İstinafta Kesinleşen Ceza Yargıtay’a Götürülebilir mi? (2026)

Ceza mahkemesinde yargılanan ve hakkında mahkûmiyet kararı verilen kişilerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri, istinaf incelemesi sonucunda kararın kesinleşmesidir. Özellikle bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi ve kararında temyiz yolunun kapalı olduğunu belirtmesi, hükümlüler ve yakınları bakımından ciddi bir belirsizlik yaratmaktadır.

Peki, istinafta kesinleşen ceza Yargıtay’a götürülebilir mi? İstinaf mahkemesinin kesin kararına karşı başka bir hukuki yol bulunmakta mıdır?

Bu soruların cevabı, mahkûmiyetin niteliğine, verilen cezanın miktarına, suçun türüne ve bölge adliye mahkemesinin kararına göre değişmektedir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286, 308/A, 309 ve 311. maddeleri, kesinleşmiş ceza kararlarının hangi şartlarda yeniden incelenebileceği bakımından önem taşımaktadır.

1. İstinafta Kesinleşen Ceza Ne Demektir?

İlk derece ceza mahkemesinin verdiği hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosya, görevli bölge adliye mahkemesi ceza dairesine gönderilir.

Bölge adliye mahkemesi yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine, hükmün düzeltilmesine, yeniden hüküm kurulmasına veya kanunda öngörülen şartlarda bozma kararı verilmesine karar verebilir.

Ancak bölge adliye mahkemesinin her kararı Yargıtay denetimine açık değildir.

CMK’nın 286. maddesi uyarınca bazı kararlar temyiz edilebilirken bazıları kesin niteliktedir.

Örneğin, ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi, kural olarak temyiz edilemeyen kararlar arasındadır.

Bununla birlikte, kanunda bazı suçlar bakımından özel istisnalar bulunmaktadır.

Dolayısıyla yalnızca ceza miktarına bakılarak bir kararın kesin olduğu sonucuna varılması doğru değildir.

2. İstinafta Kesinleşen Ceza Yargıtay’a Gider mi?

İstinafta kesinleşen cezanın doğrudan olağan temyiz yoluyla Yargıtay’a götürülmesi kural olarak mümkün değildir.

Ancak burada iki hususun birbirinden ayrılması gerekir.

Birincisi, bölge adliye mahkemesi kararının gerçekten temyize kapalı olup olmadığıdır.

İkincisi ise temyiz yolu kapalı olsa bile karar hakkında olağanüstü kanun yollarının işletilip işletilemeyeceğidir.

Özellikle CMK 286/3 kapsamında yer alan suçlarda, belirli şartlarla ceza miktarından bağımsız olarak temyiz imkânı bulunabilmektedir.

Bu nedenle istinaf kararının sonunda yer alan kesinlik açıklaması tek başına yeterli görülmemeli; kararın temyiz edilebilirliği ilgili kanun hükümleri çerçevesinde ayrıca incelenmelidir.

Kararın gerçekten kesin olduğunun anlaşılması hâlinde ise CMK 308/A kapsamında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi gündeme gelebilir.

3. CMK 286 Kapsamında Hangi Ceza Kararları Temyiz Edilemez?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. maddesi, bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilebilirliğini düzenlemektedir.

Kanunda belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere aşağıdaki kararlar temyiz edilemeyen kararlar arasında bulunmaktadır:

  • İlk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi.
  • İlk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezasının bölge adliye mahkemesince artırılmaması.
  • Kanunda belirtilen adli para cezalarına ilişkin kararlar.
  • CMK 286/2 kapsamında açıkça temyiz dışı bırakılan diğer kararlar.

Ancak bu düzenlemelerin uygulanmasında suçun niteliği, mahkûmiyet hükmünün kapsamı ve CMK 286/3’teki istisnalar birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle ilk derece mahkemesinde verilen cezanın istinaf incelemesinde artırılması veya bölge adliye mahkemesinin ilk defa mahkûmiyet hükmü kurması durumunda farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

Bu nedenle kesinleşmiş bir ceza dosyasında öncelikle yapılması gereken işlem, temyiz yolunun gerçekten kapalı olup olmadığının belirlenmesidir.

4. İstinaf Mahkemesinin Kesin Kararına CMK 308/A Kapsamında İtiraz Edilebilir mi?

İstinafta kesinleşen ceza bakımından en önemli olağanüstü kanun yollarından biri CMK 308/A maddesinde düzenlenen itiraz yetkisidir.

Bu düzenleme uyarınca bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı resen veya istem üzerine itiraz yoluna başvurabilir.

Sanık lehine yapılacak itiraz bakımından kanunda süre sınırı öngörülmemiştir.

Buna karşılık sanık aleyhine yapılacak itirazlar bakımından kanuni süre bulunmaktadır.

Burada önemli olan husus, hükümlünün doğrudan Yargıtay’a temyiz başvurusu yapması ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığından itiraz yetkisinin kullanılmasını istemesinin birbirinden farklı işlemler olmasıdır.

CMK 308/A başvurusunda bulunulması, Cumhuriyet Başsavcılığının mutlaka itiraz edeceği anlamına gelmez.

Başvuruda kararın hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu somut biçimde ortaya konulmalıdır.

5. CMK 308/A İtirazı Nasıl Yapılır?

İstinafta kesinleşen ceza hakkında CMK 308/A kapsamında inceleme yapılması isteniyorsa ilgili bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben gerekçeli bir dilekçe hazırlanabilir.

Bu dilekçede yalnızca mahkûmiyet kararının haksız olduğunun belirtilmesi yeterli değildir.

Özellikle şu hususların değerlendirilmesi gerekir:

  • Mahkûmiyet hükmünün hangi delillere dayandığı.
  • Suçun kanuni unsurlarının oluşup oluşmadığı.
  • Savunma hakkının sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı.
  • Hukuka aykırı delillerin hükme esas alınıp alınmadığı.
  • Mahkeme kararının yeterli ve denetlenebilir gerekçe içerip içermediği.
  • Lehe kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı.
  • Bölge adliye mahkemesinin istinaf nedenlerini yeterince karşılayıp karşılamadığı.

İtirazın hukuki dayanakları açıkça gösterilmeli, dosyada mevcut delillerle ileri sürülen hukuka aykırılıklar arasında bağlantı kurulmalıdır.

Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz yetkisini kullanırsa dosya kanunda düzenlenen usule göre ilgili ceza dairesince değerlendirilir.

İtirazın kabul edilmemesi hâlinde ise dosya, CMK 308/A’da öngörülen şartlar çerçevesinde ceza daireleri başkanlar kurulunun incelemesine konu olabilir.

6. İstinafta Kesinleşen Ceza İçin Kanun Yararına Bozma İstenebilir mi?

Bu konuda uygulamada önemli bir kavram karışıklığı bulunmaktadır.

CMK 309’da düzenlenen kanun yararına bozma, hâkim veya mahkemeler tarafından verilen ve istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümler için öngörülmüştür.

Dolayısıyla bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapılarak kesinleştirilen mahkûmiyet hükmüne karşı CMK 309 yolunun doğrudan uygulanması kural olarak mümkün değildir.

İstinaf incelemesinden geçmiş bir hüküm ile hiçbir olağan kanun yolu incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bir hüküm aynı hukuki durumda değildir.

Örneğin ilk derece mahkemesinin verdiği ve istinaf başvurusu yapılmadığı için kesinleşen bir karar bakımından CMK 309 şartları değerlendirilebilir.

Buna karşılık istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş bir mahkûmiyet bakımından öncelikle CMK 308/A ve diğer uygun hukuki yollar incelenmelidir.

Bu ayrımın yapılmaması, sonuç alınamayacak başvurularla zaman kaybedilmesine neden olabilir.

7. İstinafta Kesinleşen Ceza İçin Yargılamanın Yenilenmesi İstenebilir mi?

Evet. Kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde istinafta kesinleşmiş mahkûmiyet kararları hakkında da yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir.

CMK 311, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebeplerini düzenlemektedir.

Özellikle yeni olayların veya yeni delillerin ortaya çıkması, önceki yargılamada kullanılan belgelerin sahteliğinin anlaşılması ya da kanunda belirtilen diğer yenileme sebeplerinin bulunması hâlinde bu yol gündeme gelebilir.

Ancak yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş bütün mahkûmiyet kararlarının yeniden tartışılabileceği sınırsız bir başvuru yolu değildir.

Daha önce mahkemece değerlendirilmiş delillerin yalnızca yeniden yorumlanmasının istenmesi, tek başına yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturmaz.

Yeni delilin hükmün sonucunu değiştirmeye elverişli olup olmadığı ve CMK 311’deki kanuni şartları karşılayıp karşılamadığı incelenmelidir.

8. İstinafta Kesinleşen Cezaya Karşı Anayasa Mahkemesine Başvurulabilir mi?

İstinafta kesinleşen ceza kararlarında temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ileri sürülüyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması da gündeme gelebilir.

Ancak Anayasa Mahkemesi, ceza dosyasını olağan bir temyiz mercii gibi yeniden incelemez.

Bireysel başvuruda özellikle adil yargılanma hakkı, gerekçeli karar hakkı, savunma hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi bakımından ortaya çıkan ihlaller değerlendirilebilir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru bakımından genel süre, başvuru yollarının tüketilmesinden veya ihlalin öğrenilmesinden itibaren otuz gündür.

CMK 308/A kapsamında yapılan olağanüstü başvuruların, bireysel başvuru süresini kendiliğinden yeniden başlatacağı düşünülmemelidir.

Bu nedenle istinaf kararının kesinleştiği tarih, kararın öğrenilmesi ve bireysel başvuru süresi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

9. İstinafta Kesinleşen Ceza İnfaza Verilmişse Ne Yapılabilir?

İstinaf incelemesinden sonra mahkûmiyet kararının kesinleşmesi, cezanın infazı bakımından sonuç doğurabilir.

Hükümlünün ceza infaz kurumuna alınmış olması, kanunda öngörülen olağanüstü kanun yollarının değerlendirilmesine tek başına engel değildir.

Ancak CMK 308/A kapsamında itiraz talebinde bulunulması veya yargılamanın yenilenmesinin istenmesi, infazı kendiliğinden durdurmaz.

Özellikle yargılamanın yenilenmesi bakımından CMK 312 uyarınca infazın geri bırakılması veya durdurulması ayrıca değerlendirilebilir.

Bu nedenle cezası kesinleşmiş ve infaza başlanmış kişilerin dosyalarında yalnızca mahkûmiyetin hukuka uygunluğu değil, infazın durdurulmasını sağlayabilecek kanuni koşullar da incelenmelidir.

10. İstinafta Kesinleşen Ceza Dosyasında Avukat İncelemesi Neden Önemlidir?

Kesinleşmiş bir ceza dosyasında yapılacak hukuki inceleme, yalnızca mahkûmiyet kararının okunmasından ibaret değildir.

İddianame, ilk derece mahkemesi duruşma tutanakları, sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları, mahkûmiyet gerekçesi, istinaf dilekçesi ve bölge adliye mahkemesi kararı birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle istinaf mahkemesinin hangi hukuki itirazları karşıladığı, hangilerini tartışmadığı ve kararın hangi gerekçelerle kesinleştirildiği önem taşımaktadır.

Dosyanın niteliğine göre CMK 308/A, yargılamanın yenilenmesi veya Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yollarından hangisinin hukuken uygulanabilir olduğu belirlenmelidir.

Her kesinleşmiş mahkûmiyet kararının bozulması mümkün değildir. Bununla birlikte, temyiz yolunun kapalı olması da bütün hukuki imkânların ortadan kalktığı anlamına gelmez.

11. Sık Sorulan Sorular

İstinaf mahkemesi kesin karar verdiyse Yargıtay’a başvurabilir miyim?

Karar gerçekten temyize kapalıysa olağan temyiz başvurusu yapılamaz. Ancak CMK 308/A kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisinin kullanılması istenebilir.

İstinafta kesinleşen beş yıl hapis cezası bozulabilir mi?

Kanuni şartların bulunması hâlinde olağanüstü kanun yollarıyla kararın yeniden değerlendirilmesi mümkün olabilir. Bunun için suçun niteliği, hükmün kapsamı ve ileri sürülen hukuka aykırılıkların incelenmesi gerekir.

CMK 308/A başvurusunda süre var mı?

Sanık lehine itiraz yetkisinin kullanılması bakımından kanunda süre sınırı bulunmamaktadır. Ancak bu durum Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gibi diğer başvuru yollarının sürelerini ortadan kaldırmaz.

İstinaftan sonra kanun yararına bozma yapılabilir mi?

İstinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bakımından CMK 309 yolu kural olarak uygulanamaz. Bu yol, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş kararlar için düzenlenmiştir.

İstinafta kesinleşen ceza için yeniden yargılama yapılabilir mi?

CMK 311’de belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden birinin bulunması hâlinde yeniden yargılama talep edilebilir.

Sonuç: İstinafta Kesinleşen Ceza Her Zaman Hukuki Yolların Sonu Değildir

İstinafta kesinleşen ceza hakkında doğrudan Yargıtay temyiz incelemesi yapılması çoğu durumda mümkün olmasa da kanunun öngördüğü olağanüstü başvuru yolları belirli şartlarla uygulanabilir.

Özellikle CMK 308/A kapsamında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi, CMK 311 kapsamında yargılamanın yenilenmesi ve temel hak ihlalleri bakımından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken hukuki imkânlardır.

Bu süreçte belirleyici olan, başvurunun hangi kanun maddesine dayandırıldığı kadar, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmündeki hukuka aykırılığın somut deliller ve hukuki gerekçelerle ortaya konulmasıdır.

Aydın merkezli olarak ceza hukuku ve olağanüstü kanun yolları alanında hukuki hizmet sunan Avukat Orçun Akbulut tarafından, kesinleşmiş mahkûmiyet dosyalarının incelenmesi, başvuru imkânlarının değerlendirilmesi ve gerekli hukuki başvuruların hazırlanması konusunda hukuki destek sağlanmaktadır.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!