Danıştay 5. Dairesi, 30 Aralık 2025 tarihli ve 2025/13891 Esas, 2025/15741 Karar sayılı ilamıyla, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan bir öğretmenin açtığı davada önemli bir bozma kararına imza attı.
Danıştay 5. Daire 2025/13891 sayılı kararında, Bank Asya hesap hareketleri, özel okul kayıtları ve kapatılan bir kurumda çalışma bilgilerine dayanılarak verilen ret kararının yeterli araştırma yapılmadan tesis edildiğini belirledi. Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunu reddeden kararı, eksik inceleme gerekçesiyle bozuldu.
Karar, özellikle KHK ile ihraç edilen kamu görevlilerinin açtığı davalarda idarenin ispat yükümlülüğü, mahkemelerin resen araştırma görevi ve Bank Asya hesap hareketlerinin değerlendirilmesi bakımından dikkat çekmektedir.
Danıştay 5. Dairesinin 30.12.2025 Tarihli Kararının Künyesi
- Kararı veren mahkeme: Danıştay 5. Dairesi
- Esas numarası: 2025/13891
- Karar numarası: 2025/15741
- Karar tarihi: 30.12.2025
- Dava konusu: OHAL Komisyonu ret işleminin iptali ve kamu görevine iade talebi
- İlgili KHK: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
- Sonuç: Temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması
- Bozma gerekçesi: Eksik inceleme ve yeterli araştırma yapılmaması
KHK ile İhraç Edilen Öğretmenin Davasında Ne Yaşandı?
Davacı öğretmen, 675 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade edilmek amacıyla OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurmuş ancak başvurusu reddedilmiştir.
Bunun üzerine davacı, OHAL Komisyonu kararının iptali, yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idari yargıda dava açmıştır.
İlk derece mahkemesi, davacı hakkında bulunan bazı kayıtları FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak değerlendirmesi bakımından yeterli görerek davayı reddetmiştir.
Bu değerlendirmede özellikle üç husus öne çıkmıştır:
- Davacının Bank Asya nezdinde hesabının bulunması ve 2015 yılında hesap hareketlerinin artması.
- Çocuğunun sonradan kapatılan özel öğretim kurumlarında eğitim kaydının bulunması.
- Davacının FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle kapatılan bir kurumda çalışma kaydının bulunması.
Bölge İdare Mahkemesi de ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Ancak dosya temyiz incelemesi için Danıştay 5. Dairesine geldiğinde farklı bir hukuki değerlendirme yapılmıştır.
Bank Asya Hesap Hareketleri Neden Bozma Sebebi Oldu?
Danıştay 5. Daire 2025/13891 Esas sayılı kararının en önemli bölümlerinden biri Bank Asya hesap hareketlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi, davacının Bank Asya hesabında 2015 yılında meydana gelen hareketliliği olağan bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirmiştir.
Kararda belirtilen işlemler arasında 4 Şubat 2015 tarihinde katılım hesabı açılması, aynı tarihte altın alınması, 15 Mayıs 2015 tarihinde 20.000 Amerikan doları tutarında döviz hesabı açılması ve Haziran 2015 döneminde hesap bakiyesinin 53.736,02 TL seviyesine yükselmesi bulunmaktadır.
Mahkeme, önceki dönemlerdeki hesap bakiyeleriyle karşılaştırma yaparak bu hareketlerin olağan dışı olduğu sonucuna ulaşmıştır.
Ne var ki Danıştay, Bank Asya hesap hareketlerinin yeterince araştırılmadığını tespit etmiştir.
Davacının 2006 yılında açılmış aktif banka hesabının bulunmasına rağmen hesap hareketlerinin getirtilerek bankacılık faaliyetlerinin rutin olup olmadığı konusunda gerekli araştırmanın yapılmadığı belirtilmiştir.
Bu tespit, Bank Asya nedeniyle kamu görevinden çıkarılan kişiler bakımından önemlidir.
Çünkü banka hesabında belirli bir dönemde para artışı bulunması ile bu artışın örgütsel amaçla gerçekleştirildiğinin değerlendirilmesi aynı şey değildir.
Hesap hareketlerinin mahiyeti, önceki dönemlerle ilişkisi, para transferlerinin niteliği ve diğer delillerle bağlantısı incelenmelidir.
Bununla birlikte Danıştay, somut davada Bank Asya işlemlerinin kesinlikle rutin olduğunu söylememiştir. Hesap hareketlerinin yeterince araştırılmamasını bozma gerekçesi yapmıştır.
Danıştay: İrtibat ve İltisak İddiasının Maddi Sebeplerini İdare Ortaya Koymalıdır
Kararın hukuki açıdan en güçlü yönü, idari işlemin sebep unsuruna ilişkin değerlendirmesidir.
Danıştay, kamu görevinden çıkarma işlemine dayanak oluşturan irtibat ve iltisak değerlendirmesinin maddi sebeplerinin yargılama sırasında ortaya konulması gerektiğini belirtmiştir.
Bu yükümlülüğün öncelikle davalı idareye ait olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Başka bir anlatımla idare, kamu görevlisi hakkında hangi somut tespitlere dayanarak irtibat veya iltisak değerlendirmesi yaptığını açıklamakla yükümlüdür.
İdari yargı mercileri de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenen resen araştırma ilkesi gereğince uyuşmazlığın çözümü için gerekli incelemeleri yapmak durumundadır.
Bu nedenle OHAL Komisyonunun ret kararındaki tespitlerin herhangi bir araştırma yapılmadan benimsenmesi, her somut olay bakımından yeterli bir yargısal denetim anlamına gelmeyebilir.
Danıştayın Eksik İnceleme Nedeniyle Bozma Kararı Ne Anlama Geliyor?
Eksik inceleme nedeniyle bozma kararı, mahkemenin uyuşmazlığın çözümü için gerekli maddi araştırmayı tamamlamadan hüküm kurduğunu ifade eder.
Danıştay 5. Dairesi, incelenen dosyada yalnızca Bank Asya kayıtlarının değil, davacı hakkındaki diğer olası irtibat ve iltisak tespitlerinin de araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
Bu kapsamda ilgili kurumlardan bilgi ve belge istenmesi gerektiği açıklanmıştır.
Araştırılması gereken hususlar arasında şunlar bulunmaktadır:
- ByLock kullanımına ilişkin tespitler.
- Ankesörlü telefon görüşme kayıtları.
- FETÖ/PDY soruşturmalarında davacının adının geçtiği ifade tutanakları.
- Bank Asya hesaplarının açılış tarihleri ve ayrıntılı hesap hareketleri.
- Özel okul ve öğrenci yurdu kayıtları.
- MASAK tarafından tespit edilebilecek para transferleri.
- Kapatılan dernek ve sendikalara ilişkin üyelik kayıtları.
- Vakıf üyelikleri ve mütevelli heyeti kayıtları.
- Digitürk aboneliği ve abonelik iptaline ilişkin bilgiler.
Danıştay, bu araştırmaların ardından elde edilen bilgi ve belgelerin davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının alınması gerektiğini de belirtmiştir.
Bu husus, yargılamada delillerin tartışılması ve davacının kendisi hakkındaki iddialara cevap verebilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Özel Okula Çocuk Göndermek veya Kapatılan Kurumda Çalışmak Tek Başına İhraç Sebebi midir?
KHK ile ihraç davalarında sıklıkla karşılaşılan konulardan biri, kamu görevlisinin çocuğunu sonradan kapatılan bir özel okula göndermesi veya bu kurumlarda çalışma kaydının bulunmasıdır.
İncelenen davada da her iki husus, ilk derece mahkemesinin ret kararına dayanak yapılan tespitler arasındadır.
Ancak Danıştay 5. Dairesi, bu kayıtların hukuki niteliğini kesin biçimde çözerek davacının örgütle bağlantısının bulunmadığı sonucuna ulaşmamıştır.
Bunun yerine, davacı hakkında irtibat ve iltisak değerlendirmesini haklı kılabilecek maddi sebeplerin yeterli biçimde araştırılmasını istemiştir.
Dolayısıyla bu karar, özel okul veya çalışma kayıtlarının hiçbir koşulda dikkate alınamayacağı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Her olayda kayıtların niteliği, ilgili dönemdeki koşullar ve diğer somut deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Beraat veya Takipsizlik Kararı KHK ile İhraç Davasını Nasıl Etkiler?
Danıştay kararının dikkatle değerlendirilmesi gereken bir başka bölümü ceza soruşturmalarına ilişkindir.
Danıştay, kesinleşmiş takipsizlik kararıyla sonuçlanmış olsa dahi ceza soruşturmasındaki tespitlerin idari irtibat ve iltisak değerlendirmesinde göz önünde bulundurulabileceğini ifade etmiştir.
Bu yaklaşım, ceza hukuku bakımından örgüt üyeliğinin ispatı ile idare hukuku bakımından irtibat ve iltisak değerlendirmesinin farklı hukuki ölçütlere dayanabileceğini göstermektedir.
Ancak ceza soruşturmasındaki bir tespitin dikkate alınabilmesi, o tespitin her durumda doğru veya yeterli olduğu anlamına gelmez.
İdari yargı merciinin, ilgili tespitin içeriğini ve uyuşmazlık bakımından taşıdığı hukuki değeri değerlendirmesi gerekir.
Bu nedenle beraat veya takipsizlik kararının varlığı kadar, ceza dosyasında hangi maddi tespitlerin bulunduğu da önem taşır.
Danıştay 5. Daire 2025/13891 Kararı Göreve İade Anlamına mı Geliyor?
Hayır. Danıştayın 30.12.2025 tarihli kararı doğrudan kamu görevine iade hükmü içermemektedir.
Danıştay, davacının temyiz istemini kabul etmiş ve Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararını bozmuştur.
Dosya, yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir.
Dolayısıyla davacının doğrudan göreve iade edildiğini veya parasal haklarının ödenmesine kesin olarak hükmedildiğini söylemek doğru değildir.
Kararın önemi, irtibat ve iltisak değerlendirmesinin eksik araştırmayla yapılamayacağının vurgulanmasındadır.
Bu Danıştay Kararı Hangi KHK Dosyalarında Emsal Olarak Kullanılabilir?
Danıştay 5. Dairesinin 2025/13891 E., 2025/15741 K. sayılı kararı, özellikle aşağıdaki hukuki sorunların bulunduğu dosyalarda değerlendirmeye alınabilir.
Bank Asya hesaplarının yeterince incelenmediği davalar: Hesap hareketlerinin tamamı getirtilmeden veya bankacılık işlemlerinin niteliği araştırılmadan hüküm kurulmuş olması.
OHAL Komisyonu kararının yeterli araştırma yapılmadan benimsendiği davalar: İdare mahkemesinin ret işlemindeki tespitleri bağımsız bir inceleme yapmadan kabul etmiş olması.
Delillerin davacıya bildirilmediği dosyalar: Yargılama sırasında elde edilen önemli bilgi ve belgeler hakkında davacıya açıklama yapma imkânı tanınmamış olması.
İrtibat ve iltisak gerekçesinin somutlaştırılmadığı dosyalar: İdarenin değerlendirmesine dayanak gösterdiği maddi olayları yeterince açıklamamış olması.
Ancak her davanın delil durumu farklıdır. Bir Danıştay kararının emsal niteliği, somut uyuşmazlıkla hukuki ve maddi benzerliğine bağlıdır.
KHK ile İhraç Davalarında Avukatın Dosya İncelemesinin Önemi
KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin davalar, yalnızca ihraç kararının veya OHAL Komisyonu ret işleminin okunmasıyla sağlıklı biçimde değerlendirilebilecek dosyalar değildir.
Özellikle Bank Asya hesap hareketleri, ceza soruşturması evrakı, idari araştırma kayıtları, kurum yazışmaları ve mahkemenin verdiği ara kararlar birlikte incelenmelidir.
Bazı dosyalarda uyuşmazlığın belirleyici noktası, aleyhe gösterilen bir delilin hukuki niteliğidir. Bazılarında ise esas sorun, mahkemenin uyuşmazlığı çözmek için gerekli araştırmayı yapmamış olmasıdır.
Danıştayın bu kararında da bozma gerekçesi, davacının bütün iddialarının haklı bulunması değil, gerekli araştırmalar tamamlanmadan davanın reddedilmiş olmasıdır.
Bu nedenle KHK ile ihraç edilen kamu görevlilerinin dosyalarında, yalnızca esasa ilişkin savunmaların değil, eksik inceleme, ispat yükümlülüğü ve idari işlemin sebep unsuru bakımından mevcut hukuka aykırılıkların da ortaya konulması önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Bank Asya hesabı bulunan herkes KHK ile ihraç edilebilir mi?
Yalnızca bir banka hesabının varlığından hareketle her kişi hakkında aynı sonuca ulaşılması doğru değildir. Hesap hareketlerinin niteliği, diğer deliller ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir. Danıştayın incelenen kararı da hesap hareketleri hakkında yeterli araştırma yapılmasının önemini ortaya koymaktadır.
Danıştay Bank Asya nedeniyle verilen ihraç kararlarını bozuyor mu?
Danıştay, somut dosyanın özelliklerine göre bozma kararı verebilir. 2025/13891 E., 2025/15741 K. sayılı kararda, gerekli araştırmalar tamamlanmadan verilen ret kararına ilişkin istinaf hükmü bozulmuştur. Bu durum bütün Bank Asya dosyalarında otomatik bozma yapılacağı anlamına gelmez.
KHK ile ihraç edilen öğretmen göreve dönebilir mi?
Göreve iade, ilgili idari ve yargısal süreçlerin sonucuna bağlıdır. İncelenen Danıştay kararında doğrudan göreve iade hükmü kurulmamış, dosya yeniden değerlendirilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir.
OHAL Komisyonu ret kararında eksik inceleme yapılması bozma sebebi olabilir mi?
Evet. Uyuşmazlığın çözümü için gerekli araştırmaların yapılmaması, somut olayın özelliklerine göre yargı kararının bozulmasına neden olabilir. Danıştay 5. Dairesinin 30 Aralık 2025 tarihli kararı bunun örneklerinden biridir.
Danıştay bozma kararından sonra ne olur?
İncelenen olayda dosya yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir. Sonraki yargısal değerlendirme, bozma gerekçesi ve dosyanın özellikleri dikkate alınarak yapılacaktır.
Sonuç: Danıştaydan KHK İhraç Davalarında Eksik İnceleme Uyarısı
Danıştay 5. Dairesinin 30.12.2025 tarihli, 2025/13891 Esas ve 2025/15741 Karar sayılı ilamı, KHK ile ihraç davalarında maddi olayların araştırılması ve idari işlemin sebep unsurunun denetlenmesi bakımından önemli bir örnektir.
Kararın ortaya koyduğu temel yaklaşım, kamu görevinden çıkarma işlemini haklı kıldığı ileri sürülen maddi sebeplerin idarece ortaya konulması ve mahkemece gerekli araştırmaların yapılması gerektiğidir.
Özellikle Bank Asya hesap hareketleri, özel öğretim kurumu kayıtları ve diğer irtibat/iltisak iddiaları yönünden yeterli araştırma yapılmadan verilen kararların hukuki denetimi bakımından bu içtihat dikkate alınmalıdır.
KHK ile ihraç, OHAL Komisyonu ret kararları, Bank Asya hesap hareketleri ve idari yargıda göreve iade uyuşmazlıklarında somut dosyanın bütün delilleriyle değerlendirilmesi, başvurulabilecek hukuki yolların belirlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Av. Orçun Akbulut
Aydın merkezli olarak idare hukuku, kamu görevinden çıkarma işlemleri, KHK uyuşmazlıkları ve ceza hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetleri.
Karar kaynağı: Danıştay 5. Dairesi, 30.12.2025, E.2025/13891, K.2025/15741. Bu yazı, kararın hukuki değerlendirmesini içermekte olup her somut uyuşmazlık bakımından ayrı inceleme yapılması gerekmektedir.