Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi midir? Hakaret, Aşağılama ve İspat (2026)

Evlilikte şiddet yalnızca fiziksel saldırıdan ibaret değildir. Eşlerden birinin diğerini sürekli aşağılaması, hakaret etmesi, tehdit etmesi, küçük düşürmesi, sosyal çevresinden uzaklaştırmaya çalışması veya devamlı psikolojik baskı altında tutması da evlilik birliğini temelinden sarsabilecek davranışlardır.

Özellikle fiziksel şiddetin bulunmadığı ancak eşlerden birinin yıllarca hakaret, aşağılama ve duygusal baskıya maruz kaldığı evliliklerde, yaşananların hukuken boşanma sebebi olup olmadığı sıkça merak edilmektedir.

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davası açılması mümkündür. Bunun için mutlaka fiziksel şiddet yaşanmış olması veya eş hakkında ceza mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilmiş olması gerekmez.

Ancak psikolojik şiddet iddiasının hangi somut davranışlara dayandığı, bu davranışların evlilik birliğine etkisi ve ileri sürülen olayların nasıl ispatlanacağı önemlidir.

Bu yazımızda psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davasının şartlarını, Yargıtay’ın kusur değerlendirmesinde önem taşıyan davranışları, kullanılabilecek delilleri, manevi tazminat ve nafaka taleplerini inceleyeceğiz.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Açılabilir mi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmayı düzenlemektedir.

Kanuna göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davaları da çoğunlukla bu hükme dayanmaktadır.

Örneğin;

  • Eşin sürekli hakaret etmesi,
  • Diğer eşi toplum içerisinde aşağılaması,
  • Sürekli tehdit ve korkutma davranışlarında bulunması,
  • Eşinin ailesi ve arkadaşlarıyla görüşmesini engellemeye çalışması,
  • Devamlı değersizleştirici ifadeler kullanması,
  • Ekonomik bağımsızlığını ortadan kaldırmak amacıyla baskı uygulaması,
  • Eşini sürekli kontrol altında tutmaya çalışması,

gibi davranışlar, somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir.

Burada önemli olan yalnızca davranışın adı değil, niteliği, ağırlığı, sürekliliği ve evlilik hayatına etkisidir.

Bazı ağır davranışlar tek başına da evlilik birliğini ciddi biçimde sarsabilir. Bu nedenle psikolojik şiddetin mutlaka yıllarca devam etmesi gerektiği düşünülmemelidir.

Eşin Sürekli Hakaret Etmesi Boşanma Sebebi midir?

Eşler arasında zaman zaman tartışma yaşanması, tek başına boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir.

Ancak tartışmalar sırasında sürekli hakaret edilmesi, aşağılayıcı sözler söylenmesi veya eşin kişilik değerlerinin hedef alınması farklıdır.

Örneğin bir eşin diğerine sürekli olarak;

  • “Sen hiçbir işe yaramazsın.”
  • “Senden eş olmaz.”
  • “Senin ailenden de bir şey olmaz.”
  • “Ben olmasam hiçbir şey yapamazsın.”
  • “Seni kimse istemez.”

gibi sözler söylemesi, olayın bağlamı ve ispat durumuna göre psikolojik şiddet ve kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir.

Hakaretin yalnızca başkalarının yanında yapılması gerekmez. Eşlerin kendi aralarında gerçekleşen aşağılayıcı davranışlar da boşanma davasına konu olabilir.

Ayrıca hakaret içeren sözlerin ceza hukuku bakımından mutlaka hakaret suçunu oluşturması da boşanma davasında kusur değerlendirmesi yapılabilmesi için zorunlu değildir.

Ceza hukuku bakımından suç oluşturmayan bir davranış, aile hukuku bakımından evlilik yükümlülüklerinin ihlali niteliğinde olabilir.

Eşin Sürekli Aşağılaması ve Küçük Düşürmesi Boşanma Sebebi midir?

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davalarında karşılaşılan davranışlardan biri de eşin diğerini sürekli küçük düşürmesidir.

Bu davranışlar bazen açık hakaret şeklinde ortaya çıkarken bazen de eşin kişiliğini, mesleğini, gelirini, ailesini veya fiziksel özelliklerini hedef alan sözlerle gerçekleşmektedir.

Örneğin eşinin kazancını sürekli küçümseyen, arkadaşlarının yanında onu beceriksizlikle suçlayan veya ailesinin yanında aşağılayan kişinin davranışları boşanma davasında değerlendirilebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi gereğince eşler birbirlerine yardımcı olmak ve evlilik birliğinin mutluluğunu birlikte sağlamakla yükümlüdür.

Sürekli aşağılama ve küçük düşürme davranışları bu yükümlülüklerle bağdaşmayabilir.

Bununla birlikte boşanma davasında soyut biçimde “Eşim beni sürekli aşağılıyor.” denilmesi yerine olayların somutlaştırılması gerekir.

Hangi sözlerin söylendiği, olayların nerede gerçekleştiği, kimlerin bunlara tanık olduğu ve davranışların evlilik birliğini nasıl etkilediği açıklanmalıdır.

Eşin Sürekli Susması ve Konuşmayarak Cezalandırması Boşanma Sebebi midir?

Evlilikte her suskunluk psikolojik şiddet anlamına gelmez.

Eşlerden birinin tartışma sonrasında sakinleşmek için bir süre konuşmak istememesi veya yalnız kalma ihtiyacı duyması doğal olabilir.

Ancak diğer eşi cezalandırmak, değersiz hissettirmek veya taleplerini kabul ettirmek amacıyla sistematik şekilde iletişimi kesmek farklı değerlendirilmelidir.

Örneğin eşin;

  • Günlerce veya haftalarca diğer eşle konuşmaması,
  • Bilinçli olarak eşini yok sayması,
  • Temel aile meselelerini görüşmeyi sürekli reddetmesi,
  • Konuşmayı yalnızca belirli taleplerinin kabul edilmesi şartına bağlaması,
  • Diğer eşi aile içerisinde dışlaması,

gibi davranışları, bütün koşullar birlikte değerlendirildiğinde psikolojik baskı niteliği taşıyabilir.

Bu tür davranışların boşanma sebebi oluşturup oluşturmadığına karar verilirken davranışların amacı, sürekliliği, etkisi ve diğer eşin tutumu önemlidir.

Dolayısıyla sessiz kalma cezası olarak adlandırılan davranış, her olayda kendiliğinden boşanma sebebi değildir; ancak sistematik bir psikolojik baskı aracına dönüşmesi hâlinde boşanma davasında ileri sürülebilir.

Eşin Sürekli Tehdit Etmesi Boşanma Sebebi midir?

Eşin diğerini tehdit etmesi, evlilik birliğini ciddi biçimde etkileyebilecek davranışlardandır.

Tehdit her zaman fiziksel zarar verme şeklinde ortaya çıkmayabilir.

Örneğin;

  • “Boşanırsan çocuklarını göremezsin.”
  • “Seni ailene rezil ederim.”
  • “Evden gidersen hiçbir şey alamazsın.”
  • “Seni parasız bırakırım.”
  • “Kimse sana inanmaz.”

gibi sözler, bağlamlarına göre korkutma, baskı veya tehdit niteliği taşıyabilir.

Bu tür davranışların boşanma davasında kusur olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Ayrıca tehdidin niteliğine göre 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu veya önleyici tedbirler de gündeme gelebilir.

Fiziksel saldırının gerçekleşmesini beklemek, koruma tedbiri talep edebilmek için her durumda gerekli değildir.

Eşin Ailesiyle ve Arkadaşlarıyla Görüşmesini Engellemesi

Psikolojik şiddetin önemli görünümlerinden biri, kişinin sosyal çevresinden uzaklaştırılmasıdır.

Eşlerden birinin diğerinin ailesiyle görüşmesini yasaklaması, arkadaşlarıyla iletişimini sürekli denetlemesi veya sosyal ilişkilerini tehdit yoluyla sınırlandırması evlilikte ciddi sorunlara neden olabilir.

Örneğin eşin;

  • Diğer eşin ailesini ziyaret etmesini sürekli engellemesi,
  • Telefon görüşmelerini kontrol altında tutması,
  • Arkadaşlarıyla görüşmesini tehdit ederek yasaklaması,
  • Sosyal çevresini terk etmesi için baskı uygulaması,
  • Kıskançlık gerekçesiyle günlük yaşamını sürekli denetlemesi,

gibi davranışları, olayın özelliklerine göre psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davasında kusur olarak ileri sürülebilir.

Evlilik, eşlerden birinin diğerinin kişisel özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırdığı bir ilişki değildir.

Ekonomik Baskı Psikolojik Şiddet Sayılır mı?

Evlilik içerisinde ekonomik sorunlar yaşanması veya tarafların gelirlerinin farklı olması tek başına kusur oluşturmaz.

Ancak ekonomik imkânların diğer eş üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanılması farklıdır.

Örneğin eşin çalışmasını keyfî biçimde engellemek, gelirine zorla el koymak, temel ihtiyaçlarını karşılamasını baskı aracı olarak kullanmak veya ekonomik bağımlılığını tehditlerle sürdürmeye çalışmak, somut olayın özelliklerine göre ekonomik ve psikolojik şiddet niteliği taşıyabilir.

Bu davranışlar psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davasında diğer olaylarla birlikte değerlendirilebilir.

Özellikle ekonomik baskının hakaret, aşağılama ve sosyal izolasyonla birlikte gerçekleşmesi durumunda, olayların bütününün ortaya konulması önem taşır.

Narsist Eşten Boşanmak Mümkün müdür?

İnternette sıkça araştırılan konulardan biri de “narsist eşten boşanma” konusudur.

Ancak boşanma davalarında önemli olan eşin günlük dilde narsist olarak tanımlanması veya kişiliğine ilişkin soyut değerlendirmeler değildir.

Mahkeme, somut davranışları inceler.

Örneğin eşin sürekli aşağılaması, tehdit etmesi, diğer eşin sosyal ilişkilerini kısıtlaması veya sistematik baskı uygulaması boşanma davasında değerlendirilebilir.

Bunun için diğer eşe psikiyatrik bir tanı konulması zorunlu değildir.

Ayrıca bir kişinin yalnızca tartışmalarda bencil veya ilgisiz davranması, kendiliğinden kişilik bozukluğu bulunduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle dava dilekçesinin “Eşim narsisttir.” şeklindeki genel ifadeler üzerine değil, ispatlanabilir somut olaylar üzerine kurulması gerekir.

Psikolojik Şiddet Nasıl İspatlanır?

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davalarının en önemli aşamalarından biri ispat sürecidir.

Fiziksel şiddet olaylarında bazı durumlarda darp raporu veya hastane kaydı bulunabilirken, psikolojik şiddet çoğu zaman yazılı belge bırakmadan gerçekleşmektedir.

Bununla birlikte psikolojik şiddetin yalnızca sağlık raporuyla ispatlanabileceği düşünülmemelidir.

1. Tanık beyanları

Eşin hakaretlerine, tehditlerine, aşağılayıcı davranışlarına veya sosyal baskısına doğrudan tanık olan kişilerin beyanları önemlidir.

Tanıkların yalnızca taraflardan birinin anlattıklarını tekrar etmesi ile olayları bizzat görüp duyması arasında ispat gücü bakımından fark bulunabilir.

2. WhatsApp ve SMS yazışmaları

Hakaret, tehdit, aşağılama veya baskı içeren hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar delil olarak kullanılabilir.

Mesajların gerçekliği, bütünlüğü, elde edilme biçimi ve hangi olayla bağlantılı olduğu önem taşır.

3. Sosyal medya mesajları

Sosyal medya üzerinden gönderilen tehdit ve hakaret içerikli mesajlar, hukuka uygun elde edilmeleri koşuluyla değerlendirilebilir.

4. Sağlık kayıtları

Psikolojik şiddet nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurulmuş olması hâlinde ilgili kayıtlar, kişinin yaşadığı etkilerin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Ancak sağlık kaydı tek başına diğer eşin bütün iddia edilen davranışları gerçekleştirdiğini ispatlamaz.

5. Kolluk ve savcılık başvuruları

Tehdit, hakaret veya şiddet nedeniyle yapılmış başvurular ve bunlara ilişkin soruşturma evrakları da olayın özelliklerine göre delil olarak sunulabilir.

6. Koruma kararları ve diğer resmî belgeler

6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş tedbir kararları ve bunlarla ilgili belgeler dosyada değerlendirilebilir.

Ancak bir tedbir kararının bulunması, boşanma davasında ileri sürülen bütün kusur iddialarının kendiliğinden ispatlandığı anlamına gelmez.

Önemli uyarı: Eşin telefonuna izinsiz erişilmesi, şifrelerinin kırılması, özel haberleşmelerinin ele geçirilmesi veya gizli kayıt yapılması hukuka aykırılık sorunları doğurabilir. Ses ve görüntü kayıtlarının hukuki niteliği, elde edilme koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanmada Yargıtay’ın Yaklaşımı

Yargıtay’ın boşanma davalarındaki kusur değerlendirmesinde eşlerin birbirlerine yönelik somut davranışları önem taşımaktadır.

Hakaret, aşağılama, tehdit, küçük düşürme ve baskı niteliğindeki davranışlar, somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan kusurlu davranışlar arasında değerlendirilebilir.

Ancak mahkeme yalnızca taraflardan birinin kendisini psikolojik şiddet mağduru olarak nitelendirmesiyle yetinmez.

İleri sürülen olayların ispatlanması, karşı tarafın savunmaları, tarafların davranışları ve uyuşmazlığın bütün koşulları birlikte incelenir.

Ayrıca kusur değerlendirmesinde her olayın ağırlığı aynı değildir.

Örneğin karşılıklı tartışma ile sistematik tehdit ve aşağılama davranışlarının hukuki ağırlığı aynı kabul edilemez.

Bu nedenle psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davasında, olayların tek tek açıklanması ve kusur değerlendirmesine elverişli delillerin ortaya konulması gerekir.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanmada Manevi Tazminat Alınabilir mi?

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davalarında manevi tazminat talebi önemli bir yer tutmaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesine göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.

Özellikle;

  • Sürekli hakaret,
  • Ağır aşağılama,
  • Sistematik tehdit,
  • Kişilik değerlerinin hedef alınması,
  • Eşin toplum içerisinde küçük düşürülmesi,

gibi davranışlar, somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı bakımından değerlendirilebilir.

Ancak psikolojik şiddet iddiasıyla boşanma davası açılması, mutlaka manevi tazminata hükmedileceği anlamına gelmez.

Mahkeme; tarafların kusurlarını, kişilik hakkına yönelik saldırının niteliğini, olayların ağırlığını ve diğer hukuki koşulları değerlendirir.

Manevi tazminat miktarı için kanunda her olayda uygulanacak sabit bir tarife bulunmamaktadır.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanmada Maddi Tazminat İstenebilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesine göre boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu diğer taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.

Bu nedenle psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davasında maddi tazminat da gündeme gelebilir.

Ancak maddi tazminat ile manevi tazminatın koşulları birbirinden farklıdır.

Maddi tazminat değerlendirmesinde boşanma nedeniyle zedelenen mevcut veya beklenen menfaatler ve tarafların kusur durumları dikkate alınır.

Dolayısıyla her psikolojik şiddet olayında kendiliğinden maddi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanmada Nafaka Alınabilir mi?

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davasında nafaka talepleri de ileri sürülebilir.

Ancak nafaka, psikolojik şiddetin otomatik sonucu değildir.

Dava sırasında Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca geçici önlemler ve tedbir nafakası gündeme gelebilir.

Boşanma sonrasında yoksulluk nafakası bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki şartlar değerlendirilir.

Buna göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması ve diğer kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir.

Çocuklar bakımından iştirak nafakası ise çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın ekonomik durumları dikkate alınarak belirlenir.

Bu nedenle psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davasında nafaka, tazminat ve kusur konularının birbirinden ayrılarak değerlendirilmesi gerekir.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?

6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunmasına yönelik düzenlemeler içermektedir.

Kanun kapsamında psikolojik şiddet ve şiddet tehdidi de önem taşımaktadır.

Olayın niteliğine göre;

  • Şiddet tehdidi, hakaret ve aşağılamanın yasaklanması,
  • Şiddet uygulayan kişinin müşterek konuttan uzaklaştırılması,
  • Korunan kişiye yaklaşmasının engellenmesi,
  • İletişim araçlarıyla rahatsız etmesinin önlenmesi,

gibi önleyici tedbirler talep edilebilir.

Bu tedbirlerin kapsamı, olayın özelliklerine ve kanuni koşullara göre belirlenir.

Koruma tedbiri talep edebilmek için mutlaka boşanma davası açılmış olması gerekmez.

Ayrıca koruma tedbirleri ile boşanma davasında kusurun ispatlanması birbirinden farklı hukuki değerlendirmelerdir.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davası, çoğunlukla Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesine dayanılarak açılır.

Bununla birlikte davranışların niteliğine göre Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebinin koşulları da ayrıca incelenebilir.

TMK 162’ye dayanılması hâlinde bu maddeye özgü hak düşürücü süreler ve af hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Dava açılmadan önce;

  • Psikolojik şiddet oluşturan davranışlar belirlenmeli,
  • Olayların tarihleri ve gerçekleşme biçimleri açıklanmalı,
  • Tanıklar ve diğer deliller tespit edilmeli,
  • Tarafların kusur durumları değerlendirilmeli,
  • Nafaka ve tazminat talepleri somutlaştırılmalı,
  • Gerekiyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbirler değerlendirilmelidir.

Dava dilekçesinde yalnızca “Eşim bana psikolojik şiddet uyguluyor.” denilmesi yerine, bu iddiaya dayanak olan olayların açıkça belirtilmesi önemlidir.

Boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesi uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davalarının tamamı için geçerli sabit bir süre bulunmamaktadır.

Davanın süresi;

  • Mahkemenin iş yüküne,
  • Tanık sayısına,
  • Delillerin toplanma sürecine,
  • Tarafların iddia ve savunmalarına,
  • Kanun yolu başvurularına,

göre değişebilir.

Özellikle psikolojik şiddetin uzun yıllara yayıldığı ve çok sayıda olayın ileri sürüldüğü davalarda, delillerin düzenli biçimde sunulması önem taşımaktadır.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Eşim bana sürekli bağırıyor, boşanabilir miyim?

Sürekli bağırma, hakaret ve aşağılama davranışları somut olayda evlilik birliğini temelinden sarsacak ağırlıktaysa boşanma sebebi oluşturabilir. Davranışların niteliği ve deliller önemlidir.

Psikolojik şiddeti ispatlamak için doktor raporu şart mı?

Hayır. Psikolojik şiddet tanık beyanları, hukuka uygun mesaj kayıtları, resmî belgeler ve diğer delillerle de ispatlanabilir.

Eşim benimle günlerce konuşmuyor, boşanma sebebi mi?

Her iletişimsizlik boşanma sebebi değildir. Ancak sistematik biçimde cezalandırma ve psikolojik baskı amacıyla sürdürülen davranışlar, diğer koşullarla birlikte değerlendirilebilir.

Psikolojik şiddet nedeniyle manevi tazminat alabilir miyim?

Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi hâlinde manevi tazminat talep edilebilir.

Eşim sürekli beni tehdit ediyor, uzaklaştırma alabilir miyim?

Tehdidin niteliğine ve somut olayın koşullarına göre 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu veya önleyici tedbirler talep edilebilir.

Psikolojik şiddet uygulayan eş mutlaka ağır kusurlu mudur?

Hayır. Kusur derecesi, olayların ağırlığı ve tarafların tüm davranışları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Narsist eşten boşanmak için psikiyatri raporu gerekir mi?

Boşanma davasında somut kusurlu davranışların ispatlanması esastır. Eşe psikiyatrik tanı konulmuş olması genel bir zorunluluk değildir.

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanmak için önce şikâyetçi olmak gerekir mi?

Hayır. Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için önceden ceza şikâyetinde bulunulmuş olması zorunlu değildir.

Sonuç: Psikolojik Şiddet de Boşanma Sebebi Olabilir

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek önemli uyuşmazlıklardandır.

Eşin sürekli hakaret etmesi, aşağılaması, tehdit etmesi, diğer eşin sosyal ilişkilerini kısıtlaması veya sistematik baskı uygulaması, somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir.

Ancak her tartışma, her suskunluk veya her anlaşmazlık psikolojik şiddet olarak nitelendirilemez.

Boşanma davasında önemli olan somut olayların, kusurlu davranışların ve delillerin birlikte değerlendirilmesidir.

Özellikle psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davalarında kusur, manevi tazminat, maddi tazminat, nafaka ve gerektiğinde koruma tedbirleri birbirleriyle bağlantılı ancak farklı hukuki şartlara tabi konulardır.

Bu nedenle dava açılmadan önce hukuki değerlendirme yapılması ve dava dilekçesinin somut olaylara dayanılarak hazırlanması önem taşımaktadır.

Aydın’da Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası ve Hukuki Destek

Aydın, Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası, Didim ve çevresinde psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davası açmayı düşünen kişiler bakımından delillerin, kusur durumunun, nafaka ve tazminat taleplerinin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Akbulut Hukuk Bürosu olarak çekişmeli boşanma davalarında, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, psikolojik şiddet, nafaka, maddi ve manevi tazminat ile koruma tedbirleri konularında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız.

Psikolojik şiddet nedeniyle boşanma davasının şartları, delillerin hukuki niteliği ve ileri sürülebilecek talepler konusunda hukuki destek almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!