Konkordato ilan eden bir şirketten alacaklı olan kişinin elinde ipotek, taşınır rehni veya başka bir ayni teminat bulunması, alacağının tamamını sorunsuz şekilde tahsil edebileceği anlamına gelmez. Bununla birlikte rehinli alacaklılar, adi alacaklılara göre önemli hukuki güvencelere sahiptir.
Özellikle bankaların ipotekli kredi alacakları, fabrika ve işyeri ipotekleri, ticari işletmelerin taşınır rehinleri ve finansman amacıyla tesis edilen teminatlar bakımından konkordato hükümleri farklı sonuçlar doğurmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 295. maddesi, konkordato mühletinde rehinli alacaklıların icra takibi yapmasına izin verirken, rehinli malın satışına kural olarak engel olmaktadır. Buna karşılık İİK’nin 308/c maddesi rehinle karşılanan alacakları adi konkordatonun genel bağlayıcı etkisi dışında tutmakta, 308/h maddesi ise belirli şartlarla rehinli borçların yeniden yapılandırılmasını mümkün kılmaktadır.
Dolayısıyla konkordatoda rehinli alacaklının durumunu değerlendirirken üç soruya cevap verilmelidir:
- Rehinli alacaklı icra takibi başlatabilir mi?
- İpotekli veya rehinli mal konkordato sırasında satılabilir mi?
- Rehinli alacaklı, kabul etmediği bir ödeme planıyla bağlı tutulabilir mi?
Bu soruların cevapları, alacağın teminat durumuna ve konkordatonun bulunduğu aşamaya göre değişmektedir.
Konkordatoda Rehinli Alacaklı Kimdir?
Rehinli alacaklı, alacağı taşınır veya taşınmaz üzerinde kurulmuş geçerli bir rehin hakkıyla güvence altına alınmış kişidir.
Ticari hayatta en sık karşılaşılan rehinli alacaklar, bankaların kredi sözleşmeleri nedeniyle tesis ettirdiği ipoteklerdir. Bunun dışında taşınır rehni, ticari işlemlerde taşınır rehni ve kanunen tanınmış diğer rehin hakları da gündeme gelebilir.
Örneğin bir şirket, bankadan kullandığı 20 milyon TL kredi karşılığında kendisine ait fabrikayı ipotek etmiş olabilir. Şirketin daha sonra konkordato talebinde bulunması, bankanın ipotek hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak ipotek hakkının devam etmesi ile ipotekli taşınmazın derhâl satılabilmesi aynı şey değildir.
Rehinli alacaklıların konkordato sürecindeki hakları, özellikle rehnin değeri, teminatın kapsamı ve mahkemece verilen mühlet kararları dikkate alınarak belirlenir.
Konkordato İlan Eden Şirkete Karşı Rehinli İcra Takibi Yapılabilir mi?
Evet. İİK’nin 295. maddesi uyarınca konkordato mühleti içerisinde rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılabilir.
Konkordato talebinden önce başlatılmış rehinli takiplerin sürdürülmesi de mümkündür.
Bu düzenleme, rehinli alacaklıların adi alacaklılardan ayrıldığı temel noktalardan biridir.
Çünkü İİK’nin 294. maddesi gereğince konkordato mühleti sırasında borçlu aleyhine kural olarak yeni icra takibi başlatılamaz ve başlamış takipler durur.
Rehinli alacaklar bakımından ise kanun özel bir istisna öngörmüştür.
İpotekli icra takibi konkordato nedeniyle durur mu?
İpotekli takipler yönünden konkordato mühleti, adi takiplerde olduğu gibi genel ve mutlak bir durma sonucu doğurmaz.
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya mevcut takip sürdürülebilir.
Ancak takip işlemlerinin sürdürülebilmesi, rehinli malın satışının da yapılabileceği anlamına gelmez.
İİK’nin 295. maddesi, takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmasını ve rehinli malın satışını kural olarak yasaklamaktadır.
Bu nedenle konkordato mühleti içerisinde ipotekli takip dosyasında işlemler yapılabilse dahi satış aşamasında kanuni engelle karşılaşılması mümkündür.
Konkordato Mühletinde İpotekli Taşınmaz Satılabilir mi?
Kural olarak hayır.
İİK’nin 295. maddesine göre konkordato mühleti sırasında rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
Bu korumanın amacı, konkordato talep eden şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli malvarlığının korunmasıdır.
Örneğin bir üretim şirketinin faaliyet gösterdiği fabrika binasının konkordato mühleti içerisinde satılması, işletmenin faaliyetlerinin sona ermesine neden olabilir.
Benzer şekilde üretimde kullanılan makinelerin veya işletmenin faaliyetleri açısından zorunlu taşınırların satılması da konkordato projesinin uygulanmasını imkânsız hâle getirebilir.
Bu nedenle kanun, rehinli alacaklının takip hakkını tamamen ortadan kaldırmadan rehinli malın satışını sınırlandırmıştır.
Ancak satış yasağı mutlak değildir.
Hangi durumlarda rehinli malın satışına izin verilebilir?
İİK’nin 295. maddesine 7327 sayılı Kanun’la eklenen düzenleme uyarınca belirli şartların varlığı hâlinde rehinli malın satışına mahkemece izin verilebilir.
Bunlar:
- Rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmemesi,
- Rehinli malın değerinin düşecek olması,
- Rehinli malın muhafazasının masraflı olmasıdır.
Bu durumlardan birinin bulunması, satış izninin değerlendirilmesine imkân sağlar.
Satışa izin verilmesi için İİK’nin 297. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen usul uygulanır.
Mahkeme, konkordato komiserinin görüşünü ve kanuni şartları değerlendirerek karar verir.
Satışın gerçekleşmesi hâlinde elde edilen bedelden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.
Burada önemli olan, satışın yalnızca alacaklının talebine dayanılarak değil, kanuni şartların gerçekleşmesi ve gerekli yargısal izin çerçevesinde yapılabilmesidir.
Konkordato İlan Eden Şirketin Fabrikası Banka Tarafından Satılabilir mi?
Bu sorunun cevabı fabrikanın konkordato projesindeki yerine göre değişebilir.
Örneğin bir şirketin 50 milyon TL değerindeki fabrikası, banka kredisine karşılık ipotek edilmiş olsun.
Şirket konkordato talep etmiş ve mahkeme tarafından mühlet kararı verilmişse banka, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Ancak fabrika konkordato projesine göre üretim faaliyetleri için kullanılacaksa, mühlet sırasında fabrikanın satılması kural olarak mümkün değildir.
Buna karşılık şirketin faaliyetleriyle ilgisi bulunmayan ve konkordato projesinde kullanılmayacağı öngörülen ipotekli bir taşınmaz bakımından satış izni verilmesi gündeme gelebilir.
Her iki durumda da mahkemenin vereceği karar ve konkordato dosyasındaki değerlendirmeler önem taşır.
Dolayısıyla konkordato ilan eden şirketin bütün ipotekli taşınmazlarının satıştan kesin olarak korunduğu söylenemez.
Konkordatoda Rehinli Alacaklar İndirime Tabi midir?
İİK’nin 308/c maddesi uyarınca rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları, tasdik edilen adi konkordatonun genel bağlayıcı etkisinin dışındadır.
Bu nedenle rehinli alacaklının, sırf adi konkordato tasdik edildiği için rehinle karşılanan alacağından aynı oranda vazgeçmek zorunda olduğu söylenemez.
Örneğin konkordato projesinde adi alacaklılara borçların yüzde 60’ının ödenmesi teklif edilmiş olabilir.
Rehinli alacaklının rehinle karşılanan alacağı bakımından bu oran kendiliğinden uygulanmaz.
Ancak İİK’nin 308/h maddesi kapsamında rehinli alacaklılarla özel bir yapılandırma yapılmışsa farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle adi konkordatonun rehinli alacaklara etkisi ile rehinli alacakların özel yapılandırılması birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Rehin Bedeli Alacağın Tamamını Karşılamıyorsa Ne Olur?
Konkordato uygulamasında rehinli alacaklılar bakımından en önemli sorunlardan biri, teminatın borcun tamamını karşılamamasıdır.
Örneğin bir bankanın şirketten 15 milyon TL alacağı bulunduğunu, buna karşılık ipotekli taşınmazın değerinin 9 milyon TL olduğunu düşünelim.
Bu durumda rehinle karşılanan 9 milyon TL ile teminatsız kalan 6 milyon TL aynı hukuki statüde değildir.
Rehinle karşılanan bölüm, adi konkordatonun genel bağlayıcı etkisinin dışındadır.
Rehin değerini aşan alacak bölümü ise kanuni şartlar çerçevesinde adi konkordato hükümlerine tabi olabilir.
Rehin açığı alacağı konkordatoya dahil edilir mi?
Evet. Rehinle karşılanmayan alacak bölümü bakımından konkordato projesine katılım ve adi alacaklı sıfatıyla değerlendirme gündeme gelir.
Ancak rehin açığının hesabı yalnızca alacaklının veya borçlunun ileri sürdüğü değere göre yapılmaz.
Rehinli malın değerinin belirlenmesinde İİK’nin 298. maddesindeki usul önem taşır.
Konkordato komiseri tarafından yapılan kıymet takdiri, alacağın hangi bölümünün rehinle karşılandığını belirlemede etkili olabilir.
Rehinli alacaklının yanlış kıymet takdirine süresinde itiraz etmemesi, konkordato sürecindeki hukuki konumunu olumsuz etkileyebilir.
Konkordatoda Rehinli Malın Kıymet Takdirine İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
İİK’nin 298. maddesi uyarınca konkordato komiseri, rehinli malların kıymetini takdir eder.
Kıymet takdirine ilişkin karar, alacaklılar toplantısından önce rehinli alacaklılara ve borçluya yazılı olarak bildirilir.
İlgililer, bildirimden itibaren yedi gün içerisinde ve gerekli masrafı önceden yatırmak suretiyle mahkemeden yeniden kıymet takdiri yapılmasını isteyebilir.
Bu süre özellikle bankalar, finans kuruluşları ve yüksek miktarlı ipotekli alacak sahipleri bakımından önem taşır.
Örneğin 30 milyon TL alacağı bulunan bir bankanın ipotekli taşınmazı 12 milyon TL olarak değerlendirilmişse, bu değer alacağın rehinle karşılanan ve adi alacak niteliğinde değerlendirilebilecek bölümlerini etkileyebilir.
Dolayısıyla kıymet takdirinin yalnızca teknik bir değerleme işlemi olduğu düşünülmemelidir.
Kıymet takdiri, rehinli alacaklının konkordato sürecindeki haklarını doğrudan etkileyen hukuki sonuçlar doğurabilir.
Konkordatoda Rehinli Alacaklılar Toplantısı Nasıl Yapılır?
İİK’nin 308/h maddesi, rehinli alacaklılarla müzakere ve borçların yapılandırılmasını düzenlemektedir.
Adi konkordato talep eden borçlu, ön projesinde belirtmek suretiyle rehinle teminat altına alınmış borçlarının yeniden yapılandırılmasını isteyebilir.
Bu durumda konkordato komiseri, kesin mühlet içerisinde uygun göreceği zamanda rehinli alacaklıları müzakereye davet eder.
Müzakerede borçlu tarafından anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya başka ödeme teklifleri sunulabilir.
Burada adi alacaklılar toplantısı ile rehinli alacaklıların özel yapılandırma müzakeresi birbirine karıştırılmamalıdır.
İki süreç farklı hukuki düzenlemelere tabidir.
Rehinli alacaklıların kaçının kabul etmesi gerekir?
İİK’nin 308/h maddesine göre müzakere sırasında ve müzakereyi takip eden yedi günlük katılım süresi içerisinde, rehinli alacaklıların alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğuyla anlaşma sağlanması gerekir.
Buradaki çoğunluk, yalnızca alacaklı sayısına göre değil, alacak miktarına göre hesaplanır.
Örneğin rehinli alacakların toplamı 90 milyon TL ise üçte ikiyi aşan çoğunluk için 60 milyon TL’den fazla alacağı temsil eden kabul gerekir.
Bu çoğunluğun sağlanması, kanunda öngörülen diğer şartların da gerçekleşmesi hâlinde kabul etmeyen rehinli alacaklılar bakımından sonuç doğurabilir.
Rehinli Alacaklı Konkordato Yapılandırmasını Kabul Etmek Zorunda mı?
Rehinli alacaklı, borçlunun teklifini kabul etmek zorunda değildir.
Ancak İİK’nin 308/h maddesinde düzenlenen özel yapılandırma bakımından gerekli çoğunluğun sağlanması hâlinde, anlaşmaya katılmayan rehinli alacaklıların da belirli bir ödeme planına tabi tutulması mümkündür.
Kanuna göre anlaşmaya katılmayan rehinli alacaklı, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadeli olanına tabi tutulabilir.
Bu durumda konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanır.
Ancak bu sonuç kendiliğinden doğmaz.
Mahkemenin yapılandırmayı kanuni şartlar yönünden denetlemesi ve ödeme planını tasdik kararına dahil etmesi gerekir.
Ayrıca adi konkordato projesinin alacaklılar toplantısında kabul edilmemesi hâlinde, 308/h kapsamında yapılan anlaşmalar ve anlaşmaya katılmayan rehinli alacaklılara ilişkin ödeme planı geçerli hâle gelmez.
Dolayısıyla rehinli alacaklının adi konkordatodan etkilenmemesi, özel yapılandırma hükümlerinden hiçbir şekilde etkilenmeyeceği anlamına gelmez.
Banka Konkordato İlan Eden Şirketin İpoteğini Kaldırmak Zorunda mı?
Hayır.
Konkordato talebinde bulunulması veya konkordatonun tasdik edilmesi, geçerli şekilde kurulmuş ipotek hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İpotek hakkının sona ermesi için borcun ve teminat ilişkisinin hukuki durumu, varsa yapılandırma anlaşması ve ilgili maddi hukuk hükümleri dikkate alınmalıdır.
Şirketin adi alacaklılara yönelik ödeme planının tasdik edilmiş olması, bankanın ipoteği kendiliğinden terkin etmesini gerektirmez.
Özellikle ticari kredilerde ipoteğin hangi borçları teminat altına aldığı, üst sınır ipoteği olup olmadığı ve teminat sözleşmesinin kapsamı ayrıca incelenmelidir.
Konkordato İlan Eden Şirketin Borcu İçin Üçüncü Kişinin Taşınmazı İpotek Edilmişse Ne Olur?
Ticari hayatta şirket borçları için şirket ortaklarının veya üçüncü kişilerin taşınmazlarının ipotek edilmesi sık karşılaşılan bir durumdur.
Örneğin bir limited şirketin banka kredisi için şirket ortağının şahsi taşınmazı ipotek edilmiş olabilir.
Şirketin konkordato talep etmesi, üçüncü kişinin taşınmazı üzerindeki ipoteği kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır.
İİK’nin 295. maddesindeki satış yasağının, konkordato borçlusunun malvarlığında bulunan rehinli mallar bakımından uygulanması ile üçüncü kişiye ait taşınmazlar bakımından uygulanması aynı mesele değildir.
Üçüncü kişiye ait taşınmazın konkordato korumasından yararlanıp yararlanamayacağı; takipteki taraf sıfatları, rehin verenin hukuki konumu, teminatın niteliği ve varsa üçüncü kişi hakkında verilmiş ayrı bir koruma kararı çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bu nedenle şirket konkordato ilan etti diye şirket ortağının şahsi taşınmazının da otomatik olarak satış yasağı kapsamına girdiği söylenemez.
Konkordatoda Rehinli Alacaklı Faiz Talep Edebilir mi?
Konkordato mühleti içerisinde faizlerin durumu, rehinli ve adi alacaklar bakımından farklılık gösterebilir.
İİK’nin 294. maddesi uyarınca tasdik edilen konkordato projesinde aksine hüküm bulunmadıkça, rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işlemesi kesin mühlet tarihinden itibaren durur.
Rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından ise aynı genel faiz durdurma kuralı uygulanmaz.
Ancak talep edilebilecek faiz miktarı ve faiz türü bakımından sözleşme hükümleri, teminatın kapsamı, ilgili mevzuat ve varsa İİK 308/h kapsamında yapılan yapılandırma anlaşması dikkate alınmalıdır.
Özellikle bankaların ticari kredi alacaklarında akdi faiz, temerrüt faizi ve ipotek kapsamındaki fer’ilerin birbirinden ayrılması gerekir.
Konkordato Tasdik Edilirse Rehinli İcra Takibi Ne Olur?
Konkordatonun tasdik edilmesi, rehinli alacaklının bütün haklarının ortadan kalkması anlamına gelmez.
Ancak tasdik kararının kesin mühlet üzerindeki etkisi, mahkemenin kararı ve varsa İİK’nin 308/h maddesi kapsamında yapılan yapılandırma birlikte değerlendirilmelidir.
Kural olarak rehinli alacaklı, rehin hakkından kaynaklanan güvencelerini korur.
Bununla birlikte özel yapılandırma anlaşması yapılmışsa alacaklının ödeme planına ilişkin yükümlülükleri ve hakları bu anlaşmaya göre şekillenebilir.
Ayrıca tasdik kararının ardından konkordato mühletinin sona ermesiyle, mühlete bağlı satış yasağının devam edip etmediği somut karar ve ilgili kanuni hükümler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Rehinli Alacaklıya Yapılandırma Kapsamında Ödeme Yapılmazsa Ne Olur?
İİK’nin 308/h maddesi kapsamında yapılan anlaşmaya uygun ödeme yapılmaması hâlinde rehinli alacaklıya özel bir başvuru imkânı tanınmıştır.
Kanuna göre kendisine anlaşmaya uygun ifada bulunulmayan rehinli alacaklı, konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak ilgili rehinli alacak bakımından anlaşmanın feshini isteyebilir.
Ancak anlaşmanın feshi, yapılandırma için aranan üçte ikiyi aşan çoğunluk oranını etkiliyorsa diğer rehinli alacaklılar bakımından da sonuçlar doğabilir.
Bu nedenle yapılandırmanın ihlali hâlinde yalnızca icra takibi değil, tasdik mahkemesinde başvuru yapılması da gündeme gelir.
Rehinli Alacaklı Konkordato Sürecinde Ne Yapmalı?
Rehinli alacaklıların konkordato sürecinde hak kaybı yaşamaması için özellikle şu hususlar önemlidir:
- İpotek veya rehin sözleşmesinin kapsamı incelenmelidir.
- Rehinli alacağın güncel anapara, faiz ve fer’ileri belirlenmelidir.
- Konkordato mühletinin başlangıç tarihi ve mahkeme kararları kontrol edilmelidir.
- Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip imkânı değerlendirilmelidir.
- Komiser tarafından yapılan kıymet takdiri incelenmeli, gerekiyorsa yedi günlük süre içerisinde itiraz edilmelidir.
- Rehin değerini aşan alacak kısmının konkordato projesindeki durumu takip edilmelidir.
- İİK 308/h kapsamında özel yapılandırma teklifi bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
- Yapılandırma teklifindeki faiz, vade ve teminat hükümleri değerlendirilmelidir.
- Rehinli malın satışına izin verilmesini gerektiren kanuni şartların bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
- Tasdik kararı sonrasında ödeme planına uyulmaması hâlinde başvurulabilecek hukuki yollar belirlenmelidir.
Rehinli alacaklı açısından konkordato sürecinin yalnızca icra dosyası üzerinden takip edilmesi yeterli değildir.
Konkordato mahkemesindeki kararlar, komiser raporları, kıymet takdiri ve yapılandırma müzakereleri de alacağın tahsilini doğrudan etkileyebilir.
Sık Sorulan Sorular
Konkordato ilan eden şirkete ipotekli icra takibi yapılabilir mi?
Evet. İİK’nin 295. maddesi uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya mevcut takibe devam edilebilir. Ancak rehinli malın satışı kural olarak yasaktır.
Konkordato mühletinde ipotekli ev satılabilir mi?
Kural olarak satılamaz. Ancak İİK’nin 295. maddesinde öngörülen istisnai şartların bulunması ve gerekli mahkeme izninin verilmesi hâlinde satış mümkün olabilir.
Bankanın ipoteği konkordato nedeniyle kalkar mı?
Hayır. Konkordato ilanı veya adi konkordatonun tasdiki, ipotek hakkını kendiliğinden sona erdirmez.
Rehinli alacaklı konkordatoda indirim kabul etmek zorunda mı?
Adi konkordato projesindeki indirim rehinle karşılanan alacağa kendiliğinden uygulanmaz. Ancak İİK 308/h kapsamında gerekli çoğunluk ve tasdik şartları oluşursa özel yapılandırma hükümleri sonuç doğurabilir.
Rehinli alacaklı kıymet takdirine kaç gün içinde itiraz edebilir?
İİK’nin 298. maddesine göre kıymet takdirinin bildirilmesinden itibaren yedi gün içinde, gerekli masraf önceden yatırılarak mahkemeden yeniden kıymet takdiri istenebilir.
Konkordatoda rehinli alacaklıların çoğunluğu nasıl hesaplanır?
İİK 308/h kapsamındaki özel yapılandırmada alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluk aranır.
Rehin bedeli borcu karşılamazsa kalan alacak ne olur?
Rehin değerini aşan alacak bölümü, kanuni şartlar çerçevesinde adi konkordato hükümlerine tabi olabilir.
Konkordato ilan eden şirketin borcu için ortağın evi satılabilir mi?
Şirketin konkordato ilan etmesi, üçüncü kişi tarafından verilen ipoteği kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Satışın mümkün olup olmadığı teminatın ve takibin hukuki özelliklerine göre değerlendirilir.
Konkordato sırasında bankanın faiz alacağı devam eder mi?
Rehinli alacaklar bakımından adi alacaklara uygulanan genel faiz durdurma kuralı aynı şekilde uygulanmaz. Ancak faiz türü, oranı ve teminat kapsamı ayrıca incelenmelidir.
Konkordatoda rehinli alacaklı yapılandırma anlaşmasını feshedebilir mi?
İİK 308/h kapsamında yapılan anlaşmaya uygun ödeme yapılmaması hâlinde, kanunda öngörülen şartlarla tasdik mahkemesinden ilgili anlaşmanın feshi istenebilir.
Sonuç: Konkordato Rehinli Alacaklının Hakkını Ortadan Kaldırmaz
Konkordato ilan eden bir şirketten rehinli alacağı bulunan kişinin hukuki konumu, adi alacaklılardan önemli ölçüde farklıdır.
Rehinli alacaklı, konkordato mühleti içerisinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatabilir veya mevcut takibini sürdürebilir. Ancak rehinli malın satışı kural olarak mümkün değildir.
Buna karşılık kanunda öngörülen istisnai şartlar mevcutsa mahkeme kararıyla satışa izin verilebilir.
Rehinli alacağın rehin değeriyle karşılanan bölümü, tasdik edilen adi konkordatonun genel bağlayıcı etkisi dışında kalır. Bununla birlikte İİK’nin 308/h maddesi kapsamında yapılan özel yapılandırmalar, rehinli alacaklıların ödeme koşullarını etkileyebilir.
Özellikle yüksek tutarlı banka kredileri, fabrika ipotekleri, ticari işletme rehinleri ve rehin değerini aşan alacaklar bakımından konkordato dosyasının ayrıntılı incelenmesi gerekir.
Rehinli alacaklı bakımından en önemli mesele, ipoteğin varlığı değil, bu teminatın konkordato sürecinde hangi şartlarla ve ne zaman paraya çevrilebileceğidir.
Av. Orçun Akbulut – Aydın
Aydın, Efeler, Kuşadası, Söke, Nazilli ve Türkiye genelinde konkordato, ipotekli alacakların tahsili, rehinli icra takipleri, kıymet takdirine itiraz ve konkordato sürecinde alacaklı hakları konusunda hukuki danışmanlık için iletişime geçebilirsiniz.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, mahkeme kararları ve güncel mevzuat hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.