Ankesörlü veya sabit hat aramalarına dayanan FETÖ/PDY yargılamalarında en fazla tartışılan konulardan biri, aynı sabit hattan peş peşe aranan asker kişilerin gerçekten aynı örgütsel hücre içerisinde bulunup bulunmadığıdır.
Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkmaktadır:
Benimle ardışık aranan kişi başka rütbedeyse bu kayıt hâlâ örgütsel ardışık arama sayılır mı?
Bu soruya yalnızca “evet” veya “hayır” şeklinde cevap vermek doğru değildir.
Yargıtay’ın ankesörlü ve sabit hat aramalarına ilişkin içtihatlarında, ardışık aranan kişilerin aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramanın örgütsel nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesinde araştırılması gereken kriterlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Ancak farklı rütbedeki kişilerin aynı hattan peş peşe aranmış olması da tek başına kaydın hukuki değerini ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle bir ardışık arama kaydı değerlendirilirken yalnızca aramaların peş peşe yapılmış olması değil; aranan kişilerin rütbeleri, kuvvetleri, görev yerleri, arama sayıları, görüşme süreleri, periyodiklik, HTS bağlantıları, baz kayıtları ve dosyadaki diğer deliller birlikte incelenmelidir.
Yargıtay’a Göre Ardışık Arama Nedir?
FETÖ/PDY’nin TSK mahrem yapılanmasına ilişkin yargılamalarda Yargıtay’ın temel aldığı kararlardan biri, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarihli, 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar sayılı ilamıdır.
Bu içtihatla birlikte ankesörlü veya sabit hatlardan yapılan aramaların hangi koşullarda örgütsel iletişim delili olarak değerlendirilebileceğine ilişkin kapsamlı kriterler ortaya konulmuştur.
Yargıtay uygulamasında yalnızca bir kişinin ankesörlü veya sabit bir hattan aranmış olması yeterli görülmemektedir.
Aramanın;
- sayısı,
- ardışık veya periyodik olup olmadığı,
- gerçekleştirildiği saat,
- konuşma süresi,
- farklı sabit hatlardan arama bulunup bulunmadığı,
- aranan diğer kişilerin kimlikleri,
- aynı kuvvet ve rütbede bulunup bulunmadıkları,
- kişiler arasındaki HTS bağlantıları,
- varsa ortak baz kayıtları,
- aramalarda şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı
gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla “ardışık arama” kavramı yalnızca iki telefon numarasının HTS dökümünde art arda görünmesinden ibaret değildir.
Aynı Rütbe Neden Önemli?
Yargıtay’ın kabul ettiği TSK mahrem yapılanması modelinde, mahrem sorumluların ilgilendikleri asker kişilerin çoğunlukla rütbe, makam ve sınıf bakımından birbirine denk kişilerden oluştuğu kabul edilmektedir.
Yine içtihatlarda hücrelerin çoğunlukla birkaç asker kişiden oluştuğu ve bu kişilerin genel olarak aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede bulunduğu belirtilmektedir.
Bu nedenle aynı sabit hattan;
örneğin üç astsubayın,
veya aynı rütbedeki subayların,
kısa zaman aralıklarıyla peş peşe aranması, dosyadaki diğer kriterlerle birleştiğinde savcılık tarafından örgütsel ardışık arama iddiasının dayanaklarından biri olarak kullanılabilmektedir.
Ancak bunun tersi durumda önemli bir tartışma ortaya çıkar.
Benimle Ardışık Aranan Kişi Başka Rütbedeyse Ne Olur?
Örneğin HTS analizinde şu şekilde bir kayıt bulunduğunu düşünelim:
20.14 — Astsubay A
20.16 — Uzman Çavuş B
20.18 — Teğmen C
Bu üç kişinin yalnızca aynı sabit hattan kısa aralıklarla aranmış olması, tek başına bunların aynı örgütsel hücre içerisinde bulunduğunu göstermeyebilir.
Çünkü bu tablo, Yargıtay kararlarında tarif edilen tipik hücre yapılanmasıyla karşılaştırıldığında ayrıca açıklanması gereken bir farklılık ortaya çıkarmaktadır.
Tam da bu nedenle Yargıtay, ankesörlü arama dosyalarında hazırlanacak analiz raporlarında ardışık aramaya dahil kişilerin aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıklarının belirlenmesini istemektedir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2026/728 Sayılı Kararı
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.01.2026 tarihli, 2023/8023 Esas ve 2026/728 Karar sayılı ilamı bu konuda oldukça önemlidir.
Daire, ankesörlü/sabit hat aramasına ilişkin dosyada ATAÇ programı üzerinden yeniden sorgulama yapılmasını ve HTS kayıtlarının uzman bilirkişiye incelettirilmesini istemiştir.
Yargıtay’a göre hazırlanacak analiz raporunda özellikle;
arama sayısı,
aramaların ardışık veya periyodik olup olmadığı,
arama saatleri,
konuşma süreleri,
farklı ankesörlü telefonlardan arama bulunup bulunmadığı,
ardışık aramaya dahil kişilerin aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadığı
ve herhangi bir şifreleme yöntemi kullanılıp kullanılmadığı ortaya konulmalıdır.
Bu araştırmalar yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulması somut olayda eksik araştırma kapsamında değerlendirilmiş ve hüküm bozulmuştur.
Buradan çıkarılması gereken sonuç önemlidir:
Rütbe ve kuvvet bilgisi, tali veya önemsiz bir ayrıntı değildir. Yargıtay’ın teknik analiz içerisinde özellikle araştırılmasını istediği kriterlerden biridir.
2026/9070 Sayılı Yargıtay Kararı da Aynı Kriteri Arıyor
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.05.2026 tarihli, 2023/21676 Esas ve 2026/9070 Karar sayılı ilamında da benzer bir yaklaşım bulunmaktadır.
Bu dosyada sanıkla birlikte ardışık arandığı belirtilen kişilerin sanığı tanımadıklarını ve örgütsel bağlantısını bilmediklerini ifade etmeleri üzerine Yargıtay daha kapsamlı araştırma yapılmasını istemiştir.
ATAÇ sorgusunun yenilenmesi, HTS kayıtlarının uzman bilirkişiye incelettirilmesi ve ardışık aranan kişiler arasındaki bağlantıların araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Yine analizde, ardışık aranan kişilerin aynı kuvvete ve aynı rütbeye mensup olup olmadıklarının belirlenmesiistenmiştir.
Bu yaklaşım, 2026 yılı itibarıyla rütbe ve kuvvet kriterinin Yargıtay incelemesindeki önemini koruduğunu göstermektedir.
Farklı Rütbe Varsa Ardışık Arama Delili Geçersiz midir?
Hayır.
Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır.
Farklı rütbe bulunması, ardışık arama kaydını otomatik olarak geçersiz hâle getiren mutlak bir kural değildir.
Yargıtay’ın temel içtihatlarında da asker kişilerin çoğunlukla aynı kuvvet ve aynı rütbeden oluştuğu belirtilirken, istisnai olarak farklı rütbe veya farklı kuvvetlere mensup kişilerin aynı yapılanma içerisinde bulunabileceği kabul edilmektedir.
Dolayısıyla savunmanın;
“Ben astsubayım, diğer kişi subay; o hâlde kayıt kesinlikle geçersizdir.”
şeklinde kurulması yeterli olmayabilir.
Asıl soru şudur:
Somut dosyada farklı rütbedeki bu kişilerin aynı örgütsel hücre içerisinde olduklarını gösteren başka hangi deliller vardır?
Farklı Rütbe Savunmada Nasıl Kullanılmalıdır?
Farklı rütbe veya farklı kuvvet tespit edildiğinde savunmanın yalnızca bu noktaya dayanması yerine teknik kaydın tamamını sorgulaması gerekir.
1. Ardışık Aranan Kişilerin Tamamı Belirlenmelidir
HTS raporunda yalnızca sanığın öncesindeki veya sonrasındaki numaranın gösterilmesi yeterli olmayabilir.
Aynı sabit hattan ilgili zaman diliminde aranan bütün numaralar değerlendirilmelidir.
2. Rütbe ve Kuvvet Bilgileri Karşılaştırılmalıdır
Ardışık aranan kişilerin;
rütbeleri,
kuvvetleri,
sınıfları,
görev yerleri
tespit edilmelidir.
Kara Kuvvetlerinde görev yapan bir astsubay ile farklı kuvvette ve farklı rütbedeki bir kişinin neden aynı örgütsel hücre içerisinde değerlendirildiğinin somutlaştırılması gerekir.
3. Bu Kişilerin Birbirlerini Tanıyıp Tanımadıkları Araştırılmalıdır
Ardışık aranan kişilerin birbirlerini tanımadıkları yönündeki beyanları önemlidir.
Ancak bu beyan da tek başına yeterli değildir.
Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında görüldüğü üzere kişilerin ifadelerinin alınmasının yanında HTS ve diğer teknik bağlantıların araştırılması da gerekmektedir.
4. Kişiler Arasında HTS İrtibatı Var mı?
Ardışık aranan kişiler arasında normal GSM hatları üzerinden iletişim bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Hiçbir iletişim bulunmaması somut dosyanın özelliklerine göre savunmada değerlendirilmesi gereken bir husus olabilir.
5. Ortak Baz Kaydı Bulunuyor mu?
Kişilerin belirli tarihlerde aynı veya yakın baz istasyonlarından sinyal verip vermedikleri de araştırılabilir.
Özellikle iddia edilen örgütsel toplantıların teknik verilerle desteklenip desteklenmediğinin değerlendirilmesi açısından bu husus önem taşıyabilir.
6. Aramalar Gerçekten Periyodik mi?
Bir başka önemli kriter periyodikliktir.
Belirli zaman aralıklarıyla tekrarlanan aramalar ile yıllar içerisinde dağınık biçimde gerçekleşmiş birkaç aramanın delil değeri aynı şekilde değerlendirilemez.
Aramaların tarihleri tablo hâline getirilerek aralarında gerçekten anlamlı bir zaman düzeni bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
7. Arama Süreleri İncelenmelidir
Sıfır saniyelik çağrı, birkaç saniyelik görüşme ve uzun görüşme aynı nitelikte değildir.
Bu nedenle yalnızca “aranmıştır” şeklindeki tespit yerine her aramanın süresi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Farklı Kuvvet Olması da Önemli midir?
Evet.
Yargıtay’ın analiz raporunda araştırılmasını istediği husus yalnızca rütbe değildir.
Ardışık aranan kişilerin aynı kuvvete mensup olup olmadıkları da araştırılmalıdır.
Örneğin Kara Kuvvetleri personeli ile başka bir kuvvete mensup personelin aynı ardışık arama grubunda görünmesi halinde bunun dosyanın bütünlüğü içerisinde açıklanması gerekir.
Ancak farklı kuvvet bulunması da tek başına aramanın örgütsel olmadığını kanıtlayan mutlak bir kriter değildir.
Burada da tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay’ın Yaklaşımı: Tek Kriter Değil, Deliller Bütünü
Ankesörlü arama dosyalarında yapılan en önemli hatalardan biri tek bir kriterden kesin sonuç çıkarmaktır.
“Arama var, mahkûmiyet gerekir.”
yaklaşımı ne kadar sorunluysa;
“Farklı rütbe var, beraat gerekir.”
şeklindeki otomatik sonuç da aynı ölçüde eksik olabilir.
Yargıtay uygulamasında esas olan, aramanın örgütsel iletişim niteliğinin somut olgular ve teknik verilerle kişiselleştirilmesidir.
Bu nedenle her dosyada ayrı ayrı;
arama sayısı,
periyodiklik,
ardışıklık,
rütbe,
kuvvet,
görev yeri,
arama süresi,
arama saati,
şifreleme iddiası,
ATAÇ kayıtları,
HTS bağlantıları,
baz kayıtları,
ardışık aranan kişilerin ifadeleri
ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
2026 Yargıtay Kararları Savunma Açısından Neden Önemli?
2026 yılında verilen kararlar, ankesörlü arama dosyalarında teknik incelemenin yüzeysel yapılmasının yeterli olmadığını göstermektedir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, yalnızca “sanığın ankesörlü hattan ardışık arandığı tespit edilmiştir” şeklindeki bir değerlendirmeyle yetinmemekte; kaydın ayrıntılı şekilde kişiselleştirilmesini istemektedir.
Özellikle ATAÇ sorgusu, HTS analizi, ardışık aranan kişilerin kimlikleri, rütbe ve kuvvet bilgileri ile bu kişiler arasındaki bağlantıların araştırılması önem taşımaktadır.
Bu nedenle ankesörlü arama dosyasında savunma hazırlanırken yalnızca mevcut analiz raporunun sonucu değil, raporun hangi veriler kullanılarak ve hangi araştırmalar yapılmadan hazırlandığı da incelenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Ben astsubayım, benimle ardışık aranan kişi subaysa kayıt geçersiz olur mu?
Tek başına bu nedenle kayıt geçersiz hâle gelmez. Ancak farklı rütbe, Yargıtay’ın araştırılmasını istediği önemli kriterlerden biridir. Bu farklılığın dosyadaki diğer teknik ve kişisel verilerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Aynı rütbede olmak zorunlu mu?
Yargıtay içtihatlarında aynı kuvvet ve aynı rütbe, TSK mahrem yapılanmasının genel özelliklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte farklı rütbe veya kuvvetlerden kişilerin bulunabileceği istisnai durumların da olabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle aynı rütbe mutlak bir şart değildir.
Farklı kuvvette olmak beraat sebebi midir?
Tek başına değildir. Ancak farklı kuvvet, aramanın örgütsel niteliği değerlendirilirken araştırılması gereken ve somut olayın özelliklerine göre savunma bakımından önem taşıyabilecek bir husustur.
Mahkeme rütbe araştırması yapmadan karar verebilir mi?
Dosyanın özelliklerine göre gerekli teknik araştırmaların yapılması gerekir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2026 tarihli kararlarında, analiz raporunda ardışık aranan kişilerin aynı kuvvet ve aynı rütbede olup olmadıklarının belirlenmesi açıkça istenmektedir.
Ardışık aranan kişilerin dinlenmesi gerekir mi?
Yargıtay kararlarında, sanıkla birlikte ardışık arandığı belirlenen kişiler hakkındaki soruşturma veya kovuşturmaların araştırılması, ifadelerinin getirtilmesi ve gerekli hâllerde tanık olarak dinlenmeleri yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
ATAÇ kaydı tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?
Her dosyanın delil durumu ayrıdır. Yargıtay’ın yaklaşımında teknik kaydın kişiselleştirilmesi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Arama sayısı, periyodiklik, ardışıklık, rütbe, kuvvet, HTS ilişkileri ve diğer veriler birlikte incelenmelidir.
Sonuç
“Benimle ardışık aranan kişi başka rütbedeyse bu kayıt hâlâ örgütsel ardışık arama sayılır mı?” sorusunun cevabı dosyadaki diğer delillere bağlıdır.
Farklı rütbe, ardışık arama kaydını kendiliğinden hükümsüz hâle getirmez.
Ancak aynı şekilde, iki kişinin aynı sabit hattan peş peşe aranmış olması da aramanın örgütsel niteliğinin tartışılmasını gereksiz hâle getirmez