Uyuşturucu madde etkisinde araç kullanma cezası, alkollü araç kullanmaya göre çok daha ağır idari sonuçlar doğurabilen trafik yaptırımlarından biridir. Yapılan denetimde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı tespit edilen sürücü hakkında yalnızca trafik para cezası uygulanmasıyla yetinilmez; sürücü belgesinin uzun süre geri alınması da gündeme gelir.
Bunun yanında olayın özelliklerine göre TCK m.179 kapsamında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle ceza soruşturması da söz konusu olabilir.
Bu nedenle uyuşturucu testi pozitif çıkan bir sürücü bakımından aslında birbirinden ayrılması gereken birkaç farklı hukuki mesele vardır:
Uyuşturucu madde kullanıldığının teknik olarak doğru şekilde tespit edilip edilmediği,
uygulanan trafik para cezasının hukuka uygun olup olmadığı,
sürücü belgesinin geri alınmasının hukuka uygunluğu,
test sonucuna itiraz imkânı,
ve ayrıca ceza soruşturması açılıp açılmayacağı.
Özellikle test sonucunun doğruluğu konusunda tereddüt bulunan olaylarda itirazın yalnızca “uyuşturucu kullanmadım” şeklindeki soyut bir beyana dayandırılması yeterli değildir. Ölçüm ve analiz sürecinin hukuka ve tekniğe uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin incelenmesi gerekir.
Uyuşturucu Madde Etkisinde Araç Kullanmak Yasak mı?
Evet.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesi kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde almış olan sürücülerin karayolunda araç kullanmaları yasaktır.
Burada alkollü araç kullanmadan farklı ve önemli bir sistem bulunmaktadır.
Alkol bakımından belirli promil değerleri üzerinden değerlendirme yapılırken uyuşturucu veya uyarıcı madde bakımından mesele aynı şekilde bir “promil sınırı” üzerinden değerlendirilmez.
Bu nedenle uyuşturucu madde tespitine ilişkin teknik süreç ve alınan numunenin güvenilirliği uyuşmazlıklarda çok daha önemli hâle gelebilir.
Uyuşturucudan Ehliyete Kaç Yıl El Konulur?
Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücünün sürücü belgesinin Karayolları Trafik Kanunu kapsamında geri alınması öngörülmektedir.
Bu yaptırım alkollü araç kullanmada ilk ihlal için uygulanan sürücü belgesini geri alma süresinden çok daha ağırdır.
Dolayısıyla uyuşturucudan ehliyete el konulması, özellikle aracıyla çalışan veya mesleğini sürücü belgesi kullanarak icra eden kişiler açısından son derece ciddi sonuçlar doğurabilir.
Sürücü belgesinin geri alınması bir ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararını bekleyen bir yaptırım değildir. Trafik mevzuatı kapsamında idari işlem olarak uygulanabilir.
Bu nedenle “hakkımda henüz ceza davası açılmadı” düşüncesi sürücü belgesinin kendiliğinden geri alınmasını sağlamaz.
Uyuşturucu Testi Pozitif Çıkarsa Ne Olur?
Trafik denetiminde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına ilişkin pozitif sonuç elde edilmesi halinde sürücü hakkında idari işlemler uygulanabilir.
Ancak pozitif test sonucu ile kişinin uyuşturucu madde etkisi altında güvenli şekilde araç kullanamayacak durumda olduğunun ceza hukuku bakımından değerlendirilmesi aynı mesele değildir.
Bu ayrım özellikle TCK m.179 bakımından önemlidir.
İdari yaptırımın şartları ile ceza mahkûmiyetinin şartları birbirinden farklıdır. Bu nedenle uyuşturucu testinin pozitif çıkmış olması her durumda ve kendiliğinden TCK m.179 kapsamında mahkûmiyet kararı verileceği anlamına gelmez.
Uyuşturucu Testine İtiraz Edilebilir mi?
Uyuşturucu madde etkisinde araç kullanma cezası bakımından en önemli konulardan biri test sonucunun hukuki ve teknik denetimidir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde tespitinde kullanılan yöntem, numunenin nasıl alındığı, doğrulama analizinin bulunup bulunmadığı ve sürecin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediği incelenmelidir.
Özellikle ilk tarama sonucunun pozitif çıkması halinde doğrulama sürecinin dosyada araştırılması önemlidir.
Bir test sonucunun hukuki sonuç doğurması yalnızca cihaz ekranında “pozitif” ibaresinin görülmesinden ibaret bir mesele olarak değerlendirilmemelidir.
Somut olayda;
numunenin hangi tarihte ve saatte alındığı,
hangi yöntemle analiz edildiği,
doğrulama analizi yapılıp yapılmadığı,
tutanakların usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği,
numunenin muhafaza ve aktarım süreci,
kullanılan yöntemin güvenilirliği
gibi hususlar uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.
Uyuşturucu Testi Yanlış Pozitif Çıkabilir mi?
Bu iddia soyut şekilde ileri sürülmek yerine somut dosyanın tıbbi ve teknik verileri üzerinden değerlendirilmelidir.
Kişinin kullandığı ilaçlar, tıbbi tedavileri ve test yönteminin özellikleri bazı dosyalarda ayrıca araştırılması gereken konular olabilir.
Ancak “ilaç kullandım, o yüzden pozitif çıktı” şeklindeki genel bir savunmanın tek başına yeterli olacağını düşünmek doğru değildir.
Kullanılan ilacın adı, etkin maddesi, reçete ve sağlık kayıtları ile tespit edilen maddenin niteliği karşılaştırılmalıdır.
Gerekirse bu konuda uzman değerlendirmesi alınmalıdır.
Kan veya İdrar Testi İstenebilir mi?
Uyuşturucu veya uyarıcı madde tespitinde uyuşmazlığın niteliğine göre biyolojik numunelerin incelenmesi önem taşıyabilir.
Özellikle sürücünün ilk tespit sonucuna itiraz ettiği durumlarda sonraki tıbbi ve adli süreç dosyanın en önemli delillerinden biri hâline gelebilir.
Burada zaman faktörü de önemlidir.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin vücuttaki tespit süreleri aynı değildir. Bu nedenle olaydan uzun süre sonra yaptırılan bir testin olay anındaki durumu ne ölçüde ortaya koyabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu sebeple uyuşturucu testine itiraz edilecek dosyalarda delillerin mümkün olduğunca erken toplanması önem taşır.
Uyuşturucu Nedeniyle Ehliyete El Konulmasına İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Ancak itirazın hangi işleme karşı ve hangi hukuki yolla yapılacağı doğru belirlenmelidir.
Trafik para cezası ile sürücü belgesinin geri alınması aynı hukuki sonuç değildir.
Uygulanan işlemin niteliğine göre görevli merci ve başvuru yolu farklılaşabilir. Bu nedenle yalnızca standart bir “trafik cezasına itiraz dilekçesi” hazırlanarak bütün işlemlerin ortadan kaldırılabileceğini düşünmek hatalı olabilir.
Özellikle sürücü belgesinin uzun süre geri alınması söz konusu olduğunda işlemin dayanağı olan test sonucu ve idari işlem birlikte değerlendirilmelidir.
Ehliyeti Daha Erken Geri Almak Mümkün mü?
Bu sorunun cevabı sürücü belgesinin hangi hukuki gerekçeyle geri alındığına bağlıdır.
İdari işlem hukuka uygunsa yalnızca sürücünün ehliyete ihtiyacının bulunması, kural olarak geri alma süresinin kaldırılması için yeterli değildir.
“İşim gereği araba kullanıyorum”, “başka ulaşım imkânım yok” veya “ehliyet olmadan çalışamıyorum” gibi gerekçeler kişinin yaşadığı mağduriyeti ortaya koyabilir; ancak hukuka uygun bir yaptırımı tek başına ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık işlemin dayanağında hukuka aykırılık varsa farklı bir durum ortaya çıkar.
Testin güvenilirliği, tespit prosedürü veya işlemin hukuki dayanağı bakımından sakatlık bulunması halinde işlemin iptali ve sürücü belgesinin geri alınması talep edilebilir.
Dolayısıyla amaç yalnızca “süreyi kısaltmak” değil, işlemin hukuka uygun olup olmadığını ortaya koymaktır.
Uyuşturucu Kullanıp Araç Kullanmak TCK 179 Kapsamında Suç mudur?
Olayın özelliklerine göre TCK m.179 kapsamında ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Türk Ceza Kanunu’nun trafik güvenliğini tehlikeye sokmaya ilişkin düzenlemesi, alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olan kişinin araç kullanmasını ceza hukuku bakımından yaptırıma bağlamaktadır.
Ancak burada son derece önemli bir ayrım vardır.
İdari yaptırım uygulanmasının şartları ile TCK m.179 kapsamında suçun oluşmasının şartları aynı değildir.
Bu nedenle uyuşturucu madde kullanıldığına ilişkin tespitin bulunması ceza yargılamasında suçun bütün unsurlarının ayrıca araştırılması gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Uyuşturucu Testinin Pozitif Çıkması TCK 179 İçin Yeterli midir?
Ceza yargılamasında otomatik sonuç çıkarılmamalıdır.
TCK m.179 bakımından kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi nedeniyle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olup olmadığı somut olay kapsamında değerlendirilmelidir.
Bu noktada;
sürücünün fiziksel ve psikolojik durumu,
araç kullanım biçimi,
trafik ihlali bulunup bulunmadığı,
kaza meydana gelip gelmediği,
kolluk gözlemleri,
tıbbi bulgular,
laboratuvar sonuçları
birlikte önem kazanabilir.
Ceza mahkemesinin yalnızca idari trafik tutanağının varlığıyla yetinmeden suçun kanuni unsurlarını değerlendirmesi gerekir.
Uyuşturucu Etkisinde Araç Kullanırken Kaza Yapılırsa Ne Olur?
Bu durumda hukuki tablo ağırlaşabilir.
Kazanın yaralamalı olması halinde TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama suçu; ölüm meydana gelmişse taksirle öldürme suçu ayrıca gündeme gelebilir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanılması, olayın özelliklerine göre kusur ve taksirin niteliğinin değerlendirilmesinde de önem taşıyabilir.
Dolayısıyla tek olay nedeniyle;
idari para cezası,
sürücü belgesinin geri alınması,
TCK m.179 kapsamında soruşturma,
yaralama varsa taksirle yaralama,
ölüm varsa taksirle öldürme
başlıklarının birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Uyuşturucu Kullanma Suçundan Ayrıca İşlem Yapılır mı?
Uyuşturucu madde etkisinde araç kullandığı iddia edilen kişinin durumu yalnızca trafik mevzuatıyla sınırlı kalmayabilir.
Somut olayda uyuşturucu madde kullanıldığına ilişkin delillerin niteliğine göre TCK m.191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanma suçuna ilişkin ayrı bir soruşturma da gündeme gelebilir.
Bu nedenle uyuşturucu nedeniyle yapılan trafik denetiminin ceza hukuku bakımından birden fazla dosya doğurması mümkündür.
Ancak her dosyada suçların unsurları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Uyuşturucudan Ehliyet Kaptıran Sürücü Ne Yapmalıdır?
Öncelikle sürücüye verilen bütün belgeler saklanmalıdır.
Trafik idari para cezası karar tutanağı, sürücü belgesi geri alma tutanağı, test sonucu, hastane belgeleri ve varsa kan veya idrar analizleri birlikte incelenmelidir.
Ardından testin nasıl gerçekleştirildiği ve doğrulama süreci araştırılmalıdır.
Kişinin düzenli kullandığı reçeteli ilaçlar varsa bunlara ilişkin reçete ve sağlık kayıtları muhafaza edilmelidir.
Ayrıca başvuru sürelerinin geçirilmemesi önemlidir.
Uyuşturucu madde etkisinde araç kullanma cezasında “ceza davası açılırsa o zaman itiraz ederim” düşüncesi özellikle idari yaptırımlar yönünden hak kaybına neden olabilir.
İtiraz Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uyuşturucudan ehliyete el konulmasına karşı hazırlanacak başvurunun internetten bulunan standart bir dilekçenin doldurulmasından ibaret olmaması gerekir.
İtirazın somut dosyaya dayanması önemlidir.
Özellikle test sonucunun tartışıldığı bir dosyada;
test yönteminin,
numune alma işleminin,
doğrulama analizinin,
tıbbi kayıtların,
kullanılan ilaçların,
tutanakların,
işlemin hukuki dayanağının
ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
Savunmanın “uyuşturucu kullanmadım” cümlesinden ibaret bırakılması, teknik bir uyuşmazlığın çözülmesini sağlamaz.
Ceza Davasında Beraat Mümkün mü?
TCK m.179 kapsamında ceza davası açılmış olması mahkûmiyetin kaçınılmaz olduğu anlamına gelmez.
Ceza mahkemesinin suçun bütün unsurlarının gerçekleştiğini, hukuka uygun deliller üzerinden ortaya koyması gerekir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına ilişkin tespitin güvenilir olmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmediği veya kişinin emniyetli şekilde araç kullanamayacak durumda bulunduğunun ortaya konulamadığı dosyalarda beraat tartışması gündeme gelebilir.
Her olayın kendi delilleri içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Alkollü Araç Kullanma ile Uyuşturucu Etkisinde Araç Kullanma Arasındaki Fark Nedir?
İki durum çoğu zaman aynı başlık altında değerlendirilse de hukuki ve teknik açıdan önemli farklılıklar bulunmaktadır.
Alkol bakımından ölçüm belirli promil değerleri üzerinden gerçekleştirilmektedir.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerde ise aynı şekilde genel bir “promil sınırı” sistemi bulunmamaktadır.
Bu nedenle uyuşturucu tespitinde kullanılan test yöntemi, doğrulama süreci ve biyolojik numunelerin incelenmesi daha fazla önem kazanabilir.
Her iki durumda da ayrıca TCK m.179 kapsamında ceza sorumluluğu tartışılabilir; ancak idari yaptırım ile ceza sorumluluğunun şartlarının birbirinden ayrılması gerekir.
Uyuşturucu Madde Etkisinde Araç Kullanma Dosyalarında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?
Bu dosyalarda savunmanın üç ayrı katmanda kurulması gerekir.
Birincisi, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıldığına ilişkin teknik tespitin güvenilir olup olmadığıdır.
İkincisi, trafik mevzuatı kapsamında uygulanan para cezası ve sürücü belgesinin geri alınması işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığıdır.
Üçüncüsü ise TCK m.179 kapsamında ceza sorumluluğunun şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
Bu üç mesele birbirine bağlı olmakla birlikte aynı değildir.
İdari yaptırımın uygulanmış olması ceza mahkûmiyetini otomatik hâle getirmediği gibi ceza soruşturmasındaki bir karar da idari işlemin ayrıca incelenmesi gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Sonuç: Test Pozitif Çıktı Diye Dosya Bitmiş Sayılmaz
Uyuşturucu madde etkisinde araç kullanma cezası, sürücü açısından trafik para cezasından çok daha ağır sonuçlar doğurabilir. Özellikle sürücü belgesinin uzun süre geri alınması kişinin çalışma ve günlük yaşamını doğrudan etkileyebilir.
Bunun yanında TCK m.179 kapsamında ceza soruşturması ve olayın özelliklerine göre başka ceza soruşturmaları da gündeme gelebilir.
Ancak uyuşturucu testinin pozitif çıkması bütün hukuki tartışmaların sona erdiği anlamına gelmez.
Testin güvenilirliği, numune alma ve doğrulama süreci, idari işlemin hukuka uygunluğu ve ceza suçunun unsurları ayrı ayrı incelenmelidir.
Uyuşturucudan ehliyete el konulmuşsa veya uyuşturucu madde etkisinde araç kullanma nedeniyle hakkınızda ceza soruşturması başlatılmışsa özellikle başvuru süreleri geçirilmeden dosyanın teknik ve hukuki belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi önem taşır.