Garson Kodlaması Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli mi? 2026

FETÖ/PDY soruşturma ve kovuşturmalarında özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü personeli yönünden karşılaşılan delillerden biri, kamuoyunda “Garson SD kartı” veya “Garson kodlaması” olarak bilinen dijital verilerdir.

Bu dosyalarda sanık veya şüphelinin isminin karşısında A5, B4, B5, EA, SAY ve benzeri birtakım kodların bulunduğu görülebilmektedir. Ancak ceza yargılaması bakımından asıl mesele kişinin bir listede bulunması veya belirli bir kodla sınıflandırılmış olması değildir.

Asıl soru şudur:

Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen dijital materyalde kişinin örgüt mensubu olduğu yönünde bir kodlama bulunması, tek başına silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet için yeterli midir?

Bu sorunun cevabı her dosyanın kendi delil durumuna göre verilmelidir. Yargıtay kararları incelendiğinde Garson verilerinin otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğuran, başka hiçbir araştırmaya ihtiyaç bırakmayan bir delil olarak kabul edilmediği görülmektedir.

Garson Kodlaması Nedir?

“Garson” kod adlı gizli tanıktan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, özellikle emniyet personeline ilişkin çok sayıda kayıt ortaya çıkarılmıştır.

Bu kayıtlarda kişiler hakkında çeşitli sınıflandırmalar ve örgütsel değerlendirmeler bulunduğu ileri sürülmektedir.

Yargıtay kararlarında örneğin;

A5,

B4,

EA,

SAY

gibi kodlamalarla karşılaşılmaktadır.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır.

Dijital materyalde bir kişinin isminin ve kodunun bulunması ile o kişinin Türk Ceza Kanunu anlamında silahlı terör örgütü üyesi olduğunun hukuken ispatlanması aynı şey değildir.

Ceza mahkûmiyeti, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delile dayanmalıdır.

Garson Kodlaması Doğrudan Mahkûmiyet Anlamına Gelir mi?

Hayır.

Bir kişinin Garson SD kartında belirli bir kodla yer alması, dosyanın geri kalanından bağımsız olarak ele alınmamalıdır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Garson verilerini konu alan kararlarında, bu verilerle bağlantılı olarak başka araştırmaların yapılmasına önem verildiği görülmektedir.

Örneğin sanık hakkında;

örgütlü suçlar bilgi havuzunda başka beyan bulunup bulunmadığının,

kendisini tanıdığı veya örgütsel faaliyetlerine ilişkin bilgi sahibi olduğu ileri sürülen kişilerin bulunup bulunmadığının,

ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesinin gerekip gerekmediğinin,

Garson verisindeki bilgilerin başka delillerle doğrulanıp doğrulanmadığının,

örgütsel faaliyetin devam edip etmediğinin

araştırılması gündeme gelebilmektedir.

Dolayısıyla Garson kaydının dosyada bulunması ile bu kaydın içeriğinin doğrulanması birbirinden farklı konulardır.

Yargıtay Garson Verilerine Nasıl Yaklaşıyor?

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararları incelendiğinde dikkat çeken hususlardan biri “eksik araştırma” kavramıdır.

Örneğin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/20087 E., 2022/2525 K. sayılı kararında sanık hakkında SAY kodlamasının bulunduğu bir dosyada, sanığın belirli tarihlerden sonraki örgütsel faaliyetlerinin araştırılması, UYAP bilgi havuzunda sanık hakkında ifade veya beyan bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve gerektiğinde ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Bu yaklaşım son derece önemlidir.

Çünkü Garson verisinin varlığı, araştırmanın sonu olarak değil, somut dosyanın özelliklerine göre başka delillerle birlikte araştırılması gereken bir veri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Benzer şekilde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/18842 E., 2022/5422 K. sayılı kararında B4 kodlaması bulunan sanık yönünden yalnızca bu kodlama değerlendirilmemiş; tanık anlatımları ve ankesörlü arama gibi diğer unsurlar da dosya kapsamında ele alınmıştır.

A5 Kodlaması Tek Başına Yeterli midir?

Garson dosyalarında en fazla tartışılan kodlardan biri A5 kodudur.

Yargıtay kararlarında A5 kodunun örgüte mensubiyet, teslimiyet, sadakat ve bağlılık seviyesine ilişkin bir sınıflandırma olarak açıklandığı örnekler bulunmaktadır.

Ancak burada önemli olan kodun sözlük anlamından çok, somut sanık bakımından hangi delillerle doğrulandığıdır.

Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/20891 E., 2022/8341 K. sayılı kararında A5 kodlamasının yanında sanık hakkında örgütsel toplantılar, himmet, örgütsel konum ve tanık anlatımları gibi başka olguların bulunduğu görülmektedir.

Bu nedenle;

“Dosyada A5 kodu var, kesin mahkûmiyet çıkar.”

şeklinde bir değerlendirme hukuken doğru değildir.

Aynı şekilde;

“Dosyada sadece Garson kaydı var, kesin beraat çıkar.”

şeklinde kategorik bir değerlendirme yapmak da doğru olmayacaktır.

Somut dosyanın bütün delilleri birlikte incelenmelidir.

Garson Kodlaması ile Birlikte ByLock Varsa Ne Olur?

Dosyada Garson kaydının yanında ByLock tespitinin bulunması halinde değerlendirme farklılaşabilir.

Çünkü bu durumda mahkemenin önünde yalnızca Garson verisi bulunmamaktadır.

Yargıtay kararlarında Garson kaydının ByLock, tanık anlatımları ve diğer örgütsel faaliyetlerle birlikte değerlendirildiği örnekler bulunmaktadır.

Bu nedenle savunmada ilk yapılması gereken şey delilleri birbirinden ayırmaktır.

Garson kaydı ayrı,

ByLock iddiası ayrı,

ankesörlü arama ayrı,

tanık anlatımları ayrı,

Bank Asya işlemleri ayrı,

örgütsel toplantı iddiası ayrı

incelenmelidir.

Daha sonra bu deliller arasında gerçekten birbirini doğrulayan hukuki bir bütünlük bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Garson Kodlaması Var Ama ByLock Yoksa Ne Olur?

Uygulamada sık karşılaşılan dosyalardan biri de budur.

Kişinin ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit bulunmamakta ancak Garson SD kartında adı ve bir kodlaması bulunmaktadır.

Bu durumda savunmanın yalnızca “ByLock yoktur” şeklinde kurulması yeterli değildir.

Şu soruların tamamına cevap aranmalıdır:

Garson verisindeki kayıt hangi tarihe aittir?

Kodlamayı kimin yaptığı belirlenmiş midir?

Sanık hakkında kod dışında hangi bilgiler bulunmaktadır?

Veride örgütsel sorumlu veya bağlı olunan kişi gösterilmiş midir?

Bu kişiler tespit edilmiş midir?

Tanık olarak dinlenmişler midir?

Sanığı teşhis eden başka bir kişi bulunmakta mıdır?

Ankesörlü veya sabit hat irtibatı mevcut mudur?

Örgütsel toplantıya katıldığına ilişkin somut anlatım bulunmakta mıdır?

Kodlamadaki bilgiler sanığın gerçek hayatındaki görev yeri ve diğer objektif bilgilerle ne ölçüde örtüşmektedir?

Dosyada örgütsel hiyerarşiye dahil olmayı gösteren başka delil bulunmakta mıdır?

Savunma açısından asıl çalışma bu noktada başlamaktadır.

Garson Kaydındaki Bilgilerin Teyit Edilmesi Neden Önemlidir?

Ceza muhakemesinde dijital bir kaydın dosyaya girmiş olması ile kaydın içeriğinin maddi gerçeği yansıttığının kabul edilmesi aynı şey değildir.

Örneğin Garson kaydında kişinin bağlı olduğu iddia edilen bir örgütsel sorumlunun adı bulunuyorsa, bu kişinin kim olduğu araştırılabilir.

Kişi başka bir soruşturma kapsamında ifade vermişse bu ifade getirtilmelidir.

Sanık hakkında beyanda bulunmuşsa savunmanın bu beyana karşı diyecekleri sorulmalıdır.

Gerektiğinde tanığın duruşmada dinlenmesi ve savunmanın soru sorma hakkının sağlanması gerekir.

CMK’nın 217. maddesi uyarınca hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.

Bu nedenle savunmanın yalnızca kodun anlamına yoğunlaşması çoğu zaman eksik kalacaktır.

Garson Kodlamasında UYAP Araştırması

Yargıtay’ın bu dosyalardaki önemli yaklaşımlarından biri, sanık hakkında başka soruşturma veya kovuşturmalarda beyan bulunup bulunmadığının araştırılmasıdır.

Özellikle örgütlü suçlar soruşturma bilgi havuzundaki kayıtların incelenmesi gündeme gelebilmektedir.

Bu araştırmanın iki yönlü sonucu olabilir.

Sanık hakkında Garson kaydını doğrulayan somut anlatımlar bulunabilir.

Bunun tersine, kapsamlı araştırmaya rağmen sanık hakkında kodlamayı doğrulayacak herhangi bir somut örgütsel faaliyet veya tanık anlatımı bulunmaması da savunma bakımından önem taşıyabilir.

Bu nedenle Garson dosyasında yalnızca mevcut evrak değil, yapılmamış araştırmalar da incelenmelidir.

Garson Kodlaması ve Ankesörlü Arama Birlikte Bulunuyorsa

Garson kodlamasının yanında ankesörlü veya sabit hatlardan ardışık/periyodik arama kayıtlarının bulunduğu dosyalarda iki ayrı delil kümesi söz konusudur.

Ancak ankesör kaydının bulunması da tek başına değerlendirilmemelidir.

Aramaların;

ardışık olup olmadığı,

periyodik özellik taşıyıp taşımadığı,

hangi tarihlerde gerçekleştiği,

arama grubunda kimlerin bulunduğu,

arama yapılan hattın niteliği,

baz kayıtları,

görev ve tayin tarihleri,

arama grubundaki diğer kişilerin ifadeleri

ayrıca araştırılmalıdır.

Dolayısıyla “Garson + ankesör” şeklinde matematiksel bir formülle otomatik mahkûmiyet sonucuna ulaşılması yerine her delilin hukuki güvenilirliği ayrı ayrı tartışılmalıdır.

Örgüt Üyeliğinde Süreklilik, Çeşitlilik ve Yoğunluk

Garson kodlaması tartışmasının merkezinde aslında TCK’nın 314. maddesindeki örgüt üyeliği kavramı bulunmaktadır.

Yargıtay uygulamasında örgüt üyeliği bakımından örgütle organik bağ ile kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetler önem taşımaktadır.

Bu nedenle kişinin üçüncü bir kişi tarafından bir veri tabanında belirli şekilde sınıflandırılmış olması ile kişinin kendi iradesiyle örgütsel hiyerarşiye dahil olduğunun ispatlanması birbirinden ayrılmalıdır.

Savunmanın temel sorusu şu olmalıdır:

Sanığın kendi iradi eylemleriyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösteren somut delil nedir?

Bu soruya dosya kapsamında açık ve hukuken denetlenebilir bir cevap verilmesi gerekir.

Garson Kodlamasına Karşı Savunmada Neler İncelenmelidir?

Garson SD kartı bulunan bir FETÖ dosyasında savunma yalnızca kodun ne anlama geldiğine bakılarak hazırlanamaz.

Öncelikle veri inceleme raporunun tamamı incelenmelidir.

Sanığa ilişkin bütün satırlar ve kayıtlar belirlenmelidir.

Kodlamanın yanında bulunan açıklamalar ayrıştırılmalıdır.

Varsa bağlı olduğu ileri sürülen kişilerin kimlikleri tespit edilmelidir.

Bu kişilerin soruşturma ve kovuşturma ifadeleri araştırılmalıdır.

Sanığın görev yaptığı yerler ve tarihler ile dijital kayıttaki bilgiler karşılaştırılmalıdır.

ByLock bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Ankesörlü/sabit hat araması varsa ayrıntılı HTS analizi yapılmalıdır.

Tanık anlatımlarının doğrudan bilgiye mi yoksa duyuma mı dayandığı incelenmelidir.

Örgütsel toplantı, himmet veya talimat ilişkisine ilişkin iddiaların somutlaştırılıp somutlaştırılmadığı değerlendirilmelidir.

Son aşamada bütün deliller birlikte ele alınarak örgüt üyeliğinin maddi ve manevi unsurlarının oluşup oluşmadığı tartışılmalıdır.

Beraat Kararı Verilebilir mi?

Elbette Garson kaydının bulunduğu her dosya mahkûmiyetle sonuçlanmaz.

Ancak beraat değerlendirmesi de yalnızca “Garson tek başına delil değildir” şeklindeki tek cümlelik bir savunmaya dayandırılmamalıdır.

Savunmanın daha güçlü biçimi şudur:

Garson verisindeki kayıt somut dosyada hangi bağımsız delille doğrulanmaktadır?

Sanığın örgütsel hiyerarşiye kendi iradesiyle dahil olduğunu ortaya koyan eylem nedir?

Süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyet hangisidir?

Kodlamayı doğrulayacağı ileri sürülen kişiler dinlenmiş midir?

Deliller duruşmada tartışılmış mıdır?

Sanığa delillere karşı etkili şekilde savunma yapma imkânı verilmiş midir?

Bu soruların cevabı dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Garson Kodlaması Nedeniyle Ceza Alanlar Ne Yapabilir?

Garson kodlamasının delil olarak kullanıldığı kesinleşmemiş dosyalarda istinaf ve temyiz aşamasında somut delil değerlendirmesine yönelik itirazlar ileri sürülebilir.

Mahkûmiyet kesinleşmişse dosyanın durumuna göre olağanüstü kanun yolları ve bireysel başvuru ihtimalleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Ancak her dosyada aynı hukuki yolun kullanılabileceğini söylemek mümkün değildir.

Özellikle kararın kesinleşme tarihi, yargılama aşamaları, mahkûmiyete esas alınan diğer deliller ve daha önce ileri sürülen savunmalar görülmeden olağanüstü kanun yolu konusunda değerlendirme yapılmamalıdır.

Sonuç

Garson kodlaması FETÖ/PDY’nin emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin ceza dosyalarında önemli bir delil tartışmasıdır. Ancak bir kişinin dijital materyalde A5, B4, EA, SAY veya başka bir kodla yer alması tek başına dosyanın sonucunu açıklamaz.

Yargıtay kararlarının gösterdiği temel noktalardan biri, Garson verilerinin somut dosyadaki diğer deliller ve yapılması gereken araştırmalarla birlikte değerlendirilmesidir.

Bu nedenle Garson kodlaması bulunan dosyalarda yalnızca kodun anlamına değil;

verinin nasıl doğrulandığına,

hangi bağımsız delillerle desteklendiğine,

ilgili kişilerin dinlenip dinlenmediğine,

sanığın örgütle organik bağını gösteren somut eylemlere,

delillerin duruşmada tartışılıp tartışılmadığına

bakılması gerekir.

Ceza yargılamasında belirleyici olan kişinin bir listede nasıl tanımlandığı değil, isnat edilen örgüt üyeliği suçunun unsurlarının hukuka uygun delillerle ve her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlanıp ispatlanmadığıdır.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!