Evlilik İptal Davası Nasıl Açılır? Şartları ve Sonuçları 2026

Evlilik iptal davası, hukuken geçerli şekilde kurulmuş görünen bir evliliğin Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen geçersizlik sebeplerinden birinin bulunması nedeniyle mahkeme kararıyla sona erdirilmesini sağlayan davadır.

Evliliğin iptali ile boşanma aynı hukuki kurum değildir. Boşanma davasında kural olarak geçerli biçimde kurulmuş bir evliliğin sonradan ortaya çıkan boşanma sebepleri nedeniyle sona erdirilmesi söz konusudur. Evlilik iptal davasında ise sorun çoğunlukla evliliğin kuruluşunda mevcut olan bir geçersizlik sebebinden kaynaklanmaktadır.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü eşlerden birinin evlenirken zaten evli olması, evlenmeye engel derecede hısımlık bulunması, evlenme sırasında ayırt etme gücünün bulunmaması, önemli bir konuda aldatılma veya ağır bir korkutma altında evlenme gibi durumlarda hukuki yol doğrudan boşanma davası olmayabilir.

Somut olayın özelliklerine göre evliliğin mutlak veya nisbi butlan nedeniyle iptali gündeme gelebilir.

Evlilik İptal Davası Nedir?

Türk Medeni Kanunu, geçersiz evlilikleri temel olarak mutlak butlan ve nisbi butlan olmak üzere iki grupta düzenlemiştir.

Mutlak butlanda kamu düzenini ilgilendiren ağır bir geçersizlik sebebi vardır. Nisbi butlanda ise özellikle eşlerden birinin iradesinin sağlıklı biçimde oluşmaması veya kanunda belirtilen başka özel sebepler söz konusudur.

Bu nedenle “Evliliğimden pişman oldum, evliliği iptal ettirebilir miyim?” sorusunun cevabı kural olarak hayırdır.

Evlilikten pişman olmak tek başına evlilik iptal sebebi değildir. Kanunda öngörülen butlan sebeplerinden birinin somut olayda bulunması gerekir.

Evliliğin Mutlak Butlanla İptal Sebepleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesinde mutlak butlan sebepleri sınırlı olarak düzenlenmiştir.

Buna göre;

1. Eşlerden Birinin Evlenirken Zaten Evli Olması

Bir kişinin mevcut evliliği devam ederken ikinci bir evlilik yapması mutlak butlan sebebidir.

Örneğin kişinin önceki eşiyle boşanma davası devam ederken ve boşanma kararı henüz kesinleşmeden başka biriyle evlenmesi halinde ikinci evlilik bakımından mutlak butlan gündeme gelebilir.

Ancak önceki evliliğin sonradan sona ermesi ve ikinci evlilikte diğer eşin iyi niyetli olması gibi özel durumlarda ayrıca TMK m.147’nin değerlendirilmesi gerekir.

2. Sürekli Ayırt Etme Gücünden Yoksunluk

Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması da mutlak butlan nedenidir.

Burada önemli olan yalnızca kişinin bir hastalığının bulunması değildir. Evlenme iradesinin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneği bakımından somut değerlendirme yapılması gerekir.

Bu tür uyuşmazlıklarda sağlık kayıtları, hastane evrakları ve gerektiğinde uzman raporları belirleyici hale gelebilir.

3. Evlenmeye Engel Derecede Akıl Hastalığı

Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığının bulunması da kanunda mutlak butlan nedeni olarak kabul edilmiştir.

Her psikiyatrik rahatsızlık kendiliğinden evlilik iptal sebebi değildir. Hastalığın niteliği ve evlenmeye engel oluşturup oluşturmadığı somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

4. Evlenmeye Engel Derecede Hısımlık

Kanunun evlenmeyi yasakladığı derecede hısımlığın bulunması halinde yapılan evlilik de mutlak butlanla sakattır.

Bu durum kamu düzeniyle yakından ilgili olduğundan mutlak butlan kapsamında değerlendirilir.

Mutlak Butlan Davasını Kim Açabilir?

Mutlak butlan davasının önemli özelliklerinden biri dava açabilecek kişilerin kapsamıdır.

Türk Medeni Kanunu’na göre mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılabilir. Ayrıca ilgisi bulunan kişiler de davayı açabilir.

Bununla birlikte bazı özel durumlarda dava hakkının sınırlandırıldığı veya ortadan kalktığı haller bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle evliliğin sona ermesinden sonra açılacak davalarda TMK m.147 hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Nisbi Butlan Nedeniyle Evliliğin İptali Nedir?

Nisbi butlan sebepleri özellikle evlenen kişinin iradesinin sağlıklı şekilde oluşmadığı durumlarla ilgilidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 148 ve devamı maddelerinde başlıca;

  • geçici olarak ayırt etme gücünden yoksunluk,
  • yanılma,
  • aldatma,
  • korkutma

düzenlenmiştir.

Nisbi butlan davalarında süre konusu özellikle önemlidir.

Yanılma Nedeniyle Evliliğin İptali

Kişi aslında evlenmek istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği halde yanılarak evlenmiş olabilir.

Bunun yanında eşinde bulunmaması, diğer eş bakımından birlikte yaşamayı çekilmez hale getirecek derecede önemli bir nitelik konusunda yanılma da evliliğin iptalini gündeme getirebilir.

Ancak burada her yanlış bilgi veya hayal kırıklığı yeterli değildir.

Yanılmanın kanunun aradığı ağırlıkta olması gerekir.

Dolayısıyla eşler arasındaki sıradan anlaşmazlıklarla evlenme iradesini etkileyen esaslı yanılmanın birbirinden ayrılması gerekir.

Aldatma Nedeniyle Evliliğin İptali

Evlilik öncesinde bazı önemli gerçeklerin bilinçli şekilde gizlenmesi halinde nisbi butlan gündeme gelebilir.

Türk Medeni Kanunu özellikle eşin namus ve onuru konusunda aldatılmasını ve davacının veya altsoyunun sağlığı bakımından ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesini düzenlemektedir.

Burada önemli nokta şudur:

Evlilik sırasında ortaya çıkan her yalan otomatik olarak evlilik iptal sebebi oluşturmaz.

Aldatmanın kanundaki şartları taşıması ve evlenme iradesi üzerindeki etkisinin ortaya konulması gerekir.

Bu nedenle evlilik öncesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu iddia edilen dosyalarda mesajlar, yazışmalar, sağlık kayıtları, tanık anlatımları ve diğer deliller önem kazanabilir.

Korkutma ve Tehdit Altında Yapılan Evlilik İptal Edilebilir mi?

Evet, belirli şartlarda mümkündür.

Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatına, sağlığına ya da namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlikeyle korkutularak evlenmeye razı edilen eş evliliğin iptalini talep edebilir.

Burada sıradan aile baskısı ile kanunun aradığı ağırlıktaki korkutmanın birbirinden ayrılması gerekir.

Örneğin yalnızca “ailem evlenmemi çok istedi” şeklindeki bir durum ile ciddi bir tehdidin etkisi altında evlenme aynı hukuki sonucu doğurmayacaktır.

Evlilik İptal Davasında Süre Ne Kadardır?

Süre bakımından özellikle mutlak butlan ile nisbi butlan birbirinden ayrılmalıdır.

Nisbi butlan davalarında Türk Medeni Kanunu’nun 152. maddesi çok önemlidir.

İptal davası açma hakkı;

  • iptal sebebinin öğrenilmesinden veya korkunun etkisinin ortadan kalkmasından itibaren altı ay,
  • her durumda evlenmenin üzerinden beş yıl

geçmekle düşer.

Bunlar hak düşürücü sürelerdir.

Bu nedenle aldatıldığını veya önemli bir hususta yanıldığını öğrenen eşin uzun süre beklemesi ciddi hak kaybına neden olabilir.

Mutlak butlan bakımından ise nisbi butlandaki bu altı aylık ve beş yıllık süre sistemi uygulanmaz. Bununla birlikte dava hakkının sınırlandığı özel durumlar ayrıca incelenmelidir.

Evlilik İptal Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Evliliğin butlanı davalarında yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesi uyuşmazlığı görür.

Yetkili mahkemenin belirlenmesinde ise boşanma davalarına ilişkin yetki kuralları dikkate alınır.

Bu nedenle dava açılmadan önce hem görev hem de yetki yönünden dosyanın değerlendirilmesi gerekir.

Evlilik İptal Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Evlilik iptal davalarında kullanılacak deliller ileri sürülen iptal nedenine göre değişir.

Somut olayın niteliğine göre;

  • nüfus kayıtları,
  • önceki evlilik ve boşanma kayıtları,
  • sağlık ve hastane kayıtları,
  • uzman ve bilirkişi raporları,
  • tanık anlatımları,
  • mesaj ve yazışmalar,
  • elektronik iletişim kayıtları,
  • fotoğraf ve belgeler,
  • ceza soruşturması veya dava dosyaları

delil olarak gündeme gelebilir.

Örneğin eşin evlenme sırasında başka biriyle evli olduğu iddia ediliyorsa nüfus kayıtları ön plana çıkarken, evlenme iradesini etkileyen bir hastalığın gizlendiği iddiasında sağlık kayıtları önem kazanabilir.

Bu nedenle evlilik iptal davasında delil stratejisi, ileri sürülen hukuki sebebe göre kurulmalıdır.

Evlilik İptal Edilene Kadar Geçerli midir?

Evet.

Bu konu uygulamada en fazla karıştırılan hususlardan biridir.

Türk Medeni Kanunu’nun 156. maddesine göre batıl bir evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer. Hatta mutlak butlan halinde dahi evlilik, mahkeme kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.

Dolayısıyla “Evlilik zaten geçersizmiş, hiçbir işlem yapmaya gerek yok” düşüncesi doğru değildir.

Mahkeme kararı gerekir.

Evliliğin İptali Halinde Çocukların Durumu Ne Olur?

Evliliğin iptal edilmesi çocukların hukuki statüsünü ortadan kaldırmaz.

Mahkeme tarafından butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, anne ve baba iyi niyetli olmasa dahi evlilik içinde doğmuş sayılır.

Çocuklarla anne ve baba arasındaki hukuki ilişkiler bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Bu kapsamda velayet, kişisel ilişki ve çocukların bakımına ilişkin hususlar ayrıca değerlendirilir.

Evlilik İptalinde Nafaka İstenebilir mi?

Evliliğin iptali davası açılması nafaka ve tazminat taleplerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Türk Medeni Kanunu’nun 158. maddesine göre eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Bu nedenle şartlarının bulunması halinde evliliğin iptali davasıyla birlikte nafaka ve tazminata ilişkin talepler de gündeme gelebilir.

Ancak bu taleplerin kabul edilip edilmeyeceği somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Evliliğin İptalinde Mal Paylaşımı Yapılır mı?

Evet.

Evliliğin iptal edilmiş olması eşler arasındaki mal rejiminin hiç doğmadığı anlamına gelmez.

TMK m.158 gereğince mal rejiminin tasfiyesinde boşanmaya ilişkin hükümler uygulanmaktadır.

Dolayısıyla edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulandığı bir evlilikte, şartları mevcutsa katılma alacağı, değer artış payı ve diğer mal rejimi talepleri ayrıca gündeme gelebilir.

Özellikle taşınmaz, araç, şirket payı veya yüksek değerli malvarlığı bulunan evliliklerde evlilik iptal davası ile mal rejimi tasfiyesinin birbirinden ayrı hukuki sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır.

Evlilik İptali ile Boşanma Arasındaki Fark Nedir?

İki dava arasındaki temel fark, hukuki sebebin niteliğidir.

Boşanmada geçerli şekilde kurulmuş bir evlilik, kanunda belirtilen boşanma sebepleri nedeniyle sona erdirilmektedir.

Evliliğin iptalinde ise evliliğin kuruluş aşamasında mevcut bulunan ve kanunun geçersizlik sonucu bağladığı bir durum söz konusudur.

Örneğin evlilik devam ederken eşlerin şiddetli geçimsizlik yaşamaları boşanma hukukunu ilgilendirirken, kişinin ağır bir korkutma altında evlendirilmiş olması nisbi butlan hükümlerini gündeme getirebilir.

Bu nedenle olayın yanlış hukuki sebebe dayandırılması dava stratejisini doğrudan etkileyebilir.

Evlilik İptal Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?

Öncelikle yaşanan olayın gerçekten evlilik iptal sebebi mi yoksa boşanma sebebi mi olduğu belirlenmelidir.

Ardından;

iptal sebebinin mutlak mı nisbi butlan mı olduğu, dava açma hakkının kime ait olduğu, hak düşürücü süre bulunup bulunmadığı ve iddianın hangi delillerle ispatlanabileceği değerlendirilmelidir.

Özellikle nisbi butlan davalarında altı aylık sürenin kaçırılması önemli hak kayıplarına yol açabilir.

Bu nedenle “evlilik iptal davası mı yoksa boşanma davası mı açılmalı?” sorusu yalnızca kullanılan dava adından ibaret değildir. Nafaka, tazminat, mal rejimi ve çocuklara ilişkin sonuçlar bakımından dosyanın bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlilik iptal davası açmak için ne kadar evli kalmak gerekir?

Kanunda evlilik iptal davası açabilmek için belirli bir süre evli kalma şartı bulunmamaktadır. İptal sebebinin ve diğer dava şartlarının mevcut olması önemlidir.

Evlendikten birkaç gün sonra evlilik iptal edilebilir mi?

Kanuni bir mutlak veya nisbi butlan sebebi mevcutsa evliliğin çok kısa sürmüş olması dava açılmasına engel değildir. Ancak yalnızca evlilikten vazgeçmek veya pişman olmak iptal sebebi değildir.

Eşimin bana yalan söylediğini öğrendim, evliliği iptal ettirebilir miyim?

Her yalan evliliğin iptalini gerektirmez. Aldatma veya yanılmanın Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen şartları taşıyıp taşımadığı somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.

Eşimin hastalığını evlendikten sonra öğrendim. Evlilik iptal edilebilir mi?

Hastalığın niteliği önemlidir. Kanunun mutlak ve nisbi butlan hükümleri farklı şartlar öngörmektedir. Özellikle davacının veya altsoyunun sağlığı bakımından ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi nisbi butlan bakımından önem taşıyabilir.

Evlilik iptal davasında tazminat alınabilir mi?

Şartları mevcutsa mümkündür. TMK m.158 gereğince tazminat ve nafaka konularında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Evlilik iptal edilirse çocuk evlilik dışı mı sayılır?

Hayır. Butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, anne ve baba iyi niyetli olmasa dahi evlilik içinde doğmuş sayılır.

Evlilik iptal edilince mallar ne olur?

Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesinde boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Bu nedenle mal rejiminden kaynaklanan alacak talepleri ayrıca değerlendirilebilir.

Evlilik iptal davası ile boşanma davası aynı şey midir?

Hayır. Her iki dava evliliğin sona ermesine yol açabilse de hukuki sebepleri ve şartları farklıdır. Hangi davanın açılması gerektiği somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Evlilik iptal davası için avukat zorunlu mudur?

Türkiye’de bu davaların avukat aracılığıyla açılması zorunlu değildir. Ancak butlan türünün belirlenmesi, hak düşürücü süreler, deliller ve davaya bağlı mali sonuçlar nedeniyle hukuki değerlendirme önem taşır.

Evlilik iptal davasında altı aylık süre ne zaman başlar?

Nisbi butlan bakımından süre, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren başlar. Dava hakkı bu tarihten itibaren altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Sonuç

Evlilik iptal davası, boşanmanın alternatifi olarak istenildiği zaman başvurulabilecek bir dava değildir. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen mutlak veya nisbi butlan sebeplerinden birinin bulunması gerekir.

Eşlerden birinin evlenirken zaten evli olması, sürekli ayırt etme gücünden yoksunluk, evlenmeye engel derecede akıl hastalığı ve yasak derecede hısımlık mutlak butlan kapsamında; geçici ayırt etme gücü kaybı, yanılma, aldatma ve korkutma ise şartlarına göre nisbi butlan kapsamında değerlendirilebilir.

Özellikle nisbi butlan davalarında hak düşürücü süreler nedeniyle gecikmeden hareket edilmesi önemlidir. Bunun yanında evliliğin iptalinin nafaka, tazminat, çocukların durumu ve mal rejiminin tasfiyesi bakımından da sonuçları bulunmaktadır.

Bu nedenle evlilik iptal davası açılmadan önce olayın boşanma sebebi mi yoksa evlenmenin butlanı sebebi mi oluşturduğu, dava hakkının kime ait olduğu, sürenin geçip geçmediği ve iddianın hangi delillerle ispatlanabileceği birlikte değerlendirilmelidir.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!