Garson A5 Kodu Nedir? A5 Kodlaması FETÖ Üyeliği İçin Yeterli mi? 2026

FETÖ/PDY’nin Emniyet Genel Müdürlüğündeki mahrem yapılanmasına ilişkin ceza soruşturmalarında karşılaşılan en önemli dijital delil tartışmalarından biri, “Garson” kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kartlardaki personel kodlamalarıdır. Bu soruşturmalarda sıkça geçen Garson A5 kodu da önemli bir ayrıntıdır.

Bu dosyalarda özellikle A5 kodlaması dikkat çekmektedir.

Hakkında A5 kaydı bulunduğunu öğrenen kişinin ilk sorusu çoğu zaman aynıdır:

“Garson A5 kodu ne anlama geliyor ve yalnızca bu kod nedeniyle FETÖ üyeliğinden ceza alabilir miyim?”

Bu sorunun cevabı yalnızca A5 kodunun açıklamasına bakılarak verilemez.

Ceza yargılamasında asıl mesele, sanığın bir veri tabanında nasıl sınıflandırıldığı değil; silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına bilerek ve isteyerek dahil olduğunun hukuka uygun delillerle ispatlanıp ispatlanmadığıdır.

Garson A5 Kodu Nedir?

Garson kod adlı gizli tanıktan teslim alınan dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde emniyet personeline ilişkin farklı harf ve rakamlardan oluşan sınıflandırmalar bulunduğu görülmüştür.

Yargıtay kararlarına yansıyan Garson veri açıklamalarında A5 kodlaması, genel olarak örgüte mensubiyeti ve örgütsel bağlılık düzeyini gösterdiği ileri sürülen sınıflandırmalardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

A5’in dosyadaki anlamı değerlendirilirken yalnızca kodun genel açıklamasına bakılmamalıdır.

Sanığa ait veri satırının tamamı, varsa açıklama bölümü, örgütsel sorumlu olduğu ileri sürülen kişiler, görev bilgileri, tarihler ve diğer dijital kayıtlar birlikte incelenmelidir.

Çünkü “A5” ibaresinin bulunması bir veri tespitidir.

Bu veriden hareketle sanığın TCK m.314 kapsamında örgüt üyesi olduğunun kabul edilmesi ise hukuki bir sonuçtur.

Bu iki aşama birbirinden ayrılmalıdır.

Garson A5 Kodu FETÖ Üyeliği Anlamına mı Gelir?

Bir kişinin Garson SD kartında A5 olarak kodlanmış olması ile o kişinin ceza hukuku anlamında örgüt üyesi olduğunun ispatlanması aynı şey değildir.

TCK m.314 kapsamında örgüt üyeliğinden söz edilebilmesi için kişinin örgütle organik bağının ortaya konulması gerekir.

Yargıtay uygulamasında örgüt üyeliğinin değerlendirilmesinde kişinin örgüt hiyerarşisine dahil olması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetleri önem taşımaktadır.

Dolayısıyla A5 kaydı bulunan bir dosyada sorulması gereken asıl soru:

“Sanık Garson A5 olarak kodlanmış mı?”

değildir.

Asıl soru şudur:

“Sanığın örgüt hiyerarşisine bilerek ve isteyerek dahil olduğunu gösteren somut, kişiselleştirilmiş ve hukuka uygun deliller nelerdir?”

A5 Kodlaması Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli mi?

Bu konuda kategorik biçimde “A5 varsa mahkûmiyet vardır” sonucuna ulaşmak doğru değildir.

Aynı şekilde yalnızca A5 kaydı bulunduğu gerekçesiyle her dosyada otomatik olarak beraat kararı verilmesi gerektiğini söylemek de mümkün değildir.

Garson verisinin somut dosyada hangi delillerle desteklendiğine bakılması gerekir.

Yargıtay’ın Garson verilerini konu alan kararlarında dijital kayıtların dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Bu nedenle A5 kodlaması bulunan bir dosyada;

ByLock tespiti,

ankesörlü veya sabit hatlardan örgütsel arama iddiası,

tanık veya itirafçı beyanları,

örgütsel toplantı iddiası,

örgütsel sorumlu bağlantısı,

himmet veya örgütsel para aktarımı iddiası,

örgütsel görev veya talimat,

başka dijital materyaller

bulunup bulunmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.

Yargıtay A5 Kodlamasına Nasıl Yaklaşıyor?

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Garson verilerine ilişkin kararları, savunma bakımından önemli bir noktayı göstermektedir:

Garson kaydı dosyanın diğer delillerinden koparılarak değerlendirilmemelidir.

Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/20891 E., 2022/8341 K. sayılı kararına konu dosyada A5 kodlamasının yanı sıra sanık hakkında örgütsel toplantı, himmet, örgütsel konum ve tanık anlatımları gibi başka unsurların da bulunduğu görülmektedir.

Bu ayrıntı önemlidir.

Çünkü mahkûmiyet hükmünün yalnızca “A5” şeklindeki tek bir veri satırına dayanıp dayanmadığı ile A5 kaydının başka örgütsel delillerle birlikte değerlendirilmesi aynı hukuki durum değildir.

Savunmada yapılması gereken de mahkûmiyet kararındaki delilleri ayrıştırmaktır.

A5 Var Ama ByLock Yoksa Ne Olur?

Uygulamada sık karşılaşılan dosyalardan biri budur.

Sanığın Garson SD kartında A5 kodlaması vardır ancak ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin bir tespit bulunmamaktadır.

ByLock bulunmaması tek başına beraat sonucunu doğurmaz.

Ancak bu durumda A5 kaydının hangi başka delillerle doğrulandığı daha da önemli hale gelir.

Örneğin dosyada;

ankesörlü arama yoksa,

sanığı örgütsel faaliyet içerisinde gördüğünü söyleyen tanık yoksa,

örgütsel toplantı tespiti yoksa,

örgütsel sorumluyla bağlantıyı gösteren somut veri yoksa,

himmet iddiası yoksa,

örgütsel görev tespiti yoksa,

örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu ortaya koyan başka bir eylem bulunmuyorsa,

yalnız A5 kaydından hareketle örgüt üyeliğinin unsurlarının nasıl oluştuğu ciddi biçimde tartışılmalıdır.

A5 Kodlaması ve Ankesörlü Arama Birlikte Varsa

A5 kaydının yanında ankesörlü veya sabit hatlardan ardışık arama kayıtları bulunması halinde savunmanın yalnızca Garson verisine yoğunlaşması doğru olmaz.

Ankesör delilinin de kendi içerisinde incelenmesi gerekir.

Aramaların tarihleri, sayısı, periyodik niteliği, ardışıklık durumu, arama grubundaki diğer kişiler, görev yerleri, baz kayıtları ve aramayı gerçekleştirdiği ileri sürülen mahrem sorumlular ayrı ayrı araştırılmalıdır.

Burada özellikle önemli bir hata yapılmamalıdır.

A5 kodlamasının bulunması, ankesör kaydının örgütsel olduğunu otomatik olarak kanıtlamaz.

Aynı şekilde ankesör kaydının bulunması da A5 kodlamasının doğruluğunu kendiliğinden ispatlamaz.

Her iki delilin önce kendi içerisinde güvenilirliği ve ispat değeri değerlendirilmelidir.

Daha sonra aralarında gerçekten birbirini doğrulayan somut bir bağlantı bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

A5 Kodlamasını Yapan Kişi Belli mi?

Savunmada üzerinde durulabilecek önemli konulardan biri budur.

Bir dijital kayıtta sanığın A5 olarak sınıflandırılmış olması halinde şu sorular sorulmalıdır:

Bu değerlendirmeyi kim yaptı?

Kodlamanın hangi tarihte yapıldığı belirlenebiliyor mu?

Kodlamayı yapan kişinin sanıkla doğrudan teması var mıydı?

Bu kişinin sanık hakkındaki bilgi kaynağı neydi?

Kodlama tek bir kişinin değerlendirmesine mi dayanıyordu?

Bilgi başka kişilerden mi aktarılmıştı?

Kayıt sonradan güncellenmiş miydi?

Sanığın örgütsel faaliyetleri olduğu ileri sürülen dönemdeki bilgilerle kayıt tarihi örtüşüyor mu?

Bu sorular, dijital kaydın ispat değerinin değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

Garson’un Sanık Hakkında Doğrudan Bilgisi Var mı?

“Garson” kod adlı gizli tanığın dijital materyali teslim etmiş olması ile materyalde bulunan her kişi hakkında doğrudan ve kişisel bilgi sahibi olması aynı şey değildir.

Bu nedenle somut dosyada Garson’un sanığı bizzat tanıyıp tanımadığı, sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin doğrudan bilgisinin bulunup bulunmadığı ve A5 kaydının hangi kaynaktan oluştuğu incelenmelidir.

Gizli tanığın sanık hakkında doğrudan bilgisinin bulunmadığı durumda dijital kaydın kaynağı ve doğrulanması daha önemli hale gelir.

A5 Kaydındaki Bilgiler Doğru mu?

Savunmada yapılabilecek en etkili incelemelerden biri Garson veri satırındaki objektif bilgilerin karşılaştırılmasıdır.

Örneğin;

sanığın görev yaptığı birim,

görev yaptığı şehir,

rütbesi,

tayin tarihleri,

sicil bilgileri,

eş veya aile bilgileri,

örgütsel sorumlu olduğu ileri sürülen kişiler,

veride yer alan tarihler

resmî kayıtlarla karşılaştırılmalıdır.

Bu karşılaştırmanın iki farklı sonucu olabilir.

Kayıttaki objektif bilgiler büyük ölçüde doğru çıkabilir.

Ya da önemli tarih, görev, kişi ve yer bilgilerinin gerçeğe uymadığı ortaya çıkabilir.

Özellikle ikinci ihtimalde A5 sınıflandırmasının güvenilirliği bakımından somut itiraz zemini oluşabilir.

A5 Kodlamasında Örgütsel Sorumlu Araştırılmalı mı?

Garson verilerinde sanığın bağlı olduğu ileri sürülen örgütsel sorumlulara ilişkin bilgiler bulunabilmektedir.

Böyle bir kayıt varsa ilgili kişinin kim olduğu araştırılmalıdır.

Bu kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

İfade vermişse ifade tutanakları dosyaya getirtilmelidir.

Sanığı tanıyıp tanımadığı sorulmalıdır.

Sanık hakkında doğrudan bilgi veriyorsa savunmaya bu beyana karşı çıkma ve gerektiğinde soru sorma imkânı sağlanmalıdır.

Yargıtay’ın Garson dosyalarındaki eksik araştırma kararlarının önemi de burada ortaya çıkmaktadır.

UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Havuzu Neden Araştırılmalı?

Garson kodlaması bulunan sanık hakkında başka soruşturma ve kovuşturmalarda ifade veya teşhis bulunup bulunmadığı önem taşıyabilir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Garson verilerini konu alan bazı kararlarında UYAP örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında beyanda bulunan kişilerin araştırılması ve gerektiğinde bu kişilerin tanık olarak dinlenmesi gerektiğine işaret edilmektedir.

Bu araştırmanın sonucu savunma lehine de olabilir.

Örneğin uzun süren soruşturmalara ve çok sayıda itirafçı/tanık ifadesine rağmen sanık hakkında A5 kaydını doğrulayan herhangi bir somut anlatım bulunmaması, dosyanın bütünü içerisinde ayrıca değerlendirilmelidir.

A5 Kaydına Dayanan Mahkûmiyette Gerekçeli Karar Nasıl İncelenmeli?

Mahkeme kararında yalnızca;

“Sanığın Garson SD kartında A5 olarak kodlandığı anlaşılmıştır.”

denilmesi yeterli bir hukuki değerlendirme değildir.

Kararda A5 kaydının hangi nedenle güvenilir kabul edildiği ve sanığın örgüt üyeliğinin hangi somut eylemlerle sabit görüldüğü ortaya konulmalıdır.

Özellikle şu soruların cevabı aranmalıdır:

Mahkeme A5 kaydını hangi bağımsız delille doğrulamıştır?

Sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren eylem nedir?

Sanığın örgütsel faaliyetleri nelerdir?

Bu faaliyetlerin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk niteliği nasıl ortaya konulmuştur?

Sanığın örgüt üyeliği kastı hangi olgulardan çıkarılmıştır?

Savunmanın A5 kaydına ilişkin itirazları neden reddedilmiştir?

Bu sorular istinaf ve temyiz incelemesi bakımından önemlidir.

A5 Kodlamasına Karşı Savunma Nasıl Kurulmalı?

A5 kodlamasına karşı etkili savunma, yalnızca “Bu kodlamayı kabul etmiyorum.” demekten ibaret olmamalıdır.

Öncelikle Garson veri inceleme raporunun tamamı alınmalıdır.

Sanığa ait bütün veri satırları belirlenmelidir.

Kodlamanın tarihi ve veri geçmişi incelenmelidir.

Sanığın resmî görev kayıtlarıyla veri karşılaştırılmalıdır.

Kodlamanın kaynağı araştırılmalıdır.

Varsa örgütsel sorumlular tespit edilmelidir.

Bu kişiler hakkında başka dosyalardaki ifadeler getirtilmelidir.

UYAP örgütlü suçlar bilgi havuzu araştırılmalıdır.

ByLock bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Ankesörlü arama varsa teknik analizi yapılmalıdır.

Tanık anlatımları doğrudan bilgi, duyum ve yorum şeklinde ayrıştırılmalıdır.

Son olarak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu ortaya koyan somut eylemin bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır.

Sadece A5 Kodlaması Varsa Beraat Mümkün mü?

Dosyada yalnızca A5 kodlamasının bulunması halinde savunmanın odak noktası, bu verinin örgüt üyeliğinin bütün unsurlarını ispatlayıp ispatlamadığı olmalıdır.

Ceza muhakemesinin temel ilkesi gereğince mahkûmiyet ihtimale veya kanaate değil, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delile dayanmalıdır.

Bu nedenle savunma;

“A5 kodu önemsizdir.”

şeklinde kurulmak yerine;

“A5 kaydının sanığın örgüt hiyerarşisine bilerek ve isteyerek dahil olduğunu hangi somut eylem üzerinden ispatladığı”

sorusuna yönelmelidir.

Bu yaklaşım savunmayı çok daha güçlü hale getirir.

A5 Kodlaması Nedeniyle Ceza Alan Kişi Ne Yapabilir?

Dosya henüz kesinleşmemişse A5 kaydının ispat değerine ilişkin itirazlar istinaf ve temyiz aşamasında ileri sürülebilir.

Özellikle eksik araştırma, savunmanın gösterdiği delillerin toplanmaması, tanıkların dinlenmemesi, Garson kaydının diğer delillerle doğrulanmaması ve gerekçeli kararda örgüt üyeliğinin somutlaştırılmaması kanun yolu incelemesinde önem taşıyabilir.

Mahkûmiyet kesinleşmişse durum ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargılamanın yenilenmesi, kanun yararına bozma veya Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gibi yolların kullanılıp kullanılamayacağı dosyanın kesinleşme tarihi, daha önce tüketilen kanun yolları ve somut ihlal iddialarına göre değişebilir.

Bu nedenle kesinleşmiş Garson/A5 dosyalarında karar ve Yargıtay ilamı görülmeden genel bir olağanüstü kanun yolu önerisinde bulunmak doğru değildir.

Sonuç

Garson A5 kodu, FETÖ/PDY’nin emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin yargılamalarda önemli bir dijital veri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak A5 kodunun bulunması ile TCK m.314 kapsamında silahlı terör örgütü üyeliğinin hukuken ispatlanması aynı şey değildir.

A5 kaydı bulunan bir dosyada asıl incelenmesi gereken;

kodlamanın kaynağı,

verinin güvenilirliği,

kaydın başka delillerle doğrulanıp doğrulanmadığı,

ByLock veya ankesörlü arama bulunup bulunmadığı,

tanık ve itirafçı anlatımlarının niteliği,

örgütsel sorumlularla bağlantı,

sanığın örgütsel hiyerarşiye dahil olduğunu gösteren somut eylemler

ve bütün bu delillerin mahkeme huzurunda tartışılıp tartışılmadığıdır.

Sonuç olarak ceza yargılamasında kişinin A5 olarak kodlanmış olması değil, örgüt üyeliğinin maddi ve manevi unsurlarının sanık yönünden somut, kişiselleştirilmiş ve hukuka uygun delillerle ispatlanıp ispatlanmadığı belirleyicidir.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!