyetlerini kabul etmek aynı değildir.

Özellikle öğretmenin görev yaptığı dönem, faaliyetlerin niteliği ve örgütsel bağlantıya ilişkin başka deliller incelenmelidir.

Bu nedenle etkin pişmanlıktan yararlanan öğretmenlerin tamamı hakkında aynı sonuca ulaşılması doğru değildir.

Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Memur HAGB Kararı Alırsa Göreve Döner mi?

Bazı etkin pişmanlık dosyalarında cezada indirim uygulanmasının ardından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olabilir.

Ancak HAGB kararı, kişinin kamu görevinden çıkarma işleminin kendiliğinden iptal edilmesini sağlamaz.

Ayrıca HAGB kararının kendisi ile ceza dosyasında elde edilen deliller birbirinden ayrılmalıdır.

Danıştayın yaklaşımında, HAGB kararının tek başına suçluluğu kesin biçimde ortaya koyan bir mahkûmiyet gibi değerlendirilmemesi gerekirken, ceza yargılamasında elde edilen hukuka uygun delillerin iltisak ve irtibat bakımından ayrıca incelenmesi mümkündür.

Bu nedenle HAGB kararı bulunan kamu görevlisinin dosyasında özellikle etkin pişmanlık beyanlarının içeriği önem taşır.

Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Memurun İhraç Davası Kesinleşmişse

Bazı kamu görevlilerinin ihraç davaları yıllar önce kesinleşmiştir.

Bu kişiler, etkin pişmanlık nedeniyle ceza almamış olmalarının veya sonradan ortaya çıkan yargı kararlarının kesinleşmiş davalarını yeniden açıp açamayacağını merak etmektedir.

Ancak etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı alınması, kesinleşmiş idari yargı kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri sınırlı olarak düzenlenmiştir.

Bu nedenle etkin pişmanlık kararı veya sonradan yayımlanan bir Danıştay içtihadı, tek başına her dosyada yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturmaz.

Kesinleşmiş dosyalarda başvurulabilecek hukuki yollar, kararın gerekçesi ve kanuni koşullar dikkate alınarak belirlenmelidir.

Etkin Pişmanlık Nedeniyle İhraç Davasında Nasıl Savunma Yapılmalı?

Etkin pişmanlık dosyalarında savunmanın merkezinde kişinin kendi beyanlarının bulunması gerekir.

Çünkü idari yargı, kişinin kabul ettiği faaliyetleri iltisak ve irtibat bakımından değerlendirebilir.

Bu nedenle savunmada şu hususlar incelenmelidir:

  1. Etkin pişmanlık hükümlerinin TCK 221’in hangi fıkrası kapsamında uygulandığı.
  2. Kişinin kendi faaliyetlerine ilişkin hangi açıklamaları yaptığı.
  3. İfade tutanaklarının hukuka uygun biçimde alınıp alınmadığı.
  4. Kabul edilen faaliyetlerin hangi tarihlerde gerçekleştiği.
  5. Kişinin örgütsel sorumluluk üstlenip üstlenmediği.
  6. Faaliyetlerin sosyal, eğitim veya örgütsel niteliklerinin nasıl ayrıldığı.
  7. Kişinin örgütle ilişkisinin ne zaman sona erdiği.
  8. Etkin pişmanlık beyanlarının başka delillerle desteklenip desteklenmediği.
  9. Ceza mahkemesi kararının hangi gerekçeye dayandığı.
  10. İdare mahkemesinin beyanları hangi hukuki gerekçeyle iltisak ve irtibat delili kabul ettiği.

Özellikle kişinin kendi ifadeleri ile idari yargı kararında kendisine atfedilen faaliyetler arasında farklılık bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Örneğin kişi yalnızca belirli bir öğrenci evinde kaldığını kabul etmişken mahkeme kararında örgütsel sorumluluk üstlendiği sonucuna ulaşılmışsa bu sonucun hangi delile dayandığı incelenmelidir.

Etkin Pişmanlık Dosyalarında En Sık Yapılan Hukuki Hata

Bu dosyalarda en sık karşılaşılan yanlış yaklaşım, etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmemesinin kamu görevine dönüş için yeterli olduğunun düşünülmesidir.

Oysa ceza verilmesine yer olmadığı kararı, geçmişteki faaliyetlerin idari yönden hiçbir hukuki sonuç doğuramayacağı anlamına gelmez.

Diğer taraftan kişinin etkin pişmanlık kapsamında ifade vermiş olması da her durumda ihraç işleminin hukuka uygun olduğunu göstermez.

Önemli olan kişinin hangi faaliyetleri kabul ettiği ve bu faaliyetlerin somut olayda iltisak ve irtibat bakımından nasıl değerlendirildiğidir.

Bu nedenle etkin pişmanlık dosyalarında ceza hukuku ile idare hukuku birlikte incelenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

FETÖ etkin pişmanlıktan yararlanan memur göreve dönebilir mi?

Hukuki koşulların bulunması hâlinde mümkündür. Ancak etkin pişmanlık nedeniyle ceza almamak tek başına göreve iade sağlamaz.

Etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı aldım. İhraç davamı kazanabilir miyim?

Kararın gerekçesi, kişinin kabul ettiği faaliyetler ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir. Ceza verilmemesi tek başına ihraç işlemini hukuka aykırı hâle getirmez.

Etkin pişmanlık ifadem memuriyetten ihraç delili olur mu?

Hukuka uygun biçimde elde edilen ve kişinin kendi faaliyetlerini açıklayan ifadeler, idari yargıda iltisak ve irtibat bakımından değerlendirilebilir.

Sadece öğrencilik döneminde cemaat evinde kaldığımı söyledim. Göreve dönebilir miyim?

Evde kalmanın dönemi, niteliği, kişinin rolü ve başka delillerin bulunup bulunmadığı önemlidir. Yalnızca evde kalmak ile örgütsel sorumluluk üstlenmek aynı değildir.

Etkin pişmanlık nedeniyle HAGB kararı aldım. İhraç işlemim iptal edilir mi?

HAGB kararı otomatik iptal sağlamaz. Ceza dosyasındaki deliller ve kişinin kendi beyanları ayrıca değerlendirilebilir.

Etkin pişmanlık ifademi geri alırsam göreve dönebilir miyim?

İfadenin geri alınması otomatik göreve iade sağlamaz. İlk ifadenin güvenilirliği ve sonraki açıklamanın gerekçesi incelenmelidir.

Etkin pişmanlık nedeniyle ceza indirimi aldım. Memuriyete dönüş mümkün mü?

Somut dosyaya göre mümkündür. Ancak ceza indirimi, iltisak ve irtibat değerlendirmesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Etkin pişmanlıktan yararlanan polis memuru göreve iade edilebilir mi?

Polis memurunun kabul ettiği faaliyetler, görev dönemi ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Etkin pişmanlık kararı kesinleşmiş ihraç davamı yeniden açar mı?

Tek başına açmaz. İYUK 53 kapsamında yargılamanın yenilenmesi koşullarının bulunması gerekir.

Etkin pişmanlıktan yararlandım ama hakkımda başka delil yok. İhraç hukuka aykırı mı?

Başka delil bulunmaması önemli olabilir. Ancak kişinin kendi beyanlarının içeriği de delil niteliği taşıyabileceğinden yalnızca delil sayısına göre sonuç çıkarılamaz.

Sonuç: Etkin Pişmanlık Ceza Hukukunda Lehe Sonuç Doğurabilir, Ancak Memuriyete Dönüşü Garanti Etmez

FETÖ/PDY soruşturmalarında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kamu görevlilerinin hukuki durumu, ceza yargılamasında verilen kararın sonucuna göre tek başına belirlenemez.

TCK 221 kapsamında ceza verilmemesi veya cezada indirim yapılması, kişinin geçmişteki faaliyetlerinin idari yargıda değerlendirilmesini kendiliğinden engellemez.

Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları da etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin, somut koşullarda iltisak ve irtibat bakımından önem taşıyabileceğini göstermektedir.

Ancak kişinin etkin pişmanlıktan yararlanmış olması, kamu görevinden çıkarma işleminin her durumda hukuka uygun olduğu anlamına da gelmez.

Belirleyici olan, kişinin kendi ifadelerinde hangi faaliyetleri kabul ettiği, bu faaliyetlerin hukuki niteliği ve idari yargı kararının yeterli gerekçelere dayanıp dayanmadığıdır.

Bu nedenle etkin pişmanlık nedeniyle ceza almayan veya cezasında indirim yapılan kamu görevlilerinin dosyalarında, ceza mahkemesi kararı ile idari yargı kararının birlikte incelenmesi gerekir.

Etkin Pişmanlık Sonrası Memuriyete İade Davalarında Hukuki Danışmanlık

FETÖ/PDY soruşturmasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rağmen kamu görevinden çıkarılan veya göreve iade başvurusu reddedilen kişilerin dosyalarında, TCK 221 kapsamındaki beyanların hukuki niteliği ve iltisak-irtibat değerlendirmesi önem taşımaktadır.

Av. Orçun Akbulut tarafından etkin pişmanlık hükümleri, FETÖ/PDY soruşturmaları, KHK ile kamu görevinden çıkarma işlemleri, OHAL Komisyonu kararları, idari yargı davaları, istinaf, temyiz, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve kesinleşmiş dosyalarda başvurulabilecek hukuki yollar konusunda danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.

Türkiye genelinden başvuru yapan kişilerin dosyaları, ilgili ceza mahkemesi kararları, ifade tutanakları ve idari yargı belgeleri üzerinden değerlendirilebilmektedir.

Somut dosyanızın hukuki yönden incelenmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!