Eşinizin sizi aldattığından şüpheleniyorsunuz. Telefonunda başka biriyle yaptığı yazışmaları gördünüz. Belki evde yaşanan bir tartışmayı ses kaydına aldınız ya da güvenlik kamerası eşinizin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarını görüntüledi.
Peki, bütün bunları boşanma davasında mahkemeye sunabilir misiniz?
Boşanma davalarında bir delilin gerçeği ortaya koyması, o delilin mutlaka mahkeme tarafından kabul edileceği anlamına gelmez. Delilin nasıl elde edildiği, hangi ortamda kaydedildiği ve özel hayatın gizliliğini ihlal edip etmediği en az içeriği kadar önemlidir.
Türk hukukunda hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin değerlendirilmesini yasaklayan açık bir düzenleme bulunmaktadır. Bununla birlikte özellikle aile hukukunda, kişinin kendisine yönelen haksız bir davranışı başka türlü ispatlayamadığı durumlarda elde edilen kayıtların hukuki niteliği tartışma konusu olabilmektedir.
Bu yazımızda gizli ses kayıtlarının, kamera görüntülerinin, WhatsApp mesajlarının, aldatma fotoğraflarının ve telefon incelemelerinin boşanma davalarındaki delil değerini, 2026 yılı itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay’ın yaklaşımı çerçevesinde ele alacağız.
1. Boşanma Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Boşanma davalarında eşlerin birbirlerine karşı ileri sürdükleri iddiaların ispatlanması büyük önem taşır.
Özellikle zina, güven sarsıcı davranış, psikolojik şiddet, hakaret, tehdit ve sadakat yükümlülüğünün ihlali gibi iddiaların mahkeme önünde somutlaştırılması gerekir.
Bu kapsamda tanık beyanları, mesajlaşmalar, fotoğraflar, kamera görüntüleri, ses kayıtları, sosyal medya paylaşımları, banka hareketleri ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş dijital veriler delil olarak gündeme gelebilir.
Ancak burada belirleyici olan yalnızca delilin içeriği değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189/2. maddesi gereğince:
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Dolayısıyla eşin sadakatsizliğini açıkça ortaya koyan bir kayıt dahi hukuka aykırı şekilde elde edilmişse mahkeme tarafından değerlendirme dışında bırakılabilir.
2. Eşin Haberi Olmadan Ses Kaydı Almak Boşanma Davasında Delil Olur mu?
Boşanma davalarında en fazla tartışılan konulardan biri, eşin bilgisi ve rızası olmadan alınan ses kayıtlarıdır.
Örneğin eşinizle yaşadığınız bir tartışmada size yönelik ağır hakaretleri, tehditleri veya şiddet içerikli sözleri telefonunuzla kaydettiğinizi düşünelim.
Bu kayıt mahkemede kullanılabilir mi?
Sorunun her olay için geçerli tek bir cevabı bulunmamaktadır.
Aniden gelişen olay sırasında alınan ses kaydı
Kişinin kendisine yönelen ani bir haksız davranışı belgelemek amacıyla kayıt alması ile eşini sürekli takip ederek özel konuşmalarını gizlice kaydetmesi aynı hukuki nitelikte değildir.
Örneğin eşlerden birinin aniden tehdit veya hakarete maruz kalması, olayın başka şekilde ispatlanmasının mümkün olmaması ve kaydın yalnızca hak arama amacıyla kullanılması hâlinde kaydın hukuka uygunluğu somut olayın özellikleri çerçevesinde tartışılabilir.
Ancak bu durum, her gizli ses kaydının mahkemede delil kabul edileceği anlamına gelmez.
Özellikle önceden planlanmış, sistematik veya özel hayatı izlemeye yönelik kayıtlar ciddi hukuki risk taşır.
Eşin telefonuna ses kayıt programı yüklemek
Eşin telefonuna bilgisi dışında ses kayıt programı, casus yazılım veya uzaktan dinleme uygulaması yüklenmesi çok daha farklı bir durumdur.
Bu şekilde elde edilen kayıtlar yalnızca boşanma davasında hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmekle kalmayabilir; somut olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai sorumluluk da doğurabilir.
Evlilik birliği, eşlerden birine diğerinin bütün özel konuşmalarını gizlice dinleme ve kaydetme hakkı vermez.
3. Eşin Haberi Olmadan Eve Gizli Kamera Yerleştirmek Yasal mı?
Eşlerden birinin ortak konuta gizli kamera yerleştirerek diğer eşin davranışlarını takip etmesi, boşanma davalarında önemli hukuki sorunlara neden olmaktadır.
Örneğin eşinin kendisini aldattığından şüphelenen bir kişinin yatak odasına, salona veya evin başka bir bölümüne gizli kamera yerleştirdiğini düşünelim.
Kamera kayıtlarında eşin başka biriyle birlikte olduğu görülse bile bu görüntülerin hukuka uygun delil olarak kabul edilmesi garanti değildir.
Ortak konut, eşlerin birbirlerinin özel hayatını sınırsız biçimde denetleyebilecekleri bir alan değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.06.2024 tarihli, 2023/7996 Esas ve 2024/5004 Karar sayılı kararında, ortak konuta gizli kamera yerleştirilerek elde edilen görüntü ve ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu kabul edilmiştir.
Hukuki Haber
Evdeki güvenlik kamerası aldatmayı kaydederse ne olur?
Burada iki farklı durumun birbirinden ayrılması gerekir.
Birinci durumda, evin güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuş, varlığı bilinen ve olağan şekilde çalışan bir güvenlik kamerası bulunmaktadır.
İkinci durumda ise eşlerden biri diğerini takip etmek ve özel yaşamını gizlice görüntülemek amacıyla kamera yerleştirmektedir.
Bu iki durum aynı şekilde değerlendirilmez.
Güvenlik amacıyla kurulan bir kameranın görüntülerinin delil niteliği; kameranın konumu, kayıt kapsamı, kişilerin mahremiyet beklentisi ve kayıtların elde ediliş biçimi dikkate alınarak belirlenir.
Kameranın güvenlik amacıyla kurulmuş olması da tek başına bütün görüntülerin hukuka uygun delil sayılmasını sağlamaz.
4. Aldatmayı İspatlamak İçin Gizlice Fotoğraf veya Video Çekilebilir mi?
Aldatma şüphesiyle hareket eden eşlerin en sık başvurduğu yöntemlerden biri fotoğraf ve video çekmektir.
Eşin başka biriyle restoranda yemek yemesi, otelde buluşması veya samimi görüntüler vermesi boşanma davasında ileri sürülebilecek vakıalar arasında yer alabilir.
Ancak bu görüntülerin elde edilme yöntemi önemlidir.
Kamusal alanda, kişilerin özel yaşamına hukuka aykırı müdahalede bulunulmadan elde edilen görüntüler ile bir kişinin otel odasına, konutuna veya mahrem alanına gizlice girilerek çekilen görüntüler aynı değildir.
Ayrıca her samimi görüntü zina fiilinin gerçekleştiğini ispatlamaz.
Aldatma fotoğrafları zina davası açmak için yeterli midir?
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen zina, özel bir boşanma sebebidir.
Zina iddiasının kabul edilebilmesi için evlilik devam ederken eşin başka biriyle cinsel ilişkiye girdiğinin ispatlanması gerekir. Bunun doğrudan görüntülenmesi zorunlu değildir; somut ve güçlü dolaylı deliller de birlikte değerlendirilebilir.
Bununla birlikte eşin başka biriyle mesajlaşması, yemek yemesi veya yakınlık göstermesi her durumda zina anlamına gelmez.
Bu davranışlar, olayın özelliklerine göre TMK 166/1 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan boşanma davasında sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilebilir.
Zina nedeniyle boşanma davasında ayrıca öğrenmeden itibaren altı aylık ve zina fiilinden itibaren beş yıllık hak düşürücü sürelerin bulunduğu unutulmamalıdır.
5. Eşin WhatsApp Mesajları Boşanma Davasında Delil Olur mu?
WhatsApp yazışmaları günümüzde boşanma davalarında sıklıkla kullanılan dijital deliller arasındadır.
Ancak her WhatsApp ekran görüntüsünün mahkeme tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Örneğin:
-
Eşinizin size gönderdiği hakaret veya tehdit içerikli mesajlar,
-
Eşinizin sizinle yaptığı konuşmalarda sadakatsizliğini kabul etmesi,
-
Üçüncü kişilerle yapılan ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş yazışmalar,
-
Sosyal medya üzerinden gönderilen tehdit veya aşağılayıcı ifadeler,
boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilir.
Burada temel ayrım, yazışmanın kime ait olduğu ve nasıl elde edildiğidir.
Eşin telefonunu karıştırıp WhatsApp mesajlarını almak suç mu?
Eşin telefonunu izinsiz açmak, şifresini kırmak, WhatsApp hesabına gizlice erişmek veya yazışmalarını başka bir cihaza aktarmak hukuki sorumluluk doğurabilir.
Türk Ceza Kanunu’nun 132. maddesi haberleşmenin gizliliğini korumaktadır. Somut olayın özelliklerine göre bilişim sistemine hukuka aykırı erişim ve kişisel verilere ilişkin başka suçlar da gündeme gelebilir.
Mevzuat+1
Eşlerin evli olması, birbirlerinin bütün haberleşmelerini izinsiz inceleme yetkisi vermez.
WhatsApp Web üzerinden alınan mesajlar delil olur mu?
Eşin WhatsApp Web oturumuna bilgisi dışında girilmesi ve konuşmalarının takip edilmesi de hukuka aykırılık tartışmasına neden olabilir.
Özellikle sistematik takip, mesajların kopyalanması ve özel konuşmaların üçüncü kişilere aktarılması durumunda cezai sorumluluk riski artmaktadır.
Buna karşılık kişinin doğrudan tarafı olduğu WhatsApp konuşmalarını mahkemeye sunması farklı değerlendirilir.
WhatsApp mesajının içeriği kadar, mesajı sunan kişinin o yazışmaya hangi yolla ulaştığı da önemlidir.
6. Silinen WhatsApp Mesajları Mahkeme Tarafından Geri Getirilebilir mi?
Boşanma davası açmayı düşünen kişilerin merak ettiği sorulardan biri de silinen WhatsApp mesajlarının mahkeme aracılığıyla geri getirilip getirilemeyeceğidir.
Aile mahkemesinin WhatsApp yazışmalarını doğrudan ilgili şirketten talep ederek bütün konuşma içeriklerine ulaşması olağan bir delil toplama yöntemi değildir.
WhatsApp’ın uçtan uca şifreleme sistemi nedeniyle mesaj içeriklerinin hizmet sağlayıcıdan temin edilmesinde teknik ve hukuki sınırlamalar bulunmaktadır.
Bununla birlikte mevcut cihazdaki veriler, hukuka uygun şekilde elde edilmiş yedekler ve diğer dijital kayıtlar somut olayın koşullarına göre bilirkişi incelemesine konu olabilir.
Mahkemenin delil toplama yetkisi, eşlerden birinin diğerinin telefonunu hukuka aykırı şekilde incelemesine izin verildiği anlamına gelmez.
7. Eşin Telefonundaki Fotoğraflar Boşanma Davasında Kullanılabilir mi?
Eşin telefonunda başka biriyle çekilmiş fotoğraflar bulunması, boşanma davasında sadakat yükümlülüğünün ihlaline ilişkin iddiaları gündeme getirebilir.
Ancak fotoğrafların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir.
Örneğin eşin kendi isteğiyle gönderdiği bir fotoğraf ile şifresi kırılan telefondan gizlice alınmış fotoğraf arasında önemli bir fark bulunmaktadır.
Mahkeme fotoğrafları değerlendirirken bunların gerçekliğini, tarihini, olayla ilgisini ve elde ediliş yöntemini dikkate alabilir.
Fotoğrafların üzerinde değişiklik yapıldığı veya bağlamından koparıldığı ileri sürülürse teknik inceleme yapılması da gerekebilir.
8. Yargıtay’ın Gizli Ses Kaydı ve Kamera Görüntülerine İlişkin Kararları
Boşanma davalarında gizli kayıtların delil niteliği konusunda Yargıtay kararları, uygulamanın anlaşılması bakımından önem taşımaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – 15.02.2012
2011/2-703 Esas, 2012/70 Karar
Bu kararda boşanma davasında delil olarak kullanılmak üzere kurgu sonucunda oluşturulan bir ses kaydı değerlendirilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu, diğer eşin rızası dışında ve delil yaratmaya yönelik kurgu sonucunda oluşturulan kaydın hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir.
Karar, özellikle delilin sonradan yapay biçimde oluşturulması ile mevcut bir olayın kaydedilmesi arasındaki farkın anlaşılması bakımından önemlidir.
Librum
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – 04.12.2018
2017/3024 Esas, 2018/13969 Karar
Bu kararda ortak konuta ve eşin kullandığı otomobile bilgisi ve rızası dışında ses kayıt cihazı yerleştirilmesi söz konusudur.
Yargıtay, bu yöntemle elde edilen ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğunu ve boşanmaya neden olan olaylarda kusur belirlenirken dikkate alınamayacağını değerlendirmiştir.
Ergür Hukuk Ofisi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – 27.06.2024
2023/7996 Esas, 2024/5004 Karar
Ortak konuta gizli kamera yerleştirilerek elde edilen görüntü ve ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir.
Karar, özellikle aldatma iddiasını ispatlamak amacıyla evin içerisine gizli kamera yerleştirilmesinin delil bakımından doğurabileceği sonuçları göstermektedir.
Hukuki Haber
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – 19.11.2024
2024/658 Esas, 2024/8815 Karar
Bu kararda eşin bilgisi dışında ortak konuta cihaz yerleştirilerek elde edilen ses kayıtlarının hukuka aykırı niteliği üzerinde durulmuştur.
Hukuka aykırı kaydı dinleyen bir tanığın yalnızca bu kayıttan öğrendiklerini aktarması da delilin hukuka aykırılığı sorununu ortadan kaldırmamaktadır.
Hukuki Haber
Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde, özellikle gizli cihaz yerleştirilerek gerçekleştirilen sistematik kayıtların boşanma davalarında ciddi bir hukuka aykırılık sorunu oluşturduğu görülmektedir.
9. Gizli Ses Kaydı Alan Eşe Ceza Davası Açılabilir mi?
Evet. Gizli ses kaydı veya görüntü alınması, olayın özelliklerine göre ceza soruşturmasına neden olabilir.
Türk Ceza Kanunu’nda bu tür fiiller bakımından özellikle üç düzenleme önem taşımaktadır.
| Kanun maddesi | Düzenlenen suç |
|---|---|
| TCK 132 | Haberleşmenin gizliliğini ihlal |
| TCK 133 | Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması |
| TCK 134 | Özel hayatın gizliliğini ihlal |
Bu suçların oluşup oluşmadığı, kaydın içeriğine, konuşmaya kimin katıldığına, kaydın nerede ve hangi amaçla yapıldığına ve varsa hukuka uygunluk nedenlerine göre belirlenir.
Mevzuat
Özellikle özel hayata ilişkin görüntülerin sosyal medya üzerinden paylaşılması, üçüncü kişilere gönderilmesi veya kişiyi küçük düşürmek amacıyla yayılması ayrıca değerlendirilmesi gereken ağır sonuçlar doğurabilir.
Mahkemeye delil sunulması ile özel görüntülerin kamuoyuna yayılması aynı hukuki işlem değildir.
10. Gizli Kayıt Nedeniyle Boşanma Davasında Tazminat İstenebilir mi?
Eşlerden birinin diğerinin özel hayatını hukuka aykırı şekilde izlemesi, konuşmalarını kaydetmesi veya mahrem görüntülerini yayması, evlilik birliğinin temelinden sarsılması bakımından kusurlu davranış olarak ileri sürülebilir.
Bunun yanında kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat talebi de gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi kapsamında boşanmaya neden olan olaylar sebebiyle kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, koşulları mevcutsa manevi tazminat isteyebilir.
Ancak her gizli kayıt olayında otomatik olarak tazminata hükmedilmez.
Mahkeme, davranışın niteliğini, tarafların kusur durumunu, kişilik hakkı ihlalini ve talebin hukuki dayanağını değerlendirir.
Ayrıca boşanma davasından bağımsız olarak Türk Borçlar Kanunu’nun kişilik haklarını koruyan hükümleri kapsamında hukuki talepler ileri sürülmesi de somut olaya göre mümkün olabilir.
11. Aldatma İddiası Gizli Kayıt Olmadan Nasıl İspatlanabilir?
Aldatıldığını düşünen eşlerin mutlaka gizli ses kaydı veya kamera görüntüsü elde etmesi gerektiği yönündeki düşünce doğru değildir.
Boşanma davalarında sadakat yükümlülüğünün ihlali başka delillerle de ortaya konulabilir.
Örneğin tanık beyanları, hukuka uygun şekilde elde edilen yazışmalar, tarafların açıklamaları, sosyal medya paylaşımları ve usulüne uygun olarak dosyaya kazandırılan belgeler birlikte değerlendirilebilir.
Zina iddiasında ise delillerin yalnızca güven sarsıcı davranışı değil, zina fiilini ispatlamaya elverişli olması gerekir.
Bu nedenle dava açılmadan önce hangi boşanma sebebine dayanılacağının ve hangi delillerin kullanılabileceğinin belirlenmesi önemlidir.
12. Hukuka Aykırı Delille Verilen Boşanma Kararı İstinafta Bozulur mu?
Boşanma davasında mahkemenin hukuka aykırı şekilde elde edilmiş ses kaydı, kamera görüntüsü veya yazışmaları hükme esas alması, istinaf incelemesinde ileri sürülebilecek önemli bir hukuki itirazdır.
Ancak hukuka aykırı delilin dosyada bulunması, verilen kararın her durumda kaldırılacağı anlamına gelmez.
Burada özellikle şu soruların cevaplandırılması gerekir:
-
Mahkeme hukuka aykırı delili kararına esas almış mıdır?
-
Kusur belirlemesi bu delile dayanılarak mı yapılmıştır?
-
Aynı vakıayı ispatlayan başka hukuka uygun deliller bulunmakta mıdır?
-
Delilin değerlendirme dışı bırakılması hâlinde boşanma, nafaka, velayet veya tazminat yönünden sonuç değişebilecek midir?
Özellikle kusur belirlemesinin hukuka aykırı bir kayda dayandırıldığı dosyalarda istinaf başvurusunun gerekçeli karar üzerinden ayrıntılı hazırlanması gerekir.
Yargıtay aşamasında hukuka aykırı delil itirazı
Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı temyiz yolu açıksa, hukuka aykırı delillerin hükme esas alınması temyiz incelemesinde de ileri sürülebilir.
Ancak her boşanma kararının temyize açık olmadığı, kararın niteliği ve kanuni şartların ayrıca değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
13. Boşanma Davasında Ses Kaydı ve WhatsApp Mesajları Bilirkişiye Gönderilir mi?
Dijital delillerin gerçekliği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bilirkişi incelemesi yapılabilir.
Özellikle ses kaydının montajlanıp montajlanmadığı, görüntü üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı veya mesaj ekran görüntülerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı teknik inceleme konusu olabilir.
Ancak bilirkişi incelemesi, hukuka aykırı elde edilmiş bir delili kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Öncelikle delilin hukuki niteliği, ardından gerekli görülürse teknik güvenilirliği değerlendirilmelidir.
14. Boşanma Davasında Gizli Kayıt Sunmadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
Boşanma davasında kullanılmak üzere elde edilmiş bir ses kaydı, görüntü veya dijital yazışma bulunuyorsa bu materyalin doğrudan mahkemeye sunulmasından önce hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.
Özellikle kaydın nasıl elde edildiği, hangi tarihte oluşturulduğu, içeriğinde üçüncü kişilere ait özel bilgilerin bulunup bulunmadığı ve kayıtla hangi vakıanın ispatlanmak istendiği belirlenmelidir.
Kayıtların sosyal medyada paylaşılması, üçüncü kişilere gönderilmesi veya karşı tarafa baskı aracı olarak kullanılması ayrıca hukuki sorunlara yol açabilir.
Bir boşanma davasında güçlü delile sahip olmak kadar, o delili hukuka uygun şekilde kullanmak da önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin beni aldattığını ses kaydıyla ispatlayabilir miyim?
Ses kaydının hukuka uygun elde edilmiş olması ve iddia edilen vakıayı ispatlamaya elverişli bulunması gerekir. Gizlice alınmış her kayıt delil kabul edilmez.
Eşimin WhatsApp mesajlarını mahkemeye verirsem suç işlemiş olur muyum?
Mesajların nasıl elde edildiğine bağlıdır. Doğrudan tarafı olduğunuz konuşmalar ile eşinizin hesabına izinsiz girerek elde ettiğiniz yazışmalar farklı değerlendirilir.
Evin salonuna gizli kamera koymak suç mu?
Kameranın yerleştirilme amacı, kayıt kapsamı, kişilerin mahremiyet beklentisi ve diğer koşullara göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelebilir. Ortak konutta bulunmak sınırsız kayıt hakkı vermez.
Eşimin beni tehdit ettiğini gizlice kaydedersem mahkeme kabul eder mi?
Aniden gelişen ve başka türlü ispatlanması mümkün olmayan bir olayda alınan kaydın hukuka uygunluğu somut koşullara göre değerlendirilebilir. Her tehdit kaydının otomatik olarak kabul edileceği söylenemez.
Aldatma görüntüleri boşanma davasında kesin delil midir?
Hayır. Görüntülerin hukuka uygunluğu, gerçekliği ve neyi ispatladığı değerlendirilir. Ayrıca her yakınlaşma görüntüsü zina fiilini ispatlamaz.
Hukuka aykırı ses kaydına dayanılarak verilen boşanma kararı bozulabilir mi?
Hukuka aykırı delilin hükme esas alınması, kararın istinaf veya şartları varsa temyiz incelemesinde kaldırılması ya da bozulması bakımından hukuki gerekçe oluşturabilir.
Sonuç: Boşanma Davasında Gerçeği İspatlamak İçin Her Yöntem Kullanılamaz
Boşanma davalarında gizli ses kayıtları, kamera görüntüleri, WhatsApp mesajları ve fotoğraflar çoğu zaman davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikte görülmektedir.
Ancak bir delilin olayın gerçeğini ortaya koyması, o delilin hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Yargıtay kararları özellikle eşin bilgisi dışında ortak konuta veya araca gizli kayıt cihazı yerleştirilmesi suretiyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını ortaya koymaktadır.
Bu nedenle aldatma, hakaret, tehdit veya sadakat yükümlülüğünün ihlali iddiasıyla boşanma davası açılmadan önce mevcut delillerin hukuki niteliğinin incelenmesi gerekir.
Yanlış delil toplama yöntemi, haklı olduğunu düşünen kişinin kendi aleyhine bir ceza soruşturmasıyla karşılaşmasına da neden olabilir.
Av. Orçun Akbulut – Aydın Boşanma Avukatı
Aydın, Efeler, Kuşadası, Söke, Nazilli ve Didim başta olmak üzere boşanma davalarında delillerin değerlendirilmesi, kusur tespiti, zina iddiaları, maddi ve manevi tazminat ile istinaf ve temyiz süreçlerine ilişkin hukuki danışmanlık için iletişime geçebilirsiniz.