FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla yürütülen ceza davalarında ByLock kayıtları, mahkûmiyet kararlarının dayanağı olabilen önemli dijital deliller arasındadır. Ancak bir kişinin ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin kolluk tespitinin bulunması, bu tespitin her durumda tartışmasız kabul edileceği anlamına gelmez.
ByLock deliline itiraz, yalnızca sanığın uygulamayı kullanmadığını söylemesinden ibaret değildir. Kullanıcı kimliğinin nasıl belirlendiği, CGNAT ve HTS kayıtlarının birbiriyle uyumlu olup olmadığı, dijital verilerin güvenilirliği, savunmanın delillere erişimi ve silahlı terör örgütüne üyelik suçunun unsurları ayrı ayrı incelenmelidir.
Özellikle 2026 yılında devam eden ByLock yargılamalarında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararı ve Yargıtay içtihatları ışığında dijital delillerin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Bu yazıda ByLock deliline nasıl itiraz edileceği, hangi teknik belgelerin istenebileceği, bilirkişi incelemesinin ne zaman gerekli olabileceği ve beraat savunmasının hangi hukuki esaslara dayanabileceği açıklanmaktadır.
ByLock Deliline İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Ceza yargılamasında sanığın aleyhine ileri sürülen ByLock kayıtlarının doğruluğuna, güvenilirliğine, hukuka uygunluğuna ve ispat gücüne itiraz edilebilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesine göre hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir.
Bu düzenleme, ByLock verilerinin hiçbir inceleme yapılmadan kabul edilmesini değil, diğer deliller gibi ceza muhakemesinin temel ilkelerine uygun değerlendirilmesini gerektirir.
ByLock deliline itiraz bakımından ilk mesele, dosyada bulunan belgenin niteliğinin belirlenmesidir.
Dosyada yalnızca kolluk tarafından düzenlenen bir sorgu kaydı mı bulunmaktadır? Ayrıntılı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı mevcut mudur? Kullanıcı ID numarası, bağlantı kayıtları, mesaj içerikleri veya diğer kullanıcılarla ilişkilendirme bilgileri elde edilmiş midir?
Bu sorular cevaplandırılmadan etkili bir teknik savunma hazırlanması güçtür.
ByLock Kullanıcı Tespit Tutanağına Nasıl İtiraz Edilir?
ByLock kullanıcı tespit tutanakları, farklı teknik bilgiler içerebilmektedir.
Bazı dosyalarda kullanıcı ID numarası, kullanıcı adı, bağlantı tarihleri ve başka kullanıcılarla irtibat bilgileri bulunurken bazı dosyalarda yalnızca telefon numarası ve kullanım tespiti yer almaktadır.
Bu nedenle her tutanağın aynı ispat gücüne sahip olduğu kabul edilemez.
Özellikle yalnızca telefon numarası üzerinden yapılan eşleştirmelerde, hattın suçlama konusu dönemde kim tarafından kullanıldığı araştırılmalıdır.
Telefon hattının sanık adına kayıtlı olması, hattın bütün bağlantılarının mutlaka sanık tarafından gerçekleştirildiğini tek başına ispatlamaz.
Bununla birlikte hattın başka kişi tarafından kullanıldığı iddiasının da somut verilerle desteklenmesi önemlidir.
ByLock tespitine itiraz edilirken kullanıcı eşleştirmesinin dayanakları, ilgili GSM abonelik kayıtları, bağlantı zamanları ve dosyada bulunan diğer dijital deliller karşılaştırılmalıdır.
Mahkemenin, savunmanın ileri sürdüğü somut teknik çelişkileri değerlendirmesi ve ulaştığı sonucu gerekçelendirmesi gerekir.
ByLock CGNAT Kayıtlarına İtiraz Nasıl Yapılır?
CGNAT kayıtları, internet bağlantılarının belirli IP adresleri ve port bilgileri üzerinden incelenmesine yardımcı olan teknik verilerdir.
ByLock yargılamalarında bu kayıtlar, ilgili sunuculara bağlantı kurulup kurulmadığının araştırılmasında kullanılabilmektedir.
Ancak bağlantı kaydı ile gerçek ve iradi ByLock kullanımı aynı kavram değildir.
Özellikle teknik yönlendirme, hat kullanımına ilişkin uyuşmazlık veya kayıtlar arasında çelişki bulunduğu ileri sürülüyorsa CGNAT kayıtlarının ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir.
ByLock CGNAT kayıtlarına itiraz kapsamında şu hususlar araştırılabilir:
- Bağlantıların tarih ve saat bilgileri
- Kaynak ve hedef IP adresleri
- Port numaraları ve bağlantı kayıtlarının bütünlüğü
- GSM hattının ilgili tarihlerdeki kullanım durumu
- Bağlantıların diğer teknik kayıtlarla uyumu
- İrade dışı yönlendirme ihtimali
- Aynı teknik verilerin farklı kullanıcılarla ilişkilendirilip ilişkilendirilmediği
Geçmişte ortaya çıkan Mor Beyin yönlendirmeleri, internet bağlantı kayıtlarının teknik özellikleri dikkate alınmadan değerlendirilmesinin sakıncalarını göstermiştir.
Bununla birlikte her ByLock dosyasında Mor Beyin yönlendirmesi bulunduğu varsayılamaz. Böyle bir iddia, somut teknik bulgular üzerinden incelenmelidir.
ByLock HTS Kayıtlarıyla Kullanıcı Tespiti Çürütülebilir mi?
HTS kayıtları, telefon hattının iletişim ve baz istasyonu bilgileri üzerinden bazı kullanım özelliklerinin araştırılmasını sağlayabilir.
Ancak HTS kayıtları ile CGNAT kayıtları aynı teknik verileri içermez.
HTS kayıtlarının bulunması veya bulunmaması, tek başına ByLock kullanımının kesin olarak ispatlandığı ya da çürütüldüğü anlamına gelmez.
Bununla birlikte sanığın telefon hattını kullanmadığını, cihazın başka bir kişide bulunduğunu veya kullanıcı eşleştirmesinde hata yapıldığını ileri sürdüğü dosyalarda HTS kayıtları yardımcı delil niteliği taşıyabilir.
Özellikle bağlantı zamanları ile sanığın bulunduğu yer arasında ileri sürülen çelişkiler, baz istasyonu kayıtlarının teknik sınırlılıkları gözetilerek incelenmelidir.
Baz istasyonu verileri her zaman kişinin kesin fiziksel konumunu göstermediğinden, bu verilerden çıkarılan sonuçların da dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
ByLock Bilirkişi İncelemesi Nasıl Talep Edilir?
ByLock bilirkişi incelemesi, dosyadaki teknik kayıtların uzmanlık gerektiren yönlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla talep edilebilir.
CMK 63 ve devamındaki maddeler bilirkişilik kurumunu düzenlemektedir.
Ancak bilirkişi incelemesi talebinin kabul edilmesi için yalnızca genel olarak dijital kayıtların incelenmesinin istenmesi yerine, hangi teknik uyuşmazlığın çözülmesinin amaçlandığı belirtilmelidir.
Örneğin kullanıcı ID numarasının sanıkla eşleştirilmesinde çelişki varsa bu çelişkinin hangi kayıtlardan kaynaklandığı açıklanmalıdır.
CGNAT verileriyle başka teknik kayıtlar uyuşmuyorsa bilirkişiden bu uyuşmazlığın teknik nedenlerini incelemesi istenebilir.
Bilirkişi incelemesinde özellikle şu soruların cevaplandırılması talep edilebilir:
- ByLock kullanıcı kimliği hangi teknik veriler kullanılarak belirlenmiştir?
- Sanığa ait olduğu ileri sürülen kullanıcı ID numarası başka verilerle doğrulanmış mıdır?
- CGNAT kayıtları ile diğer bağlantı kayıtları arasında teknik uyumsuzluk bulunmakta mıdır?
- İlgili bağlantılar irade dışı yönlendirme ihtimali bakımından değerlendirilmiş midir?
- İncelemeye esas dijital verilerin bütünlüğü ve kaynağı doğrulanabilir durumda mıdır?
- Mevcut kayıtlar, telefon hattının veya cihazın fiilî kullanıcısının belirlenmesine ne ölçüde imkân sağlamaktadır?
- Teknik verilerden kesin olarak ulaşılamayan sonuçlar nelerdir?
Bilirkişinin görevi sanığın suçlu veya suçsuz olduğuna karar vermek değildir. Bilirkişi, teknik konularda mahkemeye yardımcı olur.
Delillerin hukuki değerlendirmesi ve suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına karar verme yetkisi mahkemeye aittir.
ByLock Ham Verilerinin İncelenmesi İstenebilir mi?
ByLock deliline itiraz bakımından en önemli tartışmalardan biri, teknik tespitlerin dayanağını oluşturan verilere savunmanın ne ölçüde erişebildiğidir.
Bir dijital delilin yalnızca sonuç bölümünün dosyada bulunması, o sonuca hangi yöntemle ulaşıldığının denetlenmesini güçleştirebilir.
Bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından gerekli olduğu ölçüde dayanak kayıtların getirtilmesi, teknik raporların açıklanması veya bilirkişi tarafından incelenmesi talep edilebilir.
Ancak bütün ham verilerin her durumda ve sınırsız biçimde savunmaya teslim edilmesi gerektiği şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.
Burada önemli olan, savunmanın aleyhine kullanılan delilin güvenilirliğini etkili şekilde tartışabilmesi ve erişim sınırlamalarının adil yargılanma hakkını zedelememesidir.
AİHM Yüksel Yalçınkaya Kararı ByLock Deliline İtirazda Nasıl Kullanılır?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin 26 Eylül 2023 tarihli, 15669/20 başvuru numaralı Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararı, ByLock delillerinin değerlendirilmesi bakımından önemli bir içtihattır.
AİHM, somut olayda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddesinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, 6/1. maddesindeki adil yargılanma hakkının ve 11. maddesindeki örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.
Kararda özellikle ByLock kullanımından hareketle örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının bireyselleştirilmeden kabul edilmesi eleştirilmiştir.
Ayrıca ByLock sunucusundan elde edilen ham verilere erişim konusunda savunmanın karşılaştığı güçlüklerin yeterli usuli güvencelerle dengelenmemesi adil yargılanma hakkı yönünden değerlendirilmiştir.
Bu karar, ByLock deliline itiraz bakımından iki temel savunma alanı ortaya koymaktadır.
Birincisi, dijital delilin doğruluğunun ve güvenilirliğinin etkili biçimde tartışılabilmesidir.
İkincisi ise ByLock kullanımına ilişkin tespitin, örgüt üyeliği suçunun bütün unsurlarının ispatı yerine otomatik olarak geçirilmemesidir.
Bununla birlikte Yalçınkaya kararı, bütün ByLock dosyalarında kendiliğinden beraat verilmesini gerektiren bir karar değildir.
Her dosyada mahkûmiyetin dayandığı deliller, sanığa yöneltilen isnatlar ve yargılamada sağlanan usuli güvenceler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Yargıtay Kararlarında ByLock Deliline İtiraz ve Eksik Araştırma
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2019 tarihli, 2018/7356 Esas ve 2019/3063 Karar sayılı ilamı, ByLock delilinin değerlendirilmesinde dikkatle incelenmesi gereken kararlardan biridir.
Kararın çoğunluğu, somut dosyada sanığın örgütsel toplantılara katılımına ilişkin ikrarı ve diğer delilleri dikkate alarak ayrıntılı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının beklenmemesini sonuca etkili görmemiş ve mahkûmiyet hükmünü onamıştır.
Buna karşılık karara yazılan karşı oyda, ByLock tespitinin suçun sübutu açısından belirleyici olduğu dosyalarda ayrıntılı tutanağın getirtilmesi ve duruşmada tartışılması gerektiği savunulmuştur.
Karşı oyda, yalnızca sorgu kaydıyla yetinilmesinin savunma hakkı ve eksik araştırma yönünden sorun oluşturabileceği belirtilmiştir.
Bu kararın önemli yönü, teknik delillerin eksiksiz incelenmesi konusunda çoğunluk ve karşı oy arasında farklı değerlendirmeler bulunmasıdır.
Dolayısıyla söz konusu karar, ayrıntılı ByLock tutanağı bulunmayan bütün dosyalarda Yargıtayın bozma kararı verdiği şeklinde sunulmamalıdır.
Somut dosyada başka hangi delillerin bulunduğu ve bunların ByLock tespitini ne ölçüde desteklediği önemlidir.
ByLock Deliline İtiraz Edilirse Beraat Alınabilir mi?
ByLock deliline itiraz edilmesi tek başına beraat sonucunu doğurmaz. Ancak itiraz sonucunda delilin güvenilirliği konusunda ciddi şüpheler ortaya çıkması veya suçun unsurlarının ispatlanamaması beraat değerlendirmesinde belirleyici olabilir.
CMK 223/2-e uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilir.
Örneğin gerçek kullanıcı kimliğinin belirlenemediği, teknik eşleştirmelerin doğrulanamadığı veya örgüt üyeliğinin maddi ve manevi unsurlarının ispatlanamadığı dosyalarda beraat kararı gündeme gelebilir.
Burada savunmanın temel amacı yalnızca tek bir teknik kaydı tartışmak değil, mahkûmiyet için gerekli ispat bütünlüğünün bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır.
ByLock Savunma Dilekçesinde Hangi Hususlar Bulunmalıdır?
ByLock deliline itiraz dilekçesi hazırlanırken genel ve soyut ifadelerden kaçınılmalıdır.
Öncelikle dosyada bulunan ByLock belgeleri tek tek belirlenmeli, hangi tespitin hangi nedenle tartışmalı olduğu açıklanmalıdır.
Ardından eksik görülen teknik kayıtlar ve talep edilen araştırmalar somutlaştırılmalıdır.
Savunmada özellikle kullanıcı kimliği, bağlantı kayıtları, GSM hattının fiilî kullanımı, dijital verilerin güvenilirliği ve varsa bilirkişi raporundaki çelişkiler üzerinde durulmalıdır.
Hukuki değerlendirme bölümünde ise TCK 314/2 kapsamında örgüt üyeliği suçunun unsurları, CMK 217 kapsamında delillerin tartışılması ve AİHM Yüksel Yalçınkaya kararındaki ilkeler birlikte ele alınmalıdır.
Her dosyada aynı dilekçenin kullanılması yerine sanığa özgü delil durumuna dayanan savunma hazırlanması gerekir.
ByLock Deliline İtiraz Ne Zaman Yapılmalıdır?
ByLock deliline yönelik itirazlar soruşturma aşamasından itibaren ileri sürülebilir.
Kovuşturma aşamasında delillerin toplanması, bilirkişi incelemesi ve teknik kayıtların değerlendirilmesi talep edilebilir.
Mahkûmiyet kararı verilmişse somut dosyanın kanun yolu şartlarına göre istinaf veya temyiz aşamasında delil değerlendirmesine ilişkin hukuka aykırılıklar ileri sürülebilir.
Ancak kanun yolu başvuruları yasal süreler içinde yapılmalıdır.
Kesinleşmiş mahkûmiyetlerde ise olağan kanun yolu itirazları ile yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü başvuru yolları birbirinden ayrılmalıdır.
Kesinleşmiş bir hükümde yalnızca önceki savunmanın tekrarlanması, tek başına yargılamanın yenilenmesi nedeni oluşturmaz.
Sık Sorulan Sorular
ByLock bilirkişi raporuna itiraz edilebilir mi?
Evet. Raporda teknik hata, eksik inceleme, gerekçesizlik veya kayıtlar arasında çelişki bulunduğu ileri sürülerek ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi talep edilebilir.
ByLock kullanıcı ID numarası yoksa beraat edilir mi?
ID numarasının bulunmaması tek başına beraat sebebi değildir. Kullanıcı kimliğinin diğer teknik delillerle doğrulanıp doğrulanmadığı araştırılmalıdır.
Sadece CGNAT kayıtlarıyla mahkûmiyet verilebilir mi?
CGNAT kayıtlarının ispat gücü, somut olayda gerçek ve iradi kullanımı ne ölçüde ortaya koyduğuna bağlıdır. Kayıtların diğer delillerle ilişkisi incelenmelidir.
ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı yoksa ne yapılmalıdır?
Tutanağın getirtilmesi, mevcut değilse nedeninin açıklanması ve kullanıcı tespitinin dayandığı teknik kayıtların araştırılması talep edilebilir.
AİHM Yalçınkaya kararı beraat sağlar mı?
Karar önemli ihlal tespitleri içermektedir. Ancak başka kişilerin dosyalarında doğrudan ve otomatik beraat sonucu doğurmaz. Kararın somut yargılamaya etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
ByLock deliline itiraz etmek için bilirkişi raporu zorunlu mudur?
Hayır. İtiraz hukuki veya teknik gerekçelere dayanabilir. Ancak uzmanlık gerektiren uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesi önemli olabilir.
Sonuç: ByLock Deliline Etkili İtiraz Nasıl Hazırlanır?
ByLock deliline itiraz, ceza dosyasında bulunan dijital kayıtların hukuki ve teknik yönden ayrıntılı incelenmesini gerektirir.
Sanığın gerçek kullanıcı olup olmadığı, kullanıcı eşleştirmesinin güvenilirliği, CGNAT ve HTS kayıtlarının tutarlılığı, dijital delillere erişim ve örgüt üyeliği suçunun unsurları birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay kararları ile AİHM Yüksel Yalçınkaya içtihadı, savunma hakkının etkili kullanılmasının ve suçun unsurlarının bireyselleştirilmesinin önemini göstermektedir.
Bu nedenle ByLock yargılamalarında başarılı bir savunmanın temelinde, genel ifadelerden ziyade somut dosyaya özgü teknik çelişkilerin ortaya konulması ve bu çelişkilerin hukuki sonuçlarının açıklanması bulunmaktadır.
Aydın, İzmir, Denizli, Muğla ve Türkiye genelindeki ByLock ve FETÖ/PDY dosyalarında, soruşturma ve kovuşturma evrakının ayrıntılı değerlendirilmesi savunma hakkının korunması bakımından önem taşımaktadır.
Av. Orçun Akbulut
Ceza Hukuku – FETÖ/PDY Davaları – ByLock Yargılamaları
İlgili yazılar: ByLock Kararları ve Yargıtay İçtihatları
Hukuki kaynaklar:
- AİHM Büyük Daire, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye, 15669/20, 26.09.2023.
- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2018/7356 E., 2019/3063 K., 24.04.2019.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 63, 67, 217, 223 ve 311.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 314.
Dış kaynak bağlantıları: