FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu iddiasıyla Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilen askerî personel açısından en önemli aşamalardan biri, Silahlı Kuvvetlerden ayırma kararı verilmeden önce yürütülen savunma sürecidir. Özellikle subay ve astsubaylar hakkında, yıllar önceki sosyal ilişkiler, üniversite dönemindeki öğrenci evleri, tanık beyanları, ankesörlü arama kayıtları veya başka soruşturmalarda verilen ifadeler gerekçe gösterilerek disiplin işlemleri başlatılabilmektedir.
Bu durumla karşılaşan askerî personelin ilk sorduğu soru genellikle aynıdır: Hakkımda ceza soruşturması dahi bulunmazken Yüksek Disiplin Kurulu beni Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarabilir mi?
Bu sorunun cevabı, ceza yargılaması ile askerî disiplin hukukunun birbirinden farklı hukuki esaslara dayanmasında yatmaktadır. Bir asker hakkında ceza davası açılmamış olması, disiplin soruşturması yürütülmesini kendiliğinden engellemez. Bununla birlikte idarenin disiplin cezası verme yetkisi sınırsız değildir. İsnat edilen fiilin somutlaştırılması, ilgili kanun hükmüyle ilişkilendirilmesi ve savunma hakkına uygun bir süreç yürütülmesi gerekir.
FETÖ iddiasıyla Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilen askerî personelin savunması, yalnızca örgüt üyesi olmadığını bildiren birkaç cümleden ibaret görülmemelidir. Bu savunma, personelin mesleki geleceğini doğrudan etkileyebilecek bir idari işlemin hukuki temelini tartışma imkânıdır.
FETÖ Nedeniyle Yüksek Disiplin Kuruluna Sevk Edilmek Ne Anlama Gelir?
Yüksek Disiplin Kurulu, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ve ilgili yönetmelik çerçevesinde, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirebilecek fiil ve durumları inceleyen kuruldur.
Kurula sevk edilmek, personelin Türk Silahlı Kuvvetlerinden kesin olarak çıkarıldığı anlamına gelmez.
Bu aşamada henüz ayırma işleminin hukuki şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte YDK’ya sevk, sıradan bir disiplin soruşturması olarak görülmemelidir. Sürecin sonunda personelin Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğinin kesilmesi veya statüsüne göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucu doğabilir.
Bu nedenle sevk kararının hangi somut fiile dayandığı, hangi kanun hükmünün uygulanmak istendiği ve dosyada hangi delillerin bulunduğu önemlidir.
FETÖ İddiasıyla YDK’ya Sevk Edilen Asker Mutlaka İhraç Edilir mi?
Hayır. Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmek ile Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası verilmesi aynı hukuki işlem değildir.
Kurul, dosyadaki delilleri ve personelin savunmasını değerlendirerek ayırma cezası verilmesine veya verilmesine yer olmadığına karar verebilir.
Özellikle isnat edilen davranışın kanunda düzenlenen disiplinsizliği oluşturmadığı, maddi olayın yeterli şekilde ortaya konulmadığı veya idarenin dayandığı belgelerin isnadı doğrulamadığı durumlarda ayırma cezasının hukuka uygunluğu tartışılabilir.
Ancak olumlu sicil geçmişi, daha önce disiplin cezası alınmamış olması veya ceza mahkûmiyetinin bulunmaması, tek başına ayırma cezası verilmesini engelleyen kesin nedenler değildir.
Bu hususlar savunmada değerlendirilebilir; fakat asıl mesele isnat edilen disiplinsizliğin hukuki şartlarının oluşup oluşmadığıdır.
6413 Sayılı Kanun’a Göre Terör Örgütleriyle İlişkisi Olmak Ne Demektir?
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, terör örgütleriyle ilişkisi olmak, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında düzenlenmiştir.
Bu hükümde terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak veya kullandırmak ve örgüt propagandası yapmak şeklindeki davranışlara yer verilmiştir.
Dolayısıyla savunma hazırlanırken öncelikle idarenin hangi somut davranışı bu hüküm kapsamında değerlendirdiği belirlenmelidir.
Personelin geçmişte belirli kişilerle görüşmüş olması, aynı okulda eğitim görmesi veya bir sosyal çevrede bulunması, söz konusu hükümdeki fiillerin gerçekleştiğinin kendiliğinden kanıtı sayılamaz.
Ancak bu tür olguların başka delillerle birlikte değerlendirilmesi mümkün olduğundan, yalnızca sosyal ilişki bulunduğunu söyleyerek bütün disiplin hukuku tartışmasının sona erdiği de kabul edilemez.
İdarenin, personelin davranışı ile uygulanmak istenen disiplinsizlik hükmü arasındaki hukuki bağlantıyı somutlaştırması gerekir.
Hakkında FETÖ Soruşturması Olmayan Asker YDK’ya Sevk Edilebilir mi?
Evet. Bir askerî personel hakkında Cumhuriyet başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmamış olması, disiplin soruşturması yürütülmesine her durumda engel değildir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği’nin 21. maddesi, adli soruşturma veya kovuşturma ile disiplin sürecinin birbirinden bağımsız yürütülebileceğini düzenlemektedir.
Bununla birlikte ceza soruşturmasının bulunmaması, idarenin somut olgulara dayalı değerlendirme yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Özellikle disiplin dosyasında yalnızca başka bir kişinin beyanı bulunuyorsa, bu beyanın içeriği, kaynağı ve güvenilirliği önem taşır.
Hakkında hiçbir adli işlem yapılmamış bir askerî personelin disiplin sürecinde, idarenin hangi davranışı ne şekilde tespit ettiği açıkça araştırılmalıdır.
Üniversite Yıllarında Cemaat Evinde Kalmak TSK’dan İhraç Sebebi midir?
FETÖ iddiasıyla yürütülen askerî disiplin soruşturmalarında, personelin üniversite yıllarında belirli öğrenci evlerinde veya yurtlarda kaldığı yönündeki anlatımlara rastlanabilmektedir.
Özellikle kısa süreli konaklama, öğrenci arkadaşlığı veya barınma amacıyla kurulan ilişkilerin örgütsel faaliyet olarak nitelendirilmesi hâlinde olayın bütün koşulları incelenmelidir.
Personelin söz konusu yerde hangi tarihlerde kaldığı, bu yerin niteliğini bilip bilmediği, kendisine örgütsel görev verilip verilmediği ve isnat edilen başka faaliyetlerin bulunup bulunmadığı önemlidir.
Bir kişinin yıllar önce belirli bir evde bulunmuş olması, tek başına terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde hareket ettiğini veya örgüte yardım ettiğini göstermeyebilir.
Ancak olayın niteliği, devamlılığı, kişinin bilgisi ve diğer somut deliller birlikte değerlendirilmeden kesin bir hukuki sonuca ulaşılması doğru değildir.
Bu nedenle YDK savunmasında geçmişteki sosyal ilişkinin hukuki niteliği ile isnat edilen disiplinsizlik arasındaki fark ortaya konulmalıdır.
FETÖ İtirafçısının İfadesiyle Asker TSK’dan Çıkarılabilir mi?
Disiplin dosyalarında bazı iddialar, başka soruşturmalarda ifade veren kişilerin anlatımlarına dayanabilmektedir.
Bu beyanların delil değeri, yalnızca beyanda bulunan kişinin itirafçı veya etkin pişmanlıktan yararlanan kişi olmasına göre belirlenmez.
Önemli olan anlatımın somut, tutarlı, denetlenebilir ve ilgili personelle bağlantılı olmasıdır.
Örneğin tanığın personeli hangi tarihte tanıdığı, hangi olaylara doğrudan şahit olduğu, isnat ettiği davranışları nasıl öğrendiği ve önceki ifadeleriyle çelişip çelişmediği değerlendirilmelidir.
Tanığın yalnızca bir kişiyi belirli bir sosyal çevrede gördüğünü söylemesi ile o kişinin örgütsel faaliyet yürüttüğünü somut olaylarla açıklaması aynı delil değerine sahip değildir.
Bununla birlikte tek bir tanık beyanının hiçbir durumda disiplin işlemine dayanak oluşturamayacağı yönünde genel bir kural da bulunmamaktadır.
Savunmanın amacı, tanık beyanının gerçekten neyi ispatladığını ve idarenin bu beyandan hangi hukuki sonucu çıkardığını denetlemektir.
YDK Savunması İçin Kaç Gün Süre Verilir?
6413 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre, Yüksek Disiplin Kurulunun görevine giren disiplinsizliklerde yazılı savunma için verilecek süre üç iş gününden az, beş iş gününden fazla olamaz.
Personelin talebi üzerine ilave süre verilebilir. Ancak ilk süre ile ilave sürenin toplamı beş iş gününü geçemez.
Sürenin hesabında savunma istem yazısının usulüne uygun tebliği önemlidir.
Savunma süresinin kısa olması nedeniyle, tebligatın alındığı andan itibaren disiplin dosyasının incelenmesi ve gerekli delillerin belirlenmesi gerekir.
Süresinde savunma yapılmaması, ilgili mevzuat çerçevesinde savunma hakkından vazgeçilmiş sayılma sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle YDK’ya sevk edilen askerî personelin, savunma istem yazısını ve tebliğ tarihini dikkatle değerlendirmesi önem taşır.
YDK Savunmasından Önce Dosyadaki Belgeler İncelenebilir mi?
Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği’nin 22. maddesi, kurula sevk edilen personel veya vekiline belirli sınırlar çerçevesinde soruşturma evrakını inceleme hakkı tanımaktadır.
Tahkikatın gizliliği, üçüncü kişilerin korunması ve gizli veya özel nitelikteki bilgiler bakımından kanuni sınırlamalar söz konusu olabilir.
Ancak bu sınırlamalar dışında kalan ve savunmanın hazırlanması bakımından gerekli belgelerin incelenmesi önemlidir.
Özellikle tanık beyanları, disiplin soruşturması raporları, teknik analizler ve isnada dayanak yapılan belgelerin değerlendirilmesi gerekir.
Personelin hangi delile karşı savunma yapacağını bilmemesi, savunma hakkının etkin kullanılması bakımından sorun oluşturabilir.
Bu nedenle dosyaya erişim talebi, ilgili mevzuat ve somut olayın koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Disiplin Soruşturmasında Verilen İfade YDK Savunması Yerine Geçer mi?
Hayır. Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği’nin 22. maddesinin üçüncü fıkrası bu konuda açık bir düzenleme içermektedir.
Disiplin soruşturması kapsamında alınan ifade, Yüksek Disiplin Kurulu sürecinde alınması gereken savunmanın yerine geçmez.
Personelin soruşturma aşamasında ifadesi alınmış olsa dahi ayrıca savunmasının alınması gerekir.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü soruşturma sırasında verilen ifade ile Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasına karşı yapılan savunmanın konusu ve hukuki sonuçları farklı olabilir.
Personelin önceki ifadesinin bulunması, idarenin ayrıca savunma alma yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
YDK Önünde Sözlü Savunma Yapılabilir mi?
Evet. İlgili yönetmelikte personelin veya vekilinin Yüksek Disiplin Kurulunda sözlü veya yazılı savunma yapabilmesine ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Yönetmeliğin 22. maddesine göre, sözlü savunma konusunda personelin talepte bulunması veya kurulun gerekli görmesi hâlinde ilgili kişi sözlü ifade vermeye çağrılabilir.
Kurulda durumu görüşülecek personele toplantı tarihinden en az on iş günü önce tebligat yapılması ve personelin sözlü ifade verme isteğini toplantıdan en az üç iş günü önce dilekçeyle bildirmesi öngörülmüştür.
Bu süreler, yazılı savunma için tanınan süreyle karıştırılmamalıdır.
Sözlü savunmanın amacı, yazılı açıklamaların tekrarından ibaret olmayıp isnat edilen olaylara ilişkin açıklamaların kurul önünde sunulmasına imkân tanımaktır.
YDK Savunmasında Hangi Hukuki İtirazlar İleri Sürülebilir?
FETÖ iddiasıyla yürütülen disiplin sürecinde savunmanın içeriği, personelin karşı karşıya olduğu somut isnada göre belirlenmelidir.
Öncelikle 6413 sayılı Kanun’un 20/1-h maddesindeki disiplinsizlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmelidir.
Ardından isnat edilen fiilin hangi belgeyle ortaya konulduğu, tanık anlatımlarının güvenilirliği, teknik delillerin doğruluğu ve idarenin ulaştığı sonucun maddi olgularla desteklenip desteklenmediği incelenmelidir.
Özellikle geçmişteki sosyal ilişkilerin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmesi durumunda, söz konusu davranışların zamanı, niteliği, kişinin bilgisi ve diğer delillerle bağlantısı önemlidir.
Savunmada ayrıca zamanaşımı, yetki, usul, savunma hakkı ve işlemin hukuki sebebi yönünden ortaya çıkabilecek sorunlar değerlendirilebilir.
Ancak her dosyada aynı itirazların ileri sürülmesi doğru değildir. Savunmanın, isnat edilen olayın gerçek özelliklerine dayanması gerekir.
Yıllar Önceki FETÖ İddiası Nedeniyle YDK Cezası Verilebilir mi?
6413 sayılı Kanun’un 39. maddesinde disiplin cezalarına ilişkin zamanaşımı hükümleri bulunmaktadır.
Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren durumun oluştuğunun disiplin amirleri tarafından tespit edilmesinden itibaren bir yıl ve kural olarak fiil veya hâlin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle ilgili sınırlamalar öngörülmüştür.
Ancak aynı maddede, adli süreçlerin sonuçlanması ve bazı diğer durumlar bakımından sürelerin başlangıcını etkileyebilen özel hükümler bulunmaktadır.
Bu nedenle bir olayın çok eski tarihli olması, tek başına zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceğini göstermez.
Özellikle devam eden bir durumun mu yoksa belirli tarihte tamamlanmış bir fiilin mi isnat edildiği ve idarenin durumu ne zaman tespit ettiği araştırılmalıdır.
Zamanaşımı itirazı, ilgili kanun hükümleri ve somut olayın kronolojisi üzerinden değerlendirilmelidir.
YDK Kararında Olumlu Sicil ve Başarılı Askerlik Geçmişi Önemli midir?
Askerî personelin olumlu sicili, mesleki başarıları, disiplin cezası bulunmaması ve hizmet geçmişi savunmada değerlendirilebilir.
Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği’nin 21. maddesi uyarınca, olumlu mesleki ve disiplin geçmişi bulunması, ayırma cezasını gerektiren disiplinsizliğin oluştuğu tespit edilmişse tek başına cezaya engel değildir.
Dolayısıyla başarılı askerlik geçmişi, isnat edilen fiilin gerçekleşmediğini kendiliğinden ispatlamaz.
Bununla birlikte personelin geçmiş hizmetlerinin ve dosyadaki bütün lehe hususların değerlendirilmesi, savunmanın bütünlüğü bakımından önemlidir.
FETÖ Nedeniyle YDK’dan İhraç Kararı Çıkarsa Ne Yapılabilir?
Yüksek Disiplin Kurulunun Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası vermesi hâlinde, kararın hukuka uygunluğu idari yargıda denetlenebilir.
İlgili yönetmeliğin 24. maddesi, YDK tarafından verilen ayırma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceğini düzenlemektedir.
İptal davasında işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluğu incelenebilir.
Özellikle savunma hakkının ihlali, isnat edilen disiplinsizliğin somut delillerle ortaya konulamaması veya işlemin hukuki sebebinin bulunmaması önemli dava konuları olabilir.
Dava açma süresi bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve uygulanabilecek özel hükümler dikkate alınmalıdır.
Özel süre bulunmayan hâllerde idare mahkemesinde genel dava açma süresi altmış gündür. Ancak somut işlemin niteliği ve tebliğ tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.
Dava açılması tek başına ayırma işleminin yürütmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ve göreve iade kararlarının uygulanması bakımından da ilgili özel hükümler değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
FETÖ nedeniyle YDK’ya sevk edildim, kesin ihraç edilir miyim?
Hayır. Sevk işlemi, ayırma cezasının kesin olarak verildiği anlamına gelmez. Kurulun isnat edilen disiplinsizliği ve delilleri değerlendirmesi gerekir.
Hakkımda ceza soruşturması yok, YDK beni ihraç edebilir mi?
Adli soruşturma bulunmaması tek başına disiplin sürecini engellemez. Ancak ayırma işleminin ilgili mevzuatta öngörülen şartlara ve somut delillere dayanması gerekir.
YDK savunması için kaç gün süre verilir?
6413 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca YDK kapsamındaki disiplinsizliklerde yazılı savunma süresi üç iş gününden az ve beş iş gününden fazla olamaz. Ek süre verilse dahi toplam süre beş iş gününü geçemez.
Üniversitede cemaat evinde kaldığım söyleniyor, bu nedenle ihraç edilebilir miyim?
Böyle bir iddianın hukuki sonucu, olayın özelliklerine ve diğer delillere bağlıdır. Kısa süreli barınma veya sosyal ilişkinin varlığı, tek başına kanundaki disiplinsizlik fiillerinin gerçekleştiğini göstermeyebilir.
Bir itirafçının ifadesiyle YDK’ya sevk edilebilir miyim?
Tanık veya itirafçı beyanı disiplin sürecinde değerlendirilebilir. Ancak beyanın içeriği, güvenilirliği ve isnat edilen fiili ne ölçüde ortaya koyduğu incelenmelidir.
YDK savunmasında avukat bulunabilir mi?
İlgili yönetmelik, personel veya vekilinin dosya inceleme ve savunma haklarını düzenlemektedir. Bu hakların kullanılmasında yönetmelikteki usul ve sınırlamalar dikkate alınmalıdır.
YDK ihraç kararına karşı dava açılabilir mi?
Evet. Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasına karşı, kanuni süre ve şartlar çerçevesinde idari yargıya başvurulabilir.
Sonuç: YDK Savunması İhraç Kararından Önceki En Önemli Hukuki Aşamalardan Biridir
FETÖ/PDY iddiasıyla Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilen askerî personelin hukuki durumu, yalnızca hakkında ceza soruşturması bulunup bulunmadığına göre değerlendirilemez.
İdarenin, isnat edilen disiplinsizliğin hangi somut fiillerle gerçekleştiğini ortaya koyması ve ilgili personelin savunma hakkına uygun hareket etmesi gerekir.
Özellikle yıllar önceki sosyal ilişkiler, öğrenci evlerinde kalma iddiaları, tanık beyanları veya teknik kayıtlar nedeniyle yürütülen disiplin süreçlerinde, bu delillerin hukuki niteliğinin dikkatle incelenmesi önem taşımaktadır.
Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmiş olmak, ihraç kararının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmez. Ancak bu aşamada yapılacak savunmanın içeriği, personelin mesleki geleceği üzerinde belirleyici sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle YDK savunması, yalnızca genel inkâr ifadelerinden oluşan bir açıklama olarak değil, isnat edilen fiillerin, delillerin ve uygulanacak disiplin hükümlerinin somut olarak değerlendirildiği hukuki bir savunma olarak hazırlanmalıdır.
Av. Orçun Akbulut
Aydın – Askerî Personel İdari Davaları, Yüksek Disiplin Kurulu Savunmaları ve Terör Suçları