FETÖ KANUN YARARINA BOZMA KARARI 2026

SÖZ KONUSU İNCELEYECEĞİNİZ KARAR 2026 YILINDA KESİNLEŞEN FETÖ KARARINA KARŞI KANUN YARARINA BOZMA YOLU İLE BOZULMASINA VE İNFAZININ DURDURULMASINA VE HÜKÜMLÜNÜN TAHLİYESİNE  ÖRNEK OLABİLECEK DÜZEYDE BİR KARARDIR.

UNUTMAYIN Kİ KESİNLEŞEN FETÖ KARARLARI BOZULABİLİR. 

3. Ceza Dairesi         2026/6 E.  ,  2026/1340 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1254 E., 2020/958 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/17 E., 2019/329 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.05.2025 tarihli ve 2022/23062 – 2025/14764 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2025 tarihli ve KD – 2025/109433 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKİ SÜREÇ
Sanık … hakkında Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2019 gün ve 2019/ 17… /329 sayılı kararı ile “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan “Mahkumiyetine” karar verilip kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 01.12.2020 gün ve 2019/12 54… /958 karar sayılı ilamı ile İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verildiği, anılan kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C.Başsavcılığımızın 02.03.2022 tarih ve 2020/111883 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanmasının talep edildiği, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 20.05.2025 gün ve 2022/23062 – 2025/14764 esas – karar sayılı ilamıyla hükmün ONANMASINA oy birliğiyle” karar verildiği anlaşılmıştır.
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
a-) Mahkumiyete esas alınan belirleyici delillerin ardışık arama olması, bir kısım sanıkla birlikte ardışık arandığı iddia ve kabul edilen şahısların duruşmada dinlenmemiş olmaları, aramaların bir kısmının ardışık arama kriterlerine uygun bulunmaması (Aramaların bir kısmının hafta sonu ve resmi tatil dışında olması bu kapsamda 11… hafta içi – 24… tarihli aramaların hafta içi olması, aranan bir kısım şahısların sanıkla aynı rütbede olmaması, astsubay, uzman onbaşı, askeri öğrenci olmaları, şahıslar hakkındaki dava akıbetleri, iki arama arasındaki süreler vb…)
b-) Yine duruşmada dinlenmeyen ancak soruşturmada dinlenen etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu anlaşılan başka dosya sanığı …’nın beyanlarında özetle “….sanığı tanımadığını beyanla….kendisiyle ilgilenen …. Kod … ile … Kod … hakkında bilgi vermesi”
c-) Duruşmada CMK’nın 217.maddesi gereğince tartışılmayan ancak Uyap ortamında yapılan araştırmada başka dosya sanığı …. ile birlikte birlikte ardışık arandığı iddia ve kabul edilen başka dosya sanıkları …, …,… ile itiraza konu sanığın bulunması, bu şahıslardan Astsubay …ile astsubay …’ın örgütsel mahiyette arandıklarını ancak sanıkla alakalı aleyhe bir beyanda bulunmadıklarının anlaşılması,
d-) Sanıkla birlikte bu dosya kapsamında ardışık aranılan ancak herhangi bir şekilde soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenmedikleri anlaşılan astsubay …, uzman … ve askeri öğrenci . ..’un bulunduğunu anlaşıldığı somut olayda;
Sanıkla birlikte ardışık arandığı iddia ve kabul edilen diğer şahıslardan duruşmada dinlenen tek tanık olan başka etkin pişmanlıktan istifade ettiği anlaşılan dosya sanığı …’ın beyanlarının birbiriyle çelişkili olması, soruşturma aşamasında dinlenen yine etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu anlaşılan başka dosya sanığı…’nın ise sanık aleyhine doğrudan bir beyanda bulunmaması, sanığın atılı suçlamaları kabul etmemesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında söz konusu bu delillerin teyidi ve maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması açısından;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” hususu gözetilerek;
1-) Sanığın görev yaptığı yerlerden sabit/ ankesörlü hatlardan aranıp aranmadığının tespiti ile yetinilmemesi, Türkiye geneli hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması,
2-)Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve sanığın aşamalarda ısrarla inkar içeren savunmalarının denetlenmesi bakımından duruşmada dinlenen tek tanık olan …’ın kendi dosyasında bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi , belge ve beyanların dosya arasına alınıp, yeniden duruşmada dinlenmesinin temini ile sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak zaman ve yer belirlemesi yapılarak ayrıntılı beyanlarının alınması ile beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, çelişkinin giderilememesi halinde dinlenecek diğer tanık beyanları da nazara alınarak hangi beyanın hangi sebeple diğerine üstün tutulduğu belirtilerek , sanığın da bu konuda savunmasının alınmasından sonra toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-) Sanıkla birlikte ardışık arandığı iddia edilen ve dinlenilmeyen başka dosya şüphelisi/sanıkları astsubay … uzman … ve askeri öğrenci … ile soruşturma aşamasında beyanda bulunan … ile yine duruşmada dinlenmeyen ….( Ayrıca …’nın beyanlarında ismi geçen yukarıdaki isimleri yazılı şahıslar) ile … Kod … ile … Kod… hakkındaki dava akıbetlerinin araştırılarak, bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi, belge ve beyanların dosya arasına alınıp, söz konusu şahısların duruşmada tanık olarak dinlenmeleri gerektiğinin gözetilmemesi,
4-) Bir kısım numara (sabit hat) veri listesinden çıkarılmasını dayanak alarak gerekli araştırmanın yapılmasının İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğünden talep edilerek ardışık arandığı iddia ve kabul edilen sanığın adına kayıtlı …. numaralı hattın veri listesinde olup olmadığının sorulması gerektiği lüzumu,
5-) Sanığın görev yapmış olduğu yere bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından …, hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, var ise bu hatta ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi, söz konusu hatlarla herhangi bir örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığının belirlenebilmesi için ilgili birimlere yazı yazılmasından sonra sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olması nedeniyle Yüksek Daire kararına karşı sanık lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmasına ilişkindir.
II. GEREKÇE
En son … Jandarma Özel Harekat Komutanlığında görev yaparken 17.04.2017 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı anlaşılan sanık hakkında; Mahkumiyete esas alınan belirleyici delillerin ardışık arama olması, bir kısım sanıkla birlikte ardışık arandığı iddia ve kabul edilen şahısların duruşmada dinlenmemiş olmaları, aramaların bir kısmının ardışık arama kriterlerine uygun bulunmaması, sanıkla ilgili olarak SEGBİS aracılığıyla dinlenmiş tek tanık …’ın soruşturma ve mahkemedeki beyanlarının çelişkili olması, soruşturma aşamasındaki teşhisinin müdafisiz olması, yine sanıkla birlikte ardışık olan aranan …’nın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanında özetle, “Adıyaman’da kendisini kontörlü telefonlardan arayan kişilerin kendisinden sorumlu olan “…” kod adlı … ve “…” kod adlı … isimli kişiler olduğunu beyan etmesi,” ancak bu şahsın mahkeme huzurunda dinlenilmemesi, duruşmada CMK’nın 217.maddesi gereğince tartışılmayan ancak Uyap ortamında yapılan araştırmada başka dosya sanığı …. ile birlikte birlikte ardışık arandığı iddia ve kabul edilen başka dosya sanıkları …. ile itiraza konu sanığın bulunması, bu şahıslardan Astsubay …ile astsubay …’ın; örgütsel mahiyette arandıklarını ancak sanıkla alakalı aleyhe bir beyanda bulunmadıklarının anlaşılması, yine sanıkla birlikte iş bu dosya kapsamında ardışık aranılan ancak herhangi bir şekilde soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenmedikleri anlaşılan astsubay …, uzman … ve askeri öğrenci …’un bulunması, sanığın alınan savunmasında özetle ; “…’li olduğunu, 2008 yılında Uzmanlık sınavına girdiğini, yedek olarak kazandığını, 2009 yılında … Jandarma Okullar komutanlığında 1 sene eğitim aldığını, daha sonra … il jandarma komutanlığında görev yaptığını, daha sonra 3 yıl görev yaptıktan sonra … Jandarma Özel Harekat Komutanlığına atandığını, uzmanlık sınavını kazanması nedeniyle adak vermeye karar verdiğini, … merkezdeki … yurdunun kapısının üzerinde bağış ile ilgili broşür gördüğünü, bu şekilde bağış vererek yapı ile tanıştığını, numarasını yurda bıraktığını, 2009 yılında … Okullar komutanlığında eğitime başladığını, 1 yıl boyunca yapıdan kimsenin iletişime geçmediğini, devreleri dışında kimse ile bir yerde oturmadığını, 2011 yılı başlarında göreve başladıktan 6 ay sonra kendisini birisinin aradığını, Balıkesir ilinden olduğunu, numarasını … veya … olarak hatırladığı şahıstan aldığını, görüşmek için talepte bulunduklarını ancak buluşmadıklarını, 2013 yılında … JÖH Tabur Komutanlığına atandığını, 3-4 ay sonra sabit bir numaradan arandığını, kendisi ile görüşmek istediğini, müsait olmaması nedeniyle görüşme yapmadıklarını, yine 2014 yılında sabit hattan arandığını, yine hiç yüz yüze görüşmediğini” ifade ederek atılı suçlamaları kabul etmemesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle itiraza konu ilam hukuka aykırı bulunmuş, bu sebeple itirazın kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.05.2025 tarihli ve 2022/23062 – 2025/14764 sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” hususu gözetilerek;
Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, Ankesörlü Arama Bozma Kararı 2026sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
II.Sanıkla birlikte ardışık arandığı iddia edilen ve dinlenilmeyen başka dosya şüphelisi/sanıkları astsubay…., uzman… ve askeri öğrenci … ile soruşturma aşamasında beyanda bulunan … ile yine duruşmada dinlenmeyen …. ( Ayrıca …’nın beyanlarında ismi geçen yukarıdaki isimleri yazılı şahıslar) ile … Kod … ile …. Kod … hakkındaki dava akıbetlerinin araştırılarak, bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi, belge ve beyanların dosya arasına alınıp, söz konusu şahısların duruşmada tanık olarak dinlenmeleri gerektiğinin gözetilmemesi,
III. Sanığın görev yapmış olduğu yere bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından …, hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hattı bulunup bulunmadığı sorularak, var ise bu hatta ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi, söz konusu hatlarla herhangi bir örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığının belirlenebilmesi için ilgili birimlere yazı yazılmasından sonra sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında itirazın kabulü, bozma nedeni ve ceza infaz kurumunda geçirdiği süre dikkate alınarak İNFAZIN DURDURULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca “yurt dışına çıkamamak” adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İNCELEMEYE DEVAM EDİN.ETKİN PİŞMALIK FAZLA CEZA TAYİNİ NEDENİ İLE BOZMA 2026

kingroyal meritking kingroyal kingroyal kingroyal meritking jojobet marsbahis kingroyal kingroyal meritking

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!