ADLİ KONTROL NE DEMEKTİR?

Adli kontrol, CMK’nın getirdiği bir kurumdur; niteliği açısından bir yargılama önlemidir. Temel amacı, tutuklamanın ağır sonuçlarını ortadan kaldırmaktır.
Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.
Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. Adli kontrol, ceza yargılaması hukukumuza yeni giren bir kurumdur. Bu kurumun hukuki niteliği, tutuklamanın bir türevi olmasıdır. Bunun anlamı şudur: Tutuklamanın koşullarının ve nedenlerinin gerçekleştiği hallerde, yargıç tutuklama kararı vermeyecek, fakat sanığın adli kontrol altına alınmasına karar verecektir. Adli kontrol, sanığın yasada sıralanan yükümlülüklerden birine ya da birden çoğuna (yurt dışına çıkma yasağı; yargıcın belirleyeceği yerlere, belirli zamanlarda başvurmak v.b.) tabi tutulmasıdır.
Maddede, bu kararı verecek olan yargıca geniş bir skala içinde seçenekler sunulmuştur. Yargıç, olayın oluşu, sanığa yüklenen suç ve delilleri gibi hususları dikkate alarak, adli kontrol kararında sanığın tabi olacağı yükümlülük/yükümlülükleri belirtecektir.
Adli kontrol kapsamındaki yükümlülükleri yargıç değiştirmek hakkına sahiptir. Önemli olan husus, bu yükümlülükler altına konulan sanığın yargılamada gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olması ve sonuçta verilecek olan hükmün kağıt üzerinde kalmasını önlemektir.
Dikkat edilmek gerekir ki, adli kontrol altına alınan sanık, kendisine yüklenen yükümlülükleri gereği gibi, eksiksiz olarak yerine getirmediği takdirde, yargıç bu
kararın geri alınmasına ve sanığın tutuklanmasına karar verecektir.

Whatsapp ile ulaşın bize
Whatsapp'a gönder
Bu Sayfadaki İçeriği KOPYALAYAMAZSNIZ !!!