Garson Verilerinde AYM’nin 2026 Kararları: Hangi Durumda Hak İhlali, Hangi Durumda Ret Kararı Veriliyor?

FETÖ/PDY soruşturmalarında Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kartlar, özellikle emniyet personeli hakkında yürütülen ceza soruşturmalarında ve kamu görevinden çıkarma işlemlerinde önemli bir tartışma konusu olmuştur.

Garson verilerinde ismi bulunan bir kişinin mutlaka örgütle bağlantılı olduğu kabul edilebilir mi? A4 veya EA kodlamaları tek başına kamu görevinden çıkarılmak için yeterli midir? Garson kodlaması nedeniyle meslekten ihraç edilen polisler Anayasa Mahkemesine başvurabilir mi?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 2 Nisan 2026 tarihinde verdiği iki önemli karar, bu soruların cevaplandırılması açısından dikkat çekmektedir.

Mehmet Emin Okyay başvurusunda hak ihlali kararı verilirken Doğan Doğan başvurusunda ihlal bulunmadığına karar verilmiştir.

Aynı tür dijital verilerin değerlendirildiği bu iki başvuruda farklı sonuçlara ulaşılmasının nedeni, delillerin içeriği ve idari yargı mercilerinin yaptığı incelemeler arasındaki farklılıklardır.

1. Garson SD Kartları ve Kodlamaların Hukuki Niteliği

Garson kod adlı gizli tanığın teslim ettiği dijital materyallerde emniyet personeline ilişkin çeşitli kodlama bilgileri bulunmaktadır.

Bu bilgiler, bazı kamu görevlilerinin FETÖ/PDY ile iltisaklı veya irtibatlı oldukları iddiasıyla yürütülen idari işlemlerde ve ceza soruşturmalarında kullanılmıştır.

Ancak dijital verilerde bir kişinin isminin bulunması ile bu kişinin silahlı terör örgütüne üye olduğunun ispatlanması birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

Ceza yargılamasında örgüt üyeliğinin unsurları ve mahkûmiyet için gereken ispat standardı esas alınır.

Kamu görevinden çıkarma işlemlerinin idari yargısal denetiminde ise örgütle iltisak veya irtibatın ciddi ve objektif nedenlerle ortaya konulup konulmadığı değerlendirilir.

AYM’nin 2026 tarihli kararları özellikle bu ikinci konuya ilişkindir.

2. AYM Mehmet Emin Okyay Kararı: Neden Hak İhlali Verildi?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 2 Nisan 2026 tarihli, 2023/47320 başvuru numaralı Mehmet Emin Okyay kararında, Garson verilerine dayanılarak kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun başvurusu incelenmiştir.

Başvurucuya ilişkin veri inceleme raporunda EA ve ETÜD: 2015/1 kodlamaları bulunmaktadır.

İdari yargı mercileri, söz konusu kodlama bilgilerinden hareketle başvurucunun FETÖ/PDY ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu sonucuna ulaşmıştır.

Ancak Anayasa Mahkemesi, yalnızca kodlama bilgilerinin değerlendirilmesini somut olay bakımından yeterli bulmamıştır.

Özellikle kodlamaların tutarlılığının ve doğruluğunun teyit edilmesi, gerekli araştırmaların yapılması ve ilgili kişinin açıklamalarının değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

AYM, somut başvuruda özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu kararın önemi, Garson verilerinin hiçbir şekilde delil olamayacağının kabul edilmesi değildir.

Karar, somut dosyadaki kodlamaların yeterli araştırma ve gerekçelendirme yapılmadan kullanılmasının anayasal sorun oluşturabileceğini göstermektedir.

3. AYM Doğan Doğan Kararı: Neden İhlal Bulunmadı?

Aynı tarihte verilen 2023/1011 başvuru numaralı Doğan Doğan kararında ise farklı bir sonuca ulaşılmıştır.

Başvurucu, ilçe emniyet müdür yardımcısı olarak görev yaparken kamu görevinden çıkarılmıştır.

Garson verilerinde A4 olarak kodlandığı belirtilmiştir.

Ancak bu dosyanın Mehmet Emin Okyay başvurusundan önemli bir farkı bulunmaktadır.

İdari yargı mercileri yalnızca Garson kodlamasını değil, başvurucu hakkındaki tanık beyanlarını da değerlendirmiştir.

Tanık anlatımları, başvurucunun FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişilerle ilgili bazı işlemleri ve personel görevlendirmelerini konu almaktadır.

AYM, kodlama bilgileriyle birlikte değerlendirilen bu anlatımların, idari yargı mercilerinin ulaştığı sonucu ilgili ve yeterli gerekçelerle desteklediği kanaatine varmıştır.

Bu nedenle özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiştir.

Kararın önemi, yalnızca belirli bir Garson kodlamasının bulunmasının değil, dosyanın bütününün ve gerekçelerin değerlendirilmiş olmasıdır.

4. İki Karar Arasındaki Temel Hukuki Fark Nedir?

Her iki başvuruda da Garson verileri bulunmaktadır.

Ancak Mehmet Emin Okyay dosyasında idari yargı mercilerinin yalnızca kodlama bilgilerine dayanarak sonuca ulaştığı değerlendirilmiştir.

Doğan Doğan dosyasında ise kodlama bilgileriyle birlikte tanık anlatımları da incelenmiştir.

AYM’nin ortaya koyduğu yaklaşım, her Garson kodlamasının mutlaka başka bir delille desteklenmesi gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır.

Farklı listelerdeki bilgileri içeren, tutarlı ve denetlenebilir veri analiz raporları bazı durumlarda iltisak ve irtibatın tespiti için tek başına yeterli kabul edilebilir.

Ancak kodlamaların doğruluğunu teyit eden başka veriler bulunmadığında ve mevcut rapor tek başına yeterli güvenilirliği sağlamadığında idari makamların ve mahkemelerin gerekli araştırmayı yapması gerekir.

Bu değerlendirme yapılırken ilgili kişinin karşı beyanları da dikkate alınmalıdır.

5. Garson Kodlaması Tek Başına İhraç İçin Yeterli midir?

Bu soruya bütün dosyalar bakımından geçerli tek bir cevap vermek mümkün değildir.

Öncelikle veri analiz raporunun içeriği incelenmelidir.

Kodlamanın hangi listede bulunduğu, başka listelerde aynı kişi hakkında farklı bilgiler yer alıp almadığı ve raporun tutarlılığı önemlidir.

Ayrıca ilgili kişinin kodlamaya karşı ileri sürdüğü açıklamalar değerlendirilmelidir.

Somut olayda başka delillerin bulunup bulunmadığı ve mevcut verilerin hangi gerekçelerle güvenilir kabul edildiği araştırılmalıdır.

AYM’nin 2026 tarihli kararları, bu değerlendirmelerin somut olayın özelliklerine göre yapılması gerektiğini göstermektedir.

6. Garson Verilerinde Çelişkili Kodlamalar Varsa Ne Yapılmalıdır?

Garson verilerine dayanan uyuşmazlıklarda önemli savunma konularından biri, aynı kişi hakkında farklı listelerde bulunan bilgilerin birbiriyle uyumlu olup olmadığıdır.

Bir veri analiz raporunda yer alan kodlamanın başka bir listedeki bilgilerle çelişmesi durumunda bu farklılığın açıklığa kavuşturulması talep edilebilir.

Özellikle şu hususlar incelenmelidir:

  • Aynı kişi hakkında farklı kodlamalar bulunup bulunmadığı.
  • Kodlamaların hangi tarihlere ait olduğu.
  • Verilerin güncellenip güncellenmediği.
  • Raporun hangi dijital materyaller esas alınarak hazırlandığı.
  • İlgili kişinin açıklamalarının değerlendirilip değerlendirilmediği.
  • İdari işlemin hangi somut verilere dayandırıldığı.

Ancak farklı tarihlerde farklı kodlamaların bulunması, verilerin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez.

Önemli olan, mevcut farklılıkların somut olay bakımından nasıl açıklandığıdır.

7. Garson Kodlaması Nedeniyle İhraç Edilen Polisler Göreve Dönebilir mi?

Mehmet Emin Okyay kararında hak ihlali tespit edilmiş olması, benzer kodlamalara sahip bütün kamu görevlilerinin kendiliğinden görevlerine döneceği anlamına gelmez.

Her dosyanın delil durumu ve yargılama süreci ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Özellikle idari yargı kararının kesinleşip kesinleşmediği, daha önce bireysel başvuru yapılıp yapılmadığı ve başvuru sürelerinin durumu önem taşır.

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararları, somut olayın koşullarına göre yeniden yargılama yapılmasını veya ihlalin sonuçlarının giderilmesine yönelik başka tedbirler alınmasını gerektirebilir.

Ancak ihlal kararı ile doğrudan göreve iade kararı birbirinden farklıdır.

Bu nedenle mevcut dosyadaki kararların ve başvuru imkânlarının ayrıca incelenmesi gerekir.

8. AYM’nin Garson Kararları Kesinleşmiş FETÖ Mahkûmiyetlerinde CMK 311 Nedeni Olabilir mi?

Bu konu, ceza yargılaması ile idari yargı arasındaki fark nedeniyle dikkatle değerlendirilmelidir.

Mehmet Emin Okyay ve Doğan Doğan kararları, kamu görevinden çıkarma işlemlerinin anayasal denetimine ilişkindir.

Bu kararlar, Garson verilerine dayanılarak verilen bütün ceza mahkûmiyetlerinin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymamaktadır.

Dolayısıyla yalnızca bu kararların yayımlanması, kesinleşmiş ceza mahkûmiyetleri bakımından kendiliğinden CMK 311 kapsamında yargılamanın yenilenmesi nedeni oluşturmaz.

Ancak mahkûmiyet dosyasında daha önce değerlendirilmeyen yeni olay veya delillerin ortaya çıkması hâlinde CMK 311’in uygulanabilirliği ayrıca incelenebilir.

Örneğin yeni bir teknik inceleme sonucunda mahkûmiyetin dayandığı veri analizinin hatalı olduğu ortaya konulmuşsa bu durumun hükme etkisi değerlendirilmelidir.

Burada önemli olan yeni bir yüksek mahkeme kararının yayımlanmasından ziyade, kanunun aradığı nitelikte yeni olay veya delilin bulunmasıdır.

9. Garson Verilerine Dayanan Davalarda Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?

Öncelikle dosyadaki veri analiz raporunun tamamı incelenmelidir.

Raporda bulunan kodlamalar, tarih bilgileri ve diğer kayıtlar karşılaştırılmalıdır.

İlgili kişi hakkındaki başka delillerin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

İdari yargı kararında hangi delillerin değerlendirildiği ve kişinin savunmalarının nasıl karşılandığı belirlenmelidir.

Mehmet Emin Okyay ve Doğan Doğan kararları birlikte incelenerek somut dosyanın hangi yönlerden bu kararlara benzediği veya farklılaştığı ortaya konulmalıdır.

Savunmada yalnızca lehe görünen kararın sonucuna dayanmak yerine, kararın gerekçesiyle somut dosya arasında bağlantı kurulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

AYM Garson verilerini hukuka aykırı mı buldu?

Hayır. AYM, Garson verilerinin her durumda hukuka aykırı veya geçersiz olduğunu kabul etmemiştir. Verilerin güvenilirliği, tutarlılığı ve somut dosyadaki diğer hususlarla birlikte değerlendirilmesine ilişkin ölçütler ortaya koymuştur.

Mehmet Emin Okyay kararı bütün ihraç edilen polisler için emsal midir?

Karar benzer uyuşmazlıklarda hukuki değerlendirmeye esas alınabilir. Ancak bütün dosyalarda otomatik olarak aynı sonucun ortaya çıkacağı anlamına gelmez.

Garson A4 kodlaması bulunan herkesin ihraç edilmesi hukuka uygun mudur?

Hayır. Yalnızca kodlamanın adından hareketle kesin sonuca ulaşılamaz. Veri analizinin içeriği, güvenilirliği ve somut dosyanın özellikleri incelenmelidir.

Garson verilerinde ismi bulunan ancak hakkında başka delil bulunmayan kişi dava açabilir mi?

Başvuru imkânları, ilgili idari işlemin niteliğine, önceki yargılama sürecine ve kanuni sürelere bağlıdır. Başka delil bulunmaması önemli olabilir ancak tek başına davanın kazanılacağını göstermez.

Garson kodlaması nedeniyle verilen ceza mahkûmiyeti bu kararlarla bozulur mu?

Hayır. Söz konusu AYM kararları doğrudan ceza mahkûmiyetlerinin bozulmasına ilişkin değildir. Ceza dosyasındaki deliller ve uygulanabilecek kanun yolları ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli Mehmet Emin Okyay ve Doğan Doğan kararları, Garson verilerine dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesinde önemli ölçütler ortaya koymuştur.

Bu kararların temel önemi, Garson kodlamalarının her durumda geçerli veya her durumda geçersiz olduğu şeklinde genel bir sonuca ulaşılmasını engellemesidir.

Her somut dosyada veri analizinin güvenilirliği, tutarlılığı, destekleyici deliller ve kişinin savunmaları birlikte değerlendirilmelidir.

Garson Verileri ve FETÖ Davalarında Hukuki Danışmanlık

Garson kodlamalarına dayanan ceza soruşturmaları, mahkûmiyet kararları ve kamu görevinden çıkarma işlemlerinde uygulanabilecek hukuki yollar, dosyanın özelliklerine göre değişmektedir.

Av. Orçun Akbulut tarafından Garson verileri, FETÖ/PDY soruşturmaları ve kesinleşmiş ceza dosyalarına ilişkin hukuki danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.

Ayrıntılı dosya incelemesi ve hukuki danışmanlık ücrete tabidir.

www.orcunakbulut.av.tr

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanın incelenmesi olmadan kesin bir hukuki sonuç çıkarılamaz.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!