Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.06.2024 tarihli, 2022/226 Esas ve 2024/1164 Karar sayılı ilamı, Bank Asya altın yatırma beraat kararı ile Bank Asya hesap hareketleri, örgütle bağlantılı eğitim kurumlarında çalışma ve sendika üyeliğinin silahlı terör örgütüne üyelik suçunun ispatında nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin önemli bir emsal karardır.
Kararda, Bank Asya’ya 20.02.2014 tarihinde 27,42 gram altın yatıran, geçmişte FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan eğitim kurumlarında öğretmenlik yapan ve yine örgütle bağlantılı bir sendikaya üye olan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmiştir.
İstinaf mahkemesi, sanığın gerçekleştirdiği bankacılık işleminin örgüt liderinin talimatından sonraki döneme denk gelmesinin şüphe oluşturabileceğini kabul etmiş; ancak bu şüphenin tek başına mahkûmiyet için yeterli olmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Mahkeme ayrıca Bank Asya hesabının devlet yönetimine geçmesinden sonra kapatılmamasını, sanığın bankacılık işlemlerinin ekonomik amaçla yapıldığı yönündeki değerlendirmesinde dikkate almıştır.
1. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ KÜNYESİ
Mahkeme: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/226
Karar No: 2024/1164
Karar Tarihi: 12.06.2024
İlk Derece Mahkemesi: Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi
İlk Derece Dosyası: 2021/399 E., 2021/477 K.
Suç: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İlgili Mevzuat: TCK 314/2, TCK 220, CMK 223/2-e, CMK 280
Karar Sonucu: İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünün kaldırılması ve sanığın beraati.
Karar, 12.06.2024 tarihinde oybirliğiyle verilmiş olup hükümde temyiz kanun yolunun açık olduğu belirtilmiştir.
2. SANIK HAKKINDA HANGİ SUÇLAMALAR İLERİ SÜRÜLDÜ?
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu ileri sürülmüştür.
İddianamenin temel dayanakları, sanığın 2009-2011 yılları arasında Diyarbakır’da, 2011-2016 yılları arasında Gaziantep’te örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle sonradan kapatılan eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalışması, Bank Asya hesabının bulunması ve örgütle bağlantılı bir sendikaya üye olmasıdır.
Savcılık, sanığın farklı şehirlerde çalışmasını örgüt içi tayin sisteminin bir göstergesi olarak değerlendirmiştir.
Bunun yanında sanığın kurum müdürlüğü yaptığı, örgütsel toplantıları organize ettiği, öğretmen maaşlarından kesinti yaparak örgüte finans sağladığı ve örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettiği iddia edilmiştir.
Bank Asya hesabına ilişkin olarak da 2014 yılında gerçekleştirilen altın yatırma işleminin örgüt liderinin talimatına uygun olduğu ileri sürülmüştür.
Böylece birbirinden farklı görünen çalışma, sendika üyeliği ve bankacılık işlemleri bir araya getirilerek sanığın örgütle organik bağ kurduğu iddia edilmiştir.
Ancak ceza yargılamasında belirleyici olan, iddiaların sayısı değil, bunların somut ve hukuka uygun delillerle ispat edilip edilmediğidir.
3. İLK DERECE MAHKEMESİ NEDEN MAHKÛMİYET KARARI VERDİ?
Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 30.12.2021 tarihli kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir.
İlk derece mahkemesi, sanığın yaklaşık yedi yıl boyunca örgütle bağlantılı eğitim kurumlarında çalışmasını, sendika üyeliğini, Bank Asya hesap hareketlerini ve kurum adına kayıtlı GSM hattını kullanmasını birlikte değerlendirmiştir.
Mahkeme özellikle 20.02.2014 tarihinde Bank Asya’ya yatırılan 27,42 gram altın üzerinde durmuştur.
Sanık, altın hesabının ekonomik ihtiyaçları nedeniyle açıldığını, örgüt liderinden herhangi bir talimat almadığını ve hesabın örgütsel amaç taşımadığını savunmuştur.
Buna karşılık ilk derece mahkemesi, örgütle bağlantılı eğitim kurumlarında çalışan sanığın Bank Asya’ya destek çağrısından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı kanaatine varmıştır.
Ayrıca sanığın Diyarbakır’dan Gaziantep’e geçişinin ailevi nedenlerden kaynaklandığı yönündeki savunması da yeterli görülmemiştir.
İlk derece mahkemesi, bütün bu hususların örgütsel bağlılık ve talimatla hareket etme olgusunu ortaya koyduğu değerlendirmesiyle mahkûmiyet hükmü kurmuştur.
4. SANIK İSTİNAFTA NASIL SAVUNMA YAPTI?
Sanık ve müdafii, mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Sanık, eğitim kurumlarında yalnızca geçimini sağlamak amacıyla çalıştığını, örgütün hiyerarşik yapısına katılmadığını ve örgütsel toplantılarda bulunmadığını belirtmiştir.
Diyarbakır’dan Gaziantep’e geçişinin evlilik ve iş bulma koşullarından kaynaklandığını açıklamıştır.
Sanık ayrıca Bank Asya hesabının maaş hesabı olduğunu, sendikaya üyeliğinin çalıştığı kurumun koşullarıyla bağlantılı bulunduğunu ve herhangi bir örgütsel faaliyette yer almadığını ileri sürmüştür.
İstinaf incelemesinde bu savunmalar, dosyadaki SGK kayıtları, Bank Asya hesap hareketleri, bilirkişi raporu ve diğer belgelerle birlikte değerlendirilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, yalnızca dosya üzerinden inceleme yapmakla yetinmemiş; duruşma açarak davayı yeniden görmüştür.
Bu durum, ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesinin istinaf aşamasında yeniden ele alınması bakımından önemlidir.
5. İSTİNAF SAVCISI DA BERAAT TALEP ETTİ
Kararın dikkat çekici yönlerinden biri, istinaf duruşmasında Cumhuriyet savcısının da beraat yönünde mütalaa sunmasıdır.
Savcı, sanığın Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin ötesine geçmediğini belirtmiştir.
Ayrıca sanığın örgütle bağlantılı eğitim kurumlarında çalışması ve sendika üyeliği dışında örgütsel bağlantısını gösteren başka bir delilin dosyaya yansımadığını ifade etmiştir.
Bu delillerin silahlı terör örgütüne üyelik suçunda aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk ölçütlerini karşılamadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak Cumhuriyet savcısı, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılmasını ve sanığın beraatini talep etmiştir.
6. BANK ASYA’YA 27,42 GRAM ALTIN YATIRILMASI NEDEN ÖNEMLİYDİ?
Dosyada sanığın Bank Asya hesabına ilişkin ayrıntılı bilirkişi incelemesi bulunmaktadır.
Bilirkişi raporuna göre sanık, Bank Asya hesabını ilk kez 2009 yılında açmıştır.
Sanığın herhangi bir vadeli katılım hesabı açmadığı, 20.02.2014 tarihinde vadesiz altın hesabı açarak 27,42 gram altın yatırdığı tespit edilmiştir.
Bu işlemin tarihi, örgüt liderinin Bank Asya’ya destek verilmesine ilişkin çağrısından sonraki döneme denk gelmektedir.
Dolayısıyla bankacılık işleminin zamanlaması, mahkeme tarafından tamamen önemsiz kabul edilmemiştir.
Ancak istinaf mahkemesi, işlemin talimat dönemine denk gelmesinin tek başına örgütsel talimata uyulduğunu ispatlamadığını değerlendirmiştir.
Ceza yargılamasında bankacılık işleminin hangi tarihte yapıldığının yanında, hangi amaçla gerçekleştirildiği ve sanığın kastını ortaya koyan başka delillerin bulunup bulunmadığı da önemlidir.
7. BANK ASYA HESABININ KAPATILMAMASI BERAAT GEREKÇESİ OLDU
Adana Bölge Adliye Mahkemesi kararının en önemli noktalarından biri, Bank Asya hesabının sonraki dönemdeki kullanımına ilişkin değerlendirmedir.
Mahkeme, sanığın hesabında bulunan paranın 2016 yılına kadar devam eden hareketlerini incelemiştir.
Bilirkişi raporuna göre hesapta 2016 yılı Ocak ayı sonunda 4.291 TL, Haziran ayında ise 1.889,66 TL bulunmaktadır.
Mahkeme, sanığın Bank Asya’nın TMSF’ye devredildiği 29.05.2015 tarihinden bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihine kadar hesabını kapatma veya parasını çekme yönünde bir davranışta bulunmadığını dikkate almıştır.
Kararda, örgüte yardım kastıyla hareket eden kişinin bankanın devlet yönetimine geçmesi üzerine tepki göstererek hesabındaki parasını çekmesinin ve hesabını kapatmasının beklenebileceği değerlendirilmiştir.
Sanığın böyle bir davranışta bulunmaması, bankacılık işlemlerinin örgütsel amaçla yapılmadığı yönünde değerlendirilmiştir.
Bu nedenle 20.02.2014 tarihli altın yatırma işlemi, dosyanın bütünü içerisinde ekonomik amaçla gerçekleştirilen rutin bankacılık faaliyeti olarak kabul edilmiştir.
Burada özellikle vurgulanmalıdır ki Bank Asya hesabının kapatılmamış olması her dosyada kendiliğinden beraat sonucunu doğurmaz.
Ancak hesabın açılış tarihi, para yatırma işlemleri, para çekme hareketleri ve bankanın devlet yönetimine geçmesinden sonraki kullanım biçimi, örgütsel kastın bulunup bulunmadığı bakımından önem taşıyabilir.
8. BANK ASYA’YA PARA VEYA ALTIN YATIRMAK TEK BAŞINA SUÇ MUDUR?
Bank Asya’ya para veya altın yatırılması, her durumda silahlı terör örgütüne üyelik ya da örgüte yardım suçunun oluştuğunu göstermez.
Bankacılık işleminin niteliği, gerçekleştirildiği dönem, kişinin ekonomik durumu ve işlemin örgütsel talimatla yapılıp yapılmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi, kararında Bank Asya’nın faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam ettiğini belirtmiştir.
Bu kapsamda rutin hesap hareketleri ile örgüt liderinin talimatına bağlı olarak örgütün amacına hizmet etmek üzere gerçekleştirilen rutin dışı işlemler arasında ayrım yapılmıştır.
Mahkeme, örgüte yardım suçunun oluşabilmesi bakımından bilerek ve isteyerek hareket etme unsurunun önemine dikkat çekmiştir.
Dolayısıyla yalnızca belirli bir tarihte hesap açılması veya hesaba para yatırılması değil, bu işlemin örgütsel amaçla gerçekleştirildiğinin ispatlanması gerekmektedir.
9. FETÖ İLE BAĞLANTILI DERSHANEDE ÇALIŞMAK ÖRGÜT ÜYELİĞİ İÇİN YETERLİ MİDİR?
Dosyadaki ikinci önemli mesele, sanığın geçmişte çalıştığı eğitim kurumlarıdır.
Sanık, 2009-2011 yılları arasında Diyarbakır’da, 2011-2016 yılları arasında Gaziantep’te öğretmenlik yapmıştır.
İddia makamı, bu iş değişikliğinin örgüt içi tayin sisteminin bir parçası olduğunu ileri sürmüştür.
Ancak istinaf mahkemesi, sanığın evlilik ve ailevi nedenlerle iş değiştirdiği yönündeki savunmasının aksini ortaya koyan delil elde edilemediğini tespit etmiştir.
Ayrıca sanığın örgütsel faaliyetlerde bulunduğunu gösteren herhangi bir tanık beyanının temin edilemediği belirtilmiştir.
Bu nedenle yalnızca iki farklı şehirde, örgütle bağlantılı eğitim kurumlarında çalışmış olmak, sanığın örgüt içi tayine tabi personel olduğunu ispatlamaya yeterli görülmemiştir.
Bu tespit, örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel okul, dershane ve diğer eğitim kurumlarında çalışan kişilere ilişkin ceza yargılamaları bakımından önem taşımaktadır.
Bir kişinin belirli bir kurumda çalışmış olması ile örgütün hiyerarşik yapısına bilinçli ve iradi biçimde katılması birbirinden farklı olgulardır.
Örgüt üyeliği suçunun oluşabilmesi için kişinin örgütle organik bağ kurduğunun ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyetlerde bulunduğunun ortaya konulması gerekir.
10. SENDİKA ÜYELİĞİ TEK BAŞINA FETÖ ÜYELİĞİNİ İSPATLAR MI?
Kararda sanığın örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan bir sendikaya üyeliği de değerlendirilmiştir.
Sanık, sendikaya üyeliğinin çalıştığı eğitim kurumuyla bağlantılı olduğunu ve sendikanın herhangi bir örgütsel faaliyetine katılmadığını savunmuştur.
İstinaf mahkemesi, sendika üyeliğini tek başına örgüt üyeliğini ispatlayan yeterli delil olarak kabul etmemiştir.
Örgütle bağlantılı bir sendikaya üyelik kaydı bulunması, kişinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu veya örgüt yöneticilerinden emir ve talimat aldığını kendiliğinden ortaya koymaz.
Bu nedenle sendika üyeliğinin ceza yargılamasındaki delil değeri, kişinin diğer eylemleri ve dosyadaki somut tespitlerle birlikte değerlendirilmelidir.
11. ÖRGÜT ÜYELİĞİNDE SÜREKLİLİK, ÇEŞİTLİLİK VE YOĞUNLUK ŞARTI
Silahlı terör örgütüne üyelik suçunda temel meselelerden biri, kişinin örgütle organik bağ kurup kurmadığıdır.
Örgüt üyeliği, yalnızca örgüte sempati duyulması veya örgütle bağlantılı kurumlarla sosyal ya da ekonomik ilişki kurulması anlamına gelmez.
Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olma, örgütsel emir ve talimatlara açık bulunma ve örgüt faaliyetlerine katılma gibi unsurların somut olayda değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay içtihatlarında da örgüt üyeliği bakımından kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetler aranmaktadır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi, sanığın iki farklı eğitim kurumunda çalışması, sendika üyeliği ve Bank Asya hesabının bulunmasının bu ölçütleri karşılamadığı sonucuna ulaşmıştır.
Sanığın örgüt yöneticilerinden emir aldığı, örgütsel hiyerarşiye dahil olduğu veya örgüt içerisinde gayriresmî faaliyetlerde bulunduğu yönünde mahkûmiyete yeterli delil elde edilememiştir.
12. ÖRGÜT ÜYELİĞİ İLE ÖRGÜTE YARDIM SUÇU ARASINDAKİ FARK
Kararda yalnızca silahlı terör örgütüne üyelik suçu değil, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme ihtimali de tartışılmıştır.
Örgüt üyeliğinde kişinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olması ve örgütle organik bağ kurması söz konusudur.
Örgüte yardımda ise kişinin örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte örgütün amacına bilerek ve isteyerek katkıda bulunması değerlendirilir.
Bank Asya hesap hareketleri bakımından da bu ayrım önemlidir.
Bir kişinin örgüt üyesi olduğu ispatlanamasa bile belirli bir bankacılık işlemini örgüte yardım kastıyla gerçekleştirdiği somut delillerle ortaya konulabiliyorsa ayrı bir hukuki değerlendirme yapılabilir.
Ancak Adana Bölge Adliye Mahkemesi, incelenen dosyada sanığın Bank Asya işlemlerinin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Böylece mahkeme, hem örgüt üyeliği hem de örgüte yardım yönünden dosyanın delil durumunu değerlendirmiştir.
13. ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİNİN SOMUT OLAYA UYGULANMASI
Ceza yargılamasında mahkûmiyet hükmü, ihtimallere veya varsayımlara değil, her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanmalıdır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bu ilkenin somut uygulaması görülmektedir.
Sanığın Bank Asya’ya altın yatırdığı tarih şüphe doğurmuştur.
Örgütle bağlantılı eğitim kurumlarında çalışmış olması da dosyada değerlendirilmiştir.
Sendika üyeliği ayrıca dikkate alınmıştır.
Ancak bu olguların bir arada bulunması, mahkemenin değerlendirmesine göre sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu veya örgütsel talimatla hareket ettiğini ispatlamaya yeterli olmamıştır.
Özellikle örgüt içi tayin iddiasının doğrulanamaması, tanık delilinin bulunmaması ve bankacılık işlemlerinin rutin nitelikte kabul edilmesi beraat sonucunda etkili olmuştur.
14. ADANA BAM 2022/226 E., 2024/1164 K. SAYILI KARARIN HÜKÜM SONUCU
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 12.06.2024 tarihinde verdiği kararla Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli, 2021/399 Esas ve 2021/477 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünü kaldırmıştır.
Sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
Bunun yanında sanık hakkında uygulanmakta olan yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri kaldırılmıştır.
Sanığın müdafi ile temsil edilmesi nedeniyle 10.200 TL vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine ve yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına hükmedilmiştir.
Karar oybirliğiyle verilmiş ve temyiz kanun yolu açık tutulmuştur.
15. BU EMSAL KARAR HANGİ DOSYALARDA ÖNEM TAŞIR?
Adana Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı, özellikle Bank Asya hesap hareketlerinin örgütsel talimatla gerçekleştirildiği iddiasına dayanan ceza dosyalarında önem taşımaktadır.
Bunun yanında örgütle bağlantılı eğitim kurumlarında çalıştığı, sendikaya üye olduğu veya farklı şehirlerde görev yaptığı gerekçesiyle örgüt üyeliğiyle suçlanan kişilerin dosyalarında da değerlendirmeye elverişlidir.
Kararın savunma bakımından öne çıkan yönü, her bir delilin somut olayla bağlantısının ayrı ayrı incelenmesidir.
Bank Asya bakımından yalnızca hesap açılış ve para yatırma tarihleriyle yetinilmemesi; hesabın geçmişten gelen kullanım biçiminin, paranın kaynağının, sonraki hesap hareketlerinin ve varsa hesap kapatma işlemlerinin değerlendirilmesi gerekir.
Örgütle bağlantılı kurumlarda çalışma bakımından ise kişinin gerçekten örgütsel tayin sistemi içerisinde hareket edip etmediği araştırılmalıdır.
Sendika üyeliği yönünden de üyeliğin örgütsel faaliyetlerle desteklenip desteklenmediği üzerinde durulmalıdır.
Bu karar, bütün Bank Asya dosyalarında otomatik beraat verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Ancak mahkûmiyet için örgütsel kastın ve isnat edilen suçun unsurlarının somut delillerle ispatlanması gerektiğini gösteren önemli bir örnektir.
16. SONUÇ: BANK ASYA HESAP HAREKETLERİNDE TARİH KADAR İŞLEMİN AMACI DA ÖNEMLİDİR
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2022/226 Esas, 2024/1164 Karar sayılı ilamı, Bank Asya hesap hareketleri ile silahlı terör örgütüne üyelik suçlaması arasındaki ilişkinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli tespitler içermektedir.
Kararda, 20.02.2014 tarihinde Bank Asya’ya 27,42 gram altın yatırılması tek başına örgütsel talimatın yerine getirildiğinin ispatı olarak kabul edilmemiştir.
Sanığın geçmişte örgütle bağlantılı eğitim kurumlarında çalışması ve sendika üyeliğinin bulunması da örgüt üyeliği suçunun oluştuğunu göstermeye yeterli görülmemiştir.
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak sanığın beraatine karar vermiştir.
Karardan çıkarılması gereken temel hukuki sonuç şudur:
Bank Asya’ya para veya altın yatırılması, örgütle bağlantılı bir kurumda çalışılması ve sendika üyeliği gibi olguların varlığı, somut olayda örgüt üyeliği veya örgüte yardım suçunun unsurlarının ispatlandığı anlamına kendiliğinden gelmez.
Ceza yargılamasında esas olan, sanığın kişisel fiillerinin, örgütsel kastının ve suçun kanuni unsurlarının her türlü makul şüpheden uzak delillerle ortaya konulmasıdır.
Emsal Karar: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 12.06.2024 tarihli, 2022/226 E., 2024/1164 K.
Av. Orçun Akbulut
Bu makale, belirtilen istinaf kararının hukuki incelemesi amacıyla hazırlanmıştır. Kararın temyiz yolu açık olarak verildiği dikkate alınmalı; sonraki kesinleşme durumu ayrıca araştırılmalıdır.