Türkiye’de yıllardır tartışılan süresiz nafaka konusunda Anayasa Mahkemesinden önemli bir karar çıktı. Boşandıktan sonra eski eşine yıllarca nafaka ödemek zorunda kalan binlerce kişiyi ilgilendiren düzenleme, Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa’ya aykırı bulundu.
Peki, süresiz nafaka gerçekten kaldırıldı mı? Nafaka ödeyenler artık ödeme yapmayacak mı? Daha önce boşanmış ve hakkında nafaka kararı verilmiş kişiler bu karardan yararlanabilecek mi?
Özellikle boşanmasının üzerinden 10, 15 veya 20 yıl geçmesine rağmen eski eşine nafaka ödemeye devam eden kişiler açısından Anayasa Mahkemesinin kararı büyük önem taşıyor.
Ancak kamuoyunda yer alan “Süresiz nafaka tamamen kaldırıldı” şeklindeki açıklamaların hukuki açıdan doğru değerlendirilmesi gerekiyor.
1. Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı? 2026 Yılında Son Durum
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli, 2025/156 Esas ve 2026/131 Karar sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında bulunan “süresiz olarak” ibaresini iptal etti.
Karar, 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Ancak Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
Buna göre:
- Süresiz nafakaya ilişkin iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.
- Bu tarihe kadar mevcut kanuni düzenleme yürürlükte kalacak.
- Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmış değil.
- Mevcut nafaka kararları kendiliğinden geçersiz hâle gelmeyecek.
- Nafakanın süresi ve şartları bakımından yeni yasal düzenleme yapılması gündeme gelecek.
Dolayısıyla bugün nafaka ödemekte olan bir kişinin yalnızca Anayasa Mahkemesi kararını gerekçe göstererek nafaka ödemeyi bırakması hukuken mümkün değildir.
2. Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafakayı Neden İptal Etti?
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş, kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması şartıyla mali gücü oranında süresiz nafaka talep edebilmektedir.
Mevcut düzenlemede nafakanın süresinin belirlenmesi bakımından evliliğin ne kadar sürdüğü, tarafların yaşı veya ekonomik bağımsızlık kazanma ihtimali için açık bir süre ölçütü bulunmamaktadır.
Anayasa Mahkemesi, nafaka yükümlülüğünün hiçbir süre ölçütü öngörülmeden devam ettirilmesini temel haklar bakımından değerlendirdi.
Yüksek Mahkemeye göre boşanma sonrasında ekonomik açıdan korunmaya muhtaç eşe destek sağlanması meşru bir amaçtır. Bununla birlikte, nafaka borçlusunun hiçbir somut süre değerlendirmesi yapılmaksızın ömür boyu mali yükümlülük altında bırakılması tarafların hakları arasındaki makul dengeyi bozabilmektedir.
Anayasa Mahkemesi özellikle nafaka yükümlüsünün maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı bakımından mevcut düzenlemenin ölçüsüz sonuçlar doğurabileceğini değerlendirdi.
Bu nedenle “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı olduğuna karar verildi.
3. Bir Yıl Evli Kalan Kişi Ömür Boyu Nafaka Öder mi?
Süresiz nafaka tartışmalarının en önemli nedenlerinden biri, kısa süreli evlilikler sonrasında dahi uzun yıllar devam eden nafaka yükümlülükleridir.
Örneğin bir yıl evli kalan ve boşanma sonucunda eski eşine yoksulluk nafakası ödemesine karar verilen kişinin nafaka yükümlülüğü, kanunda öngörülen sona erme veya kaldırılma şartları oluşmadıkça devam edebilir.
Ancak burada önemli bir hukuki ayrıntı bulunmaktadır.
Mevcut hukuk sisteminde süresiz nafaka, her durumda mutlaka ömür boyu ödeme yapılacağı anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde nafakanın sona ermesini veya mahkeme kararıyla kaldırılmasını mümkün kılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla birlikte evliliğin süresinin ve tarafların bireysel durumlarının nafakanın süresinin belirlenmesinde daha açık biçimde dikkate alınacağı bir yasal sistem oluşturulması gerektiği ortaya konulmuştur.
4. Eski Nafakalar İptal Olacak mı?
En fazla merak edilen sorulardan biri, geçmiş yıllarda boşanmış ve hâlen nafaka ödeyen kişilerin durumudur.
Anayasa Mahkemesinin kararı mevcut nafaka hükümlerini kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır.
Örneğin 2015 yılında boşanmış ve eski eşine aylık yoksulluk nafakası ödemesine karar verilmiş bir kişinin, yalnızca 2026 tarihli iptal kararına dayanarak ödeme yükümlülüğünün sona erdiğini ileri sürmesi mümkün değildir.
Anayasa’nın 153. maddesi gereğince iptal kararları geriye yürümez.
Bununla birlikte, nafaka sürekli nitelikte bir yükümlülük olduğundan sonradan değişen koşullar ve yürürlüğe girebilecek yeni düzenlemeler bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Yeni çıkarılacak kanunun mevcut nafaka kararlarını nasıl etkileyeceği, özellikle geçiş hükümlerine bağlı olacaktır.
Bu nedenle eski nafaka kararlarının tamamının otomatik olarak kaldırılacağını söylemek doğru değildir.
5. Nafaka Ödemekten Nasıl Kurtulurum? Nafaka Kaldırma Davası Açılabilir mi?
Süresiz nafaka tartışmalarından bağımsız olarak, mevcut hukuk düzeninde yoksulluk nafakasının kaldırılması mümkündür.
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer.
Bunun dışında bazı durumlarda mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılması mümkündür.
Özellikle aşağıdaki durumlar önem taşır:
- Nafaka alan eski eşin yoksulluğunun ortadan kalkması.
- Nafaka alan kişinin resmî evlilik yapmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması.
- Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi.
- Tarafların mali durumlarında nafakanın azaltılmasını gerektiren önemli değişiklikler meydana gelmesi.
Nafaka alan eski eşin düzenli gelir elde etmeye başlaması, taşınmaz veya başka malvarlığı edinmesi ya da ekonomik koşullarının önemli ölçüde iyileşmesi, somut olayın özelliklerine göre nafaka kaldırma davasında değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca sigortalı işe girmek veya herhangi bir gelir elde etmek nafakanın otomatik olarak kaldırılmasını gerektirmez. Elde edilen gelirin yoksulluk durumunu ortadan kaldırıp kaldırmadığı ayrıca araştırılır.
Nafakanın kaldırılması veya azaltılması için aile mahkemesine başvurulabilir.
6. Eski Eşim Çalışıyorsa Nafaka Ödemek Zorunda mıyım?
Boşandıktan sonra nafaka alan eski eşin çalışmaya başlaması, nafaka yükümlüsünün başvurabileceği önemli hukuki sebeplerden biridir.
Ancak her çalışma durumu yoksulluğun sona erdiğini göstermez.
Örneğin nafaka alan kişinin asgari ücretle çalışması, tek başına yoksulluk nafakasının kaldırılması için yeterli kabul edilmeyebilir.
Buna karşılık nafaka alacaklısının ekonomik açıdan bağımsız hâle gelmesi, düzenli ve yeterli gelir elde etmesi veya yaşam koşullarının belirgin şekilde iyileşmesi nafakanın kaldırılmasını haklı kılabilir.
Bu davalarda SGK kayıtları, banka hareketleri, tapu ve araç kayıtları ile sosyal ve ekonomik durum araştırmaları önem taşır.
7. Anayasa Mahkemesi Kararından Sonra Nafaka Kaç Yıl Ödenecek?
Anayasa Mahkemesi nafakanın bir, üç, beş veya on yıl ödeneceği yönünde herhangi bir süre belirlememiştir.
Dolayısıyla kamuoyunda gündeme gelebilecek belirli sürelerin bugün itibarıyla herkes için geçerli yasal sınırlar olduğu söylenemez.
Yüksek Mahkeme, nafaka süresinin belirlenmesinde şu unsurların dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir:
- Evliliğin ne kadar sürdüğü.
- Nafaka alacaklısının yaşı.
- Tarafların eğitim durumları.
- Sağlık koşulları.
- Nafaka alacaklısının çalışma imkânı.
- Ekonomik bağımsızlık kazanma kapasitesi.
- Nafaka alacaklısının gerçek ihtiyaçları.
Anayasa Mahkemesi ayrıca bazı istisnai durumlarda nafakanın yaşam boyunca devam edebilmesine imkân tanınabileceğini de belirtmiştir.
Bu nedenle kararın, her türlü süresiz nafakayı kesin biçimde yasakladığı düşünülmemelidir.
8. Nafaka Alan Kadınların Hakları Ortadan Kalkacak mı?
Anayasa Mahkemesinin kararı, boşanma nedeniyle ekonomik güçlük yaşayacak eşlerin korunmasını ortadan kaldırmamaktadır.
Yoksulluk nafakası yalnızca kadınlara tanınmış bir hak değildir. Kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde erkekler de yoksulluk nafakası talep edebilir.
Özellikle uzun yıllar evlilik içerisinde çalışmamış, çocukların bakımını üstlenmiş, ileri yaşta bulunan veya sağlık sorunları nedeniyle çalışma imkânı sınırlı olan kişiler bakımından nafakanın devam etmesini gerektiren koşullar ortaya çıkabilir.
Anayasa Mahkemesinin yaklaşımı, nafaka alacaklısının korunması ile nafaka borçlusunun hakları arasında somut olayın özelliklerine göre adil bir denge kurulmasına dayanmaktadır.
9. Çocuk Nafakası da Kaldırıldı mı?
Hayır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakasına ilişkindir.
Çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılmayı amaçlayan iştirak nafakası bu kararın kapsamında değildir.
Aynı şekilde boşanma davası sırasında hükmedilebilen tedbir nafakası da söz konusu iptal kararından doğrudan etkilenmemektedir.
Bu nedenle süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin gelişmelerin çocuk nafakasının kaldırıldığı şeklinde yorumlanması hukuken yanlıştır.
10. Yeni Nafaka Düzenlemesi Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?
Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Bu tarihe kadar kanun koyucunun, yoksulluk nafakasının süresini belirlemeye yönelik yeni bir düzenleme yapması mümkündür.
Yeni düzenlemenin nasıl olacağı, hâkimlere hangi ölçüde takdir yetkisi tanınacağı ve geçmişte kesinleşmiş nafaka kararlarına ilişkin geçiş hükümleri bulunup bulunmayacağı, kabul edilecek kanun metniyle açıklığa kavuşacaktır.
Anayasa Mahkemesinin kararı tek başına yeni bir nafaka süresi belirlememiştir.
11. Süresiz Nafaka Ödeyenler Bugün Ne Yapmalı?
Hakkında yoksulluk nafakası kararı bulunan kişilerin öncelikle kendi dosyalarındaki koşulları inceletmesi gerekir.
Özellikle boşanma kararının kesinleşmesinden sonra eski eşin ekonomik durumunda değişiklik meydana gelmişse nafakanın kaldırılması veya azaltılması için hukuki başvuru imkânları değerlendirilebilir.
Nafaka alacaklısının yoksulluğunun sona ermesi, fiilen evliymiş gibi yaşaması veya kanunda düzenlenen diğer şartların oluşması durumunda yeni yasal düzenleme beklenmeden de dava açılması mümkün olabilir.
Bununla birlikte mahkeme kararı olmadan nafaka ödemesinin kesilmesi, birikmiş nafaka alacakları nedeniyle icra takibi ve diğer hukuki sonuçlarla karşılaşılmasına neden olabilir.
Bu nedenle her nafaka dosyasının kendi özellikleri içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
12. Sık Sorulan Sorular
Süresiz nafaka 2026 yılında kalktı mı?
Anayasa Mahkemesi süresiz nafakaya ilişkin ibareyi iptal etmiştir. Ancak iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmamıştır.
10 yıldır nafaka ödüyorum. Artık ödemeyi bırakabilir miyim?
Hayır. Yalnızca Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle nafaka ödemesi kendiliğinden sona ermez. Nafakanın kaldırılması şartlarının bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Eski eşim yeniden evlenirse nafaka biter mi?
İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde kendiliğinden sona erer.
Eski eşim başka biriyle yaşıyorsa nafaka kalkar mı?
Resmî evlilik olmadan fiilen evliymiş gibi yaşama hâlinin kanıtlanması durumunda nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür.
Nafaka kaldırma davası nerede açılır?
Nafakanın kaldırılması veya azaltılmasına ilişkin uyuşmazlıklar aile mahkemelerinde görülür. Görevli mahkeme ve yetki konusu somut talebe göre değerlendirilmelidir.
Yeni nafaka yasası eski boşanmaları kapsayacak mı?
Bu konu yeni kanunda yer alabilecek geçiş hükümlerine bağlıdır. Mevcut iptal kararı, eski nafakaları kendiliğinden kaldırmamaktadır.
Nafaka ödemeyen kişi hapse girer mi?
İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen şartların oluşması hâlinde, nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında şikâyet üzerine tazyik hapsi gündeme gelebilir. Bunun için usule ilişkin şartların ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Sonuç: Süresiz Nafakada Yeni Bir Hukuki Dönem Başlıyor
Anayasa Mahkemesinin 2025/156 Esas, 2026/131 Karar sayılı kararı, Türkiye’de yoksulluk nafakasının süresine ilişkin önemli bir dönüm noktasıdır.
Kararla birlikte, nafakanın hiçbir süre ölçütü belirlenmeksizin süresiz olarak öngörülmesi Anayasa’ya aykırı bulunmuştur.
Ancak bu karar, bütün nafaka borçlarının silindiği veya eski nafaka kararlarının geçersiz hâle geldiği anlamına gelmemektedir.
Önümüzdeki dönemde yapılabilecek yasal düzenlemeler, hem nafaka ödeyenlerin hem de nafaka alanların hakları açısından belirleyici olacaktır.
Aydın, Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası, Didim, İzmir ve çevresinde nafaka kaldırma davası, nafaka azaltma davası ve boşanma sonrası nafaka uyuşmazlıkları bakımından hukuki durumun somut olay özelinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Av. Orçun Akbulut
Hukuki dayanaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175, m.176; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.153; Anayasa Mahkemesi 04.06.2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı karar; 30.09.2026 tarihli, 33386 sayılı Resmî Gazete.
