Bir hapis cezasının kesinleşmiş olması, her durumda kişinin derhal cezaevine alınacağı anlamına gelmez. Belirli şartların bulunması hâlinde kesinleşmiş hapis cezasının infazının ertelenmesi mümkündür.
Özellikle hakkında çağrı kâğıdı düzenlenen ve cezaevine teslim olması istenen kişiler bakımından infaz erteleme başvurusu son derece önemlidir.
Ancak burada sıklıkla iki farklı kurum birbirine karıştırılmaktadır: Mahkûmiyet hükmünün ertelenmesi ile kesinleşmiş hapis cezasının infazının ertelenmesi aynı şey değildir.
Bu yazının konusu, mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra gündeme gelen infaz erteleme kurumudur.
İnfaz Erteleme Nedir?
İnfaz erteleme, kesinleşmiş bir hapis cezasının ortadan kaldırılması değil, cezanın ceza infaz kurumunda yerine getirilmeye başlanmasının belirli bir süre ertelenmesidir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 17. maddesi, belirli koşullar altında hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesine imkân tanımaktadır.
Burada önemli bir ayrım vardır.
Mahkeme hükmü kesinleşmiştir. Hapis cezası varlığını korumaktadır. Sadece cezanın fiilen infazına başlanması belirli süreyle ertelenmektedir.
Bu nedenle infaz erteleme bir beraat, af veya cezanın kaldırılması değildir.
Kesinleşmiş Hapis Cezası Ertelenebilir mi?
Evet.
5275 sayılı Kanun’un 17. maddesine göre;
kasten işlenen suçlarda üç yıl,
taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl
veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.
Dolayısıyla kişinin cezasının kesinleşmiş olması tek başına infaz ertelemesine engel değildir.
Tam tersine burada söz konusu olan zaten kesinleşmiş bir cezanın infazıdır.
3 Yıl Hapis Cezası Ertelenebilir mi?
Kasten işlenen suçlarda üç yıl veya daha az süreli hapis cezası, diğer kanuni şartların da bulunması hâlinde infaz erteleme kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin kasten işlenen bir suçtan;
1 yıl,
1 yıl 8 ay,
2 yıl,
2 yıl 6 ay,
3 yıl
hapis cezası kesinleşmiş bir kişinin dosyasında m.17 bakımından süre şartı yönünden değerlendirme yapılabilir.
Ancak sadece ceza miktarına bakılması yeterli değildir.
Suçun türü ve hükümlü hakkında uygulanan infaz rejimi de mutlaka kontrol edilmelidir.
Taksirli Suçlarda 5 Yıl Hapis Cezası Ertelenebilir mi?
5275 sayılı Kanun m.17 bakımından taksirle işlenen suçlarda sınır beş yıl veya daha az hapis cezasıdır.
Bu nedenle örneğin taksirle işlenen bir suç nedeniyle dört yıl hapis cezası kesinleşmiş bir kişinin infaz erteleme talebi, diğer şartların da bulunması hâlinde değerlendirilebilir.
Burada suçun kasten mi yoksa taksirle mi işlendiğinin doğru tespit edilmesi önemlidir.
İnfaz Erteleme Kararını Kim Verir?
İnfaz erteleme konusunda karar mercii Cumhuriyet Başsavcılığıdır.
Bu yönüyle infaz erteleme ile hafta sonu veya geceleyin infaz gibi özel infaz usulleri birbirinden ayrılır.
5275 sayılı Kanun’un 17. maddesi açıkça hapis cezasının infazının Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebileceğini düzenlemektedir.
Bu nedenle başvurunun doğru merciye yapılması gerekir.
İnfaz Erteleme Ne Kadar Süreyle Verilebilir?
Erteleme sınırsız değildir.
5275 sayılı Kanun’a göre infazın ertelenmesi;
her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez
uygulanabilir.
Dolayısıyla kanuni koşullar mevcutsa toplamda iki ayrı erteleme dönemi gündeme gelebilir.
Ancak ikinci ertelemenin de kendiliğinden verileceği düşünülmemelidir. Somut durum yeniden değerlendirilir.
Çağrı Kâğıdı Geldiyse İnfaz Erteleme İstenebilir mi?
İnfaz ertelemenin en kritik noktalarından biri budur.
Kanun, “çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi” ifadesini kullanmaktadır.
Hapis cezası kesinleştiğinde infaz savcılığı tarafından hükümlünün cezasının infazı amacıyla çağrı kâğıdı çıkarılabilir.
Çağrı kâğıdının tebliğ edilmesinden sonra hiçbir işlem yapmadan sürenin geçirilmesi son derece risklidir.
Hükümlünün çağrı üzerine süresinde başvurması gerekir.
Bu nedenle çağrı kâğıdı alan kişinin ilk yapması gereken işlemlerden biri kesinleşmiş mahkûmiyet kararının ve infaz dosyasının incelenmesidir.
Çağrı Kâğıdına Uyulmazsa Ne Olur?
5275 sayılı Kanun uyarınca hapis cezasının infazı amacıyla gönderilen çağrı kâğıdının tebliğine rağmen hükümlünün süresinde gelmemesi hâlinde yakalama emri gündeme gelebilir.
Bu nedenle “nasıl olsa erteleme talep edeceğim” düşüncesiyle çağrı kâğıdını görmezden gelmek doğru değildir.
Erteleme talebi hukuki usule uygun ve zamanında yapılmalıdır.
İnfaz Erteleme İçin Haklı Bir Sebep Göstermek Gerekir mi?
5275 sayılı Kanun’un 17. maddesinin ilk fıkrasındaki erteleme ile dördüncü fıkradaki zorunlu ve çok ivedi hâller birbirinden ayrılmalıdır.
Kanunun dördüncü fıkrasında infaza başlanmış olsa dahi bazı özel durumlarda infaza ara verilmesi düzenlenmiştir.
Bunlar arasında;
hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi,
anne, baba, eş veya çocuğun ölümü,
bu kişilerin sürekli hastalık veya malullüğü nedeniyle aile ticari faaliyetlerinin yürütülememesi,
tarım topraklarının işlenmesinin imkânsız hâle gelmesi,
eş veya çocukların sürekli hastalık veya malullük nedeniyle bakıma muhtaç olması,
hükümlünün sürekli tedavi gerektiren hastalığının bulunması
gibi zorunlu ve çok ivedi hâller yer almaktadır.
Dolayısıyla infaz erteleme dosyasının hangi fıkra kapsamında değerlendirileceği baştan doğru belirlenmelidir.
İnfaza Başlandıktan Sonra Erteleme İstenebilir mi?
Belirli durumlarda evet.
Kanunun 17/4. maddesi, infaza başlanmış olsa bile zorunlu ve çok ivedi bazı hâllerde hapis cezasının infazına ara verilebilmesine imkân tanımaktadır.
Buradaki sistem, henüz cezaevine girmemiş kişinin standart erteleme talebinden farklıdır.
Örneğin hükümlünün hastalığının sürekli tedaviyi gerektirmesi veya bakıma muhtaç eş ya da çocuğunun bulunması gibi durumlar somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeye alınabilir.
Hastalık Nedeniyle İnfaz Erteleme Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu konuda önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır.
Hükümlünün hastalığı nedeniyle cezaevinde kalmasının hayatı açısından kesin bir tehlike oluşturması veya ağır hastalık ve engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememesi gibi durumlar esas olarak 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi kapsamında değerlendirilir.
Bu süreçte sağlık kurulu raporları ve kanunun öngördüğü tıbbi değerlendirme mekanizması önem taşır.
Dolayısıyla “sağlık nedeniyle infaz erteleme” ile hükümlünün istemine bağlı m.17 ertelemesini birbirine karıştırmamak gerekir.
Mükerrir Olan Kişinin İnfazı Ertelenebilir mi?
5275 sayılı Kanun burada açık bir istisna öngörmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilen kişiler hakkında m.17 hükümleri uygulanmaz.
Bu nedenle kesinleşmiş kararda TCK m.58 uygulaması bulunan bir kişinin dosyasının özellikle dikkatli incelenmesi gerekir.
Burada önemli olan yalnızca kişinin halk arasında “sabıkalı” olarak ifade edilmesi değildir. Kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin karar bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Özellikle ikinci kez mükerrirlik dosyalarında bu inceleme daha da önemlidir.
Tekerrüre esas alınan ilamın hatalı olması hâlinde ise öncelikle tekerrür uygulamasının düzeltilmesine yönelik hukuki yollar değerlendirilmelidir.
Hangi Suçlarda İnfaz Erteleme Uygulanmaz?
5275 sayılı Kanun’un 17. maddesindeki hükümlünün istemine bağlı erteleme;
terör suçlarından,
örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlardan,
cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan
mahkûm olanlar hakkında uygulanmaz.
Aynı şekilde mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi olanlar ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar da bu düzenlemenin kapsamı dışındadır.
Bu nedenle yalnızca cezanın “üç yıldan az” olması erteleme için yeterli değildir.
İnfaz Erteleme İçin Teminat İstenebilir mi?
Evet.
Cumhuriyet Başsavcılığı erteleme isteminin kabulünü güvence gösterilmesine veya başka bir şarta bağlayabilir.
Ancak bu, her infaz erteleme başvurusunda mutlaka para yatırılması gerektiği anlamına gelmez.
Somut dosyanın özelliklerine göre güvence konusunda değerlendirme yapılır.
İnfaz Erteleme Süresinde Yeni Suç İşlenirse Ne Olur?
Burada önemli bir risk bulunmaktadır.
Erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde erteleme kararı kaldırılır ve ceza derhâl infaz edilir.
Dolayısıyla kanunun aradığı ölçüt yalnızca yeni suçtan kesinleşmiş mahkûmiyet değildir.
Kasten işlenen bir suç nedeniyle kamu davası açılması da erteleme kararının kaldırılması sonucunu doğurabilir.
İnfaz Erteleme Cezayı Siler mi?
Hayır.
İnfaz erteleme yalnızca cezanın infaz zamanını değiştirir.
Mahkûmiyet kararı ortadan kalkmaz.
Örneğin iki yıl hapis cezasının infazının bir yıl ertelenmesi, iki yıllık hapis cezasının bir yıl azaltıldığı anlamına gelmez.
Erteleme süresi sona erdiğinde, başka bir hukuki durum oluşmamışsa cezanın infazına devam edilir.
İnfaz Erteleme ile Denetimli Serbestlik Aynı Şey midir?
Hayır.
İnfaz erteleme, cezanın infazına başlanmasının belirli süreyle ertelenmesidir.
Denetimli serbestlik ise cezanın belirli bölümünün ceza infaz kurumu dışında denetim ve yükümlülükler altında yerine getirilmesini sağlayan farklı bir infaz kurumudur.
Aynı şekilde;
hafta sonu infaz,
geceleyin infaz,
konutta infaz
da infaz ertelemeden farklı hukuki kurumlardır.
Kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişinin dosyası bütün bu ihtimaller yönünden birlikte incelenmelidir.
İnfaz Erteleme Başvurusunda Hangi Belgeler Sunulabilir?
Başvurunun sebebine göre belgeler değişecektir.
Somut olayın niteliğine göre;
kesinleşmiş mahkûmiyet kararı,
çağrı kâğıdı,
müddetname,
çalışma belgesi,
SGK hizmet dökümü,
işyeri veya şirket belgeleri,
öğrenci belgesi,
aile durumunu gösteren belgeler,
sağlık raporları,
bakıma muhtaç kişilere ilişkin belgeler
başvuruda kullanılabilir.
Burada önemli olan çok sayıda belge sunmak değil, erteleme talebinin hukuki ve fiilî gerekçesini ispatlayan belgeleri sunmaktır.
İnfaz Erteleme Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalıdır?
İnfaz erteleme dilekçesi standart birkaç cümleden oluşmamalıdır.
Öncelikle;
hükümlünün hangi mahkeme kararından dolayı ceza aldığı,
cezanın miktarı,
suçun kasten veya taksirle işlenip işlenmediği,
kararın kesinleşme tarihi,
çağrı kâğıdının tebliğ tarihi,
mükerrirlik bulunup bulunmadığı,
ertelemenin hangi hukuki sebebe dayandığı
açıkça ortaya konulmalıdır.
Ardından hükümlünün kişisel, ailevi, mesleki veya ekonomik durumu somut belgelerle açıklanmalıdır.
Özellikle süreye tabi infaz işlemlerinde başvurunun zamanlaması önemlidir.
İnfaz Erteleme Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Cezam kesinleşti, cezaevine girmeyi erteleyebilir miyim?
Kanundaki şartların bulunması hâlinde mümkündür. Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirli suçlarda beş yıl veya daha az hapis cezaları bakımından m.17 kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru gündeme gelebilir.
2 yıl hapis cezası ertelenebilir mi?
Kasten işlenen suç bakımından iki yıllık hapis cezası m.17’deki üç yıllık süre sınırının içerisindedir. Ancak suç türü, mükerrirlik ve kanundaki istisnalar ayrıca kontrol edilmelidir.
3 yıl hapis cezasının infazı ertelenebilir mi?
Kasten işlenen suçlarda üç yıl veya daha az hapis cezası süre bakımından m.17 kapsamındadır. Bununla birlikte diğer kanuni koşulların da bulunması gerekir.
4 yıl hapis cezası ertelenebilir mi?
Kasten işlenen suçlarda m.17 kapsamındaki sınır üç yıldır. Taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az hapis cezaları bakımından erteleme gündeme gelebilir.
İnfaz erteleme kaç yıl sürer?
Kanuna göre erteleme her defasında bir yılı geçemez ve en fazla iki kez uygulanabilir.
Çağrı kâğıdı geldikten sonra erteleme istenebilir mi?
Evet. Zaten m.17 hükümlünün çağrı üzerine gelerek talepte bulunmasını esas almaktadır. Ancak çağrı kâğıdındaki sürelerin kaçırılmaması gerekir.
Erteleme talebini mahkemeye mi savcılığa mı yapmalıyım?
5275 sayılı Kanun m.17 kapsamındaki hükümlünün istemine bağlı infaz ertelemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirilir.
Mükerrir olan kişi infaz ertelemeden yararlanabilir mi?
Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilen kişiler m.17 kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu nedenle öncelikle kesinleşmiş hükümdeki tekerrür uygulamasının incelenmesi gerekir.
İnfaz erteleme reddedilirse ne yapılabilir?
Ret gerekçesi incelenerek infaz hukukunda öngörülen başvuru yolları değerlendirilmelidir. Özellikle ret kararının ceza miktarı, suç türü, mükerrirlik veya başka bir hukuki nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir.
Sonuç
Kesinleşmiş bir hapis cezasının bulunması, her durumda kişinin derhal cezaevine gireceği anlamına gelmez.
5275 sayılı Kanun’un 17. maddesinde belirtilen koşullar mevcutsa kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az hapis cezalarının infazının ertelenmesi mümkündür.
Ancak ceza miktarı tek başına yeterli değildir.
Özellikle suçun niteliği, mükerrirlik durumu, kesinleşmiş diğer ilamlar, çağrı kâğıdının tebliğ tarihi ve infaz dosyasının bütünü birlikte değerlendirilmelidir.
Çağrı kâğıdının tebliğinden sonra sürenin geçirilmesi yakalama emri gibi ciddi sonuçlar doğurabileceğinden, kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişinin infaz erteleme, hafta sonu infaz, geceleyin infaz, konutta infaz, açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik seçeneklerini cezaevine teslim süreci başlamadan önce değerlendirmesi önemlidir.