Yargılamanın Yenilenmesi İnfazı Durdurur mu? Cezaevinden Tahliye Mümkün mü?

Kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararına karşı yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapılması, cezanın infazını kendiliğinden durdurmaz. Hükümlü cezaevindeyse yalnızca başvuru yapılmış olması tahliye sonucunu doğurmaz; henüz cezaevine girmemişse de başvuru, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün infaz edilmesini tek başına engellemez.

Ancak bu, kesinleşmiş bir cezanın infazının hiçbir şekilde durdurulamayacağı anlamına gelmez.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 312. maddesi, yargılamanın yenilenmesi sürecinde mahkemeye infazın geri bırakılmasına veya başlanmış infazın durdurulmasına karar verme yetkisi tanımaktadır.

Bu nedenle özellikle yeni delil ortaya çıkan, hükmün dayandığı delilin güvenilirliğini kaybettiği veya mahkûmiyetin devamının ciddi biçimde tartışmalı hâle geldiği dosyalarda yalnızca “yargılamanın yenilenmesini” istemek yeterli olmayabilir. Somut olayın özelliklerine göre CMK 312 kapsamında infazın durdurulması talebinin de ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmesi gerekir.

Yargılamanın Yenilenmesi Nedir?

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş ceza hükümlerine karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur.

Bir kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmiş ve kesinleşmiş olması, her durumda artık o dosyada hiçbir hukuki yol bulunmadığı anlamına gelmez.

CMK’nın 311. maddesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesini gerektirebilecek nedenler düzenlenmiştir.

Bunlar arasında özellikle;

  • hükme etkili bir belgenin sahte olduğunun anlaşılması,
  • tanık veya bilirkişinin hükümlü aleyhine gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun ortaya çıkması,
  • hükme katılan hâkimle ilgili kanunda belirtilen nitelikte bir durumun bulunması,
  • ceza hükmünün dayandığı hukuk mahkemesi kararının ortadan kalkması,
  • yeni olay veya yeni delillerin ortaya çıkması,
  • kanunda öngörülen şartlarla AİHM kararı

gibi nedenler bulunmaktadır.

Özellikle uygulamada en fazla karşılaşılan tartışmalardan biri “yeni delil” kavramıdır.

Sonradan ortaya çıkan her belge veya her tanık anlatımı yargılamanın yenilenmesi için yeterli değildir. Yeni olay veya delilin, tek başına yahut önceki delillerle birlikte değerlendirildiğinde beraat veya daha hafif bir ceza hükmünün uygulanmasını gerektirebilecek nitelikte olması gerekir.

Dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi, dosyanın yeniden temyiz edilmesi değildir. Kesinleşmiş hükmü sarsabilecek nitelikte, kanunda gösterilen bir yenileme sebebinin ortaya konulması gerekir.

Yargılamanın Yenilenmesi İnfazı Otomatik Olarak Durdurur mu?

Hayır.

Bu konuda CMK’nın 312. maddesi son derece açıktır:

Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmün infazını ertelemez.

Bunun pratik sonucu önemlidir.

Örneğin hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kişi yargılamanın yenilenmesini talep ettiğinde, yalnızca bu dilekçenin mahkemeye verilmiş olması nedeniyle cezanın infazı durmaz.

Hükümlü cezaevindeyse infaza devam edilir.

Hükümlü henüz cezaevine girmemişse, koşulları oluştuğunda hükmün infazına ilişkin işlemler devam edebilir.

Bu nedenle “yargılamanın yenilenmesi başvurusu yaptım, artık cezam infaz edilemez” düşüncesi hukuken doğru değildir.

Fakat CMK 312’nin ikinci kısmı burada son derece önemli bir imkân tanımaktadır:

Mahkeme, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir.

İnfazın Geri Bırakılması ile İnfazın Durdurulması Arasındaki Fark Nedir?

Kanunda iki ayrı kavramın kullanılması tesadüf değildir.

Henüz cezanın infazına başlanmamışsa gündeme gelebilecek husus infazın geri bırakılmasıdır.

Cezanın infazına başlanmış ve hükümlü cezaevinde bulunuyorsa ise infazın durdurulması söz konusu olabilir.

Her iki durumda da önemli olan husus, yargılamanın yenilenmesi talebinin varlığının tek başına yeterli olmamasıdır.

Mahkemenin bu konuda ayrıca karar vermesi gerekir.

Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi dilekçesi hazırlanırken dosyanın niteliği uygunsa sonuç ve istem bölümünde yalnızca yargılamanın yenilenmesi talep edilmesiyle yetinilmemeli; CMK 312 uyarınca infazın geri bırakılması veya durdurulması talebi ayrıca ortaya konulmalıdır.

Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusu Yapan Hükümlü Cezaevinden Çıkabilir mi?

Hukuken mümkündür; ancak otomatik değildir.

Hükümlünün cezaevinden çıkabilmesi için mahkemenin infazın durdurulması yönünde bir karar vermesi gerekir.

Burada yargılamanın yenilenmesi başvurusunun niteliği büyük önem taşır.

Örneğin mahkûmiyetin esaslı dayanaklarından birini ortadan kaldırabilecek yeni bir delilin ortaya çıkması ile daha önce tartışılmış bir savunmanın farklı ifadelerle tekrar edilmesi aynı ağırlıkta değildir.

Yargılamanın yenilenmesi talebi ne kadar ciddi, somut ve hükmün sonucunu değiştirebilecek nitelikteyse, infazın devamının doğuracağı sonuçların ayrıca değerlendirilmesi ihtiyacı da o ölçüde önem kazanır.

Bu sebeple uygulamada infazın durdurulması talebi birkaç cümlelik standart bir istem olarak değil, dosyanın esasına bağlı şekilde gerekçelendirilmelidir.

Mahkeme İnfazı Durdururken Neye Bakar?

CMK 312, mahkemeye infazı durdurabilme yetkisi vermekle birlikte her başvuruda infazın durdurulacağını öngörmemektedir.

Bu nedenle somut dosyanın özellikleri belirleyicidir.

Öncelikle ileri sürülen yargılamanın yenilenmesi nedeninin kanuni ve ciddi bir temele sahip olup olmadığı önemlidir.

Örneğin yeni bir delile dayanılıyorsa şu sorular gündeme gelecektir:

Bu delil gerçekten yeni midir?

Önceki yargılama sırasında neden değerlendirilmemiştir?

Mahkûmiyet hükmünün hangi kabulünü değiştirmektedir?

Eski delillerle birlikte değerlendirildiğinde hükümlünün beraatini veya daha hafif cezalandırılmasını gerektirebilecek güçte midir?

İnfazın durdurulması talebinin başarısı açısından asıl mesele, “haksız yere ceza aldım” şeklindeki genel bir iddia değil; kesinleşmiş hükmün artık neden aynı güvenle infaz edilmeye devam edilmemesi gerektiğinin somutlaştırılmasıdır.

Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusunu Hangi Mahkeme İnceler?

Yargılamanın yenilenmesi sürecinde görevli merci bakımından CMK’nın 318 ve devamındaki hükümler dikkate alınır.

Başvurunun yanlış hukuki sebebe dayandırılması, olağan kanun yollarına ait itirazların olağanüstü kanun yolu dilekçesi içinde tekrarlanması veya yenileme sebebinin açık biçimde gösterilememesi uygulamada önemli sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle başvuruda öncelikle kesinleşmiş kararın tamamı, istinaf ve varsa Yargıtay süreci ile dosyadaki deliller birlikte incelenmelidir.

Ardından ileri sürülen hususun gerçekten CMK 311 kapsamında bir yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturup oluşturmadığı belirlenmelidir.

Başvuru Yaptım, Cezaevinden Hemen Çıkar mıyım?

Hayır.

Yargılamanın yenilenmesi başvurusu ile infazın durdurulması birbirinden ayrılmalıdır.

Bir kişi aynı dilekçede hem yargılamanın yenilenmesini hem de infazın durdurulmasını isteyebilir. Ancak mahkeme yargılamanın yenilenmesi başvurusunu incelerken infazın durdurulmasına ilişkin ayrıca karar vermedikçe, yalnızca başvurunun yapılmış olması tahliye sonucunu doğurmaz.

Bu ayrım özellikle cezaevinde bulunan hükümlüler bakımından son derece önemlidir.

Bu nedenle başvurunun acil sonuç doğurması bekleniyorsa infazın durdurulması talebinin neden gerekli olduğu ayrıca açıklanmalıdır.

Hakkımda Yakalama Varsa Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusu Yakalamayı Kaldırır mı?

Kural olarak yalnızca yargılamanın yenilenmesi dilekçesi verilmesi, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne bağlı infaz işlemlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve infaz işlemleri başlatılmış bir kişinin yalnızca yargılamanın yenilenmesine başvurmuş olması, hakkında yürütülen infaz sürecinin otomatik olarak sona erdiği şeklinde yorumlanmamalıdır.

Burada dosyadaki kararın niteliği, infaz evrakı ve mahkemenin CMK 312 kapsamında verdiği karar birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle hakkında yakalama veya infaza yönelik işlem bulunan kişinin, “başvuru yaptım, artık yakalama uygulanamaz” düşüncesiyle hareket etmesi ciddi sonuçlara yol açabilir.

İnfazı Kim Durdurur?

CMK 312 kapsamında yargılamanın yenilenmesine bağlı infazın geri bırakılması veya durdurulması konusunda karar verecek merci mahkemedir.

Dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi sürecindeki infazın durdurulması talebi, olağan bir infaz hesabı uyuşmazlığıyla karıştırılmamalıdır.

Burada talebin temelinde, kesinleşmiş hükme karşı ileri sürülen olağanüstü kanun yolu bulunmaktadır.

Mahkemeden istenen şey de esasen şudur:

Kesinleşmiş hükmü ciddi biçimde tartışmalı hâle getiren yeni durum değerlendirilinceye kadar cezanın infazına devam edilmemesi.

İnfazın Durdurulması İçin Önce Yargılamanın Yenilenmesinin Kabul Edilmesi Şart mı?

CMK 312’nin düzenleme biçimi, mahkemenin yenileme istemi nedeniyle infaz konusunda ayrıca karar verebilmesine imkân tanımaktadır.

Bu nedenle infaz bakımından talebin yargılamanın yenilenmesi süreciyle birlikte ve gecikmeden ortaya konulması önemlidir.

Özellikle kişi cezaevindeyse her geçen gün hürriyeti bağlayıcı cezanın infazına devam edildiğinden, infazın durdurulması talebinin başvurunun tali ve önemsiz bir bölümü gibi görülmemesi gerekir.

Somut dosyada güçlü bir yenileme nedeni bulunuyorsa, bunun infaz bakımından meydana getirdiği sonuç da ayrıca anlatılmalıdır.

Yargılamanın Yenilenmesi Talebinde Yeni Delil Neden Önemlidir?

CMK 311/1-e uygulamada önemli yenileme sebeplerinden biridir.

Ancak burada yapılan en büyük hata, sonradan bulunan her delilin “yeni delil” olarak değerlendirilmesidir.

Kanun yalnızca delilin yeni olmasını yeterli görmemektedir. Yeni olay veya delilin, tek başına veya daha önceki delillerle birlikte değerlendirildiğinde beraati yahut daha hafif ceza hükmünün uygulanmasını gerektirebilecek nitelikte olması gerekir.

Bu nedenle örneğin;

mahkûmiyetin temelini oluşturan maddi kabulü çürüten yeni teknik veri,

sonradan ortaya çıkan ve olayın oluş biçimini değiştiren kayıt,

hükmün dayandığı delilin güvenilirliğini ortadan kaldırabilecek yeni belge,

veya önceki delillerle birlikte değerlendirildiğinde mahkûmiyet sonucunu değiştirebilecek yeni bir olgu,

somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.

Asıl mesele yeni delilin varlığından çok, kesinleşmiş hükme etkisinin ortaya konulmasıdır.

Yargıtay’ın Onadığı Bir Kararda da İnfaz Durdurulabilir mi?

Bir hükmün Yargıtay incelemesinden geçmiş olması tek başına yargılamanın yenilenmesine engel değildir.

Çünkü temyiz ile yargılamanın yenilenmesi farklı hukuki kurumlardır.

Yargıtay’ın onama kararından sonra hüküm kesinleşmiş olsa dahi CMK 311’deki şartlardan birinin sonradan ortaya çıkması hâlinde yargılamanın yenilenmesi gündeme gelebilir.

Dolayısıyla asıl soru “Yargıtay bu dosyayı onadı mı?” değil, kesinleşmeden sonra CMK 311 kapsamında hükmün yeniden ele alınmasını gerektiren hukuki bir neden ortaya çıktı mı? sorusudur.

Böyle bir neden varsa, koşullarına göre CMK 312 kapsamında infazın durdurulması da ayrıca talep edilebilir.

Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusu Nasıl Hazırlanmalıdır?

Yargılamanın yenilenmesi dilekçesi klasik bir istinaf veya temyiz dilekçesi gibi hazırlanmamalıdır.

Dosyanın önceki aşamalarında ileri sürülmüş bütün savunmaların yeniden sıralanması çoğu zaman yeterli değildir.

Başvuruda özellikle;

kesinleşen karar,

ileri sürülen yenileme sebebi,

bu sebebin CMK 311’in hangi hükmüne dayandığı,

yeni delilin veya olayın ne olduğu,

bu hususun önceki hükmün hangi kabulünü etkilediği,

yeniden değerlendirme yapılması hâlinde sonucun neden değişebileceği

açık şekilde ortaya konulmalıdır.

İnfaz devam ediyorsa ayrıca CMK 312 kapsamında infazın durdurulması talep edilmeli ve bu talebin somut dosya bakımından neden gerekli olduğu gerekçelendirilmelidir.

Kesinleşmiş Ceza Dosyalarında Önce Dosyanın Tamamı İncelenmelidir

Kesinleşmiş ceza dosyalarında yapılabilecek en büyük hatalardan biri, dosya bütünü incelenmeden doğrudan olağanüstü kanun yolu seçilmesidir.

Her kesinleşmiş karar için yargılamanın yenilenmesi doğru yol olmayabilir.

Somut olaya göre CMK 308 kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, CMK 308/A, CMK 309 kanun yararına bozma, CMK 311 ve devamı uyarınca yargılamanın yenilenmesi veya bireysel başvuru yolları farklı şartlara tabidir.

Bu nedenle öncelikle gerekçeli kararın, istinaf kararının, varsa Yargıtay ilamının ve dosyadaki esaslı delillerin incelenmesi; ardından hangi olağanüstü kanun yolunun uygulanabileceğinin belirlenmesi gerekir.

Sonuç

Yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapılması cezanın infazını kendiliğinden durdurmaz.

CMK 312’nin temel kuralı budur.

Buna karşılık mahkeme, somut dosyanın özelliklerine göre infazın geri bırakılmasına veya başlamış olan infazın durdurulmasına karar verebilir.

Dolayısıyla cezaevinde bulunan veya hakkında kesinleşmiş hapis cezasının infazına yönelik işlemler başlayan bir kişi bakımından yalnızca yargılamanın yenilenmesi talep edilmesiyle yetinilmemelidir. Dosyanın koşulları elveriyorsa CMK 312 kapsamında infazın durdurulması veya geri bırakılması talebi de ayrıca değerlendirilmelidir.

Burada belirleyici olan başvurunun adı değil, kesinleşmiş hükmü sarsabilecek nitelikte gerçek ve hukuken geçerli bir yargılamanın yenilenmesi nedeninin bulunup bulunmadığıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yargılamanın yenilenmesine başvurdum, cezam durur mu?

Hayır. Başvuru cezanın infazını kendiliğinden durdurmaz. Mahkemenin CMK 312 kapsamında ayrıca infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar vermesi gerekir.

Yargılamanın yenilenmesi tahliye sağlar mı?

Başvuru tek başına tahliye sağlamaz. Hükümlü cezaevindeyse mahkemenin infazın durdurulması yönünde karar vermesi gerekir.

CMK 311 başvurusu yakalamayı otomatik kaldırır mı?

Hayır. Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne bağlı infaz işlemlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Dosyadaki infaz işlemleri ve mahkemenin CMK 312 kapsamında verdiği karar ayrıca değerlendirilmelidir.

İnfazın durdurulmasını hangi mahkemeden istemeliyim?

Yargılamanın yenilenmesi nedeniyle CMK 312 kapsamında infazın geri bırakılması veya durdurulması konusunda karar verme yetkisi mahkemeye aittir. Başvurunun somut dosyanın usulî durumuna göre hazırlanması gerekir.

Yeni delil buldum, cezam hemen durur mu?

Hayır. Öncelikle delilin CMK 311 kapsamında yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte olup olmadığı değerlendirilir. Yeni delilin varlığı dahi infazı otomatik olarak durdurmaz.

Yargıtay’ın onadığı ceza için yargılamanın yenilenmesi istenebilir mi?

Şartları varsa evet. Yargıtay tarafından hükmün onanmış olması, sonradan CMK 311 kapsamında bir yenileme sebebi ortaya çıkması hâlinde yargılamanın yenilenmesine başvurulmasına tek başına engel değildir.

Kesinleşmiş ceza için hangi olağanüstü kanun yoluna başvurmalıyım?

Bunun tek bir cevabı yoktur. Kararın hangi aşamada kesinleştiği, dosyadaki hukuka aykırılığın niteliği ve sonradan ortaya çıkan deliller birlikte incelenmelidir. CMK 308, 308/A, 309 ve 311 farklı hukuki şartlara sahip yollardır.

Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!