Koşullu salıverilmenin geri alınması, cezaevinden şartlı tahliye edilen bir hükümlünün yeniden ceza infaz kurumuna alınmasına ve önceki mahkûmiyetinden kaynaklanan belirli bir sürenin yeniden infaz edilmesine neden olabilir.
Uygulamada hükümlüler ve yakınları en çok şu soruların cevabını aramaktadır: Şartlı tahliyem bozuldu, eski cezamın tamamını mı yatacağım? Yeni suçtan aldığım ceza eski cezama eklenir mi? Koşullu salıverilme geri alınırsa tekrar tahliye olabilir miyim?
Bu soruların cevabı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinde düzenlenmiştir.
Özellikle 107. maddenin 12, 13 ve 15. fıkraları, koşullu salıverilmenin hangi durumlarda geri alınabileceğini, infaz edilecek sürenin nasıl belirleneceğini ve kararı hangi yargı merciinin vereceğini düzenlemektedir.
Ancak burada önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır: Koşullu salıverilmenin geri alınması, hükümlünün eski cezasının tamamını baştan infaz edeceği anlamına gelmez.
İnfaz edilecek süre, geri alma nedenine ve uygulanacak kanuni düzenlemelere göre ayrıca hesaplanmalıdır.
Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması Nedir?
Koşullu salıverilme, hükümlünün kanunda belirtilen süreyi ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirmesi durumunda, cezasının kalan bölümünü belirli şartlar altında kurum dışında tamamlamasına imkân veren bir infaz kurumudur.
Koşullu salıverilen hükümlünün cezası henüz tamamen sona ermiş değildir. Hükümlü, hak ederek tahliye tarihine kadar kanunun öngördüğü denetim süresine tabidir.
5275 sayılı Kanun’un 107/12. maddesine göre koşullu salıverilme kararının geri alınmasına neden olabilecek iki temel durum bulunmaktadır:
- Hükümlünün denetim süresi içerisinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi.
- Hükümlünün kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi.
Bu iki durumun hukuki sonuçları ve yeniden infaz edilecek sürenin hesaplanması birbirinden farklıdır.
Şartlı Tahliye Bozulursa Eski Cezanın Tamamı mı Yatılır?
Hayır. Koşullu salıverilmenin geri alınması nedeniyle hükümlünün önceki cezasının tamamının baştan infaz edilmesi söz konusu değildir.
Ancak geri alma kararının ardından eski mahkûmiyet yönünden belirlenen süre, kanunun öngördüğü şekilde ceza infaz kurumunda aynen çektirilir.
Burada özellikle 5275 sayılı Kanun’un 107/13. maddesinin uygulanması gerekir.
2020 yılında 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, denetim süresinde yeni kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle koşullu salıverilmenin geri alınmasında infaz edilecek sürenin hesabı bakımından önemli bir düzenleme getirilmiştir.
Bu nedenle eski tarihli infaz kararları ile güncel infaz rejimi birbirine karıştırılmamalıdır.
Yeni Suç Nedeniyle Koşullu Salıverilme Geri Alınırsa Ne Kadar Yatılır?
5275 sayılı Kanun’un 107/13-a maddesi uyarınca, denetim süresinde işlenen yeni kasıtlı suç nedeniyle koşullu salıverilmenin geri alınması hâlinde, sonraki suçun işlendiği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla, sonraki işlenen her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süre esas alınır.
Bu düzenleme, hükümlünün yeni suçtan aldığı hapis cezasının eski mahkûmiyet üzerindeki infaz etkisini belirlemektedir.
Ancak burada iki farklı ceza birbirinden ayrılmalıdır:
Birincisi, koşullu salıverilme kararı geri alınan eski mahkûmiyet nedeniyle aynen infaz edilecek süredir.
İkincisi ise hükümlünün denetim süresinde işlediği yeni suçtan aldığı hapis cezasıdır.
Yeni mahkûmiyetin infazı ayrıca değerlendirilir.
Dolayısıyla 107/13-a maddesinde yer alan iki kat hesabı, yeni mahkûmiyetin kendiliğinden iki katına çıkarıldığı anlamına gelmez.
Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması Nasıl Hesaplanır?
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için örnek üzerinden açıklayalım.
Bir hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 1 Ocak 2025, hak ederek tahliye tarihinin ise 1 Ocak 2028 olduğunu varsayalım.
Hükümlü 1 Temmuz 2025 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlemiş ve bu suç nedeniyle kesinleşmiş 1 yıl hapis cezası almış olsun.
Bu durumda, 5275 sayılı Kanun’un 107/13-a maddesindeki güncel düzenlemenin uygulanabildiği varsayımıyla, eski mahkûmiyet bakımından sonraki suç nedeniyle verilen 1 yıllık hapis cezasının iki katı olan 2 yıllık süre gündeme gelir.
Ancak bu süre, yeni suçun işlendiği tarih ile hak ederek tahliye tarihi arasındaki süreyi aşamaz.
Dolayısıyla örneğimizde eski mahkûmiyet bakımından 2 yıllık aynen infaz süresi hesaplanabilir.
Yeni suçtan verilen 1 yıllık hapis cezasının infazı ise ayrıca değerlendirilir.
Önemli: Bu hesap yalnızca örnek niteliğindedir. Suç tarihleri, lehe kanun değerlendirmesi, birden fazla yeni suç bulunması, mahsup işlemleri ve diğer infaz hükümleri gerçek dosyadaki sonucu değiştirebilir.
Koşullu Salıverilme Süresinde İşlenen Her Suç Şartlı Tahliyeyi Bozar mı?
Hayır.
5275 sayılı Kanun’un 107/12. maddesinde, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesi öngörülmektedir.
Bu nedenle yeni suçun taksirli veya kasıtlı olması önemlidir.
Örneğin taksirle işlenen bir suç ile kasten işlenen bir suçun koşullu salıverilmenin geri alınması bakımından hukuki sonuçları aynı değildir.
Ayrıca yalnızca hükümlü hakkında yeni bir soruşturma başlatılmış olması, koşullu salıverilmenin geri alınması için yeterli değildir.
Yeni suç nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının niteliği ve kesinleşme durumu değerlendirilmelidir.
Özellikle hükümlü hakkında yalnızca adli para cezası verilmişse veya hapis cezasına mahkûmiyet bulunmuyorsa, geri alma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca incelenmelidir.
Yeni Suç Denetim Süresinde İşlenmiş Ancak Ceza Sonradan Kesinleşmişse Ne Olur?
Koşullu salıverilmenin geri alınmasında belirleyici tarihlerden biri, yeni suçun işlendiği tarihtir.
Yeni suçun mutlaka denetim süresi içerisinde kesinleşmesi gerektiği şeklindeki düşünce doğru değildir.
Önemli olan, geri almaya dayanak yapılan suçun koşullu salıverilme denetim süresi içerisinde işlenmiş olması ve geri alma kararına esas alınabilecek bir mahkûmiyetin bulunmasıdır.
Örneğin hükümlü 2024 yılında koşullu salıverilmiş, denetim süresi 2026 yılında sona erecek şekilde belirlenmiş ve 2025 yılında kasıtlı bir suç işlemiş olabilir.
Bu suç nedeniyle verilen mahkûmiyetin 2027 yılında kesinleşmesi, suçun denetim süresi içerisinde işlendiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık yeni suçun denetim süresi sona erdikten sonra işlenmiş olması durumunda, önceki koşullu salıverilmenin bu suç nedeniyle geri alınması mümkün değildir.
Denetim Süresi Yanlış Hesaplanmışsa Geri Alma Kararı Kaldırılabilir mi?
Evet. Koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin önemli hukuki tartışmalardan biri, denetim süresinin yanlış hesaplanmasıdır.
Özellikle sonradan yürürlüğe giren lehe infaz düzenlemeleri, bazı dosyalarda koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerinin yeniden belirlenmesini gerektirebilir.
Bu durumda geri almaya neden olan yeni suçun, doğru hesaplanan denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediği yeniden incelenmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/206 Esas, 2021/272 Karar sayılı kararında, lehe infaz düzenlemesinin denetim süresine etkisi ve yeni suçun bu süre içerisinde işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur.
Bu nedenle koşullu salıverilmesi geri alınan hükümlünün dosyasında yalnızca geri alma kararının değil, önceki infaz hesabının da incelenmesi gerekir.
Yükümlülük İhlali Nedeniyle Koşullu Salıverilme Geri Alınırsa Ne Kadar Yatılır?
Koşullu salıverilmenin geri alınmasının ikinci nedeni, hükümlünün denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesidir.
5275 sayılı Kanun’un 107/12. maddesi uyarınca, yükümlülük ihlali nedeniyle geri alma kararı verilebilmesi için infaz hâkiminin uyarısına rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi gerekir.
Bu durumda 107/13-b maddesi uygulanır.
Söz konusu düzenlemeye göre yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi aşmamak koşuluyla, ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir süre ceza infaz kurumunda aynen çektirilir.
Dolayısıyla yükümlülük ihlaline dayalı geri alma ile yeni kasıtlı suç nedeniyle geri alma aynı hesaplama yöntemine tabi değildir.
Özellikle yükümlülüğün usulüne uygun bildirilip bildirilmediği, infaz hâkimi tarafından uyarı yapılıp yapılmadığı ve ısrar şartının gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir.
Koşullu Salıverilme Kararı Geri Alındıktan Sonra Tekrar Şartlı Tahliye Olunur mu?
Bu sorunun cevabı özellikle önemlidir.
5275 sayılı Kanun’un 107/13. maddesinin son cümlesi uyarınca, koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazıyla ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
Başka bir ifadeyle, geri alma nedeniyle eski mahkûmiyetten aynen infaz edilmesine karar verilen süre bakımından yeniden koşullu salıverilme hakkı doğmaz.
Ancak bu durum, hükümlünün farklı bir mahkûmiyeti bakımından koşullu salıverilme hükümlerinin hiçbir şekilde uygulanamayacağı anlamına gelmez.
Her mahkûmiyetin infaz rejimi ve cezaların toplanmasının etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Bunun yanında geri alma kararının hukuka aykırı olması hâlinde kararın kaldırılması için başvuru yapılması mümkündür.
Bu nedenle “Şartlı tahliyem yandı, artık hiçbir şekilde çıkamam” düşüncesi de hukuken doğru değildir.
Koşullu Salıverilme Kararını Hangi Mahkeme Geri Alır?
5275 sayılı Kanun’un 107/15. maddesine göre koşullu salıverilmenin geri alınması konusunda görevli merci, kural olarak hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliğidir.
Cezaların toplandığı hâller veya hükmün bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından verilmiş olması gibi durumlarda görevli infaz hâkimliği, 5275 sayılı Kanun’un 101. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenir.
Koşullu salıverilmenin geri alınmasına dosya üzerinden karar verilir.
Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
Koşullu salıverilmenin geri alınması kararına karşı itiraz edilebilir.
İtirazda özellikle şu hususlar incelenmelidir:
- Yeni suçun koşullu salıverilme denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediği.
- Yeni suçtan verilen mahkûmiyetin niteliği ve kesinleşme durumu.
- Kasıtlı suç şartının gerçekleşip gerçekleşmediği.
- Koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı.
- Lehe infaz hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı.
- 5275 sayılı Kanun’un 107/13. maddesine göre aynen infaz edilecek sürenin doğru belirlenip belirlenmediği.
- Yükümlülük ihlaline dayalı kararlarda uyarı ve ısrar şartlarının bulunup bulunmadığı.
İnfaz hâkimliği kararına karşı itiraz süresi, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından kural olarak kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
İtirazın yapılması, infazı kendiliğinden durdurmaz.
Bu nedenle hukuki şartları mevcutsa itiraz dilekçesinde infazın durdurulması talebi ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması Kararı Kesinleşirse Ne Yapılabilir?
İnfaz hâkimliğinin geri alma kararına karşı yapılan itirazın reddedilmesi ve kararın kesinleşmesi hâlinde, somut hukuka aykırılığın niteliğine göre olağanüstü kanun yolları gündeme gelebilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma, olağan kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hâkim veya mahkeme kararlarındaki hukuka aykırılıkların giderilmesine yönelik olağanüstü bir kanun yoludur.
Koşullu salıverilmenin geri alınması kararlarında özellikle yanlış infaz hesabı, suç tarihinin hatalı değerlendirilmesi, görevli merci sorunu veya kanuna aykırı şekilde aynen infaz süresi belirlenmesi gibi durumlar önem taşıyabilir.
Ancak kanun yararına bozma başvurusu yapılması, kararın mutlaka bozulacağı veya hükümlünün kendiliğinden tahliye edileceği anlamına gelmez.
Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması ile Denetimli Serbestliğin Bozulması Aynı Şey mi?
Hayır.
Uygulamada bu iki kurum sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır.
5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiriyle cezanın infazı, hükümlünün koşullu salıverilme tarihinden önce belirli şartlarla ceza infaz kurumu dışında bulunmasına imkân verir.
Koşullu salıverilme ise 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinde düzenlenmiştir.
Denetimli serbestlik ihlali nedeniyle cezaevine iade edilme ile koşullu salıverilme kararının geri alınması farklı şartlara ve farklı hukuki sonuçlara tabidir.
Bu nedenle hükümlünün hangi statüde bulunduğu belirlenmeden yapılacak infaz hesabı hatalı olabilir.
Denetimli serbestlik ihlalleri hakkında ayrıntılı bilgi için İnfaz Hukuku kategorimizdeki diğer yazıları inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Şartlı tahliyem bozuldu, eski cezamın tamamını mı yatacağım?
Hayır. Koşullu salıverilmenin geri alınması durumunda eski cezanın tamamı baştan infaz edilmez. 5275 sayılı Kanun’un 107/13. maddesi uyarınca aynen infaz edilecek süre belirlenir.
Yeni suçtan 6 ay ceza aldım, eski cezamdan ne kadar yatarım?
Güncel 107/13-a hükmünün uygulanabildiği bir dosyada, yeni suçtan verilen 6 aylık hapis cezasının iki katı olan 1 yıllık süre eski mahkûmiyet bakımından gündeme gelebilir. Ancak bu süre, suç tarihi ile hak ederek tahliye tarihi arasındaki süreyi aşamaz. Lehe kanun ve geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Şartlı tahliye bozulduktan sonra tekrar denetimli serbestliğe çıkabilir miyim?
Aynı hükmün geri alma nedeniyle aynen infaz edilen bölümü bakımından yeniden koşullu salıverilme kararı verilemez. Denetimli serbestlik bakımından da somut infaz rejimi ayrıca değerlendirilmelidir. Otomatik bir yeniden çıkış hakkı bulunduğu söylenemez.
Yeni suçtan beraat edersem eski şartlı tahliye kararı geri gelir mi?
Geri alma kararına dayanak olan mahkûmiyetin ortadan kalkması, geri alma kararının hukuki dayanağını etkileyebilir. Ancak kararın kaldırılması ve infaz hesabının düzeltilmesi için uygun hukuki başvuru yapılması gerekebilir.
Koşullu salıverilme süresinde işlenen suçtan yalnızca adli para cezası verilirse ne olur?
5275 sayılı Kanun’un 107/12. maddesinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı suç şartı düzenlenmiştir. Bu nedenle yeni hükmün niteliği ve uygulanan yaptırım ayrıca incelenmelidir.
Koşullu salıverilmenin geri alınması kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. 5275 sayılı Kanun’un 107/15. maddesi uyarınca geri alma kararlarına karşı itiraz yolu açıktır.
Koşullu salıverilme kararı geri alındıktan sonra infaz hesabı yeniden yapılabilir mi?
Evet. İnfaz hesabında hukuka aykırılık veya uygulanabilir lehe düzenleme bulunduğunda, hukuki şartları çerçevesinde yeniden değerlendirme talep edilebilir.
Sonuç: Şartlı Tahliye Bozulduğunda İnfaz Hesabı Mutlaka İncelenmelidir
Koşullu salıverilmenin geri alınması, hükümlünün özgürlüğünü doğrudan etkileyen önemli bir infaz kararıdır.
Ancak geri alma kararı verilmiş olması, hesaplanan infaz süresinin mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez.
Özellikle yeni suçun işlendiği tarih, koşullu salıverilme denetim süresinin bitişi, sonraki suçtan verilen hapis cezasının miktarı, lehe kanun hükümleri ve hak ederek tahliye tarihi birlikte incelenmelidir.
5275 sayılı Kanun’un 107/13. maddesinin yanlış uygulanması, hükümlünün ceza infaz kurumunda hukuken gerekenden daha uzun süre kalmasına neden olabilir.
Bu nedenle koşullu salıverilmenin geri alınması kararının yalnızca sonucu değil, hukuki gerekçesi ve infaz hesabı da denetlenmelidir.
Aydın İnfaz Hukuku Avukatı – Av. Orçun Akbulut
Aydın merkezli Avukat Orçun Akbulut tarafından ceza ve infaz hukuku alanında; koşullu salıverilmenin geri alınması kararları, infaz hâkimliği itirazları, müddetname hesapları, tekerrür uygulamaları, cezaların toplanması ve kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazına ilişkin uyuşmazlıklar değerlendirilmektedir.
Aydın, Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası, Didim ve Çine başta olmak üzere İzmir, Denizli ve Muğla’daki infaz dosyaları bakımından da hukuki inceleme yapılabilmektedir.
Koşullu salıverilmesi geri alınan bir hükümlünün ne kadar süre daha cezaevinde kalacağını belirlemek için yalnızca yeni mahkûmiyet kararına bakılması yeterli değildir. Eski mahkûmiyet, koşullu salıverilme kararı, suç tarihleri, geri alma kararı ve güncel müddetname birlikte değerlendirilmelidir.
Güncel mevzuat için Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesi incelenebilir.