Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu TCK 179/3 ve Alkollü Araç Kullanma 2026

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, alkollü araç kullanma dosyalarında trafik para cezasından ayrı olarak ceza soruşturmasına neden olabilen bir suçtur. Özellikle 1,00 promilin üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücüler bakımından Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesi gündeme gelmektedir.

Ancak TCK 179/3 dosyalarında yalnızca promil miktarına bakılması yeterli değildir.

Aracın gerçekten şüpheli tarafından kullanılıp kullanılmadığı, alkol ölçümünün nasıl gerçekleştirildiği, ölçüm zamanı, kan tahlili bulunup bulunmadığı, sürücünün emniyetli şekilde araç kullanamayacak durumda olduğunun hangi delillerle ortaya konulduğu ve soruşturma usulü birlikte incelenmelidir.

Ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun seri muhakeme usulüne tabi olması, savunma stratejisi bakımından ayrıca önem taşımaktadır.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesi trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu düzenlemektedir.

Alkollü araç kullanma dosyalarında özellikle maddenin üçüncü fıkrası önemlidir.

TCK m.179/3 uyarınca alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmasına rağmen araç kullanan kişi hakkında, maddenin ikinci fıkrası kapsamında cezai sorumluluk gündeme gelir.

Dolayısıyla suçun merkezinde yalnızca kişinin alkol kullanmış olması değil, bu halde araç kullanması bulunmaktadır.

TCK 179/3 Suçunun Unsurları Nelerdir?

Alkollü araç kullanma bakımından TCK 179/3 değerlendirmesinde birkaç temel unsur öne çıkar.

Öncelikle kişinin bir araç kullanmış olması gerekir.

İkinci olarak kişinin alkol veya uyuşturucu madde etkisinde ya da başka bir nedenle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda bulunması gerekir.

Son olarak bu durumun ceza muhakemesinde kullanılabilir delillerle ortaya konulması gerekir.

Bu nedenle her dosyada;

sürücünün kim olduğu,

aracın gerçekten hareket halinde olup olmadığı,

alkol miktarı,

ölçüm zamanı,

kolluk gözlemleri,

varsa kamera kayıtları,

tanık beyanları,

kan tahlili

ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

TCK 179/3 İçin Kaç Promil Alkol Gerekir?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesi burada önemli bir eşik öngörmektedir.

1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca TCK m.179/3 hükümlerinin uygulanması gündeme gelir.

Yargıtay uygulamasında da 1,00 promilin üzerindeki alkol seviyesinin güvenli sürüş yeteneğinin kaybedildiğinin kabulü bakımından önemli olduğu görülmektedir.

Ancak 1,00 promilin altında ölçüm yapılmış olması otomatik olarak suç oluşmadığı anlamına gelmez.

1 Promilin Altında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Oluşur mu?

Oluşabilir.

Fakat burada yalnızca promil değerine dayanılması yeterli olmayabilir.

Sürücünün emniyetli şekilde araç kullanamayacak durumda olduğunun başka delillerle ortaya konulması gerekir.

Örneğin;

aracın kontrolsüz kullanılması,

şerit ihlalleri,

trafik kazası,

sürücünün fiziksel ve davranışsal durumu,

kolluk gözlemleri,

kamera görüntüleri

somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.

Bu nedenle 1 promilin altındaki TCK 179/3 dosyalarında savunmanın önemli noktalarından biri, güvenli sürüş yeteneğinin kaybedildiği kabulünün hangi somut delillere dayandırıldığının araştırılmasıdır.

1 Promilin Üzerinde Başka Delil Gerekir mi?

1,00 promilin üzerindeki alkol ölçümü ceza dosyası bakımından son derece güçlü bir delildir.

Yargıtay kararlarında da 1,00 promilin üzerindeki seviyenin güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabul edildiğine ilişkin değerlendirmeler bulunmaktadır.

Ancak bu durum ceza yargılamasındaki diğer unsurların hiç araştırılmayacağı anlamına gelmez.

Örneğin sanığın aracı kullanıp kullanmadığı tartışmalıysa yüksek promil tek başına sürücülük unsurunu ispatlamaz.

Bir kişi 2 promil alkollü olabilir; fakat TCK 179/3 bakımından ayrıca aracı kullandığının da ortaya konulması gerekir.

Alkollü Olmak Tek Başına TCK 179/3 İçin Yeterli mi?

Hayır.

Kişinin alkollü olması ile alkollü şekilde araç kullanması aynı şey değildir.

TCK 179/3 açısından sürücülük unsurunun ispatlanması gerekir.

Bu ayrım özellikle kişinin park edilmiş araçta bulunduğu dosyalarda önemlidir.

Kolluk olay yerine geldiğinde araç park halindeyse ve kişinin daha önce aracı kullanıp kullanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunuyorsa dosyadaki diğer deliller değerlendirilmelidir.

Park Halindeki Araçta Alkollü Yakalanmak Suç mu?

Yalnızca park edilmiş aracın içerisinde alkollü olarak bulunmak ile alkollü şekilde aracı kullanmak birbirinden farklıdır.

Bu nedenle kolluğun sürücüyü doğrudan seyir halinde görmediği olaylarda;

kamera kayıtları,

tanık anlatımları,

aracın bulunduğu konum,

motorun ve aracın durumu,

kolluk görevlilerinin gözlemleri,

sanığın aşamalardaki beyanları

önem kazanabilir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2024/661 E., 2024/4405 K. sayılı kararına konu olayda da sanık, aracını park ettikten sonra alkol aldığını savunmuştur. Ancak sanığın daha önce aracı kullanırken görüldüğüne ilişkin görevli tanık anlatımları ve diğer deliller değerlendirilerek mahkûmiyet kabul edilmiştir.

Dolayısıyla “polis beni araç hareket halindeyken görmedi” savunması tek başına beraat sonucunu doğurmaz.

Alkollüydüm Ama Aracı Ben Kullanmadım, Ne Olur?

Bu durumda tartışmanın merkezi promil miktarından sürücülük unsuruna kayar.

Ceza mahkemesinin sanığın aracı sevk ve idare ettiğini delillerle belirlemesi gerekir.

Özellikle;

kamera görüntüsü,

tutanak tanıkları,

araç içerisindeki kişilerin anlatımları,

olay öncesi ve sonrasındaki görüntüler,

sanığın ilk beyanları ile duruşmadaki beyanlarının uyumu

önemli olabilir.

Savunmanın aşamalar arasında değiştirilmesi de mahkeme tarafından güvenilirlik değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Bu nedenle ilk ifadeden itibaren dosyanın gerçek olay örgüsüne uygun ve tutarlı bir savunma kurulması önemlidir.

Trafik Kazası Yoksa TCK 179/3 Oluşur mu?

Evet.

Bu suç bakımından mutlaka trafik kazası meydana gelmesi gerekmez.

Kimsenin yaralanmaması veya herhangi bir araca zarar verilmemesi de tek başına suçun oluşmasını engellemez.

Bu nedenle;

“Kaza yapmadım.”

“Kimseye zarar vermedim.”

“Yol boştu.”

“Evime çok az kalmıştı.”

şeklindeki açıklamalar tek başına suçun unsurlarını ortadan kaldırmaz.

TCK 179/3 Kasten İşlenen Bir Suç mudur?

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun manevi unsuru savunma açısından önemlidir.

TCK m.179/3 kapsamında kişinin emniyetli şekilde araç kullanamayacak durumda olmasına rağmen aracı sevk ve idare etmesi değerlendirilir.

Bu nedenle suçun hukuki niteliği belirlenirken yalnızca meydana gelen sonuca değil, sanığın davranışına ve kanuni düzenlemeye bakılır.

Özellikle adli sicil, tekerrür ve cezanın bireyselleştirilmesi bakımından suçun hukuki niteliği önem taşır.

TCK 179/3 Şikâyete Tabi mi?

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bir kişinin şikâyetine bağlı olarak soruşturulan suçlardan değildir.

Soruşturma kamu adına yürütülür.

Bu nedenle trafik kazası meydana gelmiş olsa dahi karşı tarafın;

“şikâyetçi değilim”

demesi TCK m.179/3 soruşturmasını kendiliğinden sona erdirmez.

Aynı olayda başka bir suç da meydana gelmişse o suç bakımından şikâyetin etkisi ayrıca değerlendirilir.

TCK 179/3 Uzlaşmaya Tabi mi?

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda esas dikkat edilmesi gereken usul, uzlaştırmadan ziyade seri muhakeme usulüdür.

TCK m.179/3 yollamasıyla m.179/2 kapsamında yürütülen dosyalar CMK m.250 çerçevesinde seri muhakeme usulünün uygulanabildiği suçlar arasındadır.

Bu nedenle savcılık aşamasında şüphelinin karşısına doğrudan klasik iddianame sürecinden farklı bir prosedür çıkabilir.

TCK 179/3 Seri Muhakemeye Tabi mi?

Evet.

Bu husus uygulamada son derece önemlidir.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından koşulları mevcutsa CMK m.250’de düzenlenen seri muhakeme usulü uygulanır.

Seri muhakemede Cumhuriyet savcısı kanundaki usule göre yaptırımı belirler ve şüpheliye teklif sunulur.

Şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi halinde süreç seri muhakeme hükümlerine göre ilerler.

Dolayısıyla savcılıktan “seri muhakeme için gelmeniz gerekiyor” şeklinde çağrı alan kişinin bunu sıradan bir ifade daveti olarak görmemesi gerekir.

Seri Muhakemeyi Kabul Etmek Zorunlu mu?

Hayır.

Seri muhakeme usulünün uygulanması şüphelinin kabulüne bağlıdır.

Bu nedenle teklifin hukuki sonuçları anlaşılmadan karar verilmemesi gerekir.

Dosyada suçun sübutuna ilişkin ciddi bir tartışma varsa — örneğin aracı şüphelinin kullanıp kullanmadığı tartışmalıysa veya ölçüm delilleri bakımından hukuki sorun bulunuyorsa — bunlar teklif değerlendirilirken göz önünde bulundurulmalıdır.

Diğer taraftan seri muhakeme usulünün kanunda öngörülen sonuçları ve indirim mekanizması da değerlendirilmelidir.

Bu nedenle kabul veya ret kararı dosya görülmeden otomatik verilmemelidir.

Seri Muhakeme Uygulanmadan Mahkûmiyet Verilirse Ne Olur?

Bu önemli bir usul problemidir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.02.2025 tarihli, 2024/4011 E., 2025/1268 K. sayılı kararında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun seri muhakeme usulü uygulanması gereken suçlardan olduğu belirtilmiş; seri muhakeme prosedürü gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Bu nedenle eski veya devam eden dosyalarda suç tarihi ve usul hükümleri ayrıca incelenmelidir.

“TCK 179/3 mahkûmiyeti kesinleşmiş, artık hiçbir şey yapılamaz” şeklinde otomatik bir değerlendirme yapılmamalıdır.

Özellikle usule ilişkin geçmiş değişikliklerin dosyaya etkisi ayrıca araştırılabilir.

TCK 179/3 Davasında Beraat Hangi Durumlarda Gündeme Gelebilir?

Beraat ihtimali dosyanın somut delillerine bağlıdır.

Özellikle;

sanığın aracı kullandığının ispatlanamaması,

1 promilin altındaki ölçümlerde emniyetli sürüş yeteneğinin kaybedildiğinin yeterli delille ortaya konulamaması,

alkol ölçümünün hukuka uygunluğu konusunda sonucu etkileyebilecek sorun bulunması,

sanığın fiiliyle suçun kanuni unsurları arasında eksiklik bulunması

gibi durumlar savunmada tartışılabilir.

Ancak yalnızca sürücünün kendisini iyi hissetmesi veya kaza yapmamış olması beraat için yeterli değildir.

TCK 179/3 Savunmasında En Büyük Hata Nedir?

En sık yapılan hata, savunmayı yalnızca pişmanlık üzerine kurmaktır.

“Bir daha yapmayacağım.”

“Çok pişmanım.”

“Kimseye zarar vermedim.”

şeklindeki beyanlar cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında anlam taşıyabilir; ancak suçun oluşup oluşmadığına ilişkin teknik savunmanın yerine geçmez.

Önce suçun sübutu incelenmelidir.

Aracı kim kullandı?

Promil nasıl tespit edildi?

Ölçüm saati nedir?

Kan tahlili var mı?

1 promilin altında ise sürüş yeteneğinin kaybedildiğini gösteren delil nedir?

Seri muhakeme prosedürü uygulanmış mı?

Bu sorular cevaplandıktan sonra cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin savunmaya geçilmelidir.

TCK 179/3 Davasında Alkolmetreye İtiraz Edilebilir mi?

Evet.

Alkolmetre ölçümü ceza dosyasındaki önemli delillerden biri olduğundan ölçümün hukuka uygunluğu incelenebilir.

Özellikle ölçüm sonucuna olay anında itiraz edilmişse kan ve diğer biyolojik örneklerin alınmasına ilişkin süreç araştırılmalıdır.

Alkolmetre ile kan tahlili arasında fark bulunuyorsa iki ölçüm arasındaki süre de dikkate alınmalıdır.

Yalnızca iki promil değerini karşılaştırmak yeterli değildir.

TCK 179/3 Cezası Adli Para Cezasına Çevrilir mi?

Ceza mahkemesince hükmedilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi bakımından TCK’nın genel hükümleri uygulanır.

Ancak her dosyada otomatik olarak adli para cezasına çevrilme sonucu doğmaz.

Sanığın hukuki durumu, belirlenen sonuç ceza ve kanundaki koşullar birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle soruşturmanın başında “nasıl olsa para cezasına çevrilir” düşüncesiyle hareket edilmemelidir.

TCK 179/3 Suçunda HAGB Mümkün mü?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından CMK’daki güncel şartların somut dosyada bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Sanığın geçmiş mahkûmiyetleri ve verilecek hüküm başta olmak üzere kanuni koşullar önemlidir.

HAGB, cezanın ertelenmesi ve adli para cezasına çevirme aynı hukuki kurum değildir.

Her biri ayrı şartlara tabidir.

TCK 179/3 Tekerrüre Esas Olur mu?

Kesinleşmiş mahkûmiyetlerin daha sonraki suçlarda tekerrür bakımından sonuç doğurup doğurmayacağı TCK m.58 hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

Bu nedenle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan daha önce mahkûmiyeti bulunan kişinin yeni bir ceza dosyasında eski kararının niteliği ve kesinleşme tarihi önem taşıyabilir.

Nitekim Yargıtay uygulamasında TCK 179/3 kapsamındaki önceki mahkûmiyetlerin tekerrür tartışmasına konu olduğu dosyalar bulunmaktadır.

Hem Ehliyet Alınır Hem Ceza Davası Açılır mı?

Evet.

Bu iki yaptırımın hukuki dayanağı farklıdır.

Karayolları Trafik Kanunu kapsamında trafik idari para cezası ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması uygulanabilir.

Bunun yanında koşulları oluşmuşsa TCK m.179/3 kapsamında ceza soruşturması yürütülebilir.

Dolayısıyla sürücünün trafik cezasını ödemesi ceza soruşturmasını ortadan kaldırmaz.

Aynı şekilde ceza soruşturmasındaki savunma, ehliyete el koyma işlemine karşı yapılması gereken başvurunun yerine geçmez.

Aydın’da TCK 179/3 Davalarında Savunma

Aydın, Efeler, Nazilli, Söke, Kuşadası ve Didim’de alkollü araç kullanma nedeniyle TCK m.179/3 kapsamında soruşturma yürütülen dosyalarda da aynı ceza hukuku hükümleri uygulanır.

Savunmada özellikle dosyanın yalnızca promil rakamından ibaret görülmemesi gerekir.

Kolluk tutanağı, alkolmetre çıktısı, kan tahlili, olay yeri ve kamera kayıtları, sürücülük unsuruna ilişkin deliller ve şüphelinin önceki beyanları birlikte değerlendirilmelidir.

Savcılık tarafından seri muhakeme teklifi yapılmışsa, teklif kabul edilmeden önce dosyadaki deliller ve teklifin hukuki sonuçları değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kaç promilde oluşur?

1,00 promilin üzerindeki alkol tespiti TCK m.179/3 bakımından önemli kanuni eşiktir. Bununla birlikte 1 promilin altında da sürücünün emniyetli araç kullanamayacak durumda olduğu başka delillerle ortaya konulabiliyorsa ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.

Alkollü olmak tek başına TCK 179/3 için yeterli mi?

Hayır. Alkollü halde aracın kullanılması gerekir. Aracı kimin kullandığının tartışmalı olduğu dosyalarda sürücülük unsurunun ayrıca ispatlanması gerekir.

Kaza yapmadıysam suç oluşmaz mı?

Hayır. Trafik kazası suçun zorunlu unsuru değildir.

Park halindeki araçta alkollü olmak suç mu?

Tek başına araçta alkollü bulunmak ile alkollü halde araç kullanmak aynı değildir. Ancak kişinin daha önce aracı kullanıp kullanmadığı diğer delillerle ispatlanabilir.

TCK 179/3 seri muhakemeye tabi mi?

Evet. Koşulları mevcutsa CMK m.250 kapsamında seri muhakeme usulü uygulanır.

Seri muhakemeyi kabul etmek zorunda mıyım?

Hayır. Seri muhakeme şüphelinin kabulüne bağlıdır ve teklif müdafi huzurunda değerlendirilmelidir.

TCK 179/3 suçunda beraat mümkün mü?

Suçun kanuni unsurlarının veya sanığın fiilinin yeterli ve hukuka uygun delillerle ispatlanamadığı somut dosyalarda beraat gündeme gelebilir.

Trafik cezasını ödersem ceza dosyası kapanır mı?

Hayır. Trafik idari yaptırımı ile TCK m.179/3 kapsamındaki ceza soruşturması farklı hukuki süreçlerdir.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!