İş kazası geçiren bir işçi açısından ilk saatlerde ve günlerde yapılacak işlemler, ileride doğabilecek iş kazası tazminatı, sürekli iş göremezlik geliri ve diğer hukuki haklar bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Özellikle kazanın hastane kayıtlarına nasıl geçtiği, işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediği, kazanın meydana geliş biçiminin belgelenmesi ve delillerin korunması önemlidir.
Bu nedenle “İş kazası geçirdim, ne yapmalıyım?” sorusunun cevabı yalnızca hastaneye başvurmaktan ibaret değildir.
İş kazasının ardından sağlık süreci ile hukuki sürecin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazıda 2026 yılı itibarıyla iş kazası geçiren bir çalışanın hangi işlemleri yapması gerektiğini, işverenin kazayı bildirmemesi halinde izlenebilecek yolları ve işçinin hangi hakları talep edebileceğini ele alıyoruz.
İş Kazası Nedir?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında belirli durumlarda meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hâle getiren olaylar iş kazası olarak değerlendirilebilir.
Bir kazanın yalnızca fabrikanın, atölyenin veya şantiyenin içinde meydana gelmiş olması gerekmez.
Somut olayın özelliklerine göre;
- İşyerinde meydana gelen kazalar,
- İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle meydana gelen olaylar,
- İşveren tarafından görevle başka bir yere gönderilme sırasında meydana gelen kazalar,
- Emziren kadın çalışanın çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelen olaylar,
- İşverence sağlanan bir taşıtla işe gidiş veya işten dönüş sırasında meydana gelen kazalar
iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak her olay kendi koşulları içerisinde incelenmelidir.
İş Kazası Geçirdikten Sonra İlk Olarak Ne Yapılmalı?
İş kazası meydana geldiğinde öncelik elbette işçinin sağlık durumudur.
Bununla birlikte, mümkün olduğu ölçüde kazanın nasıl meydana geldiğinin de kayıt altına alınması önemlidir.
İş kazasından hemen sonra özellikle şu hususlara dikkat edilmesi yararlı olacaktır:
1. Sağlık Kuruluşuna Başvurulmalı
Yaralanmanın hafif olduğu düşünülse dahi gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Bazı yaralanmaların sonuçları ilk anda tam olarak ortaya çıkmayabilir.
Sağlık kuruluşuna başvurulduğunda olayın iş kazası sırasında meydana geldiğinin doğru şekilde ifade edilmesiönem taşır.
Çünkü hastane kayıtları daha sonra iş kazasının meydana geliş biçiminin belirlenmesinde önemli delillerden biri olabilir.
2. Kazanın İş Kazası Olduğu Belirtilmeli
İşçi hastaneye götürüldüğünde yaralanmanın işyerinde veya işin yürütülmesi sırasında meydana geldiği sağlık personeline doğru biçimde anlatılmalıdır.
Örneğin;
“Evde düştüm”
şeklinde gerçeğe aykırı bir kayıt oluşturulması ileride ciddi ispat sorunlarına yol açabilir.
İşverenin veya başka bir kişinin “iş kazası olduğunu söyleme” şeklindeki yönlendirmesiyle gerçeğe aykırı beyanda bulunulmamalıdır.
3. Kazaya İlişkin Deliller Korunmalı
İş kazası davalarında en önemli meselelerden biri kazanın nasıl meydana geldiğinin ispatıdır.
Bu nedenle mümkünse;
- İşyerindeki kamera görüntüleri,
- Kazanın meydana geldiği alanın fotoğrafları,
- Kullanılan makine veya ekipman,
- İş güvenliği ekipmanları,
- Kazayı gören çalışanların isimleri,
- İş güvenliği eğitim belgeleri,
- İş sağlığı ve güvenliği tutanakları,
- Vardiya kayıtları,
- Puantaj kayıtları,
- WhatsApp yazışmaları,
- İşveren veya yöneticilerle yapılan yazışmalar,
- Hastane kayıtları,
- Ambulans kayıtları,
- Kolluk tutanakları
korunmalıdır.
Özellikle kamera görüntüleri belirli süre sonunda silinebileceğinden delillerin zamanında tespit edilmesi önemlidir.
İşveren İş Kazasını SGK’ya Bildirmek Zorunda mı?
Hizmet akdiyle çalışan sigortalılar bakımından iş kazasının SGK’ya bildirilmesi işverenin yükümlülüğündedir.
İşverenin iş kazasını kazanın meydana geldiği tarihten sonraki üç iş günü içerisinde SGK’ya bildirmesi gerekir.
Ayrıca olayın niteliğine göre kolluk kuvvetlerine de bildirim yapılması söz konusu olabilir.
İşverenin kazayı SGK’ya bildirmemesi, meydana gelen olayın kendiliğinden iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz.
Başka bir ifadeyle;
“İşveren bildirim yapmadı, artık iş kazası sayılmaz.”
şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.
İşveren İş Kazasını Bildirmezse İşçi Ne Yapabilir?
Uygulamada karşılaşılan önemli sorunlardan biri budur.
Bazı işverenler çeşitli nedenlerle kazayı SGK’ya bildirmeyebilir.
Hatta işçiye;
“İş kazası olarak göstermeyelim.”
“Evde düştüğünü söyle.”
“Masraflarını biz karşılarız.”
şeklinde önerilerde bulunulabildiği görülmektedir.
İşverenin bildirim yapmamış olması işçinin hukuki haklarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
İşçi olayın iş kazası olduğunun belirlenmesi amacıyla SGK nezdinde gerekli başvuruları yapabilir. Uyuşmazlığın devam etmesi hâlinde olayın niteliğine göre yargı yoluna başvurulması da gündeme gelebilir.
Bu noktada kazanın gerçekleştiğini ve işle bağlantısını ortaya koyabilecek deliller önem kazanır.
Hastanede İş Kazası Olduğunu Söylemedim, Ne Olur?
Bu durum da uygulamada sık görülmektedir.
Hastane kaydında olayın iş kazası olarak yer almaması, tek başına kazanın hiçbir şekilde ispatlanamayacağı anlamına gelmez.
Ancak ispat sürecini zorlaştırabilir.
Bu durumda;
- Tanık anlatımları,
- Kamera kayıtları,
- Ambulans kayıtları,
- İşyerindeki tutanaklar,
- İşverenle yapılan yazışmalar,
- Telefon mesajları,
- Kolluk kayıtları,
- İşyerindeki giriş-çıkış kayıtları,
- Sağlık belgeleri
gibi diğer deliller önem kazanabilir.
Dolayısıyla hastane kaydındaki eksiklik nedeniyle doğrudan “artık hiçbir hakkım yok” sonucuna varılmamalıdır.
Somut dosyanın bütün delilleri birlikte değerlendirilmelidir.
Sigortasız Çalışan İş Kazası Geçirirse Haklarını Kaybeder mi?
Sigortasız çalıştırılan bir kişinin iş kazası geçirmesi, işverenin sigorta bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle çalışanın bütün haklarını kaybettiği anlamına gelmez.
Buradaki temel sorun çalışma ilişkisinin ve kazanın iş nedeniyle meydana geldiğinin ispatıdır.
Ücret ödemeleri, banka kayıtları, mesajlaşmalar, işyeri kamera görüntüleri, tanıklar, çalışma çizelgeleri ve diğer belgeler somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
Bu nedenle sigortasız çalışan bir kişinin iş kazası geçirmesi halinde dosyanın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir?
İş kazasının niteliğine ve meydana gelen zarara göre işçinin SGK mevzuatından ve özel hukuktan kaynaklanan farklı hakları gündeme gelebilir.
Bunların başında;
- Geçici iş göremezlik ödeneği,
- Sürekli iş göremezlik geliri,
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat,
- Tedavi ve çalışma gücü kaybına ilişkin haklar,
- Ölüm halinde hak sahiplerinin sosyal güvenlik ve tazminat talepleri
gelmektedir.
Ancak her iş kazasında bütün bu hakların doğacağı söylenemez.
Kazanın niteliği, meydana gelen zarar, iş göremezlik durumu, kusur oranları ve diğer unsurlar birlikte değerlendirilir.
İş Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
İş kazası nedeniyle çalışma gücünde kayıp meydana gelmesi veya ekonomik bir zarar oluşması halinde koşullarının bulunması durumunda maddi tazminat talebi gündeme gelebilir.
Tazminat hesabında somut dosyaya göre;
- İşçinin yaşı,
- Ücreti,
- Çalışma gücü kayıp oranı,
- Tarafların kusur oranları,
- Kazanın meydana geliş şekli,
- SGK tarafından yapılan ödemeler,
- Aktif ve pasif çalışma dönemleri
gibi çok sayıda unsur etkili olabilir.
Bu nedenle internette yer alan basit “maaş × maluliyet oranı” şeklindeki hesaplamalar gerçek bir iş kazası tazminatının miktarını her zaman göstermez.
Her dosyanın aktüeryal hesabı kendi verileri üzerinden yapılmalıdır.
İş Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat
İş kazası sonucunda bedensel bütünlüğü zarar gören kişinin olayın özelliklerine göre manevi tazminat talep etmesi de mümkündür.
Manevi tazminat matematiksel bir formülle belirlenmez.
Mahkeme somut olayın;
- Ağırlığını,
- Yaralanmanın niteliğini,
- Kalıcı etkilerini,
- Tarafların kusur durumunu,
- İşçinin yaşını,
- Olayın işçi üzerindeki etkisini
ve ilgili diğer koşulları değerlendirir.
Bu nedenle “%20 maluliyet varsa manevi tazminat şu kadar olur” şeklinde herkes için geçerli sabit bir rakam bulunmamaktadır.
İş Kazasında Maluliyet Oranı Neden Önemlidir?
İş kazası sonucunda kalıcı bir çalışma gücü kaybı meydana gelmişse bunun oranının belirlenmesi özellikle maddi tazminat hesabı ve sosyal güvenlik hakları bakımından önem taşır.
Örneğin aynı ücretle çalışan iki kişinin aynı tür kazayı geçirmesine rağmen kalıcı etkilerinin farklı olması tazminat hesaplarının da farklılaşmasına neden olabilir.
Bu nedenle iş kazası dosyalarında yalnızca kazanın meydana geldiğini ispatlamak yeterli olmayabilir.
Kazanın işçi üzerinde bıraktığı kalıcı etkinin de tıbbi belgeler ve gerekli incelemelerle belirlenmesi gerekir.
İşçinin Kusurlu Olması Tazminat Almasına Engel mi?
İşçinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması her durumda bütün haklarını ortadan kaldırdığı anlamına gelmez.
Kusur oranları tazminat hesabını etkileyebilir.
Örneğin iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması, gerekli eğitimin verilmemesi, makine koruyucularının bulunmaması veya çalışma koşullarının güvenli olmaması gibi hususlar işverenin sorumluluğunun değerlendirilmesinde önem taşır.
Buna karşılık işçinin kendisine verilen talimatlara veya alınmış güvenlik tedbirlerine aykırı davranıp davranmadığı da incelenebilir.
İş kazasının oluşumunda tarafların kusurlarının belirlenmesi teknik ve hukuki bir değerlendirme gerektirir.
Bu nedenle yalnızca işveren tarafından düzenlenen bir tutanakta “işçi kusurludur” yazması, uyuşmazlığın sonucunu tek başına belirlemez.
İş Kazası Tazminat Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
İş uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur.
Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları bakımından zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu bu uyuşmazlıkları zorunlu arabuluculuk kapsamının dışında bırakmıştır.
Bu ayrım özellikle iş kazası nedeniyle dava açmayı düşünen kişiler bakımından önemlidir.
İş Kazası Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İş kazasından kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında kural olarak iş mahkemeleri görevlidir.
İş mahkemesi bulunmayan yerlerde ise ilgili davalara iş mahkemesi sıfatıyla görevli mahkeme tarafından bakılabilir.
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde ise olayın ve tarafların durumuna göre ilgili kanuni yetki kuralları değerlendirilmelidir.
Bu nedenle dava açılmadan önce hem görev hem de yetki yönünden dosyanın incelenmesi gerekir.
İş Kazası Davasında Hangi Deliller Önemlidir?
İş kazası dosyasında yalnızca hastane raporlarının bulunması yeterli olmayabilir.
Kazanın nasıl meydana geldiğinin de ortaya konulması gerekir.
Özellikle;
- SGK kayıtları,
- İş kazası bildirimi,
- Hastane ve sağlık kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Tanıklar,
- Kolluk tutanakları,
- İş güvenliği uzmanı kayıtları,
- Risk değerlendirmesi,
- İş güvenliği eğitim belgeleri,
- Kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri,
- Makine bakım kayıtları,
- İşveren ve çalışan arasındaki mesajlaşmalar,
- Ücret kayıtları
dosyanın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
Delillerin bir kısmının zaman içinde kaybolabilmesi nedeniyle iş kazası sonrasında hukuki değerlendirme yapılmasının uzun süre ertelenmemesi yararlı olabilir.
İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı
İş kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı konusu teknik bir alandır.
Özellikle zararın veya sürekli iş göremezlik durumunun sonradan belirginleştiği olaylarda zamanaşımının başlangıç tarihinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yaklaşımında da zarar görenin yalnızca zarar verici olayı değil; zararın varlığını, niteliğini ve kapsamını dava açmaya elverişli şekilde öğrenmesi üzerinde durulmaktadır.
Bu nedenle yalnızca “kazanın üzerinden şu kadar yıl geçti” denilerek hak kaybı bulunduğu sonucuna varılması her dosyada doğru olmayabilir.
Bununla birlikte zamanaşımı süreleri nedeniyle iş kazası dosyalarında gecikmeden hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.
İş Kazası Sonucu İşçi Hayatını Kaybederse Ne Olur?
İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde ölen işçinin yakınlarının farklı hukuki hakları gündeme gelebilir.
Koşullarına göre;
- Destekten yoksun kalma tazminatı,
- Manevi tazminat,
- SGK tarafından sağlanan gelir ve diğer sosyal güvenlik hakları
değerlendirilebilir.
Kimlerin hangi talepte bulunabileceği aile ilişkileri ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca belirlenir.
Aydın’da İş Kazası Geçiren İşçiler Açısından Süreç
Aydın; sanayi, tarım, inşaat, turizm ve hizmet sektörlerinde yoğun çalışan nüfusa sahip bir ildir.
Efeler’in yanı sıra Kuşadası, Didim, Söke, Nazilli, İncirliova, Germencik ve Çine gibi ilçelerde meydana gelen iş kazalarında da aynı temel hukuki ilkeler uygulanır.
Özellikle inşaat, tarım, fabrika, sanayi, otel ve turizm sektörlerinde meydana gelen kazalarda olayın gerçekleşme biçimi, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, çalışma ilişkisi ve kusur durumu birlikte incelenmelidir.
İş kazası sonrasında yalnızca sağlık raporlarına değil; SGK kayıtlarına, işveren belgelerine ve kazanın gerçekleşme biçimini gösteren delillere de bakılması gerekir.
İş Kazası Geçirdim: Kısaca Ne Yapmalıyım?
Özetle iş kazası sonrasında;
- Öncelikle gerekli sağlık yardımını alın.
- Sağlık kuruluşunda kazanın iş kazası olduğunu doğru şekilde belirtin.
- Kazanın meydana geldiği alanla ilgili fotoğraf ve görüntüleri mümkünse koruyun.
- Kazayı gören kişilerin bilgilerini kaydedin.
- İşverenin SGK’ya iş kazası bildirimi yapıp yapmadığını kontrol edin.
- Hastane ve tedavi belgelerinizi saklayın.
- İşverenle yaptığınız mesajlaşmaları silmeyin.
- Kalıcı bir sağlık sorunu varsa bunun tıbbi olarak değerlendirilmesini sağlayın.
- Tazminat ve sosyal güvenlik haklarınızı somut olayın koşullarına göre değerlendirin.
En önemli noktalardan biri, kazanın hemen ardından “nasıl olsa işveren ilgileniyor” düşüncesiyle delillerin kaybolmasına izin vermemektir.
Sık Sorulan Sorular
İşveren iş kazasını SGK’ya bildirmezse haklarımı kaybeder miyim?
Hayır. İşverenin bildirim yapmaması tek başına işçinin haklarını ortadan kaldırmaz. Ancak olayın iş kazası olduğunun ortaya konulması gerekebilir.
Hastanede iş kazası olduğunu söylemedim. Sonradan düzeltebilir miyim?
Hastane kaydının iş kazası olarak düzenlenmemiş olması ispatı zorlaştırabilir ancak olayın başka delillerle ortaya konulması mümkün olabilir. Somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
İş kazasını işveren kaç gün içinde SGK’ya bildirmelidir?
4/a kapsamında hizmet akdiyle çalışanlar bakımından işverenin kazayı, kazanın meydana geldiği tarihten sonraki üç iş günü içinde SGK’ya bildirmesi gerekir.
Sigortam yoksa iş kazası nedeniyle hiçbir hakkım yok mu?
Sigortasız çalıştırılmış olmak tek başına bütün hakların ortadan kalktığı anlamına gelmez. Çalışma ilişkisinin ve kazanın koşullarının ispatı önem kazanır.
İş kazasında işçi kusurluysa tazminat alamaz mı?
İşçinin kusurunun bulunması her durumda tazminat hakkının tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Kusurun niteliği ve oranı ile işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri birlikte değerlendirilmelidir.
İş kazası tazminatı ne kadar olur?
Herkes için geçerli sabit bir iş kazası tazminatı yoktur. İşçinin yaşı, ücreti, çalışma gücü kayıp oranı, kusur durumu ve diğer faktörler tazminat hesabını etkileyebilir.
İş kazası tazminat davasından önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
İş kazası nedeniyle hem maddi hem manevi tazminat istenebilir mi?
Somut olayda gerekli koşulların bulunması halinde maddi ve manevi tazminat talepleri birlikte gündeme gelebilir.
İş Kazası Dosyalarında Erken Hukuki Değerlendirme Neden Önemlidir?
İş kazası dosyalarında kazanın meydana gelmesinden uzun süre sonra yapılacak hukuki incelemede bazı delillere ulaşmak güçleşebilir.
Kamera görüntüleri silinebilir, çalışanlar işyerinden ayrılabilir, kazanın gerçekleştiği alan değiştirilebilir veya makine ve ekipman üzerinde değişiklik yapılabilir.
Bu nedenle iş kazası dosyasının yalnızca tazminat miktarı üzerinden değil;
kazanın iş kazası niteliği, SGK süreci, kusur, çalışma gücü kaybı, ücret, deliller ve talep edilebilecek tazminat kalemleri birlikte ele alınarak değerlendirilmesi gerekir.
Hukuki Değerlendirme
İş kazası geçirdiyseniz veya bir yakınınız iş kazası sonucunda ağır şekilde yaralandıysa, dosyanın değerlendirilmesinde olayın meydana geliş şekli ile mevcut sağlık ve SGK kayıtlarının birlikte incelenmesi önemlidir.
Av. Orçun Akbulut tarafından iş kazasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda; olayın hukuki niteliği, kusur durumu, SGK kayıtları, çalışma gücü kaybı ve maddi-manevi tazminat talepleri dosya özelinde değerlendirilmektedir.
Aydın, Efeler ve çevre ilçelerde meydana gelen iş kazalarına ilişkin hukuki süreçler hakkında profesyonel hukuki destek alınabilir.