FETÖ/PDY soruşturma ve davalarında en çok başvurulan dijital delil hâlâ ByLock’tur. Ancak son dönemde Yargıtay’ın verdiği kararlar, bylock btk emniyet teyidi aranmadan kurulan mahkumiyetlerin hukuka aykırı sayılabileceği yönünde önemli bir çerçeve çiziyor. Özellikle ByLock BTK Emniyet Teyidi Şartı konusu bu süreçte sıkça gündeme geliyor. “ByLock kullandım mı kullanmadım mı, buna nasıl karar veriliyor?” sorusunu soran çok sayıda kişi için bu gelişmeler doğrudan sonuç doğurabilecek nitelikte.
Bu yazıyı okuyanların büyük bölümü muhtemelen şu sorulardan biriyle karşı karşıyadır:
- “ByLock kullandığım söyleniyor ama somut bir teyit gösterilmedi, bu mahkumiyet için yeterli mi?”
- “BTK’dan ya da Emniyetten cevap gelmeden verilen karar bozulur mu?”
- “ByLock tespit ve değerlendirme raporu olmadan yargılama yapılabilir mi?”
- “ByLock’a itiraz etmenin hukuki bir zemini var mı?”
ByLock BTK Emniyet Teyidi Nedir, Neden Önemlidir?
ByLock BTK Emniyet teyidi, bir kişinin ByLock kullandığı iddiasının; yalnızca bir listede adının geçmesiyle değil, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nden gelecek somut, güncel ve resmi yazışmalarla doğrulanması anlamına gelir. Bu teyit zinciri tamamlanmadan kurulan hükümler, güncel Yargıtay içtihadına göre bozmaya konu olabilmektedir.
Yargıtay’ın Yakın Tarihli Yaklaşımı
Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin güncel bir kararında, sanığın ByLock kullandığı varsayılarak kurulan hükmün; bu programın kaç kez kullanıldığının BTK’dan sorulmadan ve kullanımın Emniyetten gelecek cevabi yazıyla kesinleşmeden verilemeyeceği vurgulanmıştır. Yani mahkemenin, ByLock kullanımını “veri tabanında adı geçiyor” düzeyinde bir bilgiyle değil, ilgili kurumlardan gelecek somut ve güncel teyitle doğrulaması gerekmektedir.
Bu yaklaşım, uygulamada sık karşılaşılan bir hataya işaret etmektedir: dosyada yalnızca “ByLock kullanıcısı” ibaresinin bulunması, tek başına mahkumiyet için yeterli görülmemelidir; kullanım sıklığı, tespit yöntemi ve ilgili kurum teyitleri dosyada eksiksiz yer almalıdır.
Diğer Yandan: ByLock’un “Kesin Delil” Sayıldığı Kararlar da Var
Aynı dönemde bazı çevrelerde, usulüne uygun adli bilişim standartlarıyla (hashing/özet değer eşleşmesi) doğrulanmış ByLock verilerinin, örgütle organik bağı gösteren ve başka bir yan delile ihtiyaç duyulmaksızın mahkumiyete esas alınabilecek nitelikte olduğu yönünde değerlendirmeler de dile getirilmektedir. Bu da göstermektedir ki konu tek yönlü değildir: mesele, verinin var olup olmadığı değil, verinin nasıl elde edildiği, doğrulandığı ve dosyaya usulüne uygun yansıtıldığıdır.
Bu iki yaklaşım bir arada değerlendirildiğinde ortaya çıkan sonuç şudur: ByLock verisi hukuka uygun şekilde elde edilmiş, teknik olarak doğrulanmış ve savunmaya sunulmuşsa güçlü bir delil teşkil edebilir; ancak bu şartlar sağlanmadan salt “kullanıcı listesinde adı var” denilerek kurulan hükümler temyizde bozulma riski taşır.
Savunma Açısından Kritik Noktalar
ByLock isnadıyla karşılaşan bir kişi için dosyada özellikle şu hususların sorgulanması gerekir:
- BTK’dan kullanım sıklığına ilişkin cevabi yazı istenmiş mi, dosyada mevcut mu?
- Emniyetten kullanım teyidine dair yazı gelmiş mi?
- ByLock tespit ve değerlendirme raporu (KOM raporu) dosyaya girmiş mi, savunmaya tebliğ edilmiş mi?
- Delil zinciri (chain of custody) kesintisiz mi; imaj alma, hashing işlemleri usulüne uygun mu?
- Ham veriye ve deşifre materyale erişim ve itiraz imkânı tanınmış mı?
Bu unsurlardan herhangi biri eksikse, bu durum savunma stratejisinin merkezine oturabilecek ciddi bir usul itirazı doğurur.
İdari Süreçlerde Durum
ByLock isnadı yalnızca ceza yargılamalarında değil; ihraç, güvenlik soruşturması ve disiplin süreçlerinde de sık kullanılmaktadır. Ceza mahkemesinde beraat kararı verilmiş olması, idari süreçte otomatik olarak lehe sonuç doğurmayabilir; bu nedenle ceza ve idari süreçlerin birlikte, tutarlı bir savunma stratejisiyle yürütülmesi büyük önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
ByLock BTK Emniyet teyidi olmadan mahkumiyet kurulabilir mi? Güncel Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararına göre hayır; BTK’dan kullanım sıklığı, Emniyetten kullanım teyidi gelmeden kurulan hükümler bozmaya konu olabilmektedir.
ByLock tespit ve değerlendirme raporu (KOM raporu) her dosyada olmak zorunda mı? Delilin sağlıklı değerlendirilebilmesi için bu raporun dosyada bulunması ve savunmaya tebliğ edilmesi beklenir; eksikliği usul itirazına konu edilebilir.
ByLock listede adım geçiyor, bu tek başına suçlu olduğum anlamına mı gelir? Hayır. Listede isim geçmesi başlangıç bilgisidir; kullanım sıklığı, teknik doğrulama ve kurum teyitleri olmadan tek başına yeterli kabul edilmemelidir.
Sonuç
ByLock’a dayalı isnatlarda tek bir cümleyle özetlenebilecek bir kural yoktur; her dosyanın kendi teknik ve usuli detayları belirleyicidir. BTK ve Emniyet teyidinin eksik olduğu, delil zincirinde kopukluk bulunan ya da savunmaya materyale erişim imkânı tanınmayan dosyalarda ciddi savunma alanları doğabilmektedir. Bu tür dosyalarda erken aşamada, teknik detaylara hakim bir avukatla süreci yürütmek, sonucu doğrudan etkileyebilmektedir.
İlgili Yazılarımız:
- 3. Ceza Dairesi ByLock Bozma Kararı 2026
- FETÖ Yargıtay Beraat Kararı 2026
- SAY Kodlaması Beraat
- Garson Kod Adlı Gizli Tanığın SD Kart Fişlemeleri
Bu internet sitesinde yer alan bilgiler reklam amacı taşımamakta olup, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.