AŞAĞIDA İNCELEYECEĞİNİZ KARAR YARGITAY TARAFINDAN ONAYLANARAK KESİNLEŞMİŞTİR. SUÇ BYLOCK KULLANDIĞI İDDİASIDIR. FAKAT YAPILAN KANUN YARARINA BOZMA BAŞVURSU SONRASI DOSYA BOZULMUŞTUR. Ayrıca bu dosya BYLOCK KANUN YARARINA BOZMA KARARI 2026 kapsamında değerlendirilmiştir.
HAKLARINIZI KULLANMAYA SONUNA KADAR DEVAM ETMELİSİNİZ.
3. Ceza Dairesi 2025/8674 E. , 2026/116 K.
“İçtihat Metni”
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.03.2023 tarihli ve 2021/2356 Esas, 2023/1196 sayılı kararı
İTİRAZLA İLGİLİMAHKEME KARARI : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin verilen mahkumiyetler
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Dairemizin 13.03.2023 tarihli 2021/2356 esas, 2023/1196 karar sayılı ilamı ve dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. TALEP VE İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2025 tarih ve KD – 2025/113620 sayılı yazısında özetle;
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.03.2023 tarihli 2021/2356 esas, 2023/1196 karar sayılı ilamı ile Sanık … müdafiinin ve sanık …’un temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş ise de; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından sanıklar ve müdafilerinin yokluğunda verilen hükümde, CMK’nın 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerinin gösterilmesi gerektiği belirtilmediği gibi bu husustaki ihtarın tebligatta da yer almadığı anlaşılmakla, bu nedenle hükmün esası incelenmeden CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle; itirazın kabulüne, sanıklar hakkındaki Yargıtay 3. Ceza Dairesi 13.03.2023 gün ve 2021/2356 esas, 2023/1196 karar sayılı temyiz isteminin reddi kararının kaldırılmasına,
Sanık … müdafileri tarafından verilmiş olan 03.11.20 23… .09.2025 tarihli itiraz dilekçelerinin gerekçeli temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğunun kabulü ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen 04.07.2019 tarih, 2018/632 esas ve 2019/734 karar sayılı mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararara yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına,
Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen 04.07.2019 tarih, 2018/632 esas ve 2019/734 karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sanığa ve müdafiine CMK’nın 295/1 madde ve fıkrasında yazılı meşruhatı içerir tebligat yapılması sağlanarak, sanık ve/veya müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesi vermesi halinde, ek tebliğname düzenlenmek üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığımıza tevdiine, itiraz yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ:
Sanıklar ve müdafilerinin yokluğunda verilen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarih, 2018/632 esas ve 2019/734 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın tebliğine dair mazbatada CMK’nın 295/1. maddesinde yazılı tebliğden itibaren yedi gün içinde temyiz sebebi gösterilme zorunluluğuna ilişkin hususları havi ihtaratın bulunmadığı bu sebeple Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının her iki sanık yönünden temyiz isteminin reddine dair kararların kaldırılmasına ilişkin itirazının yerinde olduğu, sanık … yönünden ayrıca, mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesine yönelik itirazının sanığın aleyhine olması ve aleyhe sonuç doğuracak şekilde belirlenen aykırılıklarla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanınan ve olağanüstü bir kanun yolu olan itirazın 30 günlük bir süre ile sınırlandırıldığı, bu sürenin Daire ilamının teslim edildiği tarihten itibaren başlayacağı, dosya içeriğine göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık … yönünden mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesine yönelik aleyhe itirazının 30 günlük süre dolduktan yaklaşık 7 ay sonra yapılması nedeniyle yerinde olmadığı anlaşılmakla;
Her iki sanık yönünden temyiz isteminin reddine dair kararların kaldırılmasına dair itirazın kabulü ile sanık … ile ilgili olarak tebligat eksikliği tamamlanması için dosyanın tevdii edilmesine, sanık … ile ilgili olarak aleyhe olmayacak şekilde esastan temyiz incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
III. KARAR:
1.Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının her iki sanık yönünden temyiz isteminin reddine dair kararların kaldırılmasına dair itirazının KABULÜNE, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.03.2023 tarihli ve 2021/2356 esas, 2023/1196 karar sayılı ilamının diğer yönleri aynı kalmak kaydıyla, sanıklar … ve … hakkında verilen temyiz istemlerinin reddine dair kararın KALDIRILMASINA,
2.Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak sanığın temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen 04.07.2019 tarih, 2018/632 esas ve 2019/734 karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sanığa ve müdafiine CMK’nın 295/1 madde ve fıkrasında yazılı meşruhatı içerir bir şekilde tebliğinin sağlandıktan sonra sanık ve/veya müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesi vermesi halinde, ek tebliğname düzenlenmek üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
3-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Sanık müdafileri tarafından verilen 03.11.20 23… .09.2025 tarihli itiraz dilekçelerinin gerekçeli temyiz dilekçesi mahiyetinde olması ve gerekçeli kararın tebliğine dair mazbatada CMK’nın 295/1. maddesinde yazılı temyiz sebebi gösterilme zorunluluğuna ilişkin hususları havi ihtaratın bulunmaması karşısında, gerekçeli temyiz nedenlerinin süresinde ibraz edildiği kabul edilmekle, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin … başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin … silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ile tespit ve değerlendirme tutanağına ekli kişiler ve sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişiler ile mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun‘un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun‘un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa’nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınarak istinabe yoluyla dinlenilmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İNCELEMEYE DEVAM EDİN.FETÖ KANUN YARARINA BOZMA KARARI 2026
