Yargıtay FETÖ Cezamı Onadı: CMK 308 ile Karara İtiraz Edilmesi İstenebilir mi? (2026)

FETÖ/PDY kapsamında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkûm edilen ve cezası Yargıtay tarafından onanan kişiler açısından en önemli sorulardan biri, kesinleşen mahkûmiyet kararına karşı hâlâ hukuki bir başvuru yapılıp yapılamayacağıdır.

Özellikle uzun yıllar süren yargılamaların ardından Yargıtay’dan onama kararı gelmesi, sanık ve yakınları tarafından bütün hukuki yolların tükendiği şeklinde değerlendirilebilmektedir.

Oysa Yargıtay’ın onama kararı vermesi, her durumda olağanüstü kanun yollarının tamamen kapandığı anlamına gelmez.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, belirli koşullarda Yargıtay ceza dairesi kararlarının yeniden hukuki incelemeye konu edilmesini sağlayabilecek olağanüstü bir kanun yoludur.

Üstelik 2026 yılında yapılan kanun değişikliğiyle CMK 308’in kapsamı yeniden düzenlenmiştir.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: Sanığın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından itiraz yoluna başvurulmasını istemesi ile Başsavcının bu yetkiyi kullanması aynı şey değildir.

Her onama kararına karşı itiraz isteminde bulunulması mümkün olsa da her istemin kabul edileceği veya Yargıtay kararının değişeceği söylenemez.

FETÖ Davasında Yargıtay Onama Kararı Ne Anlama Gelir?

Yargıtay’ın ilgili ceza dairesinin mahkûmiyet hükmünü onaması, temyiz incelemesinde hükmün bozulmasını gerektiren bir hukuka aykırılık tespit edilmediği anlamına gelir.

Onama kararıyla birlikte olağan temyiz incelemesi sona erer ve karar, ilgili usul hükümleri çerçevesinde kesinleşir.

Ancak kesinleşme, ceza muhakemesinde öngörülen bütün olağanüstü kanun yollarının ortadan kalkması demek değildir.

Özellikle Yargıtay kararında hukuki bir yanlışlık bulunduğu düşünülüyorsa, CMK 308 kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin kullanılması talep edilebilir.

Bu yol, sanığın doğrudan Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yaptığı yeni bir temyiz başvurusu değildir.

Kanun, itiraz yetkisini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına tanımıştır.

CMK 308 Nedir?

CMK 308, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Yargıtay ceza dairelerinin belirli kararlarına karşı itiraz yetkisini düzenlemektedir.

16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle bu hüküm değiştirilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere Yargıtay ceza dairelerinin tüm kararlarına karşı, resen veya istem üzerine, kanunda belirtilen koşullarla itiraz edebilir.

Kanun ayrıca sanık lehine itirazlarda süre aranmayacağını açıkça düzenlemektedir.

Bu nedenle FETÖ/PDY davasında Yargıtay tarafından onanan mahkûmiyet kararı bakımından da CMK 308 kapsamında itiraz isteminde bulunulması değerlendirilebilir.

Ancak itirazın hukuken anlamlı olabilmesi için Yargıtay kararındaki somut hukuka aykırılığın ortaya konulması gerekir.

FETÖ Cezası Kesinleştikten Sonra CMK 308 Başvurusu Yapılabilir mi?

Evet. CMK 308, niteliği gereği Yargıtay ceza dairesinin kararına karşı kullanılan olağanüstü bir kanun yoludur.

Dolayısıyla mahkûmiyet kararının Yargıtay tarafından onanmış olması, bu yetkinin kullanılmasına tek başına engel değildir.

Özellikle sanık lehine itirazlarda kanuni süre sınırlaması bulunmaması önemlidir.

Bununla birlikte süresiz itiraz imkânı, başvurunun her zaman olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmez.

Başvuruda mahkûmiyet kararının neden yanlış olduğu, Yargıtay’ın hangi hukuki sorunu gözden kaçırdığı veya hangi hukuk kuralının yanlış uygulandığı açıklanmalıdır.

Yalnızca mahkûmiyet kararının adaletsiz olduğu düşüncesi, CMK 308 kapsamında itiraz yetkisinin kullanılmasını gerektiren yeterli bir hukuki gerekçe olarak görülmeyebilir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına CMK 308 İtiraz İstemi Nasıl Yapılır?

Başvurunun temel amacı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından CMK 308 kapsamında itiraz yetkisinin kullanılmasını istemektir.

Dilekçede öncelikle Yargıtay ceza dairesinin kararı, esas ve karar numarası, karar tarihi ve başvurunun sanık lehine olduğu belirtilmelidir.

Ardından itiraz isteminin dayandığı hukuki gerekçeler açıklanmalıdır.

Örneğin mahkûmiyet hükmünün suçun unsurlarına ilişkin değerlendirmesinde hata bulunduğu, Yargıtay’ın önemli bir hukuki sorunu değerlendirmediği veya savunma hakkını etkileyen bir usul ihlalinin göz ardı edildiği ileri sürülebilir.

Ancak bu iddiaların somut dosya üzerinden açıklanması gerekir.

Başvurunun sonunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından CMK 308 kapsamında itiraz yetkisini kullanması talep edilir.

Dilekçenin doğrudan Ceza Genel Kuruluna hitaben hazırlanması ile Başsavcılıktan itiraz yetkisinin kullanılmasının istenmesi aynı işlem değildir.

CMK 308 Başvurusunda Hangi Hukuki Gerekçeler Önem Taşır?

FETÖ/PDY davalarında CMK 308 kapsamında ileri sürülebilecek gerekçeler dosyanın niteliğine göre değişir.

Özellikle şu konuların incelenmesi gündeme gelebilir:

Suçun kanuni unsurlarının yanlış değerlendirilmesi

Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun oluşabilmesi için kanunda ve ilgili içtihatlarda aranan unsurların somut olayda bulunup bulunmadığı önemlidir.

Mahkûmiyet hükmünde sanığın bireysel eylemlerinin suçun unsurlarıyla nasıl ilişkilendirildiği değerlendirilmelidir.

Hukuka aykırı delile dayanılması

Mahkûmiyet kararında kullanılan delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği ve yargılamada nasıl değerlendirildiği incelenebilir.

Ancak her delil tartışması CMK 308 kapsamında itirazı gerektiren hukuki hata oluşturmaz.

Savunma hakkının sınırlandırılması

Savunmanın sonucunu etkileyebilecek taleplerin değerlendirilmemesi veya önemli bir usul güvencesinin ihlal edilmesi, somut dosyanın koşullarına göre önem taşıyabilir.

Gerekçeli karar hakkı

Mahkûmiyet kararında sanığın esaslı savunmalarının karşılanmaması veya hükmün hukuki dayanaklarının yeterince açıklanmaması değerlendirmeye konu olabilir.

Yeni veya farklı yorumlanan içtihatlar

Sonradan ortaya çıkan Yargıtay, Anayasa Mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, somut dosyayla bağlantıları bulunduğu ölçüde hukuki değerlendirmede kullanılabilir.

Ancak yeni bir içtihadın varlığı, kesinleşmiş bütün mahkûmiyet kararlarının yeniden inceleneceği anlamına gelmez.

FETÖ Davasında Yalçınkaya Kararı CMK 308 Başvurusuna Dayanak Olabilir mi?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye Büyük Daire kararı, özellikle suçta ve cezada kanunilik ilkesi ve adil yargılanma hakkı bakımından önemli değerlendirmeler içermektedir.

Bu kararın hukuki ilkeleri, somut FETÖ/PDY dosyasında ilgili olduğu ölçüde CMK 308 isteminde tartışılabilir.

Ancak Yalçınkaya kararına yalnızca genel bir atıf yapılması yeterli değildir.

Örneğin mahkûmiyetin dayandığı deliller, sanığın bireysel eylemleri ve suçun unsurlarına ilişkin hukuki değerlendirme karşılaştırılmalıdır.

Ayrıca AİHM kararının başka bir kişi hakkında verilmiş olması ile başvurucunun kendi dosyasında doğrudan ihlal kararı bulunması aynı hukuki sonucu doğurmaz.

CMK 308 İtiraz İstemi Yargıtay Kararını Kendiliğinden Durdurur mu?

Hayır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından itiraz yetkisinin kullanılmasının istenmesi, mahkûmiyet kararının kendiliğinden ortadan kalkmasına veya infazın otomatik olarak durmasına neden olmaz.

İnfaza ilişkin sonuçların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle cezası kesinleşen ve infaz işlemleri başlayan bir kişinin yalnızca CMK 308 isteminde bulunarak infazın duracağını düşünmesi doğru değildir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı İtiraz Ederse Dosya Nereye Gider?

CMK 308/2 ve 308/3 hükümleri bu süreci düzenlemektedir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz etmesi üzerine dosya, kararına itiraz edilen ceza dairesine gönderilir.

İlgili daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir.

İtirazı yerinde görmezse dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilir.

Bu nedenle her CMK 308 istemi doğrudan Ceza Genel Kurulunda incelenmez.

Öncelikle Başsavcının itiraz yetkisini kullanması gerekir.

CMK 308 Başvurusu AYM Başvuru Süresini Durdurur mu?

CMK 308 isteminin yapılması, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresini kendiliğinden durdurmaz.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru bakımından kural olarak 30 günlük süre bulunmaktadır.

Bu nedenle Yargıtay onama kararından sonra hem CMK 308 hem de bireysel başvuru ihtimali varsa, başvuru yollarının süreleri birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir.

Özellikle CMK 308 sonucunu beklerken AYM başvuru süresinin geçirilmesi ciddi hak kayıplarına neden olabilir.

CMK 308 ile Yargılamanın Yenilenmesi Arasındaki Fark Nedir?

CMK 308, Yargıtay ceza dairesinin kararına karşı Başsavcının itiraz yetkisini düzenler.

CMK 311 ise kesinleşmiş hükümlere karşı yargılamanın yenilenmesi sebeplerini içerir.

Bu iki kanun yolunun yetkili mercileri, hukuki koşulları ve inceleme konuları farklıdır.

Özellikle yeni delil bulunduğu iddiası ile Yargıtay kararında hukuki hata bulunduğu iddiası aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Bir dosyada CMK 308 isteminin uygun olması, mutlaka CMK 311 koşullarının da bulunduğunu göstermez.

Sıkça Sorulan Sorular

FETÖ cezam Yargıtay’da onandı, CMK 308 başvurusu yapabilir miyim?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından itiraz yetkisinin kullanılmasını isteyebilirsiniz. Ancak itiraz edip etmeme yetkisi Başsavcıya aittir.

CMK 308 başvurusu için süre var mı?

2026 düzenlemesine göre sanık lehine itirazda süre aranmaz. Ancak diğer başvuruların süreleri ayrıca değerlendirilmelidir.

CMK 308 dilekçesi doğrudan Yargıtay Ceza Genel Kuruluna mı verilir?

Hayır. İtiraz yetkisini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kullanır.

CMK 308 ile kesinleşmiş FETÖ cezası bozulabilir mi?

Kanuni koşullar gerçekleştiğinde Yargıtay kararının değiştirilmesi mümkündür. Ancak başvuru yapılması olumlu sonuç garantisi sağlamaz.

CMK 308 başvurusu infazı durdurur mu?

Başvuru kendiliğinden infazı durdurmaz.

CMK 308 istemi reddedilirse yeniden başvuru yapılabilir mi?

Yeni ve somut hukuki gerekçeler bulunması hâlinde yeniden istemde bulunulması değerlendirilebilir. Ancak tekrar başvuru, Başsavcının itiraz etmesini zorunlu kılmaz.

CMK 308 başvurusu için yeni delil şart mı?

Hayır. Bu yolun konusu Yargıtay ceza dairesi kararına yönelik hukuki itirazdır. Yeni delil iddiaları ayrıca CMK 311 bakımından değerlendirilmelidir.

Yargıtay onamasından sonra başka avukata başvurabilir miyim?

Evet. Kesinleşmiş dosyanın olağanüstü kanun yolları bakımından bağımsız hukuki incelemesi mümkündür.

Sonuç: Yargıtay Onaması Sonrasında CMK 308 İhtimali Dosya Üzerinden Değerlendirilmelidir

FETÖ/PDY davalarında Yargıtay’ın mahkûmiyet kararını onaması, CMK 308 kapsamında itiraz isteminde bulunulmasını tek başına engellemez.

Özellikle 2026 yılında yapılan değişiklikle sanık lehine itirazlarda süre aranmadığı açıkça düzenlenmiştir.

Ancak Başsavcılığa sunulan her dilekçe Yargıtay kararının yeniden incelenmesini sağlamaz.

Bu nedenle mahkûmiyet hükmü, Yargıtay ilamı, önceki temyiz sebepleri ve ileri sürülebilecek somut hukuka aykırılıklar birlikte değerlendirilmelidir.

Kesinleşmiş mahkûmiyet kararına karşı başvuru yapılmadan önce, kullanılmak istenen kanun yolunun gerçekten hangi hukuki sorunu çözebileceği belirlenmelidir.

Av. Orçun Akbulut

FETÖ/PDY davalarında Yargıtay tarafından onanan mahkûmiyet kararlarının CMK 308 ve diğer olağanüstü başvuru yolları bakımından hukuki incelemesi konusunda danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyaya ilişkin değerlendirme, kararın içeriğine ve uygulanacak mevzuata göre yapılmalıdır.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!