İstinaf Aşamasında Etkin Pişmanlıktan Yararlanılabilir mi? 2026

FETÖ/PDY kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanıp mahkûmiyet kararı verilen kişiler bakımından en önemli sorulardan biri, ilk derece mahkemesindeki yargılama tamamlandıktan sonra etkin pişmanlıktan yararlanmanın mümkün olup olmadığıdır.

“Mahkemede etkin pişmanlıkta bulunmadım, istinafta bulunabilir miyim?”, “Ceza aldıktan sonra isim verirsem etkin pişmanlık uygulanır mı?” ve “Bölge Adliye Mahkemesi etkin pişmanlık nedeniyle duruşma açar mı?” soruları uygulamada sıklıkla gündeme gelmektedir.

İstinaf aşamasına geçilmiş olması, tek başına etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılmasına engel değildir.

Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararlarında, ilk derece mahkemesinde etkin pişmanlıkta bulunmayan ancak istinaf kanun yolu aşamasında bu yönde irade ortaya koyarak örgüt ve örgüt mensupları hakkında bilgi veren sanıkların beyanlarının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Ancak etkin pişmanlığın geç bir aşamada gerçekleştirilmiş olması, özellikle uygulanacak indirim oranı bakımından önem taşıyabilir.

İlk Derece Mahkemesinde Etkin Pişmanlık Yapmadım, İstinafta Yapabilir miyim?

Evet.

İlk derece mahkemesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunmamış olmak, istinaf aşamasında TCK m.221 kapsamında beyanda bulunulmasına mutlak bir engel oluşturmaz.

Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ve dosya Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinde olsa dahi etkin pişmanlıktan yararlanma iradesi ortaya konulabilir.

Burada önemli olan yalnızca;

“Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum.”

şeklinde bir talepte bulunmak değildir.

Sanığın örgütte kaldığı süre, örgüt içerisindeki konumu ve faaliyetleriyle uyumlu olarak örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları hakkında bildiklerini açıklaması gerekir.

Dolayısıyla istinaf aşamasında etkin pişmanlık, yalnızca hukuki bir talep değil, içeriği somut olayda değerlendirilmesi gereken bir süreçtir.

Yargıtay: İstinafta Verilen Etkin Pişmanlık Dilekçesi Değerlendirilmelidir

Bu konuda önemli kararlardan biri Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli, 2023/463 Esas ve 2024/4453 Karar sayılı ilamıdır.

Somut olayda sanık ilk derece mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiştir.

Sanık, istinaf kanun yolu aşamasında dosyaya sunduğu 03.03.2021 tarihli dilekçesinde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtmiş; örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermiş ve örgütle irtibatlı olduğunu belirttiği bazı kişiler hakkında anlatımlarda bulunmuştur.

Yargıtay, bu yeni durumun değerlendirilmeden geçilemeyeceğini kabul etmiştir.

Sanığa etkin pişmanlığın şartları ve sonuçlarının hatırlatılması, yeniden beyanının alınması, gerektiğinde teşhis işlemlerinin yaptırılması ve verilen bilgilerin sanığın örgütteki konum ve faaliyetleriyle uyumlu ve faydalı olup olmadığının ilgili birimlerden sorulması gerektiği belirtilmiştir.

Bunlar yapılmadan karar verilmesi bozma nedeni kabul edilmiştir.

Bu karar, istinaf aşamasında yapılan etkin pişmanlık başvurusunun hukuken sonuç doğurabileceğini açık biçimde göstermektedir.

İstinafta Sadece Dilekçe Vermek Yeterli mi?

Her durumda yeterli değildir.

Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımından dilekçenin başlığından çok içeriği önemlidir.

Örneğin;

“Pişmanım, etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum.”

şeklindeki soyut bir açıklama ile;

örgüt içerisinde temas kurulan kişiler,

örgütsel sorumlular,

toplantılar,

örgütsel faaliyetler,

iletişim yöntemleri,

kod isimler,

örgütsel ev veya çalışma yapılanması,

ByLock veya diğer iletişim yöntemleri,

ankesörlü veya sabit hat irtibatları,

örgüt içerisindeki görev ve sorumluluklar

hakkında somut bilgiler içeren bir beyan aynı hukuki değerde değildir.

Bu nedenle istinaf aşamasında etkin pişmanlık başvurusu yapılacaksa dosyanın ve kişinin örgüt içerisindeki iddia edilen konumunun ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekir.

İstinafta Etkin Pişmanlık Dilekçesi Nereye Verilir?

İlk derece mahkemesinin hükmünden sonra dosyanın bulunduğu aşama dikkate alınarak etkin pişmanlıktan yararlanma iradesi yazılı olarak ortaya konulabilir.

Ancak burada yalnızca dilekçe verilmesiyle yetinilmemesi önemlidir.

Sanığın yeniden beyanının alınması, gerekli görülmesi halinde teşhis işlemi yapılması ve verdiği bilgilerin doğruluğu ile faydalılığının araştırılması talep edilebilir.

Yargıtay’ın yaklaşımında da bu işlemler önem taşımaktadır.

Bu nedenle etkin pişmanlık talebi, standart bir istinaf sebebi gibi birkaç cümleyle geçiştirilmemelidir.

Bölge Adliye Mahkemesi Duruşma Açmak Zorunda mı?

Her etkin pişmanlık talebinin otomatik olarak duruşma açılması sonucunu doğurduğunu söylemek doğru değildir.

Ancak etkin pişmanlık iradesinin ilk kez istinaf aşamasında ortaya konulması ve değerlendirilmesi gereken yeni, somut bilgilerin bulunması halinde sanığın beyanının alınması ihtiyacı doğabilir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2023/463 E., 2024/4453 K. sayılı kararında da sanığın etkin pişmanlık talebinin içeriği karşısında yeniden beyanının alınması ve teşhis işlemi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesinin önündeki etkin pişmanlık talebinin niteliği önemlidir.

İstinafta Etkin Pişmanlık Yapılırsa Dosya Bozulabilir mi?

Somut olayın şartlarına göre mümkündür.

Etkin pişmanlık talebinin değerlendirilmeden karar verilmesi veya değerlendirme için gerekli araştırmaların yapılmaması, Yargıtay denetiminde bozma sebebi oluşturabilir.

Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli kararında tam olarak böyle bir durum söz konusudur.

Sanığın istinaf aşamasında sunduğu etkin pişmanlık beyanının gerektirdiği araştırmalar yapılmadan karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Bu nedenle istinaf aşamasında etkin pişmanlık iradesinin ortaya konulması, bazı dosyalarda yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek nitelikte olabilir.

İstinafta Etkin Pişmanlık Yapılırsa Ceza Ne Kadar Düşer?

Burada TCK m.221/4’ün uygulanma koşulları önem taşır.

Kişinin yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi ve etkin pişmanlık şartlarının oluşması halinde, ilgili düzenleme kapsamında verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim gündeme gelebilir.

Ancak indirim oranı otomatik değildir.

Verilen bilginin niteliği,

bilginin elverişlilik ve faydalılık derecesi,

sanığın örgütteki konumu,

örgütte kaldığı süre,

etkin pişmanlıkta bulunulan aşama

gibi kriterler değerlendirilir.

Bu nedenle ilk kez istinaf aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulmuş olması, uygulanabilecek indirim oranının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek unsurlardan biridir.

İstinafta 3/4 Etkin Pişmanlık İndirimi Alınabilir mi?

İstinaf aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulmuş olması tek başına 3/4 oranında indirim yapılmasına engel değildir.

Ancak üst hadden indirim de otomatik değildir.

Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.11.2024 tarihli, 2022/9505 E., 2024/15692 K. sayılı kararında sanığın istinaf aşamasında emniyette ve Cumhuriyet savcısı huzurunda yeni ve ayrıntılı beyanlarda bulunması ve teşhis yapması değerlendirilmiştir.

Yargıtay, sanığın beyanlarının faydalılık derecesi ile etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama dikkate alınarak 1/3 ile 3/4 arasındaki indirim yönünden üst hadden indirim yapılmasının gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiğini belirtmiştir.

Dolayısıyla “istinafta etkin pişmanlık yapılırsa en fazla 1/3 indirim alınabilir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

İstinafta İsim Vermek Yeterli mi?

Hayır.

Etkin pişmanlık uygulamasının yalnızca isim sayısına indirgenmesi doğru değildir.

Sanığın verdiği bilgilerin kendi konum ve faaliyetleriyle uyumlu olması ve belirli bir faydalılık taşıması önemlidir.

Bu nedenle;

“10 kişi söyledim.”

“20 kişinin ismini verdim.”

“30 kişi hakkında bilgi verdim.”

şeklindeki sayısal değerlendirme tek başına belirleyici değildir.

Kişinin kim olduğu, örgüt içerisindeki konumu, sanığın o kişi hakkında hangi bilgileri verdiği ve bu bilgilerin soruşturma açısından ne ölçüde kullanılabilir olduğu önem taşır.

Daha Önce Bilinen İsimleri Söylemek Yeterli Olur mu?

Bu husus da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Bir kişinin isminin kolluk tarafından daha önce bilinmesi, sanığın o kişi hakkında verdiği bütün bilgilerin faydasız olduğu anlamına gelmeyebilir.

Sanık o kişinin;

örgüt içerisindeki konumunu,

kod adını,

bağlı olduğu kişileri,

katıldığı toplantıları,

görev yaptığı örgütsel birimi,

örgütsel faaliyetlerini

açıklayabilir.

Dolayısıyla yalnızca isim listesi değil, bilginin içeriği değerlendirilmelidir.

İstinafta Etkin Pişmanlık Yapmadan Önce Dosya İncelenmeli mi?

Kesinlikle.

FETÖ dosyalarında etkin pişmanlık stratejisinin dosya görülmeden belirlenmesi önemli riskler taşıyabilir.

Öncelikle ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı incelenmelidir.

Mahkûmiyet hangi delillere dayanıyor?

ByLock kaydı var mı?

Ankesörlü veya sabit hat araması var mı?

Tanık veya başka sanık beyanları bulunuyor mu?

Bank Asya işlemleri nasıl değerlendirilmiş?

Örgüt bağlantılı kurumlarda çalışma kaydı hangi şekilde delil kabul edilmiş?

Sanığın daha önceki ifadeleri neler?

Dosyada beraat ihtimali var mı?

Bu sorular cevaplanmadan yalnızca ceza indirimi düşüncesiyle etkin pişmanlık yoluna gidilmesi savunma stratejisini olumsuz etkileyebilir.

Beraat İstenirken Aynı Zamanda Etkin Pişmanlık Talep Edilebilir mi?

Dosyanın özelliklerine göre savunma kademeli şekilde kurulabilir.

Öncelikle sanığa isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığı ve beraat gerektiği savunulabilir.

Mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimaline karşı ise TCK m.221 kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edilebilir.

Bu ayrım önemlidir.

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla beyanda bulunulmuş olması, mahkemenin suçun sübutuna ilişkin inceleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

İstinaf Başvurusu Esastan Reddedildiyse Ne Olur?

Bu durumda kararın temyize tabi olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Temyiz yolu açıksa, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf aşamasında ortaya çıkan etkin pişmanlık talebini veya yeni beyanları değerlendirmemesi temyiz sebebi olarak ileri sürülebilir.

Nitekim Yargıtay kararlarında istinaf aşamasında etkin pişmanlık iradesini ortaya koyan sanığın durumunun yeterince araştırılmaması bozma nedeni olarak kabul edilebilmektedir.

Dolayısıyla istinafın esastan reddedilmiş olması her durumda etkin pişmanlık meselesinin sona erdiği anlamına gelmez.

Dosya Yargıtay’a Gittiyse Artık Çok mu Geç?

Hayır.

Yargıtay kararlarında temyiz aşamasında ortaya konulan etkin pişmanlık iradesinin de değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin örnekler bulunmaktadır.

Bu konu ayrı ve kapsamlı bir başlıktır.

Dolayısıyla dosyanın Bölge Adliye Mahkemesinden çıkıp Yargıtay’a gönderilmiş olması, tek başına etkin pişmanlık hükümlerinin artık hiçbir şekilde gündeme gelemeyeceği anlamına gelmez.

Ancak etkin pişmanlıkta bulunulan aşama, uygulanacak hüküm ve indirim oranının değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.

İstinaf Aşamasında Etkin Pişmanlık Başvurusu Nasıl Hazırlanmalıdır?

Etkin pişmanlık başvurusu klasik bir istinaf dilekçesinin birkaç paragrafına sıkıştırılmamalıdır.

Öncelikle dosyanın delil yapısı incelenmeli, ardından kişinin daha önceki ifadeleriyle çelişki yaratılmamasına dikkat edilmelidir.

Beyanlarda;

kişinin örgütle ilişkisinin başlangıcı,

ilişkinin nasıl kurulduğu,

görüşülen kişiler,

örgütsel toplantılar,

görev veya sorumluluklar,

iletişim yöntemleri,

bilinen kod adları,

örgütsel faaliyetler,

örgüt içerisindeki diğer kişiler

somut olayın özelliklerine göre açıklanabilir.

Ancak gerçeğe aykırı şekilde isim veya bilgi verilmesi etkin pişmanlık stratejisi değildir. Beyanların kişinin doğrudan bildiği gerçek olaylara dayanması gerekir.

İstinafta Etkin Pişmanlık Talebinde En Sık Yapılan Hatalar

İlk hata, yalnızca “pişmanım” denilmesinin yeterli olduğunun düşünülmesidir.

İkinci hata, kişi sayısına odaklanılmasıdır.

Üçüncü hata, ilk derece mahkemesinde verilen savunmalarla istinaf aşamasındaki anlatımlar arasındaki olası çelişkilerin değerlendirilmemesidir.

Dördüncü hata, beraat ihtimali bulunan bir dosyanın incelenmeden doğrudan ceza indirimi stratejisine çevrilmesidir.

Beşinci hata ise verilen bilgilerin faydalılığının araştırılmasının talep edilmemesidir.

Bu nedenle istinaf aşamasındaki etkin pişmanlık başvurusu, yalnızca bir dilekçe hazırlanması işi olarak görülmemelidir.

Sonuç

İlk derece mahkemesinde etkin pişmanlıktan yararlanmamış olmak, istinaf aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını mutlak biçimde engellemez.

Sanık istinaf aşamasında etkin pişmanlık iradesini ortaya koyabilir ve örgütteki konumu ile faaliyetleriyle uyumlu bilgiler verebilir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararları da istinaf aşamasında ortaya çıkan bu yeni durumun değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Özellikle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2023/463 E., 2024/4453 K. sayılı kararında, istinaf aşamasında etkin pişmanlık dilekçesi veren sanığın yeniden beyanının alınması, gerekli teşhis işlemlerinin yapılması ve bilgilerin faydalılığının araştırılması gerektiği kabul edilmiştir.

Bu nedenle FETÖ/PDY kapsamında mahkûmiyet kararı verilmiş ve dosyası istinafta bulunan kişinin hukuki durumu yalnızca ilk derece mahkemesinde yapılan savunmaya göre değerlendirilmemelidir.

Dosyanın delil durumu, beraat ihtimali, önceki ifadeler, etkin pişmanlık kapsamında verilebilecek bilgilerin niteliği ve uygulanabilecek indirim oranı birlikte değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İlk derece mahkemesinde etkin pişmanlık yapmadım, istinafta yapabilir miyim?

Evet. Yargıtay kararlarında istinaf aşamasında ortaya konulan etkin pişmanlık iradesinin değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Ceza aldıktan sonra etkin pişmanlık olur mu?

İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı vermiş olması tek başına engel değildir. Dosyanın bulunduğu aşama ve TCK m.221’in şartları ayrıca değerlendirilmelidir.

İstinafta etkin pişmanlık yaparsam cezam düşer mi?

Şartların oluşması halinde TCK m.221/4 kapsamında ceza indirimi gündeme gelebilir. Ancak uygulanacak oran somut dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

İstinafta 3/4 etkin pişmanlık indirimi mümkün mü?

İstinaf aşamasında bulunulmuş olması tek başına 3/4 indirime engel değildir. Verilen bilgilerin niteliği, faydalılığı ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama birlikte değerlendirilir.

İstinafta kaç kişinin ismini vermek gerekir?

Kanunda belirli bir kişi sayısı bulunmamaktadır. Önemli olan yalnızca isim sayısı değil, verilen bilgilerin niteliği ve faydalılığıdır.

Bölge Adliye Mahkemesi etkin pişmanlık nedeniyle duruşma açabilir mi?

Somut başvurunun niteliğine göre sanığın yeniden dinlenmesi ve beyanlarının değerlendirilmesi gerekebilir. Yargıtay kararlarında bu yönde bozma örnekleri bulunmaktadır.

İstinafta etkin pişmanlık talebi reddedilirse ne yapılabilir?

Kararın temyize tabi olması halinde Bölge Adliye Mahkemesinin etkin pişmanlık talebine ilişkin değerlendirmesi temyiz incelemesine taşınabilir.

Dosyam Yargıtay’daysa etkin pişmanlık için geç mi?

Tek başına temyiz aşamasına geçilmiş olması etkin pişmanlığın hiçbir şekilde değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez. Yargıtay’ın temyiz aşamasında ortaya çıkan etkin pişmanlık iradesinin değerlendirilmesine ilişkin kararları bulunmaktadır.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!