“Polis aradı, dolandırıcılık dosyasından ifadeye çağırıyor.”
“Ben kimseyi dolandırmadım ama banka hesabıma para gelmiş.”
“IBAN’ımı bir arkadaşıma vermiştim, hakkımda şikâyetçi olmuşlar.”
“Başka şehirdeki savcılık dolandırıcılıktan ifade istiyor.”
Bu tür durumlarla karşılaşan kişinin ilk tepkisi çoğu zaman şaşkınlık olmaktadır. Özellikle banka hesabı veya IBAN’ı başka bir kişi tarafından kullanılan kişiler, aylar önce gerçekleşen bir para transferi nedeniyle haklarında dolandırıcılık soruşturması bulunduğunu ilk kez polis tarafından arandıklarında öğrenebilmektedir.
Dolandırıcılık soruşturmasında ifade aşaması önemlidir.
Çünkü şüphelinin olayla ilgili ilk ayrıntılı açıklaması çoğu zaman bu aşamada dosyaya girmektedir. Daha sonra banka hareketleri, IP kayıtları, telefon incelemeleri veya başka şüphelilerin ifadeleri dosyaya geldiğinde ilk ifadeyle karşılaştırılabilir.
Bu nedenle ifadeye çağrılan kişinin yalnızca “Ben yapmadım.” demek yerine öncelikle kendisine isnat edilen olayın ne olduğunu anlaması gerekir.
Dolandırıcılıktan İfadeye Çağrılmak Ne Anlama Gelir?
İfadeye çağrılmanız hakkınızda kesinleşmiş bir suç bulunduğu veya mutlaka ceza alacağınız anlamına gelmez.
Ceza soruşturmasının amacı maddi gerçeğin araştırılmasıdır.
Ancak kişinin şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması, savcılık tarafından araştırılan olayla arasında bir bağlantı tespit edildiğini gösterir.
Bu bağlantı bazen;
banka hesabı,
IBAN,
telefon numarası,
sosyal medya hesabı,
IP kaydı,
ATM işlemi,
para transferi,
kripto para hesabı
veya başka bir şüphelinin beyanından kaynaklanabilir.
Öncelikle bu bağlantının ne olduğunun belirlenmesi gerekir.
Polis Telefonla İfadeye Çağırabilir mi?
Uygulamada kolluk görevlileri soruşturma kapsamında kişilere telefonla ulaşarak ifade için karakola veya ilgili birime gelmelerini isteyebilmektedir.
Böyle bir telefon alınması halinde paniğe kapılmak yerine hangi Cumhuriyet Başsavcılığının hangi soruşturması kapsamında çağrı yapıldığının öğrenilmesi önemlidir.
Mümkünse soruşturma numarası, isnat edilen suç ve ifadeyi isteyen birim öğrenilmelidir.
Özellikle telefonda ayrıntılı olay anlatımına girmek yerine ifade işleminin hangi dosya nedeniyle yapılacağını anlamak daha sağlıklı olacaktır.
İfadeye Gitmeden Önce Dosyayı Öğrenmek Neden Önemlidir?
Dolandırıcılık soruşturmalarında olaylar çoğu zaman aylar önce gerçekleşmiştir.
Kişi banka hesabından geçen bir transferi hatırlamayabilir.
Örneğin polis:
“12 Mart 2026 tarihinde hesabınıza gelen 75.000 TL’yi neden aldınız?”
diye sorduğunda kişi aylar önceki işlemi hatırlamadığı için tahmine dayalı bir cevap verebilir.
Daha sonra banka kayıtları ortaya çıktığında açıklamasıyla kayıtlar arasında çelişki oluşabilir.
Bu nedenle ifade öncesinde mümkün olduğunca;
olay tarihi,
şikâyetçinin kim olduğu,
para miktarı,
paranın hangi hesaba geldiği,
paranın daha sonra nereye gönderildiği,
suçlamanın hangi eyleme dayandığı
tespit edilmelidir.
“Ben Kimseyi Dolandırmadım” Demek Yeterli mi?
Her dosyada yeterli olmayabilir.
Özellikle mağdurdan çıkan para sizin banka hesabınıza geldiyse savcılık doğal olarak hesabın olayda neden kullanıldığını araştıracaktır.
Bu durumda savunmanın asıl sorusu şudur:
Para neden sizin hesabınıza geldi?
Eğer hesabınızı başka bir kişiye kullandırdıysanız bu kişinin kim olduğu ve hesabı neden istediği önemlidir.
Parayı başka hesaba gönderdiyseniz neden gönderdiğiniz açıklanmalıdır.
Parayı ATM’den çektiyseniz kime ve neden teslim ettiğiniz gündeme gelebilir.
Bu nedenle dolandırıcılık soruşturmasında savunma yalnızca suçlamanın reddedilmesinden ibaret değildir.
Dosyadaki para ve iletişim trafiğinin açıklanması gerekebilir.
IBAN’ım Nedeniyle İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?
Son dönemde uygulamada sık karşılaşılan durumlardan biri budur.
Mağdur internet üzerinden bir ürün satın almak, yatırım yapmak veya başka bir nedenle para gönderir.
Dolandırıcılığı gerçekleştiren kişi mağdura kendisine ait olmayan bir IBAN verir.
Para üçüncü kişinin banka hesabına gider.
Bir süre sonra mağdur şikâyetçi olduğunda banka kayıtlarından IBAN sahibine ulaşılır.
Hesap sahibi de dolandırıcılık soruşturmasına dahil edilir.
Ancak banka hesabının kişiye ait olması ile dolandırıcılık eyleminin o kişi tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi aynı şey değildir.
Hesabı fiilen kimin kullandığının ve hesap sahibinin dolandırıcılık eylemini bilip bilmediğinin araştırılması gerekir.
Banka Hesabımı Arkadaşıma Vermiştim, İfadede Ne Söylemeliyim?
İfadede gerçeğe uygun biçimde olayın nasıl gerçekleştiği anlatılmalıdır.
Ancak burada önemli olan genel ve soyut bir açıklamayla yetinmemektir.
“Arkadaşıma verdim.”
denildiğinde doğal olarak şu sorular gündeme gelecektir:
Hangi arkadaşınıza?
Ne zaman verdiniz?
Neden verdiniz?
Mobil bankacılık şifrenizi de verdiniz mi?
Hesaba para geleceğini biliyor muydunuz?
Gelen paradan komisyon aldınız mı?
Parayı kim çekti?
Arkadaşınızla bu konuda mesajlaştınız mı?
Bu nedenle hesabın gerçekten başka bir kişiye kullandırıldığı bir olayda, bunu destekleyen mesajların ve diğer kayıtların korunması önemlidir.
İfade Vermeden Önce WhatsApp Mesajlarını Silmeli miyim?
Hayır.
Tam tersine bu mesajlar savunmanın önemli delilleri arasında olabilir.
Örneğin banka hesabını isteyen kişinin;
“IBAN lazım.”
“Benim hesabım blokeli.”
“Para gelecek, bana gönder.”
“Şu hesaba aktar.”
şeklindeki mesajları olayın nasıl başladığını gösterebilir.
Aynı şekilde kişinin dolandırıcılık eyleminden haberdar olmadığını destekleyen konuşmalar da bulunabilir.
Telefon değiştirmek, cihazı sıfırlamak veya mesajları silmek savunmada kullanılabilecek delillerin kaybolmasına neden olabilir.
Banka Hesap Hareketlerini İncelemek Gerekir mi?
Özellikle banka hesabı nedeniyle şüpheli olunan dosyalarda evet.
Sadece şikâyet konusu para transferine bakılması yeterli olmayabilir.
Hesabın olay tarihinden önce ve sonra nasıl kullanıldığı da önem taşıyabilir.
Örneğin normalde maaş ve günlük harcamalar için kullanılan bir hesaba bir gün tek bir para transferi gelmesi ile kısa süre içerisinde onlarca farklı kişiden para gelen bir hesabın görünümü aynı değildir.
Savcılık da hesabın genel hareketlerini inceleyebilir.
Bu nedenle savunma hazırlanırken banka hareketlerinin bütünü değerlendirilmelidir.
Paranın Nereye Gittiği Neden Önemlidir?
Mağdurun gönderdiği paranın şüphelinin hesabına ulaşması soruşturmanın yalnızca başlangıcı olabilir.
Örneğin para;
başka banka hesabına aktarılmış,
ödeme kuruluşuna gönderilmiş,
kripto para alınmış,
ATM’den çekilmiş
veya başka hesaplar arasında dolaştırılmış olabilir.
Para transfer zincirinin devamı, suçtan elde edilen paranın nihai olarak kimin kontrolüne geçtiğinin araştırılması bakımından önemlidir.
Hesap sahibi paranın kendisine ait olmadığını savunuyorsa paranın kendisinde kalıp kalmadığı ayrıca önem taşıyabilir.
ATM’den Parayı Ben Çekmediysem Ne Olur?
Hesaptaki para ATM’den çekilmiş ve hesap sahibi çekme işlemini kendisinin yapmadığını söylüyorsa kamera kayıtları önemli olabilir.
Parayı başka bir kişinin çektiğini gösteren görüntüler savunma bakımından değerlendirilebilir.
Ancak kamera kayıtlarının sınırsız süre saklanmadığı dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle eski tarihli dosyalarda kayıtların bulunup bulunmadığının mümkün olduğunca erken araştırılması önem taşır.
Mobil Bankacılığı Kimin Kullandığı Araştırılabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre mobil bankacılık işlemleriyle bağlantılı teknik kayıtlar araştırılabilir.
Hangi cihazdan işlem yapıldığı, bağlantı kayıtları ve diğer teknik veriler hesabın fiilen kimin tarafından kullanıldığı tartışmasında önem kazanabilir.
Özellikle kişi banka hesabının başka birisinin kontrolünde olduğunu savunuyorsa bu iddianın teknik verilerle desteklenip desteklenmediği değerlendirilmelidir.
Dolandırıcılık İfadesinde Avukat Bulunabilir mi?
Şüpheli, ceza soruşturmasında müdafi yardımından yararlanabilir.
Dolandırıcılık ve özellikle nitelikli dolandırıcılık dosyalarında ifade öncesinde suçlamanın ve mevcut delillerin hukuki açıdan değerlendirilmesi önemlidir.
Avukatın rolü kişiye ezberlenmiş bir ifade vermek değildir.
Asıl mesele dosyada hangi suçlamanın bulunduğunun, hangi delillerin şüpheliyle ilişkilendirildiğinin ve savunma bakımından hangi delillerin toplanması gerektiğinin belirlenmesidir.
İfadede Susma Hakkı Kullanılabilir mi?
Şüphelinin kendisine yöneltilen suçlama konusunda susma hakkı bulunmaktadır.
Ancak susma hakkının kullanılıp kullanılmayacağı her dosyada otomatik olarak aynı şekilde değerlendirilemez.
Bazı dosyalarda olayın belgelerle açıklanması savunma açısından önemli olabilir.
Bazı durumlarda ise dosya ve suçlama yeterince bilinmeden ayrıntılı açıklama yapmak savunma açısından sakınca yaratabilir.
Bu nedenle karar somut soruşturmanın özelliklerine göre verilmelidir.
Başka Şehirden Dolandırıcılık İfadesine Çağrıldım
İnternet ve banka hesabı kullanılan dolandırıcılık dosyalarında bu durum oldukça sık görülebilir.
Kişi Aydın’da yaşarken İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya veya başka bir şehirde bulunan mağdurun şikâyeti nedeniyle soruşturmaya dahil olabilir.
Bunun nedeni mağdurun bulunduğu yer ile banka hesabı sahibinin bulunduğu yerin farklı olmasıdır.
Bazı durumlarda kişinin ifadesinin bulunduğu yerde alınması için talimat işlemleri yapılabilir.
Burada önemli olan hangi savcılık dosyasından ve hangi olaydan dolayı ifade istendiğinin belirlenmesidir.
Birden Fazla Dolandırıcılık Dosyasından İfadeye Çağrılabilir miyim?
Evet.
Özellikle banka hesabı bir süre başka kişiler tarafından kullanılmışsa aynı hesaba farklı mağdurlardan para gönderilmiş olabilir.
Bu durumda farklı şehirlerde birden fazla soruşturma ortaya çıkabilir.
İlk soruşturmadaki savunmanın diğer dosyalardaki banka hareketleri ve açıklamalarla çelişmemesi önemlidir.
Bu nedenle hesabın hangi tarihler arasında başkasının kullanımında olduğu iddia ediliyorsa tüm hesap hareketlerinin birlikte incelenmesi yararlı olabilir.
İfadeden Sonra Ne Olur?
İfade verilmesi soruşturmanın bittiği anlamına gelmez.
Cumhuriyet savcısı mevcut delilleri ve şüphelinin savunmasını değerlendirerek soruşturmaya devam edebilir.
Yeni banka kayıtları istenebilir.
Telefon veya dijital materyaller incelenebilir.
Diğer şüphelilerin ifadeleri alınabilir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılabilir.
Savcılık soruşturma sonunda yeterli şüphe bulunmadığını değerlendirirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa iddianame düzenlenebilir.
İfadeye Çağrıldım, Tutuklanır mıyım?
İfadeye çağrılmış olmak kişinin otomatik olarak tutuklanacağı anlamına gelmez.
Tutuklama ayrı bir koruma tedbiridir ve kanuni şartlarının bulunması gerekir.
Bununla birlikte nitelikli dolandırıcılık soruşturmalarında dosyanın kapsamına göre gözaltı, adli kontrol veya tutuklama talepleriyle karşılaşılabilir.
Özellikle çok sayıda mağdur, yüksek miktarda zarar, organize hareket edildiğine ilişkin iddialar veya delillere ilişkin riskler varsa dosyanın niteliği farklılaşabilir.
Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.
Mağdurun Zararını İfadeden Önce Ödemeli miyim?
Bu konuda dosya görülmeden otomatik hareket edilmemelidir.
Dolandırıcılık suçlarında zararın giderilmesi bazı durumlarda etkin pişmanlık hükümleri bakımından önem taşıyabilir.
Ancak suçu işlemediğini savunan bir kişinin yalnızca ifadeye çağrıldığı için hemen ödeme yapması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Öncelikle isnadın ne olduğu ve kişinin olay içerisindeki konumu belirlenmelidir.
Dolandırıcılık Soruşturmasında Yapılmaması Gerekenler
İfadeye çağrıldığını öğrenen kişinin paniğe kapılarak telefonundaki mesajları silmesi, banka kayıtlarını yok etmeye çalışması veya olayın diğer taraflarıyla gerçeğe aykırı ortak bir anlatım oluşturmaya çalışması doğru değildir.
Benzer şekilde olay hatırlanmıyorsa tahmin ederek kesin ifadeler kullanılması da ileride sorun yaratabilir.
Hatırlanmayan bir hususun hatırlanmadığının belirtilmesi ile yanlış bir olay anlatımında bulunmak aynı şey değildir.
Savunmanın gerçek olay ve mevcut deliller üzerinden kurulması gerekir.
İfadeye Gitmeden Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalı?
Dosyanın özelliğine göre özellikle;
banka hesap hareketleri,
hesabı isteyen kişiyle yazışmalar,
para transfer dekontları,
ilgili telefon numaraları,
hesabın kim tarafından kullanıldığını gösterebilecek kayıtlar,
olay tarihine ilişkin diğer belgeler
önceden incelenebilir.
Buradaki amaç kolluğa rastgele belge sunmak değil, olayın kronolojisini doğru biçimde anlamaktır.
Dolandırıcılık Soruşturmasında İlk Savunma Neden Önemlidir?
İlk ifade dosyada kalır.
Yargılama aşamasına geçildiğinde mahkeme önceki ifadeleri görebilir.
Bu nedenle soruşturmanın başında söylenenlerle daha sonra ortaya çıkan teknik kayıtların uyumlu olması önemlidir.
Özellikle banka hesabı ve dijital delillerin bulunduğu dosyalarda “hatırlamadığım için böyle söyledim” şeklindeki açıklamalar her zaman ortaya çıkan çelişkiyi gidermeyebilir.
Bu nedenle ifade öncesinde dosyanın mümkün olduğunca anlaşılması önem taşır.
Dolandırıcılıktan İfadeye Çağrılan Kişi Ne Yapmalı?
Öncelikle çağrının hangi soruşturmayla ilgili olduğunu öğrenmelidir.
Ardından olay tarihini ve ilgili banka hareketini tespit etmelidir.
Banka hesabı başka bir kişiye kullandırılmışsa o kişiyle yapılan yazışmalar korunmalıdır.
Para transferinin hesaba girişinden sonraki hareketleri incelenmelidir.
Varsa ATM, telefon, IP ve mobil bankacılık kayıtlarının savunma açısından önemi değerlendirilmelidir.
Son olarak ifade, dosyadaki somut olay ve gerçek bilgiler üzerinden verilmelidir.
Sonuç
Dolandırıcılık soruşturmasında ifadeye çağrılmak kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Ancak özellikle banka hesabı, IBAN veya dijital kayıtlar nedeniyle soruşturmaya dahil edilen kişinin ifade işlemini önemsiz görmesi de doğru değildir.
Nitelikli dolandırıcılık dosyalarında mağdurun parasının hangi hesaba gönderildiği kadar, hesabı kimin kullandığı, mağdurla kimin iletişim kurduğu, parayı kimin yönlendirdiği ve hesap sahibinin olaydan haberdar olup olmadığı önem taşır.
Bu nedenle dolandırıcılıktan ifadeye çağrılan kişinin öncelikle suçlamayı ve dosyadaki bağlantısını anlaması; banka, telefon ve dijital delilleri koruması; olayın kronolojisini belirlemesi ve savunmasını somut dosya kapsamına göre oluşturması gerekir.
Özellikle TCK 158 kapsamında yürütülen nitelikli dolandırıcılık soruşturmalarında ilk ifade aşaması, soruşturmanın ilerleyen dönemindeki savunmanın temelini oluşturabilir.