FETÖ Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Kişiye Ceza Verilmeyebilir mi? TCK 221/4 ve 2026 Yargıtay Kararları

FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda en önemli hukuki tartışmalardan biri, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına mı karar verileceği, yoksa yalnızca ceza indirimi mi uygulanacağıdır.

Uygulamada etkin pişmanlık hükümlerinin mutlaka ceza indirimi sonucunu doğuracağı düşünülmektedir. Oysa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesi incelendiğinde, kanun koyucunun belirli şartların gerçekleşmesi durumunda fail hakkında cezaya hükmolunmamasını da öngördüğü anlaşılmaktadır.

Özellikle TCK 221/4 kapsamında gönüllü teslim olan kişi ile yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanında bulunan kişi arasında son derece önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır.

Bu ayrımın doğru yapılmaması, hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi mümkün olan bir sanığın hapis cezasına mahkûm edilmesi sonucunu doğurabilir.

1. FETÖ Davalarında Etkin Pişmanlık Nedir?

Etkin pişmanlık, belirli suçlar bakımından failin suç sonrasındaki davranışları nedeniyle cezasızlıktan veya ceza indiriminden yararlanabilmesini sağlayan özel bir ceza hukuku kurumudur.

Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarında etkin pişmanlık hükümleri, TCK’nın 221. maddesinde düzenlenmiştir.

Ancak etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için yalnızca kişinin pişman olduğunu açıklaması yeterli değildir. Kanunda düzenlenen objektif ve subjektif şartların somut olayda gerçekleşmesi gerekir.

Bu kapsamda;

  • Kişinin örgüt içerisindeki konumu,
  • Örgütten gönüllü ayrılıp ayrılmadığı,
  • Yetkili makamlara kendiliğinden başvurup başvurmadığı,
  • Yakalanmadan önce mi, sonra mı bilgi verdiği,
  • Verilen bilgilerin niteliği ve doğruluğu,
  • Kişinin örgüt içerisindeki faaliyetleriyle verdiği bilgilerin uyumu,
  • Pişmanlığın söz ve davranışlarla ortaya konulup konulmadığı

birlikte değerlendirilmelidir.

Burada önemli olan husus, etkin pişmanlık kurumunun her somut olayda aynı hukuki sonucu doğurmamasıdır.

2. FETÖ Etkin Pişmanlıkta Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Mümkün müdür?

Evet. TCK’nın 221. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleşmesi durumunda, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan kişi hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi mümkündür.

Özellikle TCK 221/4’ün birinci cümlesi bu bakımdan önemlidir.

Düzenlemeye göre örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da kanunda belirtilen diğer örgütsel fiilleri gerçekleştiren kişinin gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi durumunda, kanunun öngördüğü suçlar bakımından cezaya hükmolunmaz.

Dolayısıyla gönüllü teslim olma ve bilgi verme şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde yalnızca cezada indirim yapılmasıyla yetinilmesi hukuka aykırı olabilir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus bulunmaktadır.

Etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmemesi, kişinin örgütsel faaliyetleri kapsamında işlemiş olabileceği bütün bağımsız suçlardan otomatik olarak sorumsuz tutulacağı anlamına gelmez.

TCK 221’in sağladığı cezasızlığın kapsamı, ilgili fıkranın düzenlediği suçlarla sınırlıdır.

3. TCK 221/4 Kapsamında Gönüllü Teslim Olan Kişiye Ceza Verilir mi?

TCK 221/4 bakımından en önemli meselelerden biri gönüllü teslim olmanın hukuki niteliğidir.

Gönüllü teslim, kişinin yetkili makamlar tarafından fiilen yakalanmasından önce kendi iradesiyle teslim olmasıdır.

Burada kişinin hakkında soruşturma yürütüldüğünü öğrenmiş olması veya hakkında yakalama kararı bulunması, tek başına gönüllü teslim olma niteliğini ortadan kaldırmaz.

Önemli olan, somut olayda kişinin fiilen yakalanıp yakalanmadığı ve yetkili makamlara kendi iradesiyle başvurup başvurmadığıdır.

Örneğin hakkında yakalama kararı bulunduğunu öğrenen kişinin kolluk birimine kendiliğinden giderek teslim olması ile kolluk görevlilerince yakalanarak gözaltına alınması aynı hukuki durum değildir.

İlk durumda TCK 221/4’ün birinci cümlesi kapsamında cezasızlık gündeme gelebilecekken, ikinci durumda aynı fıkranın ikinci cümlesi kapsamında ceza indirimi söz konusu olabilir.

Bununla birlikte gönüllü teslim olma tek başına yeterli değildir. Kişinin örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili, kanunun ve yargısal uygulamanın aradığı nitelikte bilgi vermesi de gerekmektedir.

4. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2026/1476 Karar Sayılı Emsal Kararı

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2023/11435 Esas, 2026/1476 Karar sayılı kararı, gönüllü teslim olma ile yakalandıktan sonra bilgi verme arasındaki farkı ortaya koyması bakımından önemlidir.

Kararda, TCK 221/4’ün uygulanması bakımından kişinin hakkında yakalama kararı bulunmasının tek başına belirleyici olmadığı, esas olarak kişinin gönüllü teslim olup olmadığının araştırılması gerektiği açıklanmıştır.

Somut olayda sanığın kolluk birimine kendiliğinden giderek teslim olduğunun anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık şartlarının oluşması durumunda ceza verilmesine yer olmadığı sonucunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu kararın uygulamadaki önemi açıktır.

Hakkında yakalama kararı bulunan her kişinin mutlaka yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.

Mahkeme, teslim olmanın gerçekleşme biçimini, yakalama tutanağını ve olayın bütün özelliklerini incelemek zorundadır.

Dolayısıyla gönüllü teslim olan sanık hakkında yalnızca yakalama kararı bulunduğu gerekçesiyle TCK 221/4’ün ikinci cümlesinin uygulanması hukuken tartışmalıdır.

5. Yakalandıktan Sonra Etkin Pişmanlıkta Bulunan Kişiye Ceza Verilmemesi Mümkün müdür?

TCK 221/4’ün ikinci cümlesi, yakalandıktan sonra etkin pişmanlık kapsamında bilgi veren kişiler hakkında ceza indirimi öngörmektedir.

Bu durumda kanuni indirim oranı üçte bir ile dörtte üç arasındadır.

Dolayısıyla yakalandıktan sonra bilgi veren kişi bakımından TCK 221/4’ün ikinci cümlesinin doğrudan sonucu cezasızlık değil, ceza indirimidir.

Ancak bu durum, TCK 221’in diğer fıkralarında düzenlenen cezasızlık ihtimallerinin göz ardı edilmesini gerektirmez.

Örneğin TCK 221/3 kapsamında, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi hâlinde cezaya hükmolunmaması öngörülmüştür.

Bu nedenle her dosyada yalnızca TCK 221/4 değil, diğer fıkraların uygulanma koşulları da ayrı ayrı incelenmelidir.

6. FETÖ Etkin Pişmanlıkta Ceza İndirimi Ne Kadardır?

Yakalandıktan sonra etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişi hakkında TCK 221/4’ün ikinci cümlesi uyarınca üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılabilir.

Ancak mahkemenin indirim oranını tamamen soyut bir takdirle belirlemesi mümkün değildir.

İndirim oranı belirlenirken özellikle;

  • Verilen bilgilerin kapsamı,
  • Bilgilerin doğrulanabilirliği,
  • Kişinin örgütteki konumu,
  • Bilgilerin soruşturmaya katkısı,
  • Etkin pişmanlık beyanının hangi aşamada verildiği,
  • Beyanların samimiyeti,
  • Verilen bilgilerin kişinin bilgi sahibi olabileceği konularla uyumu

dikkate alınmalıdır.

Örneğin örgüt içerisindeki faaliyetleri sınırlı olan bir kişiden, örgütün üst yönetimine ilişkin ayrıntılı bilgiler vermesinin beklenmesi her durumda makul değildir.

Kişinin bilgi verme kapasitesi, örgüt içerisindeki gerçek konumuyla birlikte değerlendirilmelidir.

7. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2026/2770 Karar Sayılı Kararı

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 12.02.2026 tarihli, 2023/7586 Esas ve 2026/2770 Karar sayılı ilamı, etkin pişmanlık talebinin değerlendirilmesinde mahkemelerin araştırma yükümlülüğünü ortaya koymaktadır.

Kararda, sanık müdafiinin temyiz aşamasında sunduğu etkin pişmanlık talebinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay, sanığın duruşmada dinlenerek ayrıntılı beyanlarının alınması, gerektiğinde teşhis işlemlerinin yaptırılması ve verdiği bilgilerin ilgili birimler aracılığıyla araştırılması gerektiğini değerlendirmiştir.

Özellikle sanığın örgütte geçirdiği süre, konumu ve faaliyetleri dikkate alınarak verdiği bilgilerin yeterli ve faydalı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bu araştırmalar yapılmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda karar verilmesi eksik inceleme niteliğindedir.

Kararın önemli bir diğer yönü, etkin pişmanlık talebinin hüküm kesinleşinceye kadar gündeme gelebilmesidir.

Bu nedenle ilk derece yargılamasında etkin pişmanlık talebinde bulunmamış olmak, sonraki aşamalarda bu kurumun değerlendirilmesini her durumda engellemez.

8. FETÖ Etkin Pişmanlıkta Mutlaka Başka Kişilerin İsmini Vermek Gerekir mi?

Etkin pişmanlık uygulamasında en çok tartışılan konulardan biri, kişinin mutlaka başka örgüt mensuplarının isimlerini açıklamak zorunda olup olmadığıdır.

TCK 221/4’ün lafzı incelendiğinde, düzenlemenin yalnızca isim bildirilmesine dayanmadığı görülmektedir.

Kanun, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verilmesini aramaktadır.

Bu nedenle verilen bilginin yalnızca kişi isimlerinden ibaret olup olmadığı değil, örgütsel yapı ve faaliyetlerin aydınlatılmasına katkısı da önemlidir.

Bununla birlikte uygulamada isim, teşhis ve örgütsel bağlantılara ilişkin açıklamaların, verilen bilgilerin yeterliliğinin değerlendirilmesinde önem taşıdığı görülmektedir.

Ancak hiçbir kişi gerçekte bilmediği olayları açıklamaya veya sırf etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek amacıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunmaya zorlanamaz.

Etkin pişmanlık değerlendirmesi, kişinin gerçekten bildiği ve açıklayabileceği hususlar üzerinden yapılmalıdır.

9. FETÖ Etkin Pişmanlıkta Eksik Bilgi Verilmesi Cezasızlığa Engel midir?

Etkin pişmanlık beyanının yeterli olup olmadığı belirlenirken soyut bir değerlendirme yapılmamalıdır.

Örneğin örgüt içerisinde yalnızca belirli bir dönemde sınırlı faaliyetlerde bulunduğu iddia edilen kişinin, bütün örgütsel yapılanmaya ilişkin ayrıntılı bilgiler vermesi beklenemez.

Bu durumda kişinin verdiği bilgiler;

  • İsnat edilen örgütsel faaliyetler,
  • Faaliyetlerin gerçekleştiği dönem,
  • Kişinin örgüt içindeki konumu,
  • Bilgi sahibi olabileceği olaylar,
  • Dosyada mevcut diğer deliller

ile birlikte incelenmelidir.

Burada önemli olan, kişinin bildiği hususları samimi biçimde açıklayıp açıklamadığıdır.

Bununla birlikte yetersiz veya doğrulanamayan bilgilerin her durumda etkin pişmanlık şartlarını karşılayacağı da söylenemez.

Mahkeme, verdiği bilgilerin yetersiz olduğunu kabul ettiği kişinin hangi açıklamalarının neden yeterli görülmediğini somut ve denetlenebilir gerekçelerle ortaya koymalıdır.

10. Etkin Pişmanlık Talebinin Mahkeme Tarafından Değerlendirilmemesi Bozma Nedeni midir?

Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmesine rağmen mahkemenin bu talebi değerlendirmemesi, somut olayın özelliklerine göre hükmün bozulmasına neden olabilir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.01.2026 tarihli, 2023/11338 Esas ve 2026/1212 Karar sayılı ilamı bu konuda önemlidir.

Kararda, soruşturma aşamasından itibaren örgüt üyeleri ve örgütsel faaliyetlerle ilgili bilgiler veren sanık hakkında TCK 221/4’ün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

Dolayısıyla etkin pişmanlık talebinin yalnızca şeklen dosyada bulunması yeterli değildir.

Mahkemenin bu talebi incelemesi, gerekli araştırmaları yapması ve ulaştığı sonucu gerekçelendirmesi gerekir.

Özellikle sanığın beyanlarının mevcut delillerle örtüşüp örtüşmediği araştırılmadan etkin pişmanlık talebinin reddedilmesi, savunma hakkı ve eksik araştırma bakımından kanun yolu incelemesine konu olabilir.

11. Etkin Pişmanlık Nedeniyle Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Beraat Kararı mıdır?

Hayır.

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile beraat kararı birbirinden farklı hukuki sonuçlara dayanmaktadır.

Beraat kararı, CMK 223/2 kapsamında düzenlenen sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde verilir.

Örneğin yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması veya suçun kanuni unsurlarının oluşmaması beraat nedenidir.

Buna karşılık etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı, kanunda öngörülen özel şartlar nedeniyle sanık hakkında cezaya hükmolunmamasına dayanır.

Bu ayrım FETÖ/PDY davalarında özellikle önemlidir.

Çünkü örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığı bir dosyada, sırf etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ihtimali bulunduğu gerekçesiyle beraat talebinden vazgeçilmesi doğru bir savunma yaklaşımı olmayabilir.

Öncelikle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.

Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ise dosyanın özelliklerine göre ayrıca ele alınmalıdır.

12. Etkin Pişmanlıktan Yararlanan Kişiye Denetimli Serbestlik Uygulanır mı?

TCK 221/5 kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması öngörülmüştür.

Bu sürenin üç yıla kadar uzatılması mümkündür.

Dolayısıyla etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, kanunda öngörülen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmayacağı anlamına gelmez.

Buradaki denetimli serbestlik tedbiri, hapis cezasının infazına ilişkin denetimli serbestlik uygulamasından farklı bir hukuki düzenlemedir.

13. FETÖ Etkin Pişmanlıkta Hatalı Ceza İndirimi Nasıl İtiraz Konusu Yapılır?

Etkin pişmanlık hükümleri uygulandığı hâlde indirim oranının hatalı belirlendiği düşünülüyorsa, mahkeme kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulabilir.

Özellikle aşağıdaki durumlar hukuki inceleme gerektirir:

  • Gönüllü teslim olan kişi hakkında yalnızca ceza indirimi uygulanması,
  • Sanığın verdiği bilgilerin araştırılmaması,
  • Bilgilerin yeterliliğinin gerekçesiz şekilde reddedilmesi,
  • İndirim oranının somut gerekçe gösterilmeden alt sınırdan belirlenmesi,
  • Sanığın örgüt içerisindeki konumunun dikkate alınmaması,
  • Etkin pişmanlık talebinin hükümde tartışılmaması.

Bu tür hukuka aykırılıklar, dosyanın bulunduğu aşamaya göre istinaf veya temyiz başvurusunda ileri sürülebilir.

Ancak kanun yolu incelemesinde yalnızca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığının belirtilmesi yeterli değildir.

Hangi fıkranın neden uygulanması gerektiği, hangi delillerin araştırılmadığı ve mahkemenin hangi değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğu somut biçimde açıklanmalıdır.

14. FETÖ Etkin Pişmanlıkta Ceza Verilmemesi İçin Nasıl Savunma Yapılmalıdır?

Etkin pişmanlık kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir dosyada savunmanın yalnızca TCK 221/4’e atıf yapılarak hazırlanması yeterli değildir.

Öncelikle kişinin teslim olma biçimi belirlenmelidir.

Kolluk tutanakları, yakalama belgeleri, ifade alma işlemleri ve soruşturma evrakı birlikte incelenerek kişinin gönüllü teslim olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Ardından kişinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği bilgilerin içeriği değerlendirilmelidir.

Özellikle sanığın örgüt içerisindeki konumu ve faaliyetleri ile açıklamalarının birbiriyle uyumlu olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.

Gerekli görüldüğünde verilen bilgilerin doğruluğunun ilgili birimlerden araştırılması, teşhis işlemlerinin değerlendirilmesi ve eksik incelemelerin tamamlanması talep edilmelidir.

Savunmada ayrıca TCK 221/2, 221/3 ve 221/4 hükümlerinin birbirinden farklı koşullara sahip olduğu dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle her dosyada öncelikle hangi etkin pişmanlık düzenlemesinin uygulanabileceği belirlenmeli, ardından bu düzenlemenin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmalıdır.

15. Sık Sorulan Sorular

FETÖ etkin pişmanlık yapan herkes ceza indirimi mi alır?

Hayır. TCK 221’de bazı durumlarda cezaya hükmolunmaması, bazı durumlarda ise ceza indirimi öngörülmüştür. Hukuki sonuç, uygulanacak fıkraya ve somut olayın özelliklerine göre değişir.

FETÖ etkin pişmanlıkta ceza verilmesine yer olmadığı kararı alınabilir mi?

Evet. Özellikle TCK 221/4 kapsamında gönüllü teslim olma ve bilgi verme şartlarının gerçekleşmesi hâlinde ceza verilmesine yer olmadığı kararı gündeme gelebilir.

Hakkında yakalama kararı bulunan kişi gönüllü teslim olabilir mi?

Evet. Hakkında yakalama kararı bulunması, kişinin kendiliğinden teslim olmasının gönüllü teslim olarak değerlendirilmesine tek başına engel değildir.

Yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunan kişi ne kadar indirim alır?

TCK 221/4’ün ikinci cümlesi kapsamında üçte birden dörtte üçe kadar ceza indirimi uygulanabilir. Oran, verilen bilgilerin niteliğine ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Etkin pişmanlık talebi temyiz aşamasında yapılabilir mi?

Hüküm kesinleşmeden önce yapılan etkin pişmanlık taleplerinin değerlendirilmesi mümkündür. Ancak talebin usulî durumu ve hangi araştırmaların yapılması gerektiği somut dosyaya göre belirlenir.

Etkin pişmanlık beraat anlamına gelir mi?

Hayır. Beraat ile etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı farklı hukuki kurumlardır.

Sonuç: FETÖ Davalarında Etkin Pişmanlık Her Zaman Ceza İndirimi Anlamına Gelmez

FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamalarında etkin pişmanlık hükümlerinin doğru uygulanması, sanık hakkında verilecek kararın niteliğini doğrudan etkileyebilir.

TCK 221 kapsamında belirli şartların gerçekleşmesi durumunda ceza indirimi uygulanabileceği gibi, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de mümkündür.

Özellikle gönüllü teslim olma ile yakalandıktan sonra bilgi verme arasındaki ayrım, cezasızlık ve ceza indirimi bakımından belirleyici önemdedir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2026 tarihli kararları da etkin pişmanlık taleplerinin somut deliller üzerinden araştırılması ve gerekçeli biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu nedenle etkin pişmanlık savunmasının hazırlanmasında, sanığın teslim olma biçimi, verdiği bilgilerin niteliği, örgüt içerisindeki konumu ve dosyadaki diğer deliller birlikte incelenmelidir.

Etkin pişmanlık şartlarının oluşmasına rağmen ceza verilmesine yer olmadığı kararı yerine mahkûmiyet hükmü kurulması veya kanuni indirim oranının hatalı belirlenmesi, somut olayın özelliklerine göre kanun yolu denetimine konu olabilecek önemli hukuka aykırılıklar doğurabilir.

Av. Orçun Akbulut

Aydın – İzmir

Ceza Hukuku ve Terör Suçları

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!