Bir trafik kazasında yaralandınız, iş kazası geçirdiniz, bir kişinin hukuka aykırı davranışı nedeniyle maddi kayba uğradınız veya yaşanan olay kişilik haklarınıza ağır biçimde zarar verdi. Böyle bir durumda akla gelen ilk sorulardan biri “Tazminat davası açabilir miyim?” olur. Hemen arkasından ise çoğu kişinin asıl merak ettiği soru gelir: “Ne kadar tazminat alabilirim?”
Tazminat davası, uğranılan zararın hukuken sorumlu olan kişi veya kişilerden giderilmesini sağlayan temel hukuk yollarından biridir. Ancak her zarara uğrayan kişinin otomatik olarak tazminat kazanacağı veya her olayda aynı miktarda tazminata hükmedileceği düşünülmemelidir.
Tazminat miktarı; olayın niteliğine, kusur durumuna, zararın kapsamına, kişinin yaşına ve gelirine, yaralanma veya maluliyet bulunup bulunmadığına ve somut olayın diğer özelliklerine göre değişebilir.
Bu nedenle tazminat hukukunda doğru soru yalnızca “Tazminat alabilir miyim?” değildir. Asıl mesele hangi zararların talep edilebileceğinin ve bu zararların hangi delillerle ispatlanacağının doğru belirlenmesidir.
Tazminat Davası Nedir?
Tazminat davası, hukuka aykırı bir fiil veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle ortaya çıkan zararın giderilmesi amacıyla açılan davadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermesi gerekebilir.
Tazminat davaları yalnızca trafik kazalarından ibaret değildir.
Uygulamada;
trafik kazaları,
iş kazaları,
meslek hastalıkları,
doktor ve hastane hataları,
ölüm ve bedensel zararlar,
hakaret ve kişilik haklarına saldırılar,
haksız fiiller,
sözleşmeye aykırılıklar,
ayıplı hizmetler,
haksız gözaltı ve tutuklama,
malvarlığına verilen zararlar
gibi çok farklı olaylar tazminat talebine konu olabilir.
Bu nedenle tazminat davasında öncelikle zarara yol açan hukuki ilişkinin doğru belirlenmesi gerekir.
Maddi Tazminat ile Manevi Tazminat Arasındaki Fark Nedir?
Tazminat davalarında en önemli ayrımlardan biri maddi tazminat ile manevi tazminat arasındadır.
Maddi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmenin veya belirli şartlarda kazanç kaybının giderilmesine yöneliktir.
Manevi tazminat ise olay nedeniyle kişinin yaşadığı elem ve ızdırap ile kişilik değerlerinde meydana gelen ihlalin hukuki olarak giderilmesini amaçlar.
Aynı olay nedeniyle hem maddi hem de manevi tazminat talep edilmesi mümkün olabilir.
Örneğin ağır bir trafik kazasında yaralanan kişinin çalışma gücünde kalıcı kayıp meydana gelmiş olabilir. Kişi hem gelir kaybı ve çalışma gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat hem de yaşadığı ağır olay nedeniyle şartları varsa manevi tazminat isteyebilir.
Tazminat Davası Açabilmek İçin Hangi Şartlar Gereklidir?
Her zarar tazminat hakkı doğurmaz.
Tazminat sorumluluğunun hukuki dayanağına göre şartlar değişebilmekle birlikte, haksız fiil sorumluluğunda genel olarak hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve fiil ile zarar arasındaki uygun nedensellik bağının değerlendirilmesi gerekir.
Bazı sorumluluk türlerinde ise kusur şartı aranmadan sorumluluk doğabilir.
Bu nedenle özellikle trafik kazaları ve iş kazalarında “Karşı taraf tamamen kusurlu değil, dava açılamaz” şeklindeki peşin değerlendirmeler yanıltıcı olabilir.
Kusur oranı çoğu zaman tazminatın miktarını doğrudan etkiler.
Ne Kadar Tazminat Alabilirim?
Tazminat hukukunda en sık sorulan soru budur.
Ancak yalnızca olayın türü söylenerek sağlıklı bir tazminat rakamı verilmesi mümkün değildir.
Örneğin “Trafik kazasında kolum kırıldı, ne kadar tazminat alırım?” sorusunun cevabı için yalnızca kırığın bulunması yeterli değildir.
Kişinin;
yaşı,
geliri,
mesleği,
kusur oranı,
yaralanmasının niteliği,
tedavi süresi,
geçici iş göremezlik dönemi,
kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı,
maluliyet oranı,
bakıcı ihtiyacı,
gelecekteki ekonomik kayıpları
gibi birçok unsurun birlikte incelenmesi gerekebilir.
Bu nedenle internette yer alan “kol kırığı 500.000 TL”, “%10 maluliyet 1 milyon TL” gibi sabit rakamlara ihtiyatla yaklaşılmalıdır.
Aynı maluliyet oranına sahip iki kişinin tazminatı dahi birbirinden ciddi biçimde farklı olabilir.
Maddi Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Bedensel zarar halinde Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde özellikle;
tedavi giderleri,
kazanç kaybı,
çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar,
ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar
bedensel zarar kalemleri arasında düzenlenmiştir.
Ölüm halinde ise cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplarla birlikte destekten yoksun kalan kişilerin kayıpları gündeme gelebilir.
Bu nedenle tazminat hesabı yalnızca mevcut hastane faturalarının toplanmasından ibaret değildir.
Özellikle kalıcı maluliyet bulunan dosyalarda geleceğe yönelik ekonomik kayıp önemli miktarlara ulaşabilir.
Maluliyet Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler?
Bedensel zarar dosyalarında kalıcı maluliyet veya çalışma gücü kaybı tazminat hesabının önemli unsurlarından biridir.
Örneğin bir trafik kazasının ardından kişinin vücudunda kalıcı fonksiyon kaybı oluşmuşsa bunun usulüne uygun sağlık raporlarıyla belirlenmesi gerekir.
Ancak maluliyet oranı tek başına tazminat miktarını göstermez.
%10 maluliyeti bulunan 25 yaşındaki bir çalışan ile aynı oranda maluliyeti bulunan 60 yaşındaki kişinin hesaplaması aynı olmayabilir.
Gelir düzeyi de hesap üzerinde önemli etkiye sahiptir.
Bu nedenle “%20 engel oranı kaç TL tazminat eder?” sorusuna dosya incelenmeden kesin rakam verilmesi doğru değildir.
Trafik Kazasında Tazminat Davası Açılabilir mi?
Trafik kazaları, tazminat hukukunun uygulamada en yoğun alanlarından biridir.
Yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında olayın özelliklerine göre sürücü, araç işleteni ve sigorta şirketleri bakımından farklı hukuki sorumluluklar gündeme gelebilir.
Yaralanan kişinin geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı bulunabilir. Tedavi giderleri ve bakıcı giderleri tartışılabilir. Kalıcı bedensel zarar oluşmuşsa gelecekteki ekonomik kayıp ayrıca hesaplanabilir.
Ölümlü trafik kazalarında ise belirli kişiler bakımından destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelebilir.
Bu nedenle trafik kazasından sonra yalnızca aracın maddi hasarına odaklanılması ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Sigorta Şirketinden Tazminat Alınabilir mi?
Trafik kazalarında en önemli konulardan biri sigorta şirketinin sorumluluğudur.
Somut olayın özelliklerine ve poliçe kapsamına göre zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta şirketine başvuru yapılması mümkün olabilir.
Ancak sigorta şirketinin yaptığı ödeme her zaman zarar gören kişinin tüm zararının karşılandığı anlamına gelmez.
Ödeme yapılmadan veya ibraname imzalanmadan önce dosyanın hukuki ve aktüeryal açıdan incelenmesi önemlidir.
Çünkü özellikle kalıcı bedensel zarar bulunan dosyalarda ilk aşamada teklif edilen rakam ile hukuken talep edilebilecek zarar arasında fark bulunabilir.
İş Kazası Geçiren İşçi Tazminat Alabilir mi?
İş kazası sonucunda yaralanan işçinin şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Özellikle kalıcı iş göremezlik meydana gelmesi durumunda tazminat hesabı çok daha önemli hale gelir.
İşçinin kayıt dışı veya sigortasız çalıştırılmış olması da tek başına tazminat hakkının bulunmadığı anlamına gelmez.
Böyle durumlarda iş ilişkisinin, kazanın ve gerçek ücretin ispatı ayrıca önem kazanır.
Ölümlü iş kazalarında ise ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler açısından destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talepleri değerlendirilebilir.
Doktor Hatası Nedeniyle Tazminat Davası Açılabilir mi?
Tıbbi müdahaleler sonucunda ortaya çıkan her olumsuz sonuç doktor hatası anlamına gelmez.
Komplikasyon ile tıbbi uygulama hatasının birbirinden ayrılması gerekir.
Buna karşılık teşhis, tedavi, ameliyat veya takip sürecinde tıbbi standartlara aykırı bir uygulama bulunduğu ve bunun hastada zarara neden olduğu ortaya konulabiliyorsa tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Hastanenin kamu hastanesi veya özel hastane olması ise izlenecek hukuki yolu ve görevli yargı kolunu etkileyebilir.
Bu nedenle malpraktis dosyalarında dava açılmadan önce tıbbi kayıtların eksiksiz toplanması önemlidir.
Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Hakaret veya kişilik haklarına yönelik saldırılar bazı durumlarda manevi tazminat talebine konu olabilir.
Ancak ceza davası ile manevi tazminat davası birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.
Bir eylemin ceza hukuku bakımından değerlendirilmesi ile özel hukuk bakımından kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı ayrı ayrı ele alınır.
Sosyal medya paylaşımları, basın yoluyla yapılan yayınlar, mesajlar ve benzeri eylemler de somut olayın özelliklerine göre manevi tazminat uyuşmazlığına dönüşebilir.
Manevi Tazminat Ne Kadar Olur?
Manevi tazminatta matematiksel bir tarife bulunmamaktadır.
Mahkeme somut olayın özelliklerini değerlendirerek uygun bir miktara hükmeder.
Olayın ağırlığı, tarafların kusur durumu, meydana gelen zararın niteliği, ihlalin kişi üzerindeki etkileri ve olayın diğer özellikleri değerlendirmede rol oynayabilir.
Bu nedenle “Hakaret eden kişi kesin 100.000 TL öder” veya “kol kırılmasının manevi tazminatı şu kadardır” şeklinde standart rakamlar vermek sağlıklı değildir.
Manevi tazminat miktarının somut olay üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
Tazminat Davasında Kusur Oranı Neden Önemlidir?
Özellikle trafik kazası ve iş kazası dosyalarında kusur tartışması davanın merkezinde yer alabilir.
Zarar gören kişinin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunması, somut olayın özelliklerine göre hesaplanacak tazminatta indirim sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle yalnızca ilk düzenlenen tutanakta yazılı kusur değerlendirmesine bakılarak dosyadan vazgeçilmemelidir.
Gerekli durumlarda kusur bilirkişi incelemesiyle yeniden değerlendirilebilir.
Tazminat Davasında Hangi Belgeler Gereklidir?
Gerekli belgeler olayın türüne göre değişir.
Trafik kazasında kaza tespit tutanağı, hastane kayıtları, adli raporlar, poliçe bilgileri ve gelir belgeleri önem taşıyabilir.
İş kazasında SGK kayıtları, işyeri belgeleri, ücret kayıtları, hastane evrakları ve tanık anlatımları gündeme gelebilir.
Doktor hatası iddiasında hasta dosyası, epikrizler, ameliyat notları, görüntüleme sonuçları ve diğer tıbbi kayıtlar önemlidir.
Manevi tazminat uyuşmazlıklarında ise mesajlar, sosyal medya paylaşımları, görüntüler, tanıklar ve ilgili soruşturma veya dava dosyaları delil niteliği taşıyabilir.
Tazminat davasında en büyük hatalardan biri deliller toplanmadan ve zarar kalemleri belirlenmeden dava açılmasıdır.
Tazminat Davası Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılabilir mi?
Bazı tazminat uyuşmazlıklarında dava açıldığı tarihte zararın tam miktarının davacı tarafından belirlenmesi objektif olarak mümkün olmayabilir.
Özellikle maluliyet oranının, kusurun veya aktüeryal hesabın bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebildiği uyuşmazlıklarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasına ilişkin hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak her tazminat davasının otomatik olarak belirsiz alacak davası şeklinde açılabileceği söylenemez.
Davanın türü ve talep biçimi somut dosyaya göre belirlenmelidir.
Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
Tazminat davalarının süresi mahkemeye, dosyanın niteliğine ve yapılacak bilirkişi incelemelerine göre değişmektedir.
Özellikle maluliyet raporu, kusur raporu ve aktüerya hesabı gereken dosyalar daha uzun sürebilir.
İstinaf ve gerektiğinde temyiz süreçleri de toplam yargılama süresini uzatabilir.
Bu nedenle herhangi bir dosya için “kesin altı ayda biter” şeklinde süre verilmesi doğru olmaz.
Tazminat Davasında Faiz İstenebilir mi?
Şartlarının bulunması halinde tazminatla birlikte faiz talep edilmesi mümkündür.
Ancak uygulanacak faiz türü ve faizin hangi tarihten itibaren başlayacağı uyuşmazlığın hukuki niteliğine ve sorumlunun kim olduğuna göre değişebilir.
Özellikle yüksek miktarlı ve uzun süren tazminat davalarında faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmesi önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Tazminat Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Tazminat davalarında tek bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.
Haksız fiil, trafik kazası, iş kazası, sözleşmeye aykırılık veya başka bir hukuki sebebe dayanan taleplerde uygulanabilecek süreler birbirinden farklı olabilir.
Ayrıca fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde daha uzun ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasına ilişkin hükümler de gündeme gelebilir.
Bu nedenle olay eski tarihli olsa bile yalnızca “üzerinden birkaç yıl geçti” düşüncesiyle tazminat hakkından vazgeçilmemelidir.
Zamanaşımı hesabı olayın hukuki niteliğine göre ayrıca yapılmalıdır.
Tazminat Davasında En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Tazminat dosyalarında yapılan bazı hatalar doğrudan alınabilecek miktarı etkileyebilir.
Özellikle zarar tam olarak belirlenmeden anlaşma yapılması, sigorta şirketinin ilk teklifinin doğrudan kabul edilmesi, sağlık belgelerinin eksik bırakılması, gerçek gelirin ispatlanamaması, yanlış kişiye karşı dava açılması ve zamanaşımı sürelerinin geçirilmesi ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bir diğer önemli hata ise yalnızca manevi tazminata odaklanıp esas ekonomik