Süresiz Nafaka Kalktı mı? AYM Kararından Sonra Mevcut Nafakalar Ne Olacak? 2026

Anayasa Mahkemesinin süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararının 30 Eylül 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından binlerce kişinin merak ettiği soru aynı: Süresiz nafaka kalktı mı, mevcut nafaka ödemeleri sona erecek mi?

Özellikle uzun yıllardır eski eşine yoksulluk nafakası ödeyen kişiler, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra nafaka ödeme yükümlülüklerinin kendiliğinden ortadan kalkıp kalkmadığını araştırıyor.

Diğer taraftan yoksulluk nafakası alan kişiler de mevcut nafaka haklarının devam edip etmeyeceğini ve yeni düzenlemenin kendilerini nasıl etkileyeceğini öğrenmek istiyor.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesinin kararı, yoksulluk nafakasını tamamen kaldırmamıştır. İptal edilen düzenleme, nafakanın süresiz olarak talep edilmesine imkân veren ibaredir. Üstelik iptal hükmü hemen yürürlüğe girmeyecektir.

Bu yazımızda 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararını, mevcut nafakaların hukuki durumunu, nafaka kaldırma davasını ve 2027 yılında başlayacak yeni süreci inceliyoruz.

1. Süresiz Nafaka Gerçekten Kaldırıldı mı?

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli, 2025/156 Esas ve 2026/131 Karar sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde bulunan süresiz nafakaya ilişkin ibarenin iptaline karar verdi.

Söz konusu karar, 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Ancak burada iki önemli hukuki ayrıntı bulunmaktadır.

Birincisi, Anayasa Mahkemesi yoksulluk nafakası kurumunu tamamen ortadan kaldırmamıştır.

İkincisi, iptal kararının yürürlüğe girmesi dokuz ay ertelenmiştir.

Dolayısıyla 2 Ekim 2026 itibarıyla süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin düzenleme henüz yürürlükten kalkmış değildir.

İptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih 30 Haziran 2027’dir.

Bu tarihe kadar yürürlükteki mevzuatın uygulanmasına devam edilecektir. Ancak bu süreçte yeni bir kanuni düzenleme yapılması da mümkündür.

2. Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafakayı Neden İptal Etti?

Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesinde nafaka alan ve nafaka ödeyen kişilerin karşılıklı hak ve menfaatleri üzerinde durulmuştur.

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle ekonomik güçlük yaşayacak ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan kişinin korunmasına hizmet etmektedir.

Bununla birlikte nafaka ödeme yükümlülüğünün, somut olayın koşullarından bağımsız biçimde süresiz olarak düzenlenmesi de diğer tarafın ekonomik ve sosyal yaşamını etkileyebilmektedir.

Anayasa Mahkemesi, nafaka süresinin belirlenmesinde tarafların durumlarının ve evliliğin özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.

Kararda özellikle şu ölçütler üzerinde durulmuştur:

  • Evliliğin süresi
  • Nafaka alacaklısının yaşı
  • Tarafların eğitim durumları
  • Sağlık koşulları
  • Ekonomik ihtiyaçlar
  • Nafaka alacaklısının kendi geçimini sağlama kapasitesi
  • Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumu

Anayasa Mahkemesi, somut olayın koşullarına göre belirli süreli nafakaya hükmedilebileceği gibi gerekli koşulların bulunduğu durumlarda yaşam boyunca devam eden nafakanın da öngörülebileceğini ifade etmiştir.

Dolayısıyla kararın temelinde bütün nafakaların kaldırılması değil, nafaka süresinin belirlenmesinde açık ve öngörülebilir hukuki ölçütler oluşturulması bulunmaktadır.

3. Hâlihazırda Nafaka Ödeyenler Ne Yapacak?

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, mevcut mahkeme kararlarıyla hükmedilmiş nafaka ödeme yükümlülüklerini kendiliğinden sona erdirmez.

Bu nedenle hakkında kesinleşmiş bir yoksulluk nafakası kararı bulunan kişinin, yalnızca Anayasa Mahkemesinin kararını gerekçe göstererek nafaka ödemeyi bırakması hukuki riskler doğurabilir.

Mevcut nafaka kararları yürürlükte kaldığı sürece nafaka borcunun ödenmesi gerekir.

Nafaka ödeme yükümlülüğünün sona erdirilmesi veya miktarının değiştirilmesi için yürürlükteki mevzuatta öngörülen koşulların bulunması önemlidir.

Örneğin nafaka alacaklısının ekonomik durumunda önemli değişiklik meydana gelmişse nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası gündeme gelebilir.

Ancak her dosyada aynı hukuki sonuca ulaşılması mümkün değildir.

Öncelikle mevcut nafaka kararının, tarafların ekonomik koşullarının ve nafakanın kaldırılmasını gerektirebilecek olayların değerlendirilmesi gerekir.

4. Nafaka Alan Kişilerin Mevcut Hakları Sona Erecek mi?

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, nafaka alan kişilerin mevcut haklarını da kendiliğinden sona erdirmez.

Dolayısıyla yoksulluk nafakası alan kişilerin, yalnızca iptal kararının yayımlanmış olması nedeniyle nafaka haklarını kaybettikleri söylenemez.

İptal hükmünün yürürlüğe gireceği 30 Haziran 2027 tarihine kadar yürürlükteki düzenleme uygulanmaya devam edecektir.

Bu tarihten sonraki hukuki durum ise yapılabilecek yeni kanuni düzenlemeler ve ilgili geçiş hükümleri dikkate alınarak değerlendirilecektir.

Özellikle daha önce kesinleşmiş nafaka kararlarının yeni düzenlemeden nasıl etkileneceği konusunda, henüz kabul edilmemiş bir kanunun hükümlerini varmış gibi değerlendirmek doğru değildir.

Bu nedenle nafaka alan ve nafaka ödeyen kişilerin hukuki durumları, yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra ayrıca incelenmelidir.

5. AYM Kararından Sonra Nafaka Kaldırma Davası Açılabilir mi?

Nafaka kaldırma davası, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce de hukuk sistemimizde mevcut olan bir dava türüdür.

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın hangi durumlarda sona erebileceği ve hangi koşullarda kaldırılabileceği düzenlenmiştir.

Buna göre somut olayın özelliklerine bağlı olarak nafakanın kaldırılması gündeme gelebilir.

Örneğin:

  • Nafaka alacaklısının yoksulluk durumunun ortadan kalkması
  • Nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması
  • Kanunda öngörülen diğer sona erme veya kaldırma sebeplerinin gerçekleşmesi

nafaka yükümlülüğünün devam edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinde önemlidir.

Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerin bulunması durumunda nafakanın artırılması ya da azaltılması da gündeme gelebilir.

Ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararının tek başına mevcut nafakanın kaldırılması için yeterli olduğu söylenemez.

Nafaka kaldırma davasının dayanağı, somut dosyada gerçekleşmiş hukuki ve fiilî koşullar üzerinden belirlenmelidir.

6. On Yıldır Nafaka Ödeyen Kişinin Nafakası Kendiliğinden Kalkar mı?

Hayır.

Mevcut düzenleme kapsamında nafakanın uzun yıllardır ödeniyor olması, tek başına nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdiren bir neden değildir.

Örneğin on yıldır yoksulluk nafakası ödeyen bir kişi açısından yalnızca geçen süreye bakılarak nafakanın kaldırılacağı sonucuna ulaşılamaz.

Ancak bu süre içerisinde tarafların ekonomik durumlarında meydana gelen değişiklikler, nafaka alacaklısının çalışma hayatına katılması ve diğer hukuki koşullar somut olayda önem taşıyabilir.

Anayasa Mahkemesinin yeni kararı da nafaka süresinin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin dikkate alınması gerektiğine işaret etmektedir.

Bununla birlikte kararın yürürlüğe girmesi ertelendiğinden, mevcut nafaka yükümlülüklerinin yalnızca bu karara dayanılarak sona erdiği ileri sürülemez.

7. 30 Haziran 2027 Tarihinde Ne Değişecek?

Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü, 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu tarihin önemi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki iptal edilen ibarenin yürürlükten kalkacak olmasıdır.

Ancak bu durum, bütün mevcut nafaka kararlarının aynı tarihte sona ereceği anlamına gelmez.

Kanun koyucunun iptal kararının ardından yeni bir düzenleme yapması mümkündür.

Yeni düzenlemede nafakanın süresine ilişkin ölçütler, belirli koşullarda nafakanın devam etmesi ve mevcut nafaka kararlarının hukuki durumu gibi konuların ele alınması gündeme gelebilir.

Bununla birlikte henüz yürürlüğe girmemiş veya kabul edilmemiş düzenlemeler hakkında kesin sonuçlar açıklanması doğru değildir.

Özellikle mevcut nafaka kararlarına ilişkin geçiş hükümleri bulunup bulunmayacağı, ilerleyen dönemde dikkatle takip edilmelidir.

8. Yoksulluk Nafakası ile Çocuk Nafakası Aynı Şey midir?

Hayır.

Yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası birbirinden farklı hukuki kurumlardır.

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin geçimini sağlamasına yönelik bir nafaka türüdür.

İştirak nafakası ise çocuğun bakım, eğitim ve diğer ihtiyaçlarına katılma yükümlülüğü kapsamında değerlendirilir.

Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli iptal kararı, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi konu almaktadır.

Bu nedenle söz konusu kararın çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasını doğrudan kaldırdığı şeklindeki yorumlar hukuken doğru değildir.

İştirak nafakasının devamı ve değiştirilmesi, kendi hukuki koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

9. Aydın’da Nafaka Kaldırma ve Nafaka Azaltma Davası

Aydın, Efeler, Kuşadası, Didim, Söke, Nazilli ve çevresinde nafaka uyuşmazlığı yaşayan kişiler bakımından da aynı temel hukuki düzenlemeler geçerlidir.

Ancak her nafaka dosyasının kendine özgü koşulları bulunmaktadır.

Özellikle mevcut nafaka kararının verildiği tarih, nafakanın miktarı, tarafların ekonomik durumları ve sonradan meydana gelen değişiklikler birlikte değerlendirilmelidir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından dava açmayı düşünen kişilerin, öncelikle mevcut kararlarını ve nafaka yükümlülüklerinin hukuki dayanaklarını inceletmeleri önemlidir.

Nafaka alan kişiler bakımından da hak kaybı yaşanmaması için mevcut kararların ve ileride yapılabilecek kanuni düzenlemelerin takip edilmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Süresiz nafaka 2026 yılında tamamen kaldırıldı mı?

Hayır. Anayasa Mahkemesi yoksulluk nafakasının süresiz olarak talep edilmesine ilişkin ibareyi iptal etmiştir. İptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Eski eşime nafaka ödemeyi hemen bırakabilir miyim?

Hayır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı mevcut nafaka ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez. Yürürlükteki nafaka kararının hukuki sonuçları devam eder.

2027 yılında bütün nafakalar sona erecek mi?

Böyle bir sonuç çıkarılamaz. İptal kararının mevcut nafaka kararları üzerindeki etkisi, yapılabilecek yeni kanuni düzenlemeler ve somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Çocuk nafakası da kaldırıldı mı?

Hayır. İptal kararı, yoksulluk nafakasını düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki ibareye ilişkindir. İştirak nafakası bu kararın doğrudan konusu değildir.

Nafaka alan eski eşim çalışmaya başladı. Nafakayı kaldırabilir miyim?

Eski eşin çalışmaya başlaması, somut olayda değerlendirilmesi gereken önemli bir gelişme olabilir. Ancak yalnızca çalışmaya başlamış olmak her durumda nafakanın kaldırılmasını gerektirmez. Elde edilen gelir, ekonomik ihtiyaçlar ve diğer koşullar birlikte incelenmelidir.

Anayasa Mahkemesinin kararına dayanarak hemen dava açabilir miyim?

Dava açma imkânı, mevcut nafaka kararına ve somut olayda gerçekleşen hukuki koşullara göre değerlendirilmelidir. İptal kararının tek başına bütün nafaka yükümlülüklerini ortadan kaldırdığı kabul edilemez.

Sonuç: Mevcut Nafakalar Kendiliğinden Kalkmıyor

Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli kararı, yoksulluk nafakasının süresine ilişkin hukuki düzenleme bakımından önemli bir değişikliktir.

Ancak bu kararın, mevcut nafaka yükümlülüklerini kendiliğinden sona erdirdiği veya nafaka alan kişilerin haklarını hemen ortadan kaldırdığı düşünülmemelidir.

İptal hükmünün yürürlüğe gireceği 30 Haziran 2027 tarihine kadar mevcut düzenleme uygulanmaya devam edecektir.

Bu süreçte yapılabilecek kanuni düzenlemelerin ve özellikle mevcut nafaka kararlarına ilişkin geçiş hükümlerinin takip edilmesi önem taşımaktadır.

Nafaka kaldırma, azaltma veya artırma davası açılması konusunda ise mevcut mahkeme kararı ve tarafların güncel ekonomik durumları birlikte incelenmelidir.

Av. Orçun Akbulut

Aydın, Efeler, Kuşadası, Didim ve çevresinde aile hukuku, boşanma, yoksulluk nafakası, nafaka kaldırma ve nafaka azaltma davalarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takibi.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!