Trafik kazasında yaralanan kişinin ilk düşüncesi doğal olarak tedavi sürecidir. Ancak kazadan birkaç hafta veya birkaç ay sonra başka sorular ortaya çıkmaya başlar:
“Trafik kazası nedeniyle tazminat alabilir miyim?”
“Sigorta şirketi bana ödeme yapmak zorunda mı?”
“Kolum veya bacağım kırıldı, ne kadar tazminat alabilirim?”
“Vücudumda kalıcı hasar kaldı, bunun karşılığı nedir?”
Trafik kazası tazminatı, özellikle bedensel zarar meydana gelen kazalarda önemli miktarlara ulaşabilmektedir. Ancak her trafik kazasında ödenecek sabit bir tazminat bulunmaz.
Tazminat miktarı; yaralanan kişinin yaşı, geliri, kusur oranı, yaralanmanın niteliği, geçici veya kalıcı iş göremezlik durumu ve olayın diğer özelliklerine göre değişir.
Bu nedenle trafik kazası sonrasında yapılması gereken ilk iş, internette benzer kazalar için yazılmış rakamlara bakmak değil, kişinin kendi dosyasındaki gerçek zararı belirlemektir.
Trafik Kazası Tazminatı Nedir?
Trafik kazası tazminatı, trafik kazası nedeniyle ölüm, yaralanma veya diğer zararların meydana gelmesi halinde şartları oluştuğunda zarardan sorumlu kişi ve kuruluşlardan talep edilebilen tazminatı ifade eder.
Karayolları Trafik Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve sigorta hukukuna ilişkin düzenlemeler trafik kazalarından kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında birlikte gündeme gelebilir.
Özellikle yaralanmalı trafik kazalarında zarar yalnızca hastane masrafından ibaret değildir.
Kişinin çalışamadığı dönem, kalıcı çalışma gücü kaybı, gelecekte uğrayacağı ekonomik zarar ve bazı durumlarda bakıcı ihtiyacı gibi farklı zarar kalemleri ortaya çıkabilir.
Trafik Kazasında Yaralanan Kişi Tazminat Alabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Trafik kazası nedeniyle bedensel zarara uğrayan kişi maddi tazminat talep edebilir. Ayrıca olayın özelliklerine göre manevi tazminat talebi de gündeme gelebilir.
Ancak “yaralandım, kesin tazminat alırım” şeklinde otomatik bir sonuçtan söz edilemez.
Kazanın meydana geliş şekli, tarafların kusuru, yaralanmanın niteliği, sigorta kapsamı ve zarar ile kaza arasındaki nedensellik bağı birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle kalıcı bedensel zarar meydana gelmişse dosyanın ekonomik değeri önemli ölçüde değişebilir.
Trafik Kazasında Ne Kadar Tazminat Alabilirim?
Trafik kazası geçiren kişilerin en fazla merak ettiği konu budur.
Fakat yalnızca “trafik kazasında yaralandım” bilgisiyle tazminat miktarı hesaplanamaz.
Sağlıklı bir hesaplama için en azından;
kazanın tarihi,
yaralanan kişinin yaşı,
mesleği,
geliri,
kusur oranı,
yaralanmanın niteliği,
tedavi süresi,
geçici iş göremezlik süresi,
kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı,
maluliyet oranı
gibi verilerin değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle iki kişinin aynı kazada aynı kemiği kırılmış olsa bile alabilecekleri maddi tazminat aynı olmayabilir.
Örneğin genç yaşta ve yüksek gelirle çalışan bir kişinin kalıcı çalışma gücü kaybından doğan gelecekteki ekonomik zararı ile ileri yaştaki başka bir kişinin zararı farklı hesaplanabilir.
Trafik Kazasında Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Bedensel zarar nedeniyle talep edilebilecek maddi tazminat bakımından Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi önemlidir.
Kanunda bedensel zararlar kapsamında özellikle;
tedavi giderleri,
kazanç kaybı,
çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar,
ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar
düzenlenmiştir.
Dolayısıyla trafik kazası tazminatı yalnızca bugüne kadar oluşmuş masrafların toplanmasıyla hesaplanmaz.
Özellikle kalıcı çalışma gücü kaybı varsa kişinin gelecekte uğrayacağı ekonomik kayıp da hesaplamanın önemli bölümünü oluşturabilir.
Trafik Kazasında Maluliyet Tazminatı Nedir?
Trafik kazasının ardından kişide kalıcı bedensel zarar meydana gelmişse maluliyet veya sürekli iş göremezlik kapsamında tazminat gündeme gelebilir.
Örneğin kaza nedeniyle;
kol veya bacak hareketlerinde kalıcı kısıtlılık,
sinir hasarı,
organ kaybı,
kalıcı yürüme güçlüğü,
görme veya işitme kaybı,
omurga hasarı,
kalıcı fonksiyon kaybı
meydana gelmiş olabilir.
Böyle bir durumda kişinin kalıcı zararının yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak uygun raporlarla belirlenmesi önemlidir.
Ancak raporda belirlenen oran doğrudan alınacak para miktarı değildir.
Maluliyet oranı, tazminat hesabında kullanılan önemli verilerden yalnızca biridir.
Yüzde 10 Maluliyet Ne Kadar Tazminat Getirir?
“%10 maluliyet kaç TL tazminat eder?” internet üzerinde en fazla aranan sorulardan biridir.
Bunun sabit bir cevabı yoktur.
Aynı %10 oranındaki kalıcı zarar;
25 yaşındaki,
35 yaşındaki,
50 yaşındaki
üç farklı kişi bakımından farklı ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Kişilerin gelirleri farklıysa hesaplanan zarar arasındaki fark daha da büyüyebilir.
Kusur oranı da tazminatı doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca maluliyet oranını bilerek kesin tazminat miktarı söylemek mümkün değildir.
Kol Kırılması Trafik Kazasında Ne Kadar Tazminat Getirir?
Kırık dosyalarında önemli olan yalnızca kemiğin kırılmış olması değildir.
Kırığın tamamen iyileşip iyileşmediğine bakılması gerekir.
Örneğin kol kırığı tamamen iyileşmiş ve kalıcı fonksiyon kaybı bırakmamış olabilir. Başka bir kişide ise aynı bölgedeki kırık hareket kısıtlılığı veya sinir hasarı meydana getirmiş olabilir.
Bu iki dosyanın tazminat hesabı aynı olmayacaktır.
Platin veya vida takılması da tek başına belirli bir tazminat rakamına karşılık gelmez.
Önemli olan yaralanmanın kişinin bedensel bütünlüğü ve çalışma gücü üzerindeki geçici ve kalıcı sonuçlarıdır.
Bacak Kırılması Trafik Kazasında Ne Kadar Tazminat Getirir?
Bacak kırıklarında da aynı yaklaşım geçerlidir.
Kırığın yeri, ameliyat gerekip gerekmediği, iyileşme süresi, kişinin ne kadar süre çalışamadığı ve kalıcı hareket kısıtlılığı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Özellikle yürüme fonksiyonunda kalıcı bozulma meydana gelmişse maluliyet hesabı önem kazanır.
Kişinin yaptığı meslek de ekonomik zararın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Bedensel güce dayalı çalışan bir kişi açısından kalıcı hareket kısıtlılığının mesleki sonuçları ayrıca incelenmelidir.
Trafik Kazasında Çalışamadığım Günlerin Parasını Alabilir miyim?
Kaza nedeniyle kişinin belirli süre çalışamaması kazanç kaybına neden olabilir.
Geçici iş göremezlik dönemi olarak değerlendirilebilecek bu süreçte ortaya çıkan zarar, somut olayın özelliklerine göre maddi tazminat hesabının konusu olabilir.
Burada kişinin gerçek gelirinin ispatı önemlidir.
Bordro, banka kayıtları, vergi kayıtları, meslek bilgisi ve diğer deliller gelir araştırmasında kullanılabilir.
Özellikle gerçek geliri resmi kayıtlarda tam olarak görünmeyen kişiler bakımından ispat meselesi önem kazanır.
Asgari Ücretli ile Yüksek Maaşlı Kişinin Tazminatı Aynı mı?
Hayır.
Trafik kazası tazminatı hesabında gelir önemli değişkenlerden biridir.
Kalıcı çalışma gücü kaybına uğrayan kişinin gelecekte elde edeceği kazançtaki azalma hesaplanırken geliri dikkate alınabilir.
Bu nedenle aynı yaşta, aynı kusur oranına ve aynı maluliyet oranına sahip iki kişinin gerçek gelirleri farklıysa hesaplanan maddi zarar da farklılaşabilir.
Özellikle yüksek gelir elde eden kişilerin gelirlerini belgeleyebilmeleri önemlidir.
Kusurlu Olan Kişi Tazminat Alabilir mi?
Trafik kazasında kişinin kusurlu olması her durumda hiçbir tazminat alamayacağı anlamına gelmez.
Kusurun oranı ve zararın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin zarar gören kişinin kazada belirli oranda kusurlu olması, hesaplanan tazminattan kusuru oranında indirim yapılması sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle kaza tespit tutanağında kusurlu gösterilen kişinin doğrudan “tazminat hakkım yok” düşüncesiyle dosyadan vazgeçmesi doğru olmayabilir.
Kusur değerlendirmesi gerekli durumlarda bilirkişi incelemesine konu olabilir.
Yüzde 50 Kusurlu Kişi Tazminat Alabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre zarar gören kişinin müterafik kusuru veya olayın meydana gelmesindeki kusuru tazminat miktarını etkileyebilir.
Örneğin hesaplanan zarar üzerinden kişinin kusuruna göre indirim gündeme gelebilir.
Ancak gerçek hesap bundan ibaret değildir.
Sigorta kapsamı, sorumluluk türü, zarar kalemleri ve diğer indirim sebepleri ayrıca incelenmelidir.
Dolayısıyla “%50 kusurluyum, hiçbir şey alamam” şeklinde otomatik bir sonuca varılmamalıdır.
Yolcu Trafik Kazasında Tazminat Alabilir mi?
Araçta yolcu olarak bulunan kişinin trafik kazasında yaralanması halinde de tazminat hakkı gündeme gelebilir.
Yolcunun aracı kullanmıyor olması önemli bir ayrımdır.
Ancak somut olayda hatır taşıması, emniyet kemeri kullanılmaması veya başka özel durumlar varsa bunların tazminata etkisi ayrıca tartışılabilir.
Bu nedenle yolcu olarak yaralanan kişinin dosyası da ayrıca incelenmelidir.
Motosiklet Kazasında Tazminat Alınabilir mi?
Motosiklet kazaları ağır bedensel zararların sık görüldüğü trafik kazaları arasındadır.
Motosiklet sürücüsü veya yolcu kazada yaralanmışsa şartları oluştuğunda tazminat talep edebilir.
Motosiklet sürücüsünün kask kullanıp kullanmadığı, tarafların kusuru, kazanın meydana geliş biçimi ve yaralanmayla davranış arasındaki ilişki somut dosyada tartışma konusu olabilir.
Ancak motosiklet kullanıyor olmak tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
Yaya Trafik Kazasında Tazminat Alabilir mi?
Bir aracın yayaya çarpması sonucunda yaralanan kişinin de tazminat hakkı doğabilir.
Yayanın kazadaki kusuru ayrıca değerlendirilir.
Yaya kusurlu olsa dahi kusur oranına göre tazminat hakkının bulunup bulunmadığı ve miktarı somut dosya üzerinden incelenmelidir.
Özellikle yaya kazalarında ağır yaralanma ve kalıcı bedensel zarar ihtimali yüksek olduğundan sağlık kayıtlarının eksiksiz toplanması önemlidir.
Sigorta Şirketinden Trafik Kazası Tazminatı Alınabilir mi?
Trafik kazalarında zarar gören açısından en önemli muhataplardan biri sigorta şirketi olabilir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe, mevzuat ve olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilir.
Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu sınırsız değildir.
Poliçe limiti, teminat kapsamı ve zarar türü ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle sigorta şirketine başvurmadan önce hangi zarar kalemlerinin talep edilebileceğinin belirlenmesi önemlidir.
Sigorta Şirketi Ne Kadar Tazminat Öder?
Sigorta şirketinin ödeyeceği tutar yalnızca yaralanmanın adına bakılarak belirlenmez.
Maluliyet oranı, kusur, gelir, yaş, poliçe limiti ve diğer hesap unsurları birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle “sigorta şirketleri kol kırığına şu kadar ödeme yapıyor” şeklindeki genellemeler yanıltıcıdır.
Dosyanın aktüeryal hesabı yapılmadan teklif edilen miktarın gerçek zararı karşılayıp karşılamadığı sağlıklı biçimde değerlendirilemez.
Sigorta Şirketinin Teklifini Kabul Etmeli miyim?
Bu sorunun cevabı teklifin gerçek zararla karşılaştırılmasına bağlıdır.
Özellikle tedavi henüz tamamlanmamış ve kalıcı bedensel zarar belirlenmemişse erken dönemde yapılan ödeme tekliflerine dikkat edilmelidir.
Ödeme karşılığında imzalanması istenen ibraname veya diğer belgelerin hukuki sonuçları ayrıca incelenmelidir.
Teklifin yüksek görünmesi, zararın tamamını karşıladığı anlamına gelmeyebilir.
Özellikle genç yaşta kalıcı çalışma gücü kaybı bulunan kişinin geleceğe yayılan ekonomik zararının hesaplanması gerekir.
Trafik Kazasında Manevi Tazminat Alınabilir mi?
Şartları oluşmuşsa trafik kazasında maddi tazminatın yanında manevi tazminat da talep edilebilir.
Manevi tazminat özellikle ağır yaralanma, uzun tedavi, ameliyat ve kalıcı bedensel zarar bulunan olaylarda önem kazanabilir.
Ancak manevi tazminat ile sigorta şirketinin maddi zarar bakımından sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır.
Manevi tazminatın kimden talep edilebileceği ve sigorta teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı somut poliçe ve olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Ölümlü Trafik Kazasında Hangi Tazminatlar İstenebilir?
Trafik kazası ölümle sonuçlanmışsa farklı tazminat kalemleri gündeme gelir.
Türk Borçlar Kanunu kapsamında ölüm halinde;
cenaze giderleri,
ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybından doğan zararlar,
ölen kişinin desteğinden yoksun kalanların zararları
talep konusu olabilir.
Bunun yanında şartları varsa ölen kişinin yakınları manevi tazminat isteyebilir.
Özellikle destekten yoksun kalma tazminatı, ölümlü trafik kazalarının ekonomik açıdan en önemli tazminat kalemlerinden biridir.
Trafik Kazası Sonrası Hemen Tazminat Davası Açılmalı mı?
Her dosyada hemen dava açmak en doğru yöntem olmayabilir.
Öncelikle kazaya ilişkin belgelerin toplanması gerekir.
Tedavi devam ediyorsa sağlık durumunun seyri takip edilmelidir. Kalıcı bedensel zarar iddiası varsa sağlık durumunun değerlendirmeye elverişli hale gelmesi önemlidir.
Kusur belgeleri, sigorta poliçesi, sağlık kayıtları ve gelir belgeleri toplanmalıdır.
Sigorta şirketine yapılması gereken başvurular varsa bunlar da usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmelidir.
Dosya hazırlanıp gerçek zarar belirlendikten sonra izlenecek hukuki yol belirlenmelidir.
Trafik Kazası Tazminatı İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Dosyanın niteliğine göre farklı belgeler gerekebilir.
Genellikle;
kaza tespit tutanağı,
polis veya jandarma belgeleri,
hastane kayıtları,
epikrizler,
ameliyat belgeleri,
adli muayene raporları,
maluliyet raporları,
SGK kayıtları,
ücret bordroları,
banka kayıtları,
sigorta poliçesi,
savcılık veya ceza dosyası
önem taşıyabilir.
Eksik belgeyle yapılan tazminat hesabı gerçek zararın altında sonuç verebilir.
Trafik Kazası Tazminatında Zamanaşımı Ne Kadardır?
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı önemli bir konudur.
Karayolları Trafik Kanunu’ndaki özel zamanaşımı hükümleri ile olayın aynı zamanda suç oluşturması halinde uygulanabilecek daha uzun ceza zamanaşımı süreleri somut olayda değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kazanın üzerinden birkaç yıl geçmiş olması tek başına tazminat hakkının kesin olarak sona erdiği anlamına gelmez.
Kazanın tarihi ve olayın hukuki niteliği üzerinden ayrı bir zamanaşımı hesabı yapılmalıdır.
Trafik Kazası Tazminatı Ne Kadar Sürede Alınır?
Tazminatın alınma süresi izlenen hukuki yola göre değişir.
Sigorta şirketine yapılan başvuru ile dava süreci aynı değildir.
Uyuşmazlık yargıya taşınırsa kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi incelemeleri yapılması gerekebilir.
İstinaf ve şartlarının bulunması halinde temyiz süreçleri de toplam süreyi etkileyebilir.
Bu nedenle her trafik kazası dosyası için kesin bir süre verilmesi mümkün değildir.
Trafik Kazası Tazminatında En Sık Yapılan Hatalar
Trafik kazası sonrasında yapılan bazı hatalar alınabilecek tazminat miktarını doğrudan etkileyebilir.
En önemli hatalardan biri tedavi tamamlanmadan ve kalıcı zarar belirlenmeden dosyanın kapatılmasıdır.
Diğer önemli hatalar;
sigorta şirketinin ilk teklifinin araştırılmadan kabul edilmesi,
ibraname veya feragatname niteliğindeki belgelerin incelenmeden imzalanması,
gerçek gelirin ispatlanmaması,
sağlık belgelerinin eksik bırakılması,
yalnızca araç hasarına odaklanılması,
maluliyet zararının araştırılmaması,
kusur raporunun tartışılmadan kabul edilmesi,
zamanaşımı sürelerinin geçirilmesi
olarak sıralanabilir.
Özellikle kalıcı bedensel zarar bulunan trafik kazalarında dosyanın yalnızca sigorta şirketinin yaptığı ilk hesap üzerinden sonuçlandırılması ciddi ekonomik kayıplara neden olabilir.
Trafik Kazası Tazminatı İçin Avukat Gerekli midir?
Trafik kazası tazminatı talep etmek için her durumda avukatla temsil zorunlu değildir.
Ancak bu dosyalar yalnızca bir dilekçe yazılmasından ibaret değildir.
Kusur oranı, maluliyet, gelir, aktüeryal hesaplama, sigorta teminatı, zamanaşımı ve dava usulü birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle kalıcı sakatlık, yüksek gelir kaybı veya ölüm bulunan trafik kazalarında hesaplamadaki küçük bir hata dahi önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle dosyanın sigorta şirketiyle anlaşma yapılmadan veya dava açılmadan önce bütün yönleriyle incelenmesi önemlidir.
Sonuç: Trafik Kazasında Gerçek Tazminat Dosyaya Göre Hesaplanır
Trafik kazasında yaralanan kişinin “Ne kadar tazminat alabilirim?” sorusuna tek bir rakamla cevap vermek mümkün değildir.
Gerçek tazminat hesabı için kişinin yaşı, geliri, kusuru, yaralanmanın niteliği, tedavi süresi ve özellikle kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Kol veya bacak kırılması, platin takılması ya da belirli bir maluliyet oranı tek başına tazminat miktarını göstermez.
Özellikle kalıcı bedensel zarar bulunan trafik kazalarında gelecekteki çalışma gücü kaybı dosyanın ekonomik değerini önemli ölçüde artırabilir.
Bu nedenle trafik kazası sonrasında ilk amaç sigorta şirketinden mümkün olan en hızlı ödemeyi almak değil; gerçek zararı belirlemek ve hangi tazminat kalemlerinin kimlerden talep edilebileceğini ortaya çıkarmak olmalıdır.