FETÖ/PDY kapsamında yürütülen ankesörlü telefon ve ardışık arama davalarında en önemli hukuki sorunlardan biri, aynı telefon üzerinden ardışık arandığı iddia edilen kişiler hakkında farklı kararlar verilmesidir.
Örneğin aynı ankesörlü telefondan arandıkları gerekçesiyle iki askerî personel hakkında soruşturma başlatılmış olabilir. Bu kişilerden biri beraat ederken diğeri hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûmiyet kararı verilebilir.
Peki, ardışık aranan kişinin beraat etmesi diğer sanığın mahkûmiyetini etkiler mi? Kesinleşmiş beraat kararı diğer dosyada yeni delil olarak kullanılabilir mi? Bu durumda yeniden yargılama talep edilebilir mi?
Bu soruların yanıtı, beraat kararının gerekçesine, her iki dosyada kullanılan delillere ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna bağlıdır.
1. Ardışık Aranan Kişinin Beraat Etmesi Neden Önemlidir?
Ankesörlü ve kontörlü sabit hatlardan yapılan aramalara dayanan soruşturmalarda, aynı telefon üzerinden birbirini takip eden aramalar örgütsel iletişim iddiasının dayanaklarından biri olabilmektedir.
Ancak aynı telefon üzerinden ardışık aranan kişilerin tamamının örgüt üyesi olduğu kabul edilemez.
Aramaların gerçekten örgütsel iletişim amacıyla yapılıp yapılmadığı, teknik veriler ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Aynı arama grubunda bulunan kişilerden biri hakkında beraat kararı verilmesi, özellikle beraatin ortak arama kayıtlarına ilişkin teknik veya maddi tespitlere dayanması durumunda önem kazanır.
Bununla birlikte, beraat kararı yalnızca ilgili kişi bakımından delil yetersizliğine dayanıyorsa diğer sanık hakkında doğrudan aynı sonuca ulaşılması mümkün değildir.
2. Aynı Arama Grubundaki Kişilerden Biri Beraat Ederse Ne Olur?
İki askerî personelin aynı sabit hattan ardışık şekilde arandığını varsayalım.
Birinci kişi hakkında yürütülen yargılamada, aramaların örgütsel niteliğinin ortaya konulamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş olsun.
İkinci kişi hakkında ise aynı arama kayıtlarına dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulmuş olabilir.
Bu durumda aşağıdaki soruların cevaplandırılması gerekir:
- Her iki kişinin dosyasında aynı HTS kayıtları mı kullanılmıştır?
- Ardışık arama analizleri aynı teknik verilere mi dayanmaktadır?
- Beraat kararında arama kayıtlarının güvenilirliği tartışılmış mıdır?
- Beraat eden kişinin beyanları diğer sanığın savunmasını desteklemekte midir?
- Diğer sanık hakkında bağımsız ve farklı mahkûmiyet delilleri mevcut mudur?
Özellikle ortak teknik delillerin güvenilirliğini etkileyen bir tespit bulunması durumunda beraat kararının gerekçesi ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
3. Beraat Kararı Diğer Sanık İçin Lehe Delil Olabilir mi?
Ceza yargılamasında her sanığın cezai sorumluluğu bireysel olarak değerlendirilir.
Bu nedenle aynı arama grubunda bulunan bir kişinin beraat etmesi diğer sanığın otomatik olarak beraat etmesini sağlamaz.
Ancak beraat kararında yer alan maddi tespitler diğer sanığın savunmasını destekleyebilir.
Örneğin beraat eden kişinin dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ortak arama kayıtlarının hatalı eşleştirildiği belirlenmiş olabilir.
Benzer şekilde arama grubundaki kişilerin birbirlerini tanımadıkları veya aramaların örgütsel iletişim niteliğini destekleyen başka delillerin bulunmadığı tespit edilmiş olabilir.
Bu tür tespitlerin diğer sanığın dosyası bakımından da geçerli olup olmadığı araştırılmalıdır.
Burada önemli olan yalnızca beraat kararının varlığı değil, kararın hangi delillere ve hangi gerekçelere dayandığıdır.
4. Diğer Sanığın Mahkûmiyet Kararı Bozulabilir mi?
Ardışık aranan kişinin beraat etmesi tek başına bozma nedeni değildir.
Ancak beraat kararında ortaya konulan maddi tespitlerin diğer sanığın mahkûmiyetine esas alınan delillerle doğrudan çelişmesi durumunda, bu çelişkinin giderilmesi gerekebilir.
Özellikle şu durumlar önem taşır:
- Aynı arama kayıtları hakkında birbirinden farklı teknik değerlendirmeler yapılması.
- Ortak HTS kayıtlarının doğruluğunun tartışmalı hâle gelmesi.
- Bir dosyada alınan bilirkişi raporunun diğer dosyada değerlendirilmemesi.
- Ortak arama grubuna ilişkin önemli tanık beyanlarının araştırılmaması.
- Savunmanın ileri sürdüğü somut çelişkilerin gerekçeli kararda karşılanmaması.
Bu eksikliklerin hükme etkisi bulunduğu takdirde istinaf veya temyiz aşamasında ileri sürülmesi mümkündür.
Her iki dosyanın delil durumunun farklı olabileceği unutulmamalıdır.
5. Beraat Eden Kişinin Gerekçeli Kararı Nasıl Kullanılmalıdır?
Savunma açısından ilk yapılması gereken işlem, beraat eden kişinin gerekçeli kararının ve mümkünse karara dayanak oluşturan ilgili belgelerin incelenmesidir.
Özellikle beraat kararının hangi nedenle verildiği belirlenmelidir.
Karar yalnızca ilgili kişi hakkında yeterli delil bulunmamasına mı dayanmaktadır? Yoksa ortak arama grubuna ilişkin teknik verilerin güvenilirliğini etkileyen somut tespitler mi içermektedir?
İkinci ihtimalde gerekçeli kararın yanı sıra bilirkişi raporları, HTS kayıtları ve ilgili tanık ifadeleri de önem kazanabilir.
Savunmada bu belgelerin hangi maddi olguyu ortaya koyduğu ve mevcut mahkûmiyet hükmünü nasıl etkileyebileceği açıkça gösterilmelidir.
6. Kesinleşmiş Mahkûmiyetlerde CMK 311 ile Yeniden Yargılama Mümkün mü?
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarında en önemli hukuki tartışmalardan biri, diğer sanık hakkında verilen beraat kararının yargılamanın yenilenmesi nedeni oluşturup oluşturmayacağıdır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yeni olaylar veya yeni delillerin ortaya konulması ve bunların tek başına ya da önceki delillerle birlikte değerlendirildiğinde beraati veya kanunda belirtilen diğer lehe sonuçları gerektirebilecek nitelikte olması durumunda hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
Ancak başka bir sanığın beraat etmiş olması kendiliğinden yeni delil anlamına gelmez.
Önemli olan, beraat kararında ortaya çıkan ve önceki yargılamada değerlendirilmeyen yeni maddi olguların veya delillerin bulunmasıdır.
Örneğin ortak arama kayıtlarının hatalı analiz edildiğini ortaya koyan ve önceki yargılamada değerlendirilmeyen teknik bir rapor, somut olayın özelliklerine göre yargılamanın yenilenmesi bakımından önem taşıyabilir.
Buna karşılık aynı delillerin başka bir mahkeme tarafından farklı değerlendirilmiş olması tek başına yeniden yargılama nedeni oluşturmayabilir.
Bu nedenle CMK 311 başvurusu hazırlanırken yalnızca diğer kişinin beraat ettiği belirtilmemeli; ortaya çıkan yeni olay veya delilin mahkûmiyet hükmünü neden değiştirebilecek nitelikte olduğu açıklanmalıdır.
7. Beraat Kararı Sonradan Kesinleşirse Ne Yapılmalıdır?
Beraat kararının diğer sanığın mahkûmiyetinden sonra kesinleşmesi, tek başına yeniden yargılama hakkı doğurmaz.
Öncelikle kararın gerekçesi ve dayandığı deliller incelenmelidir.
Daha sonra mevcut mahkûmiyet dosyasında bu delillerin daha önce değerlendirilip değerlendirilmediği araştırılmalıdır.
Önceki yargılamada değerlendirilmeyen ve hükmün sonucunu değiştirebilecek nitelikte yeni bir olay veya delil mevcutsa CMK 311 kapsamında başvuru imkânı değerlendirilebilir.
Yargılamanın yenilenmesi talebi, mahkûmiyet hükmünü veren mahkemeye sunulur.
Başvuruda yasal yenileme nedeni ve bunu destekleyen deliller açıkça belirtilmelidir.
Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması, kesinleşmiş cezanın infazını kendiliğinden durdurmaz. İnfazın durdurulması ayrıca talep edilebilir ve bu konuda mahkeme karar verir.
8. Ardışık Arama Dosyalarında Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?
Aynı arama grubunda bulunan bir kişinin beraat etmesi üzerine hazırlanacak savunmada öncelikle iki dosya arasındaki ortak deliller tespit edilmelidir.
Bunun ardından beraat kararının gerekçesiyle mevcut dosyadaki mahkûmiyet gerekçesi karşılaştırılmalıdır.
Ortak HTS kayıtları, arama tarihleri, telefon numaraları, arama süreleri ve teknik analizler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmalıdır.
Beraat eden kişinin dosyasında mevcut olup diğer dosyada değerlendirilmeyen delillerin bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Gerekli görülmesi hâlinde ilgili dosyanın getirtilmesi, tanıkların dinlenmesi veya uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilebilir.
Savunmanın temel amacı, başka bir kişinin beraat etmiş olmasından hareketle otomatik bir sonuç elde etmek değil, mevcut mahkûmiyetin dayandığı delillerin güvenilirliğini somut olarak tartışmaya açmak olmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ardışık arandığım kişi beraat etti. Ben de beraat eder miyim?
Hayır. Diğer kişinin beraat etmesi otomatik olarak beraat hakkı doğurmaz. Ancak beraat kararının dayandığı deliller sizin dosyanızdaki suçlamayı da etkiliyorsa lehe değerlendirme yapılması talep edilebilir.
Ardışık arandığım kişinin beraat kararını mahkemeye sunabilir miyim?
Evet. Özellikle ortak arama kayıtları veya teknik tespitler bakımından önem taşıyan bir kararın ilgili dosyaya sunulması ve değerlendirilmesi talep edilebilir.
Aynı HTS kayıtlarına dayanılarak farklı kararlar verilebilir mi?
Evet. Sanıkların bireysel durumları ve dosyalardaki diğer deliller farklı olabilir. Bununla birlikte aynı teknik veriler hakkındaki maddi çelişkilerin açıklığa kavuşturulması önemlidir.
Diğer kişinin beraati kesinleşmiş cezamı bozdurur mu?
Tek başına hayır. Ancak beraat dosyasında ortaya çıkan yeni olay veya delillerin CMK 311’de belirtilen şartları karşılaması durumunda yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir.
CMK 311 başvurusu yaparsam tahliye edilir miyim?
Yargılamanın yenilenmesi başvurusu kendiliğinden tahliye veya infazın durdurulması sonucu doğurmaz. İnfazın durdurulması ayrıca değerlendirilir.
Sonuç
Ankesörlü telefon ve ardışık arama davalarında aynı arama grubunda bulunan kişilerin farklı yargısal sonuçlarla karşılaşması mümkündür.
Ancak kişilerden biri hakkında verilen beraat kararının, diğer sanığın mahkûmiyetine dayanak oluşturan ortak deliller bakımından önemli maddi tespitler içermesi hâlinde bu kararın ayrıntılı olarak incelenmesi gerekir.
Özellikle kesinleşmiş mahkûmiyetlerde yalnızca beraat kararının varlığına değil, önceki yargılamada değerlendirilmeyen yeni olay ve delillerin bulunup bulunmadığına odaklanılmalıdır.
Ankesör ve Ardışık Arama Dosyalarında Hukuki Değerlendirme
Ankesörlü telefon, ardışık arama ve FETÖ/PDY kapsamında yürütülen ceza davalarında uygulanabilecek hukuki yollar, her dosyanın delil durumu ve yargılama aşamasına göre değişmektedir.
Av. Orçun Akbulut tarafından ankesörlü arama kayıtları, HTS analizleri, mahkûmiyet kararları ve kesinleşmiş dosyalar hakkında hukuki değerlendirme hizmeti sunulmaktadır.
Ayrıntılı dosya incelemesi ve hukuki danışmanlık hizmetleri ücrete tabidir.
İletişim: 0543 872 32 32
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri değerlendirilmeden kesin bir hukuki sonuç çıkarılamaz.