Konkordato İlan Eden Şirkete İcra Takibi Yapılabilir mi? Haciz ve Alacak Tahsili (2026)

Konkordato ilan eden şirkete icra takibi yapılabilir mi? Şirketten alacağını tahsil edemeyen, elinde ödenmemiş çek veya senet bulunan, mal satmasına rağmen fatura bedelini alamayan alacaklıların en çok merak ettiği sorulardan biri budur.

Bir şirketin konkordato ilan etmesi, alacaklıların hukuki haklarının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ancak konkordato sürecinde icra takipleri, haciz işlemleri ve alacak tahsili bakımından önemli sınırlamalar uygulanır.

Konkordato mühleti verilen şirkete karşı kural olarak yeni icra takibi başlatılamaz. Önceden başlatılmış takipler ise durur. Bununla birlikte rehinli alacaklar, belirli imtiyazlı alacaklar ve konkordato mühleti içerisinde doğan bazı borçlar bakımından önemli istisnalar bulunmaktadır.

Dolayısıyla konkordato ilan eden şirketten alacağı bulunan kişinin, icra takibinin durdurulması üzerine alacağından vazgeçmesi gerekmez. Aksine, alacağın hangi hukuki yolla tahsil edilebileceğinin belirlenmesi gerekir.

1. Konkordato İlan Eden Şirkete İcra Takibi Başlatılabilir mi?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 294. maddesi uyarınca konkordato mühleti içerisinde borçlu hakkında, kanunda düzenlenen istisnalar dışında, yeni icra takibi yapılamaz.

Bu düzenleme, konkordato sürecindeki şirketin mal varlığının bireysel icra takipleriyle dağılmasını önlemeyi ve borçların belirli bir plan çerçevesinde yeniden yapılandırılmasını amaçlamaktadır.

Örneğin bir inşaat şirketine 3.000.000 TL tutarında malzeme satan tedarikçinin, şirket hakkında konkordato geçici mühleti verilmesinden önce alacağı muaccel olmuş olabilir.

Normal şartlarda alacaklı, fatura ve diğer ticari belgelerine dayanarak icra takibi başlatabilir.

Ancak şirket hakkında geçici mühlet kararı verilmişse, konkordato koruması kapsamındaki bu alacak için genel haciz yoluyla takip başlatılması mümkün olmayacaktır.

Burada önemli olan yalnızca şirketin konkordato başvurusunda bulunması değildir. Mahkemenin geçici mühlet kararı verip vermediği ve bu kararın hukuki etkileri incelenmelidir.

2. Konkordato Öncesinde Başlatılan İcra Takibi Ne Olur?

Alacaklıların önemli bir bölümü, şirketin konkordato ilan etmesinden önce icra takibi başlatmış durumdadır.

Hatta bazı dosyalarda ödeme emri kesinleşmiş, borçlunun banka hesaplarına haciz konulmuş veya taşınır ve taşınmaz malları haczedilmiş olabilir.

İİK m.294 uyarınca konkordato mühleti verilmesiyle birlikte, istisna kapsamına girmeyen önceden başlatılmış takipler durur.

Ancak icra takibinin durması ile mevcut hacizlerin kendiliğinden kalkması aynı şey değildir.

Konkordato mühleti verilmesi, daha önce uygulanmış bütün hacizlerin otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Bu nedenle icra dosyasının hangi aşamada bulunduğu, haczin ne zaman uygulandığı ve konkordato yargılamasında sonradan hangi kararların verildiği ayrı ayrı incelenmelidir.

3. Konkordato İlan Eden Şirketin Mallarına Haciz Konulabilir mi?

Konkordato mühleti içerisinde, genel kural olarak borçlunun mal varlığı üzerinde yeni haciz işlemleri yapılamaz.

Bu koruma, şirketin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesini ve konkordato projesinin uygulanabilirliğini sağlamayı amaçlamaktadır.

Ancak kanun bütün alacaklıları aynı hukuki durumda kabul etmemiştir.

Özellikle İİK m.206’nın birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklar bakımından haciz yoluyla takip yapılabilmesine imkân tanınmıştır.

Rehinli alacaklılar bakımından ise farklı bir takip rejimi uygulanmaktadır.

Dolayısıyla alacaklının elinde bulunan belgenin çek, senet veya fatura olması tek başına yeterli değildir. Alacağın hangi hukuki sınıfa girdiği ve herhangi bir teminatla güvence altına alınıp alınmadığı belirlenmelidir.

4. Konkordato Öncesinde Konulan Hacizler Kalkar mı?

Konkordato dosyalarında en fazla uyuşmazlık yaşanan konulardan biri, daha önce konulmuş hacizlerin hukuki durumudur.

İcra ve İflas Kanunu’nun 308/ç maddesi uyarınca konkordatonun taraflar bakımından bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulmuş ve henüz paraya çevrilmemiş hacizleri hükümden düşürür.

Kanunda belirtilen bazı alacaklar bakımından ise bu kuralın istisnaları bulunmaktadır.

Örneğin konkordato öncesinde şirketin taşınmazına haciz koydurmuş bir alacaklı, konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesiyle haczinin hukuki etkisini kaybedebilir.

Bu durum, alacaklının tahsilat bakımından önemli bir güvenceyi kaybetmesi sonucunu doğurabilir.

Ancak haczin ne zaman konulduğu, hangi alacağı güvence altına aldığı ve paraya çevirme işlemlerinin hangi aşamada bulunduğu değerlendirilmeden kesin bir sonuca varılmamalıdır.

5. Konkordato İlan Eden Şirketin Çeki Varsa İcra Takibi Yapılabilir mi?

Ticari hayatta konkordato ilan eden şirketlerden kaynaklanan alacakların önemli bir bölümü çeklere dayanmaktadır.

Şirketten mal veya hizmet karşılığında çek alan alacaklı, çekin ödeme tarihinde karşılıksız kalması üzerine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapmak isteyebilir.

Ancak konkordato mühleti verilmiş olması hâlinde, koruma kapsamındaki şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatılması da genel takip yasağına tabidir.

Çekin bulunması, konkordato korumasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte çek üzerinde şirket dışında cirantalar, aval verenler veya diğer sorumlular bulunabilir.

Bu kişilerin konkordato korumasından yararlanıp yararlanmadığı ayrıca incelenmelidir.

Özellikle çekin arkasındaki imzalar, aval kayıtları ve diğer kambiyo sorumluları, alacağın tahsili bakımından önem taşıyabilir.

Ancak çekten doğan başvuru haklarının kullanılmasında ibraz, protesto veya buna eşdeğer tespit işlemleri ve kanuni süreler ayrıca değerlendirilmelidir.

6. Konkordato İlan Eden Şirketin Kefiline İcra Takibi Yapılabilir mi?

Konkordato ilan eden şirketin borcu için başka bir şirket veya gerçek kişi kefil olmuş olabilir.

Bu durumda şirketin konkordato korumasından yararlanması, kefilin de otomatik olarak aynı korumadan yararlanacağı anlamına gelmez.

İİK m.303, konkordatonun müşterek borçlulara ve kefillere etkisini düzenlemektedir.

Alacaklının konkordato projesine muvafakat edip etmediği ve diğer sorumlulara karşı haklarını korumak için gerekli işlemleri yapıp yapmadığı önemlidir.

Örneğin bir şirketin ticari borcuna şirket ortağı şahsen kefil olmuşsa, kefalet sözleşmesinin geçerliliği ve kapsamı incelenerek ortağa başvuru imkânı değerlendirilebilir.

Ancak şirket ortağı veya yöneticisi olmak, tek başına şirket borçlarından kişisel sorumluluk doğurmaz.

Kefalet, aval, müşterek borçluluk veya başka bir kanuni sorumluluk sebebinin bulunması gerekir.

Bu nedenle konkordato ilan eden şirketten alacağı bulunan kişiler, yalnızca şirketin mal varlığına odaklanmamalı; borçtan sorumlu diğer kişilerin bulunup bulunmadığını da araştırmalıdır.

7. Rehinli Alacaklı Konkordato Sürecinde İcra Takibi Yapabilir mi?

Rehinli alacaklar bakımından İİK m.295 özel bir düzenleme içermektedir.

Bu maddeye göre konkordato mühleti sırasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya daha önce başlatılmış takibe devam edilebilir.

Ancak genel kural olarak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

Kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde, mahkeme kararıyla rehinli malın satışına izin verilmesi mümkündür.

Bu nedenle rehinli alacaklılar ile teminatsız ticari alacaklıların hukuki durumları birbirinden farklıdır.

Özellikle ipotek veya taşınır rehni bulunan alacaklıların, konkordato mühletinin etkilerini teminatın niteliğine göre değerlendirmeleri gerekir.

8. Konkordato Sonrasında Kesilen Faturaya İcra Takibi Yapılabilir mi?

Konkordato sürecindeki bir şirket ticari faaliyetlerine devam edebilir.

Bu süreçte yeni mal satın alabilir, hizmet alabilir ve ticari sözleşmeler yapabilir.

Ancak konkordato mühleti içerisinde doğan bütün borçların aynı hukuki rejime tabi olduğu söylenemez.

İİK m.308/c uyarınca geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, kanunda belirtilen şartlarla konkordato hükümlerinden farklı şekilde değerlendirilir.

Bu tür borçlar, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir.

Örneğin konkordato mühleti verilmiş bir şirkete, komiserin izniyle yeni mal teslim eden tedarikçinin alacağı, konkordato öncesinden kalan adi ticari alacaklardan farklı hukuki korumaya sahip olabilir.

Ancak faturanın mühlet sonrasında düzenlenmiş olması tek başına yeterli değildir.

Alacağın gerçekten ne zaman doğduğu, sözleşmenin niteliği, mal veya hizmetin teslim tarihi ve gerekli komiser izninin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

9. Konkordato Sürecinde Alacaklı Parasını Nasıl Tahsil Edebilir?

İcra takibinin durması, alacaklının hiçbir işlem yapamayacağı anlamına gelmez.

Alacaklı, konkordato sürecindeki hukuki haklarını kullanarak alacağının korunmasını sağlayabilir.

Öncelikle konkordato dosyası incelenmeli ve alacağın şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Konkordato komiserinin alacak bildirimi ilanı takip edilmeli ve alacak, kanuni süre içerisinde dayanak belgeleriyle birlikte bildirilmelidir.

Şirketin alacağı kabul etmemesi veya eksik kabul etmesi hâlinde çekişmeli alacak hükümleri değerlendirilmelidir.

Ayrıca konkordato projesinin alacaklıya teklif ettiği ödeme oranı ve taksitler incelenmelidir.

Alacaklının elinde rehin, kefalet, aval veya başka bir teminat bulunması hâlinde bu güvencelerden yararlanma imkânları ayrıca araştırılmalıdır.

Dolayısıyla alacak tahsilinde tek seçenek, konkordato ilan eden şirkete karşı haciz işlemlerinin yeniden başlamasını beklemek değildir.

10. Konkordato Reddedilirse İcra Takipleri Devam Eder mi?

Konkordato talebinin reddedilmesi ve mühletin kaldırılması hâlinde, takip yasağının devam edip etmediği verilen mahkeme kararına göre belirlenir.

Şirket hakkında iflas kararı verilmemiş ve başka bir takip engeli bulunmuyorsa, duran icra takiplerinin devamı gündeme gelebilir.

Ancak mahkemenin konkordato talebini reddederken iflasa da karar vermesi hâlinde alacakların tahsili, iflas hukukuna ilişkin hükümler çerçevesinde yürütülür.

Bu nedenle konkordato talebinin reddedildiğinin öğrenilmesi üzerine doğrudan haciz talebinde bulunmadan önce mahkemenin hüküm fıkrası incelenmelidir.

11. Konkordato Tasdik Edildikten Sonra İcra Takibi Yapılabilir mi?

Konkordato projesinin tasdik edilmesiyle birlikte borçlunun ödeme yükümlülükleri, konkordatonun bağlayıcılığına ilişkin hükümler çerçevesinde belirlenir.

İİK m.308/c uyarınca konkordato kural olarak tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Ancak tasdik edilen projede bağlayıcılığın kararın kesinleşmesine bırakılması mümkündür.

Bağlayıcı konkordato kapsamındaki alacakların tahsilinde, tasdik edilen projenin hükümleri dikkate alınır.

Şirketin konkordato projesindeki ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde ise alacaklı bakımından farklı hukuki yollar ortaya çıkar.

İİK m.308/e uyarınca kendisine konkordato projesine uygun ödeme yapılmayan alacaklı, konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak konkordatonun kendisi bakımından feshini talep edebilir.

Bu nedenle tasdik edilen konkordato kapsamında ödeme alamayan alacaklının, doğrudan yeni bir icra takibi başlatmadan önce projenin hükümlerini, alacağın muacceliyetini ve fesih yolunu değerlendirmesi gerekir.

12. Konkordato İlan Eden Şirketten Alacağı Olanlar Hangi Hataları Yapmamalı?

Konkordato sürecinde alacaklıların yaptığı bazı hatalar, tahsilat imkânlarının önemli ölçüde azalmasına neden olabilir.

Özellikle şirket yetkililerinin ödeme vaatlerine güvenerek konkordato dosyasının takip edilmemesi ciddi bir risktir.

Alacak bildirim süresinin kaçırılması, şirketin alacağı eksik kabul etmesine karşı gerekli hukuki işlemlerin yapılmaması ve konkordato projesinin incelenmeden kabul edilmesi alacaklı açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Ayrıca çek, senet, kefalet veya rehin gibi teminatların hukuki niteliğinin araştırılmaması da önemli bir eksikliktir.

Konkordato ilan eden şirketten alacağını tahsil edemeyen kişinin, öncelikle elindeki belgeleri ve konkordato dosyasının bulunduğu aşamayı birlikte değerlendirmesi gerekir.

13. Konkordato İlan Eden Şirketten Alacağınızı Alamıyorsanız

Konkordato, borçlu şirketin bütün borçlarından kurtulmasını sağlayan bir yöntem değildir. Ancak alacaklıların doğrudan icra ve haciz yoluyla tahsilat yapmasını belirli sürelerle sınırlandırmaktadır.

Bu nedenle konkordato ilan eden şirketten alacağı bulunan esnaf, tedarikçi, taşeron, yüklenici ve diğer ticari alacaklıların, yalnızca icra dosyasının yeniden işlemeye başlamasını beklemesi doğru bir yaklaşım olmayabilir.

Alacağın doğduğu tarih, şirket hakkında verilen geçici veya kesin mühlet kararı, mevcut icra dosyası, çek ve senetler, kefaletler, rehinler ve konkordato projesi birlikte incelenmelidir.

Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda, konkordato dosyasındaki işlemlerin zamanında takip edilmesi önem taşımaktadır.

Aydın, İzmir, Denizli ve Muğla başta olmak üzere konkordato ilan eden şirketlerden alacağı bulunan kişi ve işletmeler bakımından icra takipleri, hacizlerin durumu, çek ve senet alacakları, kefillerin sorumluluğu ve konkordato sonrası tahsilat yolları somut dosya üzerinden değerlendirilmelidir.

Av. Orçun Akbulut

Sık Sorulan Sorular

Konkordato ilan eden şirkete icra takibi açılır mı?

Konkordato mühleti sırasında genel kural olarak yeni icra takibi yapılamaz. Ancak kanunda düzenlenen imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklar ve bazı yeni borçlar bakımından istisnalar bulunmaktadır.

Konkordato ilan eden şirketteki haczim kalkar mı?

Mühlet verilmesi mevcut hacizlerin tamamını kendiliğinden kaldırmaz. Ancak konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesiyle İİK m.308/ç kapsamında belirli hacizler hükümden düşebilir.

Konkordato ilan eden şirketin çekini icraya koyabilir miyim?

Şirket hakkında konkordato mühleti bulunması hâlinde, şirket aleyhine kambiyo takibi genel takip yasağına tabidir. Diğer kambiyo sorumlularına başvuru imkânı ayrıca değerlendirilmelidir.

Konkordato ilan eden şirketin sahibine haciz yapılabilir mi?

Şirket ortağı veya yöneticisi olmak tek başına şahsi sorumluluk doğurmaz. Ancak geçerli kefalet, aval veya başka bir sorumluluk sebebi varsa kişisel takip imkânı doğabilir.

Konkordato sonrası verilen malın parası alınabilir mi?

Komiserin izniyle kurulan ve İİK m.308/c kapsamına giren borçlar, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir.

Konkordato bitince icra takibi devam eder mi?

Bu durum konkordatonun reddedilmesine, tasdik edilmesine, mühletin kaldırılmasına veya iflas kararı verilmesine göre değişir. Her durumda mahkeme kararının ve alacağın hukuki niteliğinin incelenmesi gerekir.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!