İstinaf Mahkemesi Eksik Araştırma Nedeniyle Bozma Yapabilir mi? Yargıtay’dan Önemli Karar (2026)

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 25.03.2026 tarihli, 2023/11558 Esas ve 2026/5656 Karar sayılı ilamıyla, istinaf mahkemelerinin bozma yetkisinin sınırlarını ortaya koyan önemli bir karara imza atmıştır. Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyetin incelendiği dosyada, ByLock tespit tutanağı ve Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilerin araştırılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesine gönderilen dosyada izlenen usul hukuka aykırı bulunmuştur.

Yargıtay’a göre Bölge Adliye Mahkemeleri, CMK’nın 280. maddesinde sınırlı olarak gösterilen bozma nedenleri dışında, eksik araştırmayı gerekçe göstererek dosyayı ilk derece mahkemesine gönderemez. Gerekli delillerin toplanması ve değerlendirilmesi için duruşma açılması gerekiyorsa bu işlemler istinaf mahkemesi tarafından yerine getirilmelidir.

Karar, yalnızca FETÖ/PDY yargılamaları bakımından değil, bütün ceza davalarında istinaf incelemesinin kapsamı ve sanığın adil yargılanma hakkı bakımından önem taşımaktadır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2026/5656 Sayılı Kararı

Karar bilgileri

  • Mahkeme: Yargıtay 3. Ceza Dairesi
  • Esas: 2023/11558
  • Karar: 2026/5656
  • Tarih: 25.03.2026
  • Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
  • İlgili hükümler: CMK 217, 280, 289, 302 ve 304
  • Sonuç: Bozma

Dosyada ilk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecinde sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı ile Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilerin araştırılması gündeme gelmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu belgelerin temin edilmesi ve duruşmada tartışılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmünü bozmuştur.

Ancak Yargıtay, istinaf mahkemesinin bu şekilde bozma kararı vermesinin CMK’nın 280. maddesindeki yetki sınırlarını aştığı sonucuna ulaşmıştır.

İstinaf Mahkemesi Hangi Durumlarda Bozma Kararı Verebilir?

Ceza muhakemesinde istinaf kanun yolu, yalnızca ilk derece mahkemesinin hukuki değerlendirmesinin denetlendiği bir aşama değildir.

Bölge Adliye Mahkemesi, kanunda öngörülen koşullarda maddi olayın yeniden incelenmesini ve delillerin değerlendirilmesini de gerçekleştirebilir.

Bu yönüyle istinaf, temyiz incelemesinden farklıdır.

Yargıtay kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin bozma yetkisi sınırsız değildir.

CMK’nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde bozma kararı verilebilecek durumlar düzenlenmiştir.

Bu kapsamda CMK 289’da belirtilen hukuka kesin aykırılık halleri ile kanunda ayrıca gösterilen soruşturma ve kovuşturma şartlarına ilişkin bazı usul eksiklikleri bozma sebebi oluşturabilir.

Buna karşılık maddi olayın aydınlatılması için yeni delil toplanması gerektiği yönündeki her eksiklik, doğrudan bozma kararı verilmesini haklı kılmaz.

İstinaf mahkemesi, kanunun kendisine verdiği yeniden yargılama yetkisini kullanması gereken bir durumda dosyayı ilk derece mahkemesine göndererek bu görevinden kaçınamaz.

Eksik Araştırma Nedeniyle Dosyanın İlk Derece Mahkemesine Gönderilmesi

İncelenen kararda istinaf mahkemesi, hükümden sonra dosyaya gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının değerlendirilmesini istemiştir.

Ayrıca sanığın geçmişte polis memuru olması nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığınca düzenlenmiş veri inceleme raporu bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Bu raporun bulunması halinde Garson kod adlı gizli tanığın hâkim huzurunda alınmış ifade tutanağı ile CMK 134 kapsamında verilmiş hâkimlik kararının da temin edilmesi istenmiştir.

İstinaf mahkemesi, bu belgelerin duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.

Yargıtay ise belirtilen araştırmaların yapılması gerekliliğinden bağımsız olarak, bunların hangi mahkeme tarafından gerçekleştirileceği üzerinde durmuştur.

Daireye göre bu nitelikteki eksiklikler karşısında Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açarak delilleri değerlendirmesi gerekirken dosyayı bozma yoluyla ilk derece mahkemesine göndermesi hukuka aykırıdır.

CMK 280/1-g Uyarınca İstinaf Mahkemesinin Duruşma Açması

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin CMK 280/1-g kapsamında duruşma açması gerektiğini açıkça belirtmiştir.

İstinaf mahkemesi, tarafları duruşmaya çağırarak gerekli delilleri toplamalı ve bunları değerlendirdikten sonra karar vermelidir.

Bu yaklaşım, istinaf mahkemesinin yalnızca dosya üzerinden karar veren bir denetim mercii olmadığını göstermektedir.

Özellikle hükümden sonra dosyaya giren yeni belgelerin bulunması, tanık dinlenmesi veya dijital delillerin tartışılması gereken durumlarda olay yargılamasının yapılması önem kazanır.

İstinaf mahkemesinin yeniden yargılama görevini yerine getirmemesi, tarafların istinaf aşamasında sahip oldukları usul güvencelerini de etkileyebilir.

ByLock ve Garson Verileri İstinaf Aşamasında Nasıl İncelenmelidir?

Karara konu dosyada ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen veriler bulunmaktadır.

Yargıtay’ın değerlendirmesi, bu belgelerin kesin olarak suçun işlendiğini gösterdiği veya hiçbir delil değeri bulunmadığı yönünde değildir.

Kararda asıl tartışılan husus, bu delillerin araştırılması gerektiği gerekçesiyle istinaf mahkemesinin bozma kararı verip veremeyeceğidir.

Yargıtay, delillerin araştırılması ve duruşmada tartışılması gereken durumda istinaf mahkemesinin kendi görev alanı içinde işlem yapması gerektiğini kabul etmiştir.

Bu nedenle karar, ByLock ve Garson verilerinin ispat gücünden ziyade, bu delillerin hangi yargılama aşamasında ve hangi usulle değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 Tarihli Kararı

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, kararında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 Esas ve 2025/197 Karar sayılı ilamına da dayanmıştır.

Ceza Genel Kurulunun benimsediği yaklaşım doğrultusunda, istinaf mahkemelerinin kanunda belirtilen sınırlı bozma nedenlerini genişleterek kullanamayacağı ifade edilmiştir.

İstinaf mahkemesinin görev alanına giren bir yargılama işlemini bozma yoluyla ilk derece mahkemesine bırakması, ceza muhakemesinin görev ve yetki düzeni bakımından sorun oluşturmaktadır.

Bu durum yalnızca yargılamanın uzaması sonucunu doğurmaz. Aynı zamanda tarafların kanun yolu hakları ve mahkemeye erişim hakkı bakımından da hukuki sonuçlar meydana getirebilir.

İstinaf Mahkemesinin Hatalı Bozma Kararı Savunma Hakkını Nasıl Etkiler?

Yargıtay kararında, Bölge Adliye Mahkemesinin kanuni yetkisini aşarak bozma kararı vermesinin önemli usul güvencelerini ortadan kaldırabileceği açıklanmıştır.

İlk derece mahkemesinin direnme yetkisinin bulunmaması ve tarafların kanun yoluna başvurma haklarının etkilenmesi bu sorunların başında gelmektedir.

Ayrıca tarafların Bölge Adliye Mahkemesi önünde sözlü yargılanma imkânından yoksun bırakılması da adil yargılanma hakkı yönünden önem taşımaktadır.

Yargıtay, bu nedenle izlenen usulün mahkemeye erişim hakkı ve görev kuralları bakımından ağır hukuka aykırılık oluşturduğunu kabul etmiştir.

İstinaf mahkemesinin görevi kapsamında duruşma açması gereken bir dosyada, kanunda bulunmayan bir bozma nedeni oluşturarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesi hukuka uygun değildir.

Yargıtay Kararı Beraat Anlamına Gelir mi?

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2026/5656 sayılı kararı doğrudan beraat hükmü içermemektedir.

Daire, sanığın silahlı terör örgütüne üye olup olmadığı konusunda nihai bir değerlendirme yapmamıştır.

Bozma kararı, istinaf mahkemesinin uyguladığı usulün hukuka aykırı olmasına dayanmaktadır.

Nitekim Yargıtay, belirtilen usul aykırılığı nedeniyle hükmü bozarken diğer temyiz nedenlerini incelememiştir.

Bu nedenle kararın, ByLock veya Garson verilerinin bulunduğu bütün dosyalarda beraat sonucunu doğurduğu şeklinde yorumlanması doğru değildir.

Bununla birlikte karar, istinaf mahkemesinin görev ve yetki sınırlarını aşması halinde savunma tarafından ileri sürülebilecek önemli bir hukuki dayanak oluşturmaktadır.

Ceza Davalarında İstinaf İncelemesine İlişkin Savunma Açısından Sonuçlar

Ceza davalarında istinaf incelemesi sırasında delillerin eksik toplandığı, tanıkların dinlenmediği veya hükümden sonra yeni belgelerin dosyaya girdiği durumlarla karşılaşılabilmektedir.

Bu gibi hallerde Bölge Adliye Mahkemesinin hangi kararı verebileceği, eksikliğin niteliğine ve CMK 280’de düzenlenen usule göre belirlenmelidir.

Savunma makamı, eksikliğin kanunda gösterilen bozma nedenlerinden birine girip girmediğini ve istinaf mahkemesinin duruşma açarak inceleme yapmasının gerekip gerekmediğini somut biçimde değerlendirmelidir.

Özellikle istinaf mahkemesinin duruşma açmadan dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesi halinde, bu işlemin CMK 280 bakımından hukuka uygunluğu incelenmelidir.

Yargıtay’ın 25.03.2026 tarihli kararı, bu değerlendirme açısından önemli bir içtihat niteliğindedir.

Sonuç: İstinaf Mahkemesinin Bozma Yetkisi Sınırlıdır

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.03.2026 tarihli, 2023/11558 Esas ve 2026/5656 Karar sayılı ilamı, ceza yargılamasında istinaf mahkemelerinin görev ve yetkilerine ilişkin önemli bir hukuki ilkeyi ortaya koymaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesi, CMK 280’de sınırlı olarak düzenlenen bozma nedenleri dışında, yalnızca eksik araştırma bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmünü bozarak dosyayı geri gönderemez.

Gerekli durumlarda duruşma açılması, tarafların çağrılması, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi istinaf mahkemesinin görevi kapsamındadır.

Kararın temel sonucu, istinaf mahkemesinin maddi olayın yeniden incelenmesini gerektiren durumlarda kanuni yargılama yetkisini kullanması ve tarafların usul güvencelerini koruması gerektiğidir.

Somut olayda Yargıtay, istinaf mahkemesinin izlediği yöntemi hukuka aykırı bularak hükmü CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozmuştur.

Av. Orçun Akbulut

Kaynak: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 25.03.2026 tarihli, 2023/11558 E., 2026/5656 K. sayılı karar.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!