Bir ceza mahkûmiyetinin kesinleşmiş olması, her durumda dosyanın artık hiçbir şekilde yeniden açılamayacağı anlamına gelmez. Hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıkan ve yargılamanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte olan yeni bir olay veya yeni bir delil, şartları oluştuğunda yargılamanın yenilenmesine neden olabilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi, kesinleşmiş bir ceza hükmünün hükümlü lehine yeniden ele alınabileceği hâlleri düzenlemektedir.
Özellikle CMK m.311/1-e, kesinleşmiş ceza dosyalarında sonradan ortaya çıkan yeni olay ve yeni deliller bakımından son derece önemlidir.
Ancak her yeni belge, her yeni tanık veya daha önce dosyaya sunulmamış her bilgi yargılamanın yenilenmesini sağlamaz.
Asıl soru şudur:
Ortaya çıkan yeni delil, önceki delillerle birlikte değerlendirildiğinde hükmün sonucunu değiştirebilecek güçte midir?
Kesinleşmiş Ceza Kararı Yeniden İncelenebilir mi?
Ceza yargılamasında istinaf ve temyiz gibi olağan kanun yollarının tamamlanmasıyla hüküm kesinleşebilir.
Kesinleşme, kural olarak uyuşmazlığın sona ermesi anlamına gelir. Bununla birlikte hukuk sistemi, sonradan ortaya çıkan bazı olağanüstü durumlarda maddi gerçeğe aykırı bir kesin hükmün varlığını sürdürmesini kabul etmemektedir.
Bu nedenle Ceza Muhakemesi Kanunu’nda olağanüstü kanun yolları öngörülmüştür.
Yargılamanın yenilenmesi de bunlardan biridir.
CMK m.311 kapsamında kanunda belirtilen şartların bulunması hâlinde kesinleşmiş bir ceza davasının yeniden görülmesi mümkün olabilir.
Yeni Delil Nedeniyle Yargılamanın Yenilenmesi Nedir?
CMK m.311/1-e uyarınca yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulur ve bunlar tek başına ya da daha önce dosyada bulunan delillerle birlikte değerlendirildiğinde;
- sanığın beraatini,
- veya daha hafif cezayı içeren bir kanun hükmünün uygulanmasını
gerektirebilecek nitelikteyse hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi gündeme gelebilir.
Dolayısıyla yalnızca “yeni bir delil buldum” demek yeterli değildir.
Yeni delilin mahkûmiyet hükmünü değiştirme potansiyeli bulunmalıdır.
Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.
Hangi Deliller Yeni Delil Sayılabilir?
“Yeni delil” kavramının her dosya bakımından somut olarak değerlendirilmesi gerekir.
Dosyanın niteliğine göre;
- sonradan ortaya çıkan kamera görüntüsü,
- yeni bir tanığın beyanı,
- daha önce elde edilemeyen HTS veya iletişim kayıtları,
- GPS veya konum kayıtları,
- banka ve finans kayıtları,
- yeni bir bilirkişi incelemesine dayanak oluşturabilecek teknik veriler,
- dijital materyaller,
- başka bir soruşturma veya dava dosyasında ortaya çıkan belgeler,
- mahkûmiyetin dayandığı maddi olguyu değiştiren yeni bilgiler
yargılamanın yenilenmesi bakımından önem taşıyabilir.
Ancak bunların varlığı otomatik olarak yargılamanın yenilenmesi sonucunu doğurmaz.
Delilin dosyanın sonucuna etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Daha Önce Mahkemeye Sunulmayan Her Delil “Yeni Delil” midir?
Hayır.
Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş bir dosyada daha önce ileri sürülen savunmaların farklı ifadelerle tekrar edilmesi için kullanılan ikinci bir temyiz yolu değildir.
Başvurunun merkezinde gerçekten yeni olan ve hükmün sonucuna etki edebilecek bir olay veya delil bulunmalıdır.
Bu nedenle başvuru yapılmadan önce yeni olduğu ileri sürülen delilin;
ne zaman ortaya çıktığı, nasıl elde edildiği, hangi maddi vakıayı ispatladığı ve mahkûmiyet gerekçesinin hangi bölümünü etkilediği
belirlenmelidir.
Yeni Tanık Ortaya Çıkarsa Ceza Davası Yeniden Açılır mı?
Yeni bir tanığın ortaya çıkması yargılamanın yenilenmesi açısından önemli olabilir.
Ancak yalnızca “olayı gören yeni bir tanık bulundu” denilmesi yeterli değildir.
Yeni tanığın anlatımının mevcut mahkûmiyet delilleri karşısındaki etkisi incelenmelidir.
Örneğin mahkûmiyet belirli bir olayın belirli yerde ve zamanda gerçekleştiği kabulüne dayanıyorsa, yeni tanığın bu kabulü ciddi biçimde sarsabilecek somut bilgiler vermesi önem taşıyabilir.
Tanığın olayla ilişkisi, anlatımının doğrulanabilirliği, diğer delillerle uyumu ve hükmün gerekçesine etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Sonradan Ortaya Çıkan Kamera Görüntüsü Yeni Delil Olabilir mi?
Olabilir.
Örneğin mahkûmiyet hükmünde sanığın belirli bir yerde bulunduğu kabul edilmiş ancak daha sonra ortaya çıkan güvenlik kamerası kaydı sanığın olay yerinde bulunmadığını gösteriyorsa bu kayıt son derece önemli hâle gelebilir.
Aynı durum;
MOBESE kayıtları, işyeri kameraları, araç kamera görüntüleri, telefon veya başka dijital cihazlardan elde edilen görüntüler
bakımından da gündeme gelebilir.
Burada görüntünün gerçekliği, elde edilme biçimi, tarih ve saat bilgileri ile mevcut deliller karşısındaki ispat gücü ayrıca değerlendirilmelidir.
HTS ve Baz Kayıtları Yeni Delil Sayılabilir mi?
Ceza dosyasının niteliğine göre HTS, baz istasyonu ve diğer telekomünikasyon verileri de yargılamanın yenilenmesi bakımından önem taşıyabilir.
Özellikle kişinin olay tarihinde belirli bir yerde bulunduğu iddiasına dayanan mahkûmiyetlerde sonradan elde edilen teknik veriler mevcut kabulü değiştirebilecek nitelikte olabilir.
Ancak HTS veya baz kaydının tek başına dosyanın sonucunu değiştireceği söylenemez.
Teknik verinin diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle örgüt suçları, uyuşturucu ticareti, yağma, öldürme, dolandırıcılık ve iştirak iddialarının bulunduğu dosyalarda deliller arasındaki ilişkinin ayrıntılı biçimde incelenmesi önemlidir.
Başka Bir Davada Verilen Karar Yeni Delil Olabilir mi?
Bazı durumlarda olabilir.
Kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünden sonra başka bir ceza veya hukuk dosyasında ortaya çıkan maddi olgular, belgeler veya kararlar mevcut mahkûmiyetin dayanaklarını etkileyebilir.
Burada yalnızca başka bir mahkemenin karar vermiş olması yeterli değildir.
Yeni gelişmenin kesinleşmiş ceza hükmündeki maddi veya hukuki değerlendirmeyi nasıl etkilediğinin somut biçimde açıklanması gerekir.
Tanık İfadesini Değiştirirse Yargılama Yenilenir mi?
Bu konu uygulamada özellikle dikkatle değerlendirilmelidir.
Mahkûmiyetten sonra bir tanığın önceki beyanından vazgeçmesi veya farklı bir anlatımda bulunması tek başına otomatik olarak hükmün kaldırılması sonucunu doğurmaz.
Mahkeme;
tanığın önceki beyanını, yeni beyanını, beyan değişikliğinin nedenini, diğer delilleri ve söz konusu tanığın mahkûmiyet hükmündeki ağırlığını birlikte değerlendirecektir.
Bu nedenle tanık beyanındaki değişikliğin hükmün sonucuna gerçekten etki edip etmeyeceği dosya üzerinden incelenmelidir.
Yeni Bilirkişi Raporu Yargılamanın Yenilenmesini Sağlar mı?
Her yeni bilirkişi görüşü yeni delil niteliğinde kabul edilemez.
Özellikle daha önce değerlendirilmiş aynı verilerin yalnızca başka bir uzman tarafından farklı yorumlanması ile sonradan ortaya çıkan yeni teknik veriler arasında ayrım yapılması gerekir.
Bununla birlikte yeni bilimsel veya teknik bulguların ortaya çıkması, önceki incelemenin dayandığı verilerin yanlışlığının anlaşılması veya sonradan elde edilen teknik materyalin hükmün temelini değiştirmesi durumunda yargılamanın yenilenmesi açısından farklı bir değerlendirme yapılabilir.
Yeni Delil Beraati Kesin Olarak Sağlamak Zorunda mı?
CMK m.311/1-e açısından kritik mesele, yeni olay veya delilin niteliğidir.
Başvuruda yalnızca delilin yeni olduğunun gösterilmesi yeterli değildir.
Yeni delilin mevcut dosyayla birlikte değerlendirilmesi sonucunda beraat veya daha hafif cezayı gerektirebilecek bir hukuki durum oluşturduğu ortaya konulmalıdır.
Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde yeni delilin yalnızca ek olarak sunulması çoğu zaman yeterli bir yöntem değildir.
Delilin önceki hükmün gerekçesiyle karşılaştırılması gerekir.
Yargıtay’ın Onadığı Bir Kararda Yeni Delil Ortaya Çıkarsa Ne Olur?
Yargıtay tarafından mahkûmiyet kararının onanmış olması, CMK m.311’deki şartların sonradan oluşması hâlinde yargılamanın yenilenmesine başvurulmasına kategorik olarak engel değildir.
Çünkü burada yapılan işlem yeni bir temyiz başvurusu değildir.
Yargılamanın yenilenmesi, kesin hükümden sonra ortaya çıkan kanunda belirtilen olağanüstü durumlara ilişkin ayrı bir hukuki mekanizmadır.
Dolayısıyla;
“Yargıtay onadı, artık hiçbir şey yapılamaz.”
şeklindeki değerlendirme her dosya bakımından doğru değildir.
Ancak bunun tersi de doğru değildir:
Kesinleşmiş her ceza dosyası yeniden açılamaz.
CMK m.311’deki şartların somut olayda bulunması gerekir.
Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusu Nereye Yapılır?
Başvurunun doğru mahkemeye, doğru hukuki sebebe ve somut delillere dayandırılması gerekir.
Yargılamanın yenilenmesi süreci yalnızca bir dilekçe hazırlanmasından ibaret değildir.
Mahkeme öncelikle başvurunun kanuni koşulları taşıyıp taşımadığını değerlendirir. Başvurunun kabule değer bulunması hâlinde delillerin değerlendirilmesine ilişkin sonraki aşamalara geçilebilir.
Bu nedenle başvurunun başından itibaren yeni delil ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü arasındaki ilişkinin kurulması önemlidir.
Yargılamanın Yenilenmesi İnfazı Otomatik Olarak Durdurur mu?
Hayır.
Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün infazını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle özellikle hakkında yakalama kararı bulunan, cezaevinde olan veya infaz süreci devam eden kişiler bakımından yargılamanın yenilenmesi ile infazın durdurulması meselesinin birbirinden ayrılması gerekir.
Dosyanın koşullarına göre infaz yönünden ayrıca hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Yeni Delil Bulunan Dosyada İlk Yapılması Gereken Nedir?
Kesinleşmiş ceza dosyasında yeni bir delil ortaya çıktığında doğrudan standart bir yargılamanın yenilenmesi dilekçesi hazırlanması yerine öncelikle dosyanın bütününün incelenmesi daha sağlıklı olacaktır.
Özellikle şu dört belgenin birlikte değerlendirilmesi önemlidir:
gerekçeli karar + istinaf kararı + Yargıtay kararı + yeni delil.
Ardından şu soruya cevap aranmalıdır:
Yeni delil, mahkemenin mahkûmiyet gerekçesindeki hangi kabulü ortadan kaldırıyor veya zayıflatıyor?
Bu bağlantı kurulamıyorsa delilin yeni olması tek başına yeterli olmayabilir.
Aydın’da Kesinleşmiş Ceza ve Yeni Delil Dosyalarının İncelenmesi
Aydın, Efeler, Kuşadası, Didim, Nazilli, Söke ve çevresinde kesinleşmiş ceza dosyalarında ortaya çıkan yeni deliller bakımından CMK m.311 kapsamında yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı dosya özelinde değerlendirilmelidir.
Başvurunun hazırlanmasından önce kesinleşmiş kararın hangi delillere dayandığının ve sonradan ortaya çıkan delilin bu gerekçeyi gerçekten değiştirip değiştirmediğinin incelenmesi önem taşır.
Dosyanın başka bir şehirde görülmüş olması da tek başına hukuki değerlendirmeye engel değildir.
Kesinleşmiş Ceza Dosyanızda Yeni Bir Delil mi Ortaya Çıktı?
Kesinleşmiş ceza dosyalarında yargılamanın yenilenmesi başvurusu, yalnızca yeni belgenin dilekçeye eklenmesinden ibaret değildir.
Dosyanın önceki delilleri, gerekçeli karar, istinaf ve temyiz aşamaları ile yeni delilin hükme etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Kesinleşmiş ceza dosyanızda sonradan ortaya çıkan bir tanık, belge, kamera görüntüsü, HTS/baz kaydı, dijital veri veya başka bir delil bulunuyorsa dosyanız CMK m.311 kapsamında hukuki değerlendirmeye alınabilir.
Ücretli Dosya İnceleme ve Hukuki Değerlendirme
Dosyanızdaki;
kesinleşmiş mahkûmiyet kararı, istinaf/Yargıtay kararları ve yeni deliller birlikte incelenerek yargılamanın yenilenmesi şartlarının bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.
Av. Orçun Akbulut
Aydın – Efeler
DOSYAMI ÖN DEĞERLENDİRMEYE GÖNDER
Her ceza dosyasının maddi ve hukuki koşulları farklıdır. Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımakta olup somut dosya bakımından hukuki görüş niteliğinde değildir.
Sık Sorulan Sorular
Kesinleşmiş cezada yeni delil çıkarsa dava tekrar açılır mı?
Yeni delilin ortaya çıkması tek başına yeterli değildir. CMK m.311’deki koşulların oluşması ve yeni delilin mevcut delillerle birlikte değerlendirildiğinde hükmün sonucunu değiştirebilecek nitelikte olması gerekir.
Yargıtay’ın onadığı ceza yeni delille bozulabilir mi?
Yargıtay tarafından kararın onanmış olması, kanuni koşulların bulunması hâlinde yargılamanın yenilenmesine başvurulmasına tek başına engel değildir.
Yeni tanık yargılamanın yenilenmesi sebebi midir?
Yeni tanığın anlatımı hükmün sonucunu değiştirebilecek nitelikteyse yargılamanın yenilenmesi bakımından değerlendirilebilir. Tanığın yalnızca ortaya çıkmış olması yeterli değildir.
Kamera kaydı yeni delil sayılır mı?
Dosyanın niteliğine ve kaydın mahkûmiyet gerekçesine etkisine göre sonradan ortaya çıkan kamera görüntüsü yeni delil olarak değerlendirilebilir.
HTS veya baz kayıtlarıyla yargılama yenilenebilir mi?
Bu kayıtların hükmün sonucunu değiştirebilecek yeni bir maddi durum ortaya koyması hâlinde CMK m.311 kapsamında değerlendirme yapılabilir.
Yargılamanın yenilenmesi başvurusu cezayı durdurur mu?
Başvuru yapılması infazı kendiliğinden durdurmaz. İnfazın durdurulması ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Yeni delil için yargılamanın yenilenmesinde süre var mı?
Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi bakımından başvurunun niteliği ve dayandığı kanuni sebep ayrıca değerlendirilmelidir. Delilin öğrenilme ve elde edilme tarihinin başvuruda açıkça ortaya konulması ispat ve değerlendirme açısından önemlidir.